Didem hazır ali ye sarlır Hızır Ali de Dideme sarlır
Didem: geliceğinizi biliyordum bizi brakmayacağını biliyordum
Hızır Ali: gelicez tabi sana bir şey olcak diye çok korktum
Didem: iyiyim korkma senin kolların da da iyiyim
Behzat mineye sarlır minenin yüzünü avuçlarının arasına alır
Behzat: Minoş iyimisin?
Mine: iyiyim çok iyiyim sen yanımdasın ya bu bana yeter
Behzat: ben senin hep yanındaym hep bir ömür boyu da yanın da olucam
Behzat sonra minenin elini tutar Hızır Ali onları görür
Hızır Ali: oha ya benle dideme gelince el ele tutuşmak yasak mesafe sakla de sarılmaya izin verme ama sen mineye sarıl ellerini tut
Behzat ters ters bakar Hızır Ali ye didem koşarak Behzata sarlırlar bir birine sonra her kes eve gider. Akşam yemekler yenmiş kızlar oturma odasına da oturup romantik filim izler erkekler de bahcede oturup kave icip iş konuşur
Alpaslan: biz burda saatlerdir iş konuşuyoruz bizimkilerden ses yok
Hızır Ali: kalkın gidip bakalım napyorlar
Erkekler oturma odası na gelirler ki kızlar romantik filim izleyip ağlıyorlardır
Hızır Ali: didem noldu niye ağlıyorsun bir şey mi oldu?
Didem: hayir bir şey olmadı filim çok etkili
Mine: adam sevdiği kıza kavuşmak için bütün servetinden vaz geçti zorluklara katlan dı
Behzat: la bu televizyonda ki bebe için mi ağlıyorsun
İlyas: aman ne filimse artık ya allah allah aşkına boş şey hepsi
Ömür: ne demek boş ne demek aşk ve fedakarlık boş şey mi?
Alpaslan: allah aşkına bu saçma filim için mi göz yaşı döküyorsunuz
Özlem: keş ki sen de bir az şu filimde ki çocuk kadar romantik olsaydın
Behzat: mine ağlama ya sanki biri öldü
Mine: ben filme ağlamıyorum ki?
Didem: ya neye ağlıyorsun?
Mine: kaderime
Özlem: kaderine mi?
Mine: ben bu filimde ki gibi aşk hayal ederken bellgeselere konu olucak ayıya sevdalamışm
Behzat: benmiyim ayı?
Alpaslan: evet qaliba sensin
Özlem: bide senisn diyor sen sanki ondan çok farksızsin
Alpaslan: haydee
Kızlar ayağa kalkar erkeklerin yüzüne bakmadan oturma odasınadan gider ler