İçeriğe geç

Sen ve Ben |Texting|

Bölüm 5 · 4 dk okuma

Sen ve Ben |Texting|

Bölüm 5

5.Bölüm

Acı kalbinize girdiğinde çıkmayan bir dost gibiydi bağımlısı olurdunuz ve bırakması zor bir alışkanlık haline gelirdi.Benim kalbim hep böyle olmuştu acı ile doluydu ve sanki ben ondan ne kadar uzaklaşmaya çabalasam o bana o kadar yaklaşırdı.

Hayatımdaki insanlar da öyleydi.Kötüleri iterdim ama yenileri eklenirdi,iyileri isterdim ama kaçarlardı ve en çokta bana acı verenleri unutmaya çalıştıkça onlar benden kaçar ben kovalardım.

Hiçbir şey yolunda gitmediğinde ise unutmaya çalıştıklarıma koşardım,bunun ne kadar bana acı verdiğini bile bile isterdim çünkü o kadar bağımlısı olurdum ki kurtulmak zor olurdu.Benim için kural hep buydu.

Ben insanlara çabuk bağlanır geç kopardım.Birkaç yıla kadar hep böyle sanardım,insanlardan kopmanın benim için zor olduğunu oysa bunun tersiydi.Ben insanların benden gitmesinden çok korkardım,o boşluğu neyle dolduracağımdan korkardım bu düşünce hep bana küçük bir çocuk gibi hissettirdi çünkü küçük çocukların yardıma ihtiyacı olurdu.

Bundan vazgeçemedim devam ettim ne zaman kendimi kötü hissetsem bağımlısı olduğum o acıya suçu atardım oysa tüm suç bendeydi her şey kalbim ve beynimin içindeydi ve ben kendini tanımayan genç bir kızdım.

O kız çok güçlüydü ama dışarıdan, oysa içi çürümüştü.Soğuğa mı maruz bıraktı kendini yoksa kendi kendine mi çürüttü içini bilmezdi.Herkese her şeyi açık açık konuşurdu ama bi kendine yalan söylerdi.Umursamaz olurdu insanlar ona ne derse desin ama kapıların arkasında acılarına her gün krem sürmeye çalışırdı.

O genç ,kendini bilmeyen genç kızın kendinden başka da dertleri vardı,kendinden başka ve belki daha çok umursadığı bir dertti onun için o.Bir insan kendinden daha fazla birine bakabilir miydi ben bakardım ve sıkılmazdım. Milyonlarca düğüm olmuş bir ip olsa bile çözmek için saatlerimi verebilirdim.Ama değer miydi.

Değmezdi.O beni görmezdi,hissetmezdi,sesiyle bile sıcak olamazdı.O hep bana kıştı ben ona hep ilkbahar olurken ve o öyle bir oyundu ki bana, sonunu bulamadığım.

Benim için gözler yetmezdi çünkü onlar da yalan söylerdi ve ben en iyi bunu kendimden bilirdim.Ona bakarken gözlerimde ışık olmazdı siyah bir perde çekerdim anlamasın diye,onu saatlerce izlerdim ama o başkasına bakarım sanardı.

Ben genç bir kızdım kendinden ve yaşadığı hayattan başka kendine dert edinen bir kızdım ve oydu,pamir o ise tek derdi ne olduğunu bilmediğim bir adam.

O bana çok acı verirdi ama düştüğümde ona koşamazdım başka acılarıma koşardım.O da acımdı ama en büyüğü değildi ve bunu anlamam çok uzun sürsede onu her şeye rağmen hep seviyor hemde bir acı olarak görüyordum ama yine her şeyi yapan ben olmuştum.

O kadar sır ve yılları boşa atmış dayanamamış ona yazmıştım ve içimden milyonlarca kez bana lütfen yazmasın ,yazarsa küfür edip beni engellesin onu içimde bitirmeye çalışayım diye dualar etmiştim.Ama anladım ki her şey boşaydı.Ben bir yola çıkmıştım ve sonu ne olur bilmiyordum

Yolun sonunda istediğim şey belliydi ama ulaşılmazdı,içimdeki umut duygusunu bastırmak ne kadar zor olsada mantığım bir kez daha olmaz diyordu.Fakat elimde tuttuğum telefon ve ekrandaki mesaj umudumu tetikliyor mantığımı yalanlıyordu ama hep bir ama vardı.

Derin bir nefes çektim içime.Kalbimin hızı sanki saatlerce koşmuşum gibi atıyordu ve bu kalp hızı uzun zaman sonra acı vermiyordu.Telefondaki mesajı bir kez daha okudum emin olmak istemiyordum.

Ama oradaydı gerçekti ve bana yazmıştı.Yeniden içime derin bir nefes çektiğimde yanımdaki arkadaşımın bakışları bana döndü.Şimdi bana ne oldığunu soracaktı çünkü titreyen ellerim onun arasındaki telefon sanki kötü bir şey olmuş görüntüsü veriyordu.

Hızlıca oturduğum yerden elimdeki telefonla kalktım.Dersin boş olmasına şükrederek sınıftan çıktım.Boş koridor kalbimin sesiyle çınlıyordu sanki.Mesaj bir kere daha kulaklarımda fanıladı.Bu büyütülecek bir şey değildi ama kendime söz geçiremiyordum.

Üst kata çıkan merdivenlere kendime bıraktım ve kafamı dizlerime koydum.İçimden çığlık atmak gelirken aynı anda da ağlamak geliyordu ben gerçekten çok dengesizdim.Aynı pamirin dediği gibi.

Pamir.Bana mesaj yazdı.Neden yazdı.Umutlanmalı mıyım.

Kafamda dönen soruların hepsi buydu.Ama yine kendime söylemekten korktuğum bir şey daha vardı.Ben boşuna umutlanıyordum.

“Eflatun”diyen bir ses vardı ama bu ses oydu.Sanırım hayalet sesler de duymaya başladım.”Eflatun”dedi aynı ses.Kafamı dizlerimden kaldırdığımda ise şaşkınlıkla açılan gözlerime hemen perde çektim.Ayakta elleri giydiği pantolonun cebinde bir şekilde önüme duran bir adet pamir vardı.

Kalbim bir kere daha hızlı attı ve uzun bir süre cevap vermediğimi fark ederek”Efendim”dedim.”İyi misin”dedi her zamanki sesiyle ne soğuk ne sıcak ama mesafeli.”İyiyim sağol” dedim gülümseyerek.Yüzünde minicik bir gülümseme ile kafasını salladı.”Neden sınıfta değildin”dedi.

“Hava almak istedim”dedim soğuk olmaya çalışan bir sesle ve başardım da.Yine kafasıyla onaylarken”Hoca yok mu”dedi.Konuşmak yerine kafamı olumsuz anlamda salladım.”Peki”diyerek yanıma oturdu.

Yanıma oturdu.Yanıma.

Kalbim o kadar hızlı atıyordu ki kulaklarım çınlıyordu bu hep böyle olmuştu.İçime derin bir nefes daha çektim,söyle bana hava maskesi falan lazımdı gerçekten.”Neden okula geldin uzaklaştırman var”dedim susamayarak.Aslında ona yazan bendim ve gelmemesiyle ilgili milyonlarca mesaj atan da.Sonra bana bir mesaj atarak beni bitiren de oydu ve o anda aklıma dank eden şeyle dondum.

Bana o mesajı yazdıktan yarım saat sonra okula gelmişti yoksa mesajında ciddi miydi.Kafamdaki düşünce kesinlikle susmalıydı yoksa şimdi ona aşkımı ilan edebilirdim.Bakışlarım pamire döndüğünde yüzünde minik bir gülümseme vardı.

“Biri için”dedi hala yüzünde olan minik bir gülümsemeyle.Kalbim daha hızlı atarken o an bu sözü o mesaj için söylesin, kim olduğunu bilmediği o kız için olsun diye dua ettim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.