İçeriğe geç

Sen Aynadaki

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Sen Aynadaki

Bölüm 1

Plan Ne Demek?

Ece, alarmın çınlamasına aldırmadan yorganı başına çekti. Biraz daha uyumak istiyordu. Zaten okulda yapacak bir şey yoktu. Sıkıcı dersler, ilgisiz öğretmenler, yabancı arkadaşlar... Ece, hayatından memnun değildi. Kendini yalnız ve mutsuz hissediyordu. Hayalleri vardı, ama gerçekleştirmek için cesareti yoktu. Kendine güveni yoktu. Her şeyden korkuyordu. Utangaç ve çekingen bir kızdı. Kimseyle konuşmuyor, kimseye açılmıyordu. Sadece Ceren vardı, en yakın arkadaşı. Onunla her şeyi paylaşıyordu. Ama Ceren bile onu tam anlamıyordu. Ece, kendini başka bir dünyada yaşayan biri gibi hissediyordu. Bu dünyaya ait değildi.

Alarm tekrar çaldı. Ece, gözlerini açtı. Saate baktı. 7:30. Okula geç kalmıştı. Hemen yataktan fırladı. Üzerine ilk gördüğü kıyafetleri giydi. Dişlerini fırçaladı. Saçlarını taradı. Çantasını aldı. Annesine seslendi. "Anne, gidiyorum!"

"Tamam kızım, iyi günler. Dikkatli ol." Ferda, yatağından kalkamayan bir sesle cevap verdi. Ece, annesinin hastalığından dolayı çok üzülüyordu. Babasını kaybettikten sonra, annesi de kendini bırakmıştı. İşsiz kalmıştı. Evi geçindirmek için Ece'nin babasından kalan parayla idare ediyorlardı. Ama o da azalmıştı. Ece, annesine yardım etmek istiyordu. Ama nasıl yapacağını bilmiyordu. Okulda başarılı bir öğrenciydi. Ama sadece akademik olarak. Sosyal olarak hiçbir şey yapmıyordu. Spor, sanat, müzik gibi alanlarda ilgisi yoktu. Ya da vardı, ama denemeye cesareti yoktu. Ece, kendini geliştirmek istiyordu. Ama nasıl yapacağını bilmiyordu.

Ece, evden çıktı. Otobüs durağına doğru koştu. Otobüsü kaçırmamalıydı. Ama çoktan kaçırmıştı. Otobüs, durağın önünden geçip gitti. Ece, arkasından bakakaldı. Şansı yine yaver gitmemişti. Bir sonraki otobüsü beklemek zorundaydı. Ama o da 15 dakika sonra gelecekti. Ece, sinirli bir şekilde durakta oturdu. Etrafına baktı. Herkes mutlu görünüyordu. Güneşli bir gündü. Kuşlar cıvıldıyordu. Çiçekler açmıştı. Ama Ece, bunların hiçbirini fark etmiyordu. Sadece okula geç kaldığını düşünüyordu. Okulda neler olacağını düşünüyordu. Berk'in ona bakışlarını, Ceren'in ona sarılışını, Erdem'in ona övgülerini, Hakan'ın ona hakaretlerini... Ece, bunların hiçbirini istemiyordu. Sadece sakin bir hayat istiyordu. Ama o da mümkün değildi.

Otobüs geldi. Ece, bindi. Kartını okuttu. Boş bir koltuk aradı. Ama yoktu. Ayakta gitmek zorundaydı. Otobüs, kalabalıktı. Herkes birbirine değiyordu. Ece, bunu sevmiyordu. Kendi alanına saygı duyulmasını istiyordu. Ama o da mümkün değildi. Otobüs, yola çıktı. Trafik, yoğundu. Herkes acele ediyordu. Ece, bunu anlamıyordu. Nereye gidiyorlardı? Ne için gidiyorlardı? Ece, bunu bilmek istiyordu. Ama o da mümkün değildi.

Otobüs, okulun önüne geldi. Ece, indi. Saatine baktı. 8:30. Okul, başlamıştı. Ece, telaşla kapıya yöneldi. Ama kapı, kapalıydı. Nöbetçi öğrenci, onu durdurdu. "Geç kaldın. Müdür beye gitmen lazım." dedi. Ece, yutkundu. Müdür, ondan hiç hoşlanmazdı. Onu hep azarlardı. Ona hep ceza verirdi. Ece, bunu hak etmediğini düşünüyordu. Ama o da mümkün değildi.

Ece, müdürün odasına gitti. Kapıyı çaldı. "Gir!" diye bağırdı müdür. Ece, girdi. Müdür, ona kızgın bir şekilde baktı. "Sen yine mi geç kaldın? Kaçıncı oldu bu? Senin hiç mi sorumluluk duygun yok? Senin hiç mi saygın yok? Senin hiç mi geleceğin yok?" dedi. Ece, başını eğdi. Cevap vermedi. Müdür, devam etti. "Senin bu tutumunu değiştirmen lazım. Yoksa hayatın boyunca başarısız olacaksın. Senin bir hedefin olmalı. Senin bir hayalin olmalı. Senin bir planın olmalı." dedi. Ece, şaşırdı. Plan? Ne demekti o? Ece, sordu. "Plan ne demek?" Müdür, gülümsedi. "Plan, hayatını yönlendirebileceğin bir şey. Plan, hayallerine ulaşabileceğin bir şey. Plan, kendini geliştirebileceğin bir şey. Plan, senin en iyi dostun. Plan, senin en iyi yardımcın. Plan, senin en iyi yolun. Plan, senin en iyi senin." dedi. Ece, anlamadı. Müdür, devam etti. "Sen, bir plan yapmalısın. Sen, planına uygun hareket etmelisin. Sen, planına sadık kalmalısın. Sen, planını gerçekleştirmelisin. Sen, planınla başarılı olmalısın. Sen, planınla mutlu olmalısın. Sen, planınla kendin olmalısın." dedi. Ece, korktu. Müdür, bitirdi. "Sen, bir plan yap. Planına göre çalış. Planına göre yaşa. Planını gerçekleştir. Planınla başarılı ol. Planınla mutlu ol. Planınla kendin ol." dedi. Sonra, eline bir kağıt tutuşturdu. "Al bunu. Bu, senin cezan. Bugün okula giremezsin. Eve git. Bir plan yap. Planınla hayatını değiştir. Planınla mutlu ol." dedi. Ece, kağıdı aldı.

Kağıt elinede öylece dura kaldı.

Bölüm sonu

1 yorum

  • 1. Bölüm ile ilgili düşüncelerinizi merakla bekliyorum.