bugün de geçmişteyiz.
iyi okumalar!
**
(2 Yıl Önce / Mezuniyet Gecesi)
Bugün Çağıl'ın lise mezuniyet partisi vardı. İkra ve beni de mezuniyet partisinde görmek istediğini söylemişti.
Üzerime hemen dizimin üzerinde biten beyaz elbisemi ve altına da beyaz spor ayakkabılarımı giymiştim. Kendi mezuniyetim olmadığı için abartmak istememiştim. Saçlarımı toplamamıştım, yüzüme sadece renk vermek için hafif bir makyaj yapmıştım.
Telefonumdan gelen bildirim sesiyle yatağımın üzerindeki telefonu elime aldım. İkra'dan mesaj gelmişti.
ikra: biz yola çıktık, birazdan evin önünde oluruz aşkım
su: tamam ben hazırım aşağı iniyorum şimdi
Mesajım görüldü olunca askılı beyaz çantamı alarak odadan çıktım.
"Anne ben çıkıyorum!" diye içeriye seslendim. Koşa koşa yanıma gelerek beni süzdü.
"Çok güzel olmuşsun kız!" gülerek yanağından öptüm.
"Kimin kızıyım kız!"
"Hadi, geç kalma akşam. Dikkat edin kendinize, Çağıl'ın yanından ayrılmayın."
"Tamam anne." daha fazla oyalanmadan kapıyı kapatarak aşağı indim.
Dış kapıyı açtığım anda araba evin önünde durmuştu. Hızlıca yürüyüp arabanın arka kapısını açtım.
"Selam." diyerek arka koltuğa yerleştim.
"Selam! Çok heyecanlı." dedikten sonra arkasına döndü İkra.
"Çok güzel olmuşsun Su!" gülerek bende onu inceledim.
"Güzel olan sensin, hey maşallah!" dedim.
Görebildiğim kadarıyla üzerinde benim elbisemin benzer modelinde bir elbise vardı. Benim elbisemin aksine su yeşili bir renkteydi. Bu elbise yeşil gözlerini daha çok öne plana çıkarmıştı. İkra gerçekten güzel bir kızdı.
Çağıl'a baktığımda dikiz aynasından beni süzdüğünü fark ettim. Göz göze gelince önüne döndü. Basketbol oynarken yanıma geldiği günden beri benden uzaklaşmaya çalıştığını hissediyordum.
Onu süzerek ne giyindiğine baktım. Üzerinde beyaz gömlek vardı ve ona gerçekten çok yakışıyordu. Altında ne olduğunu göremesem de siyah kumaş pantolon olduğunu düşünüyordum.
Daha fazla onu süzmeden önüme döndüm. İkra radyoyu çalıştırınca arkama yaslandım. Partinin yapılacağı yer pek yakın sayılmazdı bu yüzden yol biraz sürecek gibi duruyordu.
Çağıl 18 yaşına bu sene girdiği için ehliyetini hemen almıştı. Bu yüzden babası arabayı rahatlıkla Çağıl'a veriyordu.
Yol Çağıl'a kaçamak bakışlarım ve onun beni yakalamasıyla geçmişti. Neden bilmiyorum ama bugün sürekli gözlerim ona kayıyordu.
"Geldik." Çağıl geldiğimizi söyleyince arabanın kapısını açarak dikkatlice arabadan indim. Geldiğimiz yere baktığımda burasının kır düğünü yapılırken çokça tercih edilen yer olduğunu gördüm.
"Burayı çok seviyorum!" dedi İkra. Yanıma geldiğinde koluna girerek onu çekiştirdim. Çağıl önümüzde yürüyordu.
"Bugün güzelce eğlenelim." diyerek kalçamla ona vurdum. Gülerek alana giriş yaptık.
Neredeyse tüm son sınıflar gelmişti, her yer çok kalabalıktı. Okulun bu kadar kalabalık olduğunu fark etmemiştim. Öğrencilerin büyük bir kısmı sahnede dans etmeye başlamışlardı bile.
Çağıl'ın arkadaşlarının yanına gittiğini görünce biz de peşinden yürüdük. Aralarında sadece Efe'yi tanıyordum.
Yanlarına gittiğimizde arkadaşları ayağa kalkarak Çağıl ile selamlaştı. Efe bize bakarak göz kırptı.
"Çok güzel olmuşsunuz kızlar." bunu İkra'ya bakarak söylemesi dikkatimi çekmişti.
"Teşekkür ederiz siz de çok şıksınız." diyerek cevap vermişti İkra. Herkes oturunca biz de boş bulduğumuz yere oturduk.
"İstediğinizi içebilirsiniz kızlar alkol yok." dedi Çağıl'ın hemen solunda oturan sarışın çocuk. Kafamı aşağı yukarı sallayarak onu onayladım. Alkol olmaması beni mutlu etmişti.
Biraz oturduktan sonra sıkıldığımı hissedince nefesimi dışarı verdim. İkra'da sıkıldığını belli ederek beni dürttü.
"Kalk biraz bizde dans edelim." dedi. Onu onaylarak ayağa kalktım. Çağıl bizim kalktığımızı görünce sorgularcasına baktı.
"Nereye gidiyorsunuz?"
"Biraz dans edeceğiz. " diye cevap verdim.
"Gözümün önünden ayrılmayın." göz devirerek İkra'yı çekiştirdim.
"Size diyorum!" diye arkamızdan seslendiğini duymuştuk ama duymamazlıktan gelerek sahneye gelmiştik.
Gülşen - Bangır Bangır eşliğinde dans etmeye başladık. Şarkının anlamı pek hoş olmasa da eğleniyorduk. Bundan önemli şey mi var canım?
İkra ile birbirimizi çalan şarkılara çok kaptırmış olmalıydık ki Çağıl'ın yanımıza geldiğini fark etmemiştik.
"Yorulmadınız mı, gelin oturun artık." bizi kıskandığı düşüncesi daha çok eğlenmeme sebep olmuştu.
"Hayır yorulmadık abi, bizi rahat bırak. " dedi İkra. Bağıra bağıra konuşuyorduk çünkü müziğin sesi her şeyi bastırıyordu.
"Getirdiğim için pişman etmeyin beni!" diye bağırarak yüzümüze baktı.
Değişen şarkıyla yerimde durdum. Çiftlerin dans etmesi için çalınan bir şarkıydı.
"İyi be!" diyerek İkra arkama geçerek beni Çağıl'ın üzerine ittirdi. Düşmemek için kollarımı Çağıl'a sarmıştım.
"Yuh, yavaş!" diyerek geri çekildim ama İkra çoktan uzaklaşmış sinsice gülümsüyordu.
Çağıl'a baktığımda onunda bana şaşkın bir şekilde baktığını fark ettim. Bir eli ondan uzaklaşmama rağmen hâlâ belimdeydi.
Ondan tekrar uzaklaşmak için geriye adım atmak istemiştim ki bana engel olmak amacıyla kendisine çekti. Eğilerek kulağıma fısıldadı.
"Bence dans edebiliriz, ha?" nefesi kulağımı yalayıp geçerken içimin titrediğini hissettim.
Kafamla onu onaylayarak göğsündeki elime boynuna çıkardım ama bu çok yakın olmamıza sebep olduğu için elimi omzuna kaydırdım.
Birbirimizin gözlerine bakarak dans etmeye başladık. Bu benim kalbimin hızlanmasına sebep oldu. Onunla dans etmek kalbimin ritmini değiştirmeye yetmişti.
"Ne düşünüyorsun?" diye sordu.
"Hiç, sadece anın tadını çıkarıyorum." dedim.
"Demek öyle." diyerek beni belimden çekerek kendisine yapıştırdı. Herkes kendi halinde olduğu için bizi izleyen yoktu.
"Ne yapıyorsun?" dedim şok olmuş şekilde.
"Hiç, sadece anın tadını çıkarıyorum." kalbimin durmasını mı istiyorsun Çağıl?
"Su."
"Efendim?"
"Çok güzel olmuşsun." söylediği şey duraksamama sebep oldu.
"Sen de çok yakışıklı olmuşsun." dedim. Kocaman gülümseyerek bana baktı.
"Biliyorum, mükemmelim." gözlerimi devirdikten sonra ona güldüm.
"Ona ne şüphe?"
Gülümsememe bakarak nefesini dışarı verdi.
"Su?"
"Efendim?"
Biraz bekledikten sonra konuştu.
"Aramızda bir çekim var ve ben bundan hiç hoşlanmıyorum."
Kaşlarım çatıldı. "Neden?"
"Kardeşimin en yakın arkadaşısın..."
"Ne olmuş?" bana ne oluyordu?
"Hoş olmaz." ağzımı açıp cevap verecekken tekrar konuştu.
"Boşver. Bu konuşmayı unutalım." diyerek belimdeki elinin baskısını azalttı.
"Tamam. Öyle olsun."
Şarkının sonuna geldiğimizde tamamen ayrıldık. Kalbimin ağrıdığını hissetsem de yüzümdeki gülümsemeyle sahneden ayrıldım. İkra'nın yanına giderek oturdum ve parti boyunca yerimden içecek almak dışında hiç kalkmamıştım.
**
bölüm sonu.



