Siz: Neden okulda değilsin
Hocayı bir kez daha kontrol ederken defne beni dürtükledi “Ne yapıyorsun sen”dedi ve devam etti”Yakalanırsak biteriz”.Bunu biliyordum ama ona yazmam gerekti.
“Biliyorum”dedim tatlı tatlı sırıtarak o sen akıllanmazsın bakışı atarak derse döndü.Dün bana o güzel mesajları yazdıktan sonra donup kalmıştım,hiçbir şey yapamamıştım o da anlayış göstermiş ve neden cevap yazmadığımı sorgulamamıştı.Yeniden aklıma düşen mesajlarla yüzümdeki sırıtmaya ve kalbimin ritmine sahip çıkamadım.
Telefonu yeniden sıranın altında açtığımda gelen mesajı gördüm.
Pamir: Uyuya kalmışım
Pamir: Yeni çıktım evden
Siz: Devamsızlıktan kalacaksın
Mesajım anında görüldü olurken heyecanla yazacağı şeyi bekledim.
Pamir: Kalmam merak etme
Pamir: Ayrıca dün öylece bir görüldü atmak hiç olmadı
Pamir: Görüldü atmanın kötü bir şey olduğunu öğretmediler mi sana
Pamir: Gerçi cevabını aldın ve kaçtın normal
Yazdıklarıyla yüzümde yine bir gülümseme oluştu.Dün aldığım cevabın hala etkisinden çıkamamıştım ve her aklıma geldiğinde salak salak sırıtıyordum kalbimde dünden beri onun dediği gibi karamsarlık yoktu mutluluk vardı bunun sebebi ise bana sadece acı veren pamirdi.
Siz: Biraz öyle oldu
Mesajı yazıp kafamı sıradan kaldırığımda karşımda gördüğüm şey kalbinin artık mutlulukla değil de sıçtık manasında atmasıydı.
Sıranın başına duran tarih hocası kaşlarını bir kez daha indirip kaldırırken gözlerindeki öfke bittiğimin habercisiydi.Sınıf ölüm sessizliğinde iken tek odak noktası bendim.
“Eflatun tarihi sevmiyorsun biliyorum ama senden bunu beklemezdim”dedi kınayan bir sesle.Gözündeki gözlüğünü çıkarıp boyası akmış saçlarına taktığında devam etti.
“Müdüre doğru ,necmiye hoca gönderdi dersin artık”derken öfkeliydi.
“Hocam”dedim tek diyebileceğim şey buydu.”Doğru müdüre”dedi tekrar.Yanımda oturan defne mahcup bakışlar atarken ona sıçtım bakışı atarak sınıftan ayrıldım.
Üst kata çıkarken müdürün odasında durdum.Kapıyı açacaktım ve kesinlikle tutanak yiyecektim hayatım boyunca bir kere bile sicilime zarar vermeyen ben pamire mesaj yazmak için vermiştim.Bu durumu annem öğrenirse de kesinlikle daha beter şeyler olacaktı.Tam bir bok yoluydu.
Derin bir of çekerken korkuyla atan kalbimle beraber kapıyı tıklayarak odaya girdim.Girer girmez gözümün önüne gelen ilk şey müdür olması gerekirken ayakta olan ve arkasını dönük pamirdi.Arkası dönük olmasına rağmen omuzlarından ve saç kesiminden o olduğunu anlayacak kadar tanıyordum.
Bakışları bana dönerken kalbimin atış amacı değişmişti artık korku değil de mutluluk vardı.Günler sonra onu görmek ve özellikle de dün akşamdan sonra görmek çok farklı hissettiriyordu.Gözleriyle hala bana bakarken ne olduğunu anlamaya çalışır gibi bir hali vardı o sırada aramıza giren sese döndüm ne kadar istemesem de.
“Kızım ne için gelmiştin”dedi müdür samimi bir sesle.Yüzümde mahcupluk belirirken”Telefonu bırakmadım ve bunu necmiye hoca yakaladı”dedim.Müdürün yüzünde şaşkınlık belirirken”Eflatun,kızım senden beklemezdim”dedi.
Bir şekilde yırtmalıydım ve bunun en büyük yolu yalandı”Hocam çok önemli bir mesele için almıştım”dedim aslında önemliydi gerçekten de ama bu bir sebep değildi.Pamir'in bakışlarını üstümde hissederken ona bakmamak için kendimi zor tuttum.
“Hocam gerçekten de önemliydi bana hocanın yoklamayı daha almadığını ve hemen gelirsem yok yazılmayacağımı söyledi biliyorsunuz devamsızlığım çok”diyerek araya giren pamir'e baktım.Yüzünde ki her zaman olan küçük bir gülümsemeyle bana bakarken ben şaşkındım oysa gerçekten de ona yazıyordum yoksa anlamış mıydı,anlaması imkansızdı.
“Ah sen yok mu sen her şeyde sen varsın kızı da kötü yola sokuyorsun”dedi müdür bakışları ise bu sefer pamire yönelikti.
Hocam valla o kötü yola sokacaksa ve yol bu kadar mükemmelse ben o yoldan gidebilirim.”Hocam bu konuda suçlu olabilirim kabul ediyorum ama eflatunun siciline bir şey olmasın”dedi pamir.
Söylediklerinde ciddi miydi yoksa sadece beni tanıdığı için kurtarma ihtiyacı mı hissediyordu veya ona yazanın ben olduğumu anlamış mıydı.Kalbimde iki duygu hüküm sürerken müdür konuştu.
“Tamam kızım sıkıntı yok bir seferlik bir daha olmasın derslerine odaklan bu hergeleden de uzak dur”diyen müdürle yüzümde oluşan gülümsemeye engel olamadım.
Maalesef hocam ben onla olmak için çabalarken kaçamazdım.
Pamir konuşarak”Hocam ne kötülüğümü gördünüz”dedi yalandan alınmış bir sesle o sırada müdür ona olumsuz bakışlar yollarken ben araya girerek”Bunu her gün adam döven biri söylüyor”dedim oysa bana göre bu bir kötülük olsa bile kusurlarını da severdim onun.
“Hay ağzına sağlık kızım”derken müdür oldukça mutlu gözüküyordu.O sırada yapmaktan ve kaçırmakta zorlandığım gözlerimi pamire çevirdim.Yüzünde yine o gülümseme vardı ama daha mutluydu bu günlerde gülümsemesi bazen gözlerine ulaşıyordu ve bu pamire göre çok zor bir şeydi.
Pamirden gözlerimi çekmezken müdür tekrar konuştu”Hadi sınıfa ben seni yeniden çağıracağım şimdi git”derken sözleri pamir'e yönelikti.Pamir anladım manasında kafasını sallarken önden yürümem için eliyle buyur etti.O böyleydi işte bana kibardı ,naifti ama bunlar sadece arkadaşçaydı, o ona farklı niyetle yaklaşmayan her kadına böyleydi ve en çok acı veren şeyde hep buydu.
Odadan çıkıp, ikimiz de yan yana yürürken kalbime çöken bir ağırlık hissettim ama hemen kendimi toparladım.O sırada pamir konuştu “Demek her gün adam döven biri”derken gülüyordu.
Yüzümde gülümseme oluşurken o an fark ettim ki onun bir sözüyle kırılırken bir sözüyle çiçek açabiliyordum.
“Öylesin ama yalan mı”derken sesim eğlenceli olsada kalbim deli gibi atıyordu.
“Öyleyimdir sanırım sen öyle diyorsan”derken gülümsemesi gözlerindeydi.”Telefonda bu kadar önemli olan şey neydi acaba”diyerek önümde durdu.Bi anda durmasına ve duyduğum soruyla kalbim hızla atarken panikledim ama perde çektim “Anneme yazdım yazmam lazımdı ondan”dedim ama sesimi stabil tutmayı başardım.
“İyi, anladım niye bir şey mi oldu sevda ablaya”derken gözlerinde gerçek merak vardı.
“Hayır bir şeyi yok”derken pamir beni kafasıyla onaylayarak yeniden yürümeye başladı.Çok yakınımdaydı ve kalbime sahip çıkamamaya başlamıştım.”Bu arada teşekkür ederim ama bende halledebilirdim”diyerek pamire döndüm.
Yüzünde yeniden gülümseme oluşurken”Yalan söylerken belli ediyorsun”dedi,bakışları karşısındayken benimkiler ondaydı.Belli mi ediyordum oysa ben hep saklayabilirim sanardım.
“Hayır etmiyorum”derken itiraz kabul etmeyen bir sesim vardı.”Ediyorsun”derken de onun sesi benim gibiydi.”Etmiyorum ya ben kendimi biliyorum”derken önümde yeniden durdu o anda sendelerken beni kolumdan yakalayarak kendine çekti.Kalbim deli gibi çarparken duyduğum zil sesiyle yerimden sıçrarken birinin bizi böyle görme ihtimali de kötüydü.
Pamir kimseyi umursamadan kulağıma yaklaştı, ılık nefesini yüzümde hissettim.Yaptığı şey ona göre normal iken ben ölmek üzereydim.
Nefesi kulağımı okşarken konuştu”Kendini bilmiyorsun yalan söylerken ellerini arkana saklıyorsun parmaklarını deli gibi çatlatıyorsun ayrıca yalan söylerken,stresliyken ve korkarken dudağının kabuğunu soyuyorsun”derken hiç uzaklaşmamıştı.
Kalbim hızla atarken donup kalmıştım.Çok uzun zaman sonra bana bu kadar yakın ama bir o kadar da uzaktı.Nefesim düzensizleşirken benden uzaklaştı ve o minik gülümsemesi bana bahşederken arkasını dönerek kantine doğru ilerledi.
Anın etkisinden çıkamazken sanki hala nefesi yüzümde gibiydi.O an kimseyi umursamadan elimi kalbinin üstüne koydum.Deli gibi atıyordu.Bunun başka bir nedeni ise beni tanıdığını inkar eden sözleriydi.