Tuttuğumun farkında bile olmadığım sıcak ve yorulmuş nefesimi verdim ve anlıma düşen asi bir kaç beyaz tutamı peruğumun içine sıkıştırdığım gibi tacımı taktım. sonunda hazırlanmam bitmişiti annemin deyişi ile en güze olan süslü elbisemi giymiş ve her zaman ki gibi saçından hiç eksik etmediğim siyah peruğu takmıştım
Ben böyle gösterişli elbiseler oldum olası hiç sevmemişimdir, ben genelde içinde rahat edebildiğim bir tayt ve siyah dar üstler tercih ederdim, çoğunlukla deri.
Ama bugün böyle hazırlanmamın yegâne sebebi doğum günü saçmalığıydı. Ben tam kendimi her seneki gibi aşağı iner inmez gelecek alkışlara hazırlayıp merdivenlere yönelmişken, izleniyormuş hissi içimi ürpertti ve refleks ile arkama döndüm. Çok tuhat camı kapattığıma emindim oysa. Bunları düşünmeye vakit yok, önüme dönüp yola koyulduğum esnada dudaklarımda hissettiğim mendil ve üzerindeki eter bayılmama sebep oluyordu ve son anda gördüğüm siyah saçlı, oldukça yakışıklı adamın dizlerine düştüm.
BENİ BAYILTMIŞTI!
(Devamı gelecek akşam)