Mert Kızın gözlerinin içindeki yanan ateşi görebiliyorum. Bir anda bana doğru koşmaya başladı ve kendimi yüzüm yana yatık bir şekilde buldum. Bana tokat atmıştı.
Canım o kadar yanmadı ama kendimi böyle bir duruma düşürmemiștim hiç. Aslında bu duruma da ben düşürmemiștim kendimi O düşürmüştü beni. Yeniden yüzüne baktığımda gözlerinin alevi sönmüştü. Sanki bana tokat atmak yüreğine su serpmiști.
"Nasıl olabilir böyle bir şey?" dedi müdür bana bakarak. Okulun disiplini iyi olmalıydı. Kız bana sadece tokat attı diye idarelik olmuştuk ikimiz de. Önceki okulumda tekmeli tokatlı kavgalar olurdu gene de idarelik olmamıştı kimse.
Kız bana bakarak "Özür dilerim hocam denemede benden iyi yaptığını görünce biraz sinirlendim." dedi.
"Bu seferlik affettim ama bir daha kesinlikle böyle bir şey istemiyorum. Her neyse oğlum sen biraz benimle gel sana okul hakkında belli başlı bilgiler vereyim." dedi.
Kendimi rehberlik hocasının odasında buldum. Bana bir program hazırlamış ve her rehberlikçinin yaptığı gibi sakin sesle okulu anlatıyordu. Sesi bir ninni gibi geliyordu.Biraz daha devam etse kendimi bulutların üzerine bırakacaktım ki zil çaldı. Zil çaldığında hiç bu kadar üzülmemiștim. Ne güzel uyuyacaktım.



