Leyla: Levent bak şu mesajıma, çevrimiçisin işte!
Bilge: Hangi mesaj, ben yoksa kör mü oldum?
Yıldız: Özelden mi yazışıyosunuz siz?
Levent: Bırak artık yakamı Leyla!
Leyla : Hangisi karar ver artık?
Levent: Yeşili olanı giy gitsin işte.
Leyla: Saçmalama, sen benim çirkin olmamı istiyosun! En çirkin elbiseyi seçtiğine inanamıyorum! Bu kadar mı önemsizim senin için? Onca kıyafet arasında bula bula onu buldun!
Levent: Lan o zaman yeşil elbiseyi koymasaydın oraya ayrıca, sana yeşil çok yakışıyor. Haksız mıyım beyler?
Erdem: Biz nerden bilelim lan, yakışıp yakışmadığını? Senin gibi Leyla'la günümüzü geçirmiyoruz!
Levent: lan okul mezuniyetinde yeşil giymişti hatırlamıyor musunuz?
Leyla: Evet de sen nasıl hatırlıyorsun bunu? Ben dün ne yediğimi bilmiyorum.
Rüzgar: Levent hayırdır bilader?!
Leyla: Çok duygulandırdın beni Levent. Beni sadece önemseyen sensin şu hayatta.
Alya: Senin bir akraban ölmüştü sanki?
Leyla: Ben buluştuğumuzda söylemiştim ama belli ki dinlememişsin.
Mert: Hiç ara vermeden konuştuğun için olabilir belki!
Leyla: Ben çok mu konuşuyorum sizce?
Mert: Bilmem biraz konuşmadan karşındakini dinlesen. hayatında neler değişecek ama işte susmuyorsun.
Levent: Sen yeşil giy Leyla valla bak çok güzel o!
Mert: Bir sus lan, bişey söylüyorum şurada!
Levent: Konuşmanı bitirmeni mi bekleyeyim?
Mert: Ne bu kin Levent? Leyla ile konuşuyorum farkındaysan.
Levent: Hiç öyle bilmemezlikten gelme abicim. Çok şey ettin sen bu kıza! Gurur falan bırakmadın. Şimdi onunla konuşmaya çalışmalar falan asıl sana hayırdır, ne oldu aklın başına mı geldi?
Sinan: Gelmiş olamaz mı?
Levent: Gelmesin birader, ben bu kızı bu hale getirene kadar anam ağladı.
Sinan: Siz birbirinizi iyleştirmeye mi çalıştınız yani?
Levent: Biz Leyla ile birbirimize çok iyi geliyoruz.🥀
Bilge: Evlenin o zaman
Levent: Saçmalama, ben bir başkasını seviyorum.
Sinan: Hangi kız senin sevgini kazanabilmiş ki?
Levent: Öyle deme abicim ya, bak dünden beri onu düşünüyorum.
Sinan: Dün oldu yani bu?
Rüzgar: Lan, biz aşık olduğunu zannettiğin kızdan önceki durumunu soruyoruz, yani Leyla ile olan durumundan sjsjs
Levent: O bizim Leyl ile aramızda değil mi?
Alya: Sevgiliyseniz söyleyin de bizler de bilelim. Böyle gizli saklı olmuyor, hem kıza niye 'Leyl' diyosun? Onun adı "Leyla".
Yıldız: Hiçbir şey gizli kalmaz merak etmeyin varsa bir şey ortaya çıkar.
Sinan: Çıkmaz sen Levent'i tanımıyosun daha.
Yıldız: Bence Leyla'da bir şeyler var gibi
Leyla: Karıştırma oraları Yıldız ahaha.
Levent: : Başka biri mi var hayatında söyle gebertelim onu. Zaten biz öldürmesek kendi seni sevdiği için intihar edecek.
Leyla: Var gibi ama yok gibi de yani tam emin değilim.
Levent: Bu kız beni deli edecek! Kim o?
Leyla: Sen elbiseyi seç! Çok konuşma Levent
Levent: Leyla kim dedim o?
Leyla : Sen elbiselerden birini seç, ben de söyleyeceğim kim olduğunu?
Levent: Yeşili giy dedim Leyla görmedin mi mesajımı?
Leyla: Taktın sen de yeşile! Sevmiyorum onu!
Levent: Evet sorumun cevabını alalım.
Leyla: Biliyosun ya zaten
Levent: Şaka mı yapıyosun? Gerçekten o mu, ciddi olamazsın!
Leyla: Tabii ki de o! Başka kim olabilir? Ben sırf bu yüzden acillik olmadım mı? Sen de geldin yanıma beni teselli etmeye.
Mert: İsterseniz biz gidelim siz konuşun.
Leyla: İyi olur def ol git
Levent: Knk sen az önce unutmadım dedin. Hem çocuğu tersliyorsun hem de sevmeye devam ediyorsun. Ben hiçbir şey anlamadım.
Kaan: İşte olay gün yüzüne çıkacak şimdi, kimi unutamadın Leyla?
Leyla: Elinin körünü Kaan.
Levent: Bak şimdi seninkini nasıl kudurtacağım iyi izle.
Erdem: Dikkat et elinde kalma.
Levent: O da var tabii ahaha.
Leyla: Zevzekliği bırak levent!
Levent: Hakkınızı helal edin.
Leyla: Helal etmiştim zaten daha önce.
Erdem: Lan siz daha önce ne yaşadınız da birbirinize hakkınızı helal ettiniz? Normalde birbirinizi tutsanız boğacaksınız. Ama seviyor gibisiniz de anlamadım gitti!
Levent: Knk sen de benim dostumsun ama Leyla'ya artık aramızda...
Rüzgar: Dil altı hapımı getirin çabuk!
Esin: Al iç, şöyle bir avuç.
Rüzgar: Senin elinden mi kalsın canım ya!
Esin: Aa darılırım ama!
Rüzgar: Bir dur ya bişey söyleyecek çocuk.
Levent: Çok kötü olmuştum beni aldatan kadının başka biriyle evlendiği gün. O gün biraz dertleşmiştik Leyla'yla. O gün bugündür dostuz.
Yıldız: Zor günler oldu senin için Levent.
Kaan: Bize çektirmeyi de ihmal etmedi. Bıkmıştım zaten ayrılık şarkılarını dinlemekten.
Erdem: Çekilir çile değil senin ki.
Bilge: Leyla, Levent'le olan dostluğunuzdan memnun musun? Genelde kızlarla dost olmaz. Sürekli sevgili değiştirir.
Leyla: Bana bir zararı yok. Sürekli sevgili değiştirmesi beni alakadar etmez. Kimsenin hayatına karşamam. Tabii sinirlerimi bozmadığı sürece!
Levent: Canım ya... O kadar iyisin ki sağ ol.
Erdem: İşte o mümkün değil. Levent bu rahat durmaz!
Sinan: Levent'in hakkından bir Leyla gelebiliyor.
Leyla: Ben onun hakkından gelirim ama o benimle baş edemez. 😎
Sinan: Alttan Kurtlar Vadisi Pusu jeneriğini de ver istersen.
Leyla: Gerek yok.
Erdem: Gerek yok diyor çıldırıcağım.
Kaan: Uğraşmayın lan Allah'ın garibanıyla ahaha.
Leyla: Hahaha geldi yine sehpanın üçüncü ayağı.
Kaan: Anlamadım ne?
Leyla: Anlamaman daha güzel ya! 😈
Levent: Sen bir şeyler planlıyorsun.
Leyla: Senin için mi?
Levent: Hayır, seninle alay edip eğlenenler için. Yani bizim için bir şeyler planlıyorsun.
Leyla: Ben sizi Allah'a havale ediyorum. O sizinle ilgilenecek. Ekstra bir şey yapmama gerek yok.
Yıldız: Ahh, inşallah inşallah tez zamanda amin.
Levent: Biz size ne yapmış olabiliriz ki bu kadar?
Yıldız: Sen daha iyi biliyorsun. Konuşturma şimdi bizleri!
Sinan: Unutmuşuzdur belki?
Yıldız: O zaman B¹²'yi eksik etmeyin derim.
Sinan: Ne bu ürün yerleştirme mi?
Yıldız: Hayır, küçük bir tavsiye.
Esin: Tek tavsiyen vitamin olmamalı bence, fare zehri veya siyanür falan çok kullanılıyor.
Leyla: Uranyum falan kaynatın boğaz ağrılarına iyi gelir. 😈
Sinan: Lise zamanın da kimyadan zor geçen kız, şimdi gelmiş bize uranyumdan bahsediyor.
Kaan: Leyla sen uranyumu nerden biliyorsun? Kimyadan en düşük sen alırdın hep. Yanlış mı hatırlıyorum?
Erdem: 9 almıştın çok iyi hatırlıyorum.
Kaan: Kimyacı herkesin içinde azarlamıştı.
Esin: Ve Leyla ağlayınca lavaboya gitmek için izin aldığında, kimyacı buna izin vermemişti. Şerefsiz hiç unutmuyorum bunu.
Yıldız: Kafasını sıraya gömmüş ders bitene kadar ağlamıştın. O da tüm ders boyunca laf çarpıp durmuştu sana. 🥺
Levent: Haklıydı.
Ceren: Hayır asla haklı değildi! Bu bildiğin vicdansızlık. Herkes dersten yüksek almak zorunda değil. Yine de böyle davranmamalıydı.
Kaan: O zaman düşmandınız. Şimdi mi birbirinizi korumak aklınıza geldi kızlar?
Leyla: Sizler anca laf söyleyin. Zaten yapabileceğiniz tek icraat konuşmak oluyor! Asla birine bir söz söylerken 'Kalbini mi kırdım acaba? ' diye düşünmeyin! Alya size yaptığı seans işe yaramamış, yontulmamış odunsunuz, yine aynısınız.
Sinan: Alya'nın söylediklerini ben daha kapıdan çıkmadan önce boş verdim.
Kaan: Yok knk, benim o günün akşamın da gitti hepsi. Hatırlayan var mı hâlâ?
Levent: Neyi, seans ne zaman yaptık ki? 💀
Erdem: Hiç mi hatırlamıyorsun lan?
Alya: Boşuna dil döküp yormuşum kendimi desenize!
Levent: Ee biz dedik ama sen dinlemedin. Bir saat konuşmana bile değmedi.
Leyla: Ot gibisiniz. Hiçbir duygunuz yok. Size değil bir saat konuşmak bin sene de konuşsak boşunadır!
Yıldız: Artık sizleri kötülüğünüzle başbaşa bırakıyoruz. İstediğiniz kadar dalga geçin. Bizim umrumuz da bile olmayacaksınız.
Esin: Aynen öyle katılıyorum. Yetti artık!
Leyla: Görsünler el mi yalan ben mi!
Alya: Doğrusunu unuttum.
Sinan: Siz şimdi bizi umursamıyorsunuz. Öyle mi?
Yıldız: Evet.
Leyla: Alya seans düzenleyebilir misin? Ama sadece kızlara.
Alya: Salı günü boşum. O gün müsait misiniz?
Yıldız: İznim o gün zaten. Ben gelirim.
Esin: O gün benim öğleden önce duruşmam var.
Leyla: Ben gelebilirim. İşim yok :(
Levent: Hiçbir zaman yoktu ki zaten. AHAHA.
Leyla: Sinirlenme sakin ol. Nefes al. Nefes ver. Yok bi şey..
Esin: Niye bunu yazıyorsun?
Yıldız: O yok gibi davran Leyla.
Selin: Ben nasıl geleceğim yurt dışındayım.
Alya: Sağlık olsun.
Kaan: Gelmesen de olur. Sensizlik pek bir şey eksiltmez onlardan.
Esin: Amacına ulaşamayacaksın Kaan. Biz düşmanlığımızı tarihe gömdük.
Alya: Ceren sen gelecek misin peki?
Ceren: Benim işim var ama ne yapar eder gelirim. Yeter ki birlik olalım. Görsünler kadınların gücünü!
Kaan: Siz, bizlere karşı ittifak mı kurdunuz, yoksa ben mi yanlış anladım?
Ceren: En azından okudunu anlayabiliyorsun.
Leyla: Geliştirilebilir biraz daha AHAHA!
Sinan: Bizim sizlere yaptığımızı, siz bize yapamaya çalışıyorsunuz. Bu oyunun kaybedeni yine sizler olacaksınız.
Rüzgar: Hiç kuşkunuz olmasın.
Leyla: Görcez.
Mert: Göreceğiz*
Leyla: Sanane TDK Başkanı mısın?
Levent: Leyla en fazla 2 gün veriyoruz sana. Taş çatlasın iki gün sadece. Sonra yine bize saydırmaya devam edersin.
Leyla: Öyle bir şey olmayacak. Siz kaybedeksiniz. Ve ben senin o yakışıklı yüzündeki mor ifadeyi görüp kahkahalarla güleceğim.
Erdem: Bizim hicivlerimize dayanabilirseniz neden olmasın?
Alya: Onca zamandır sana katlanabildiysem, her şeye katlanırım ben, sen rahat ol.
Yıldız: Erdem orda mısın?
Leyla: Yazık kaldıramadı herhalde! Çok üzüldüm bak :)
Erdem: Katlanmak derken Alya?
Alya: İstediğin gibi anlayabilirsin.
Erdem: O zaman iyi ki bitmiş bu ilişki.
Alya: Aynen iyi ki bitmiş.
Levent: Knk bak sakın üzülme ben sana daha güzel kız bulurum. Şu anda bilerek yapıyor. Kaybetmek yok!
Erdem: farkındayım Levent. Eskiden sevgili olduğum kızın, söylediklerine mi üzüleyim?
Rüzgar: Seni bilmem ama Alya şimdi ağlıyordur bunu söylediğin için.
Alya: Hiç sanmıyorum!
Kaan: Erdem sadece güzel kızlarla ilgilenirdi nasıl oldu da seninle sevgili oldu?
Leyla: Sana güzel değilsin diyerek kışkırtmaya çalışıyor. Uyma şuna Alya!
Alya: Hepsi eskide kaldı. Artık önüme bakıyorum ben.
Erdem: Sen bensiz de konuşabiliyor muydun?
Alya: Şansını daha fazla zorlama Erdem!
Leyla: O ne demek Erdem?
Erdem: Niye arkadaşına sormuyorsun, o anlatır sana her şeyi!
Esin: Nedir bu erkeklerin sevgililerinden ayrılınca 'bensiz de yaşayabiliyor muydun egoları?!'
Sinan: Bazı kızlar için geçerliliğini sürdürüyor bu söz.
Leyla: Anneannem dedem ölmeden önce ona 'sensiz ben yaşayamam' demişti.
Levent: Eee ne olmuş yani öyle demişse?
Leyla: Dedem öldükten sonra anneannem 26 sene daha yaşadı. Demek istediğim anlaşıldı sanırım.
Sen giderken ben dönüyordum adlı grup ismini -Levent ve kedicikleri- olarak değiştirildi
Rüzgar: Napıyorsun lan ismini niye değiştirdi?
Erdem: Höst lan! Biz niye senin kediciğin oluyoruz? Dayak yemek istemiyorsan değiş çabuk 2 dakika veriyorum sana!
Mert: Kim kimin kediciği lan! Getirme beni oraya!
Alya: Boş zamanlarında ne yapıyorsun çok merak ediyorum? Aklına böyle saçma ve sapkınca isimler nerden geldiği belli olmaya başladı.
Leyla: Aklı sıra bizi delirtmeye çalışıyor.
Esin: Buna sinirlenmem için öfke kontrol sorunum olması gerekir.
Yıldız: Aramızda buna sinirlenecek kişiler biliyorum ben.
Erdem: Hadi lan değiş şu ismi! Bak bir de kendini yönetici yapmış sadece uyanık. Ama dayaktan kaçış yok!
Duygu: Aman sakın değişme Levent, belki Erdem sinirlenip seni döver de içimiz rahatlar biraz.
Leyla: Erdem hadi bekliyoruz hayırlı haberlerini.
Yıldız: Ben ortopediden randevu alayım bari ahaha.
Sinan: Değişsene Levent canına mı susadın!
Levent: Knk siz niye üstünüze alıyorsunuz ben kızları sinirlendirmek için yapıyorum. Bozmayın bir!
Kaan: İşe yaramadı lan. Gülüyorlar bir de üstüne!
Levent: Leyla yarın boş musun?
Sinan: Yanlış sulara girme aslan parçası ;)
Leyla: Boşum hatta konum atacağım yere gel. Çok eğleneceğiz.
Levent: At bekliyorum.
Kaan: buraya at bakalım nereye davet ediyor seni? Ahahaha.
Ceren: Leyla, davanın adamı ol biraz. Yelkenleri hemen suya indirdin ya! İnanamıyorum sana!
Esin: Ben bu birlik olma fikrine olan inancımı ve saygımı kaybettim arkadaşlar.
Levent: Okey yarın görüşürüz ;)
Leyla: Yarın çok özenli giyinmeni istiyorum. Siyah takımlarını giy gel.
Levent: Hayırdır bana evlenme mi teklif edeceksin?
Leyla: Sürpriz Levent :)
Sinan: Arkadaşınız sizi sattı mı kızlar?
Kaan: Halbuki tam da inanmıştım ahahaha.
Ceren: Şu an moralim yerle bir. Sayende Leyla!!
Esin: Biz bunu hak etmedik Leyla :(
Rüzgar: Aranızdaki haine ceza vermeyecek misiniz kızlar?
Erdem: Hadi ama kızlar tepkiniz bu kadar mı? Sadece isyan etmek mi elinizden geliyor? Mesela bizden biri böyle bir şey yapsa ertesi güne sağ çıkmazdı.
Yıldız: Ben uyumaya gidiyorum ya, ne yaparsanız yapın!
Sinan: İyi uykular
Yıldız: Vazgeçtim.
Rüzgar: Bu kadar muhalefet olmayın ahaha.
Sinan: Sabahlarız o zaman dayanabilir misin?
Yıldız: Unuttun mu ben doktorum? Asıl sen dayanabilecek misin bakalım?
Sinan: Gülesim geldi buna lan, dayanabilecek misin diyor bir de?
Yıldız: Niye gülüyorsun komik bir şey demedim?
Levent: Unuttun mu o, bir savcı?
Kaan: Öldürsen bu mesleği seçmem!
Yıldız: Tehditler alıyor musun?
Levent: Kolay meslek değil ama Sinan korkak biri hiç değil!
Esin: Ve bir aynı zaman da bir zamanlar profil uzmanlığı yapmış biri.
Sinan: Bana sakın odamdaki dosyaları karıştırdığını söyleme!
Esin: Girmedim tabii ki ne münasebet! Gözüm takıldı diyelim.
Sinan: Ya demek gözlerin çekmece de olan dosyı görebiliyor? Var mı başka olağanüstü yeteneklerin?
Esin: Bakmadım yemin ederim savcım. Hizmetli kadın söyledi. Nedir sizden çektiği bu kadının? Canından bezdirmişsiniz! Kaç saat bana sizi şikayet etti.
Sinan: Artık hizmetli de odama almamalıyım demek ki! Ayrıca onunla da ayrı konuşacağım.
Esin: Utanmıyor musunuz, anneniz yaşındaki kadına kahve getirtip götürtmeye! Kahve tiryakiliğinizin cezasını en çok o çekiyor.
Sinan: Kendim alırım artık. Söylemen iyi oldu bu arada!
Esin: Lütfen ona kızmayın.
Sinan: Ona ben karar veririm.
Yıldız: Kaba.
Leyla: Savcı mı, hayali saç ağartır resmen. İyi ki yükseklerde gözüm yok ahaha.
Duygu: Sattın bizi hain.
Leyla: Ama çok şirin ne yapayım, siz olsanız affetmez misiniz?
Yıldız: Hayır affetmezdim.
Esin: Konu Levent olunca elim ayağım tirtiyor sinirden.
Duygu: Leyla 'şaka yapıyorum' de (!)
Levent: İşte bu kız sizin gibi değil. Onu farklı yapan şey saflığı, affedici, merhametli oluşu.. örnek alın biraz!
Leyla: Teşekkürler..
Bilge: Seninle alay ettiği günleri hatırla Leyla. Çok değil bir hafta önceki mesajlara bakman yeterli olucak.
Selin: Hiç mi gururun incinmedi, bu kadar gurursuz musun?
Leyla: Ama ben ona bir şans vermek istiyorum. Her insan hata yapar.
Yıldız: Onu affederek kendine kötülük ettin.
Levent: Sen yarın ne giyeceksin peki?
Leyla: En sevdiğin mavi elbisemi.
Esin: Mavi elbise mi? Allahım sana geliyorum.
Yıldız: Bindin bir alamete gidiyorsun kıyamete, haberin olsun Leylacım.
Alya: Biriniz bana "sen şizofrensin gördüklerin gerçek değil!" desin.
Esin: Sen iyisin de Leyla'ya tır çarptı herhalde! Ne dediğini bilmiyor.
Kaan: Leyla dünden razı Levent'le olmaya.
Ceren: Belliydi böyle olacağı.
Kaan: Bir kere daha kaybettiniz.
Yıldız: Madem kaybettik. Ben uyumaya gidiyorum. Sabahlamak umurumda bile değil.
Sinan: Ve dayanamadı :)
Ertesi gün Levent, Leyla'nın attığı konuma gitmek için yola çıkar. Navigasyondan yolu bulmaya çalışır. Giderek ormanlık araziye giren Levent, 4 dakikalık yolu kaldığı görünce şaşırır. Az sonra geldiğinde, önüne müstakil ve terk edilmiş bir ev karşına çıkar.
Arabadan inmeyen Levent, Leyla'nın nerede olduğunu görmek için sağa sola bakar.
Leyla bir ânda arabanın arka camında belirince Levent korkar. Kalbini tutmaya devam ederek arabadan iner.
"Napıyorsun Leyla? Ödümü kopardın! Aklım gidiyordu az daha!" Dedi Levent.
"Özür dilerim. Korkacağını düşünmedim."
"Niye buraya geldik?"
"Yalnız olalım istedim. Sen ve ben sadece."
"Burası sence de biraz terk edilmiş gibi değil mi? Sen nasıl geldin buraya? "
"Boş ver şimdi içeri geçelim mi?"
Gözlerini ayırmadan Levent'e bakıyordu. "Hadi içeri girelim. Soğudu hava yağmur yağacak."
İçeri gitmek istemeyen Levent ne kadar ısrar etse de başarılı olamadı.
"Ee.. Leyla niye geldik buraya hâlâ söylemedin?"
"Korktum deme sakın. Başbaşa kalalım istedim. Bizi burada kimse göremez! Beğenmedin mi yoksa?"
"Böyle bir yerde bizim ne işimiz var ki!"
"Sana bir sır vermem gerekecek ama aramızda kalacağına söz ver!"
"Neymiş o? "