Sen: baran
Sen: iyi misin?
Sen: dünden beri yazıyorum ama dönmedin
Sen: bir sorun mu var
Sen: galiba aniden görev çıktı
Sen: umarım iyisindir
2 gün sonra
Sen: en son iki gün önce yazdım
Sen: fazla sıkmak istemiyorum ama
Sen: birşey oldu korkusu var içimde
Sen: mesajları görürsen cevap ver olur mu
2 hafta sonra
Sen: yaz tatilimin bitmesine çok az kaldı
Sen: Kastamonuya geldim
Sen: biraz da burada vakit geçireceğim
Sen: neredesin baran
Sen: göreve mi gitti yoksa
Sen: benden sıkıldın mı
Sen: sıkıcı birisi miyim anlamıyorum
Sen: gelen herkes gidiyor
2 ay sonra
Sen: okul başladı
Sen: ve hala yoksun
Sen: sanırsam gerçekten uzun süreli bir görev oldu
Sen: babam da böyleydi biliyor musun?
Sen: giderdi
Sen: 3-4 ay sonra gelirdi
Sen: babamı özlerdim hep
Sen: şimdi de seni özlüyorum/
Telefonu kapatıp masanın üzerine bıraktım. Baran 4 aydır yoktu. Beynimin en ücra köşelerindeydi. Hiçbir şey yapamıyordum.
Sınıfın kapısında ki postacı ile ayağa kalktım.
"Eylül Atay."
"Buyrun benim"
"Milli eğitim bakanlığından bir zarfınız var." Dedi. Gösterdiği her yeri imzaladım.
"İyi günler." Dedi. Bende iyi günler dileyip masaya oturdum. Okumaya
başladığım da şoktan şoka gitmiştim.
Tayinim çıkmıştı.
Şırnağa...