İçeriğe geç

Selenophile

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Selenophile

Bölüm 1

Yaralarını Ben Sarayım

Çocukluğu dizlerinden değil de kalbinden akan kanları dindirmekle geçmişti. Sahi hayat ne zaman ona karşı iyi olacaktı? Ne zaman mutlu olacaktı? Hep başkalarının yaraları ile ilgilenmişti. Bir kişi bile onunla ilgilenme gereksinimi duymamıştı. Camın kenarında oturmuş bunları düşünüyordu. İçinden gelen şey kendini aşağıya bırakmaktı. Ama ne bunu yapacak cesareti ne de hâli vardı. Soğuk havanın yüzüne çarpması ile yavaş yavaş kendine geliyordu. Ellerinin üşüdüğünü fark edip camı yavaşça kapattı. Durgun bir şekilde içeriye geçti. Sesi çıkmıyordu. Üstüne ince pikesini çekip koltuğa uzandı. Ne gözlerinden akan yaşlar duruyordu ne de kafasındaki düşünceler. Kapının çalması ile duygusuz bir şekilde koltuktan kalktı. Her zamanki gibi gelen kişi Doruk'du. En yakın arkadaşı...

Ancak Doruk için aynı şeyi söyleyemezdik. Onu delicesine seviyor, onu ağlatan herkesten nefret ediyordu. Çocukluklarından tutun da lise, üniversite hayatları boyunca ona öylesine aşıktı ki bakmaya bile kıyamıyordu. Şimdi ise Doruk ona olan hislerini daha fazla tutamayacağını fark edip onun evinin kapısında belirmişti. Yasemin evin kapısını açtığında Doruk boş bakışlar ile uzun uzun onu izledi. Yüzünde bir morluk vardı. Gözleri şişmiş ve kızarmıştı. Ağladığını fark eder etmez kendine geldi ve ona sarıldı. Elleri arasında titreyen bedeni yavaşça içeri götürmek için hareketlendi. Ancak Yasemin ondan ayrılmak istemiyordu. Doruk zar zor kapıyı kapattı. Kapının önünde Yasemin kollarını onun boynuna dolamış bir şekilde ağlıyordu. Gözlerinden akan yaşlar Doruk'un boynunu ıslatırken daha fazla dayanamayarak saçlarından öptü. Yasemin yavaş yavaş toplandı. Doruk'tan ayrıldığında hissettiği boşluğu umursamadan içeri yürüdü. Tekrar koltuğa uzandığı sırada Doruk elinde bir bardak su ile geri döndü. Yasemin suyu içerken Doruk onu izliyor ve aklından onun yaşadığı şeyleri geçiriyordu. Yasemin'in babası tek problemdi. Kızını hizmetçi gibi kullanır, dilinizin varmayacağı lakaplar takar ve her ay ondan zorla para alırdı. Yine eve gelmiş bağırıp çağırıp büyük ihtimalle de onu dövüp ondan para almıştı. Yasemin'in yüzündeki morluk bunu gösteriyordu. Her ay böyle bir izle ağlardı Yasemin. Doruk ise her defasında onu toplamaya çalışırdı. Yasemin'in yanına oturup onu kendine yavaşça çekti. Uzun uzun sarılıp saatlerce onu sakinleştirmeye çalıştı. Ama bu sefer olmadı. Yasemin o konuştukça daha fazla ağlıyordu. Doruk buna dayanamadı.

D: Daha ne kadar ağlayacaksın bebeğim? Eline ne geçecek ağladıkça? Hadi toplan artık dayanamıyorum seni böyle görmeye.

Yasemin'den ses gelmeyince uyuduğunu düşünüp konuşmaya başladı.

D: Benim dokunmayı bırak, bakarken bile çekindiğim yüze nasıl yapmış bunu şerefsiz... Aşığım o güzel kalbine, yüzüne... Dilim varmadı bunu söylemeye her defasında çekinip durdum. Seni çok seviyorum güzel kızım...

Yasemin ani bir şekilde kalkıp ona baktığında Doruk şaşırmış bir ifade ile ona bakıyordu. İkisi de şaşkındı. Yasemin Doruk'un ona aşık olacağını düşünmediği için, Doruk'da Yasemin bunları duyduğu için. Aralarındaki sessizliği bozan Yasemin oldu.

Y: Bu ne anlama geliyor Doruk?

D: Yaralarını sarmak istediğim anlamına geliyor. İzin ver iyileştireyim seni. Seviyorum... Ve daha fazla susmak istemiyorum.

"GEL YARALARINI BEN SARAYIM"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.