15 yaşında atıldığım çalışma hayatımının meyvelerini yediğim bir zamandayım şuan 22 yaşında zincir bir pastane sahibiyim.
Pek çok boş zamanım oluyor gene bu boş zamanımdan birindeyim yakın arkadaşım Dilek ile bir buluşmam var, ona hazırlanıyorum beyaz, dizimin az üstünde biten, dekoltesi olan bir yaz elbisesi giydim. Saçımı ensemde topladım, kahküllerimi önde bıraktım. Üstüme bohem tarzı, beyaz örgülü, delikli bir uzun hırka giydim. Beyaz ayakkabımı ve turuncu çantamı taktım, kiki ile bidi ye mamalarını koyarken telefonum çaldı Dilek arıyordu telefonu açtım;
-Alo buyurun Dilek hanım ne istemiştiniz?
-Seni güzel bayan, hayalimin kadını Asiyem.
-Aaa ama beni istiyorsanız babamdan istemelisiniz.
-Babandan isteriz orası kolay da zor olan seni beklemek nerde kaldın?
-Şimdi kiki ile bidi ye mamasını koyup aşağı inicem sen nerdesin.
-Aşağıda...
-Ne ara geldin dur hemen geliyorum.
-Koş gönlümün sultanı koş.
Hemen hırkamı ve çantamı takıp aşağı indim. Dediği gibi aşağıda beni bekliyordu, kırmızı vücudunu saran, uzun göğsünden göbeğine kadar bağcık detaylı bir elbise giymişti, kırmızı bilekten bağlamalı bir ayakkabı ve siyah deri bir kol çantasıyla kombinini tamamlamıştı.
-Çok beklettin mi ?
-Yok gelince aradım seni zaten.
-Tamam hadi o zaman atla da gidelim
Dilek'in arabasına bindik. Yeni açılan dağ manzaralı bir restorana gidiyorduk. Akşamda Dilek bende kalacaktı.
Restorana vardık rezervasyonumuz vardı, cam kenarında bir masa ayırtmıştık. Masaya oturduk siparişimizi verdik. Sipariş beklerken yanımıza bir anda iki lavuk oturdu ve bizimle konuşmaya başladılar.
-Merhaba güzellikler oturduk ama yalnız gözüküyordunuz, bizde sizin gibi güzel hanımları yalnız bırakmayalım dedik.
Hemen konuşmaya başaldım cevap verdim;
-Aklıyla düşünemeyen cisimler hemen burdan defolun sizin gibiler yüzünüzden biz kadınlar rahat dolaşamaz olduk hemen burayı terk edin yoksa kötü olur!
Sonra öbür lavuk atıldı;
-Ama bu güzelliğiniz boşa gidiyor bizede tatırmaz mısınız?
Dedi arkadan bir garson yanımıza yanaştı.
-Hanımefendi bir sorun mu var rahatsız mı ediyorlar?
-Evet lütfen bu boşları toplarmısınız?
Restoranın güvenliği geldi ve onları dışarı attı.
Dilek'e baktığımda gözleri dolmuştu, böyle durumlarda hep korkar haklıda travması var sonuçta. Şimdi dersiniz belki madem kızın travması var neden bu kadar sakin bir şekilde uğraştın onlarla diyebilirsiniz, zaten travması var diye sakin davrandım eğer hırçınlaşsaydım olay büyüyecek Dilek daha kötü olacaktı.
-Dilek bir lavaboya gidelim istersen iyi misin?
-İyiyim ama lavobaya bir gidek elime yüzüme bir su çalayım.
Lavaboya gidip geldik o sırada Siparişlerimiz de gelmişti. Beraber sohbet ederek yaklaşık bir iki saat oturduk sonra geç olmadan gidelim diye kalktık. Restorandan çıktığımızda arkamızdan bize seslenen sesler duyduk. Daha deminki lavuklardı.
- Hiç yakışıyormu sizin gibi hanımlara bizi kovdurmak hiç yakıştıramadım.
Dedi. Ben hemen Dilek'in önüne atladım ve yavaş yavaş geriye giderek Dilek'i arabaya doğru götürürken onlarda üstümüze doğru geliyorlardı.
- Hadi ama güzellikler işimizi zorlaştırmayın.
Diyip biri bıçak çekmişti. Bende çoktan Dilek'i arabaya bindirmiştim. Topuklularımı çıkarttım çünkü topukluyla dövemezdim onları, çoktan kendini savunma dövüşlerini biliyordum bir süre idare ederdim sese de birileri gelirdi diye tahmin ederek bıçak çekene yaklaştım.
- Şöyle güzellik az daha yaklaş kokunu içime çekeyim hadi.
Bu salağın azgınlığını kullanarak cilveli bir şekilde yaklaştım sonra bir anda elinden bıçağı aldım o sırada öbürü bana doğru hamle yapmaya kalktı geri gidip ayağına çelme takıp yere serdim öbürünün yüzünede bir tane yumruk çaktım sonra bağırmaya başladım.
- YARDIM EDİN KİMSE YOKMU BİRİ BURAYA GELSİN!!
Hemen bir kalabalık bizim olduğumuz tarafa geldi lavuklar kaçmaya çalışıyordu önlerine atılıp yollarını kesmiştim, güvenlikler adamları tuttu yakaladılar. Etraftaki curcuna sakinleşince Dilek'in yanına geçtim hemen elimi Dilek'e doğru götürürken Dilek elimi tutu
- Asiye e-elin kanıyor hastaneye hastaneye gidelim iyi kişinin başka bir yerinde birşey var mı?
Elimin yaralandığının farkında değildim, daha demin sadece Dilek'i korumayı düşünmekten bir şey fark etmedim herhalde.
- Tamam sakin ol gidelim birşeyim yok sen gel bir nefes al sakinle bende güvenlikten bizi hastaneye götürmesini rica edeyim.
- İyisin değil mi bana yalan söyleme.
- İyiyim çiçeğim iyiyim gel dışarı çık nefes al.
Dilek'i arabanın kapısını açıp açık kapının oraya otutturup güvenliklerin oraya doğru gittim. Bizi hastanaye götürmelerini rica ettim, ettim çünkü Dilek bu halde araba kullanamazdı, benimde elim böyleyken kullanamazdım.
Bir güvenlik ricamızı kabul etti bizi götürecekti arabanın oraya gittik Dilek bıraktığım gibi orada duruyordu, korku dolu gözlerle etrafa bakıyordu gene travma yaratacak diye endişeyle yanına koştum sakinlemiştir diye düşünmüştüm.
- Dilek bana bak iyimisin kendine gel hadi birşeyim yok birşey olmadı hadi bak bana
- A-ama yaralandın sana zarar verdiler.
- Ben iyiyim birşeyim yok hadi elini yüzünü yıkayalım bir kalk hadi.
Güvenliğe baktım kafasını onaylar şekilde salladı lavaboya gittik Dilek elini yüzünü yıkadı bende osırada elimi sardım Dilek daha bir iyi oldu beti benzi yerine geldi arabaya binip ve hastaneye doğru gittik.
Hastaneye vardık acilden girdik hemen muayene ettiler dikiş gerekiyormuş dikiş attılar. Sonra ordan karakola gittik ifadelerimizi verdik ve çok şükür sonunda eve gittik. Çok olaylı bir geceydi eve saat 02.30 da geldik. Dilek'e dedimki.
- Beraber yatalım mı ayrı yatmayalım istersen?
- Olur ama ya eline birşey olursa ?
- Öbür tarafa yatarsın.
- Peki o zaman.
- Peki.
Berber öğlene kadar yattık. İkimizde yorulmuştuk.
Dilek benden önce kalkıp bize kahvaltı hazırlamıştı.
- Sen daha iyisin değil mi? Dünün etkisinde kalmadın değil mi?
- Biraz sersemliği devam ediyor ama iyiyim senin elin nasıl yemekten sonra pansumanını yapalım.
- Tamam.
İkimizde hiç bir şey olmamış gibi sohbet etmeye devam ettik. Bu olayın üstünden yaklaşık 1 hafta geçti dikiş kontrolüm vardı hastaneye gidiyordum.
Arabada giderken Dilek aradı.
- Alo çiçek kız naptın, nasılsın?
- İyiyim, hastaneye gidiyorum şimdi sen naptın, nasılsın?
- Elhamdülillah çok şükür iyiyim bende geleyim mi tek başına halledebilirmisin?
- Geldim sayılır sağol yine de.
- Tamam o zaman yarın sana geliyorum haberin olsun.
- Tamam ben birazdan hastaneye varacağım kapatayım canın yarın görüşürüz o zaman.
- Görüşürüz çiçek kız.
Hastaneye gelmiştim arabadan çantamla arabanın anahtarını alıp hastaneye doğru giderken bir adamla göz göze geldim sonra sebepsiz bir yere ağlamaya başladım ne oluyordu neden ağlıyorum canım mı acıyor noldu bir anda gözüme birşeyde kaçmış olabilirdi çantamdan aynamı çıkartım ama gözümde birşey kaçmamıştı şuan ne üzgün ne de mutsuzdum canımda yanmıyordu ne diye ağlıyordum ki bir kaç dakika sonra ağlamam durdu.
Daha demin noldu bana öyle niye ağladım neler oluyor algılayamadım.


