15 yaşında yaşayabileceğim en kötü şeyi yaşadım.Beni büyüten abimin öldmüydü ben o geceden sonra büyüdüm, beni abimin acısı büyüttü.Bende en az babam kadar intikam istiyordum 4 yıl boyunca Acar kızlarını aradık ama bulamadık, Cansu'nun nerede olduğunu bulamadık uzun süreden sonra öbür kızları Selenay Acar'ı bulduk.
Planımız şu babam benim Selenay ile yakın olmamı istiyordu yani onunla sevgili olup Cansu'nun nerde olduğunu bulacaktım, tam olarak nerelere gittiğini öğrendim ve o yerlere gidecektim. Korumalar ve Selenay anlamasın diye ismimi Ayaz Özkan olarak tanıtacaktım böylece plan istediğimiz gibi ilerleyecekti, her hafta düzenli olarak bir restoranta giderdi bu hafta salı günü gideceğini öğrendim ve plan yavaş yavaş başlıyordu.
Şimdi, adım Ayaz Özkan Mimarlık okuyorum herşey tamam mesleğim arabam tek yapmam gereken Salı gününü beklemekti. Babamın gözünde gördüğüm intikam ateşi bendede vardı aynaya bakınca bunu kendi gözlerimde görüyordum ve yemin ederim ki abimin kanı yerde kalmayacak.
Beklenen Salı günü;
Sabah kalkıp kahvaltı yapmak için aşağı indim, hiç beklemediğim ve uzun zamandır görmediğim birşeyi gördüm annem ve babam uzun zaman sonra ilk defa doğru düzgün gülüşüyolardı. Kapının önünde durmuş bakarken babam
"gel oğlum kahvaltı yap"
dedi hiç birşey demeden dediğini yapıp oturdum ve
"hayırdır sabah sabah bu ne neşe?"
dedim babam unuttuğumu zannederek
"Bugün büyük gün unuttun mu?"
dedi
"Hayır unutmadım"
dedim babam bir anlık ciddiyetle suratıma baktı
"Korkuyor musun?"
dedi bir mafya ailesi olan birine korkuyor musun dedi hiç sanmıyordum.
"korkmak mı 5 yıl önce yaşadıklarımızdan sonra korku falan kalmadı bende, benim en büyük korkum sevdiklerimi kaybetmekti. Ben o geceden sonra büyüdüm korkunun bende bir anlamı yok."
Dedim Annemle babam hiç birşey demeden gözlerime bakıyorlardı, babam derin bir nefes alıp korumadan birşey istedi koruma cebinden çıkarıp bir telefon verdi babam bana uzattı
"al "
dedi telefonu elinden alıp
"bu niye?"
dedim
"içinde farklı bir hat var bunu kullanacaksın telefonunu evde bırakabilirsin bir sıkıntı olursa korumalar seni uzaktan izliyor olacak merak etme"
kafamı salladım ve masadan kalktım
"Size afiyet olsun ben duşa gireceğim"
dedim ve odama çıktım biraz yatağımda oturdum ve babamın bana verdiği telefonu karıştırdım içi bomboştu bir fotoğraf çekildim umursamaz bir şekilde telefonu kapatıp yatağımın üstüne fırlattım ardından kıyafetlerimi çıkarıp duşa girdim.
Duştan çıktıktan sonra yeni aldığım takım elbiseleri yatağımın üstüne bıraktım, çok garip hayatım boyunca doğru dürüst takım elbise giymiyordum ve bu duruma alışmak biraz zaman alacaktı, hoş siyah takım elbise giydim kravatımı takmaya çalışırken kapım çaldı bende
"geeel''
dedim gelen annemdi kravatımı bağlayamayacağımı görünce beni kendine doğru çevirdi
"20 yaşına geldin ne zaman kravat bağlamayı öğreneceksin''
dedi güldüm
"gerek mi var sen varsın bağlarsın işte"
dedim annem kravatımı bağlayıp iki eliyle kollarımı tuttu
"hayatında her zaman ben olmayacağım.''
dedi
"o ne demek şimdi"
dedim kaşlarımı çatıp
"yani oğlum ilerde yuvan olacak biz yaşlanacağız babanın yerine geçeceksin"
dedi sinirli bir şekilde sırıtarak
"bende mi mafya olayım?"
dedim ve devam ettim
"evet mafya çocuğu olabilirim ama bunu devam ettiremem anne özgür bir hayat istiyorum."
dedim annem şaşkın bir şekilde suratıma bakıyordu
"özgür değil misin?"
dedi neden öyle düşündüğümü annem anlamak dahi istemeyecekti buna babam'da dahildi.
" evet anne değilim okula gidiyorum insanlarla konuşamıyorum çünkü babam öyle istiyor nereye gitsem korumalar arkamda"
dedim
"abin özgürlük yüzünden öldü."
dedi. Derin bir nefes aldım ve siinirli bir şekilde cevap verdim.
"hayır anne abim özgürlük yüzünden ölmedi. Aşık olduğu için öldü yanlış kişiye aşık oldu o ,onu öldürdü"
dedim annem hiç birşey demeden odadan çıkıp kapıyı çekti aynaya doğru dönüp kravatımı düzelttim saçımı taradım ve ceketimi giyip odadan çıktım. Aşağı inerken babamın beni beklediğini gördüm.
"Yakışıklı olmuşsun kızın hemen aşık olacağından eminim''
dedi
"Her zaman yakışıklıydım takım elbise giyince ortaya çıkmadı. Yakışıklılık bende hep vardı."
diyip sırıttım ve göz kırpıp evden çıktım korumaya arabamı getirmesi için hareket yaptım arabada tek gidecektim korumalar arkamdan gelcekti restoranttada sanki müşteriymiş gibi davranacaklardı. Arabam geldi ve bindim kapıda beni gönderen annem ve babama kornaya basarak evin kapısından çıktım. Babamın bana verdiği telefondan gideceğim restoranttın konumunu açtım.
Restoranta geldim ve kapıdan içeriye girdim beni bir kadın karşıladı bende
"Ayaz özkan masam nerede ?"
dedim
"buyrun Ayaz Bey sizi böyle alalım"
dedi ben de gidip masama oturdum ve beklemeye başladım yaklaşık yarım saat bekledim ve bir garson çağırdım "Buyrun size nasıl yardımcı olabilirim?"
dedi
"Bar açık mı?"
"evet açık oraya geçebilirsiniz buyrun"
"Birazdan geçerim teşekkürler''
"Rica Ederim Ayaz Bey"
dedi ve gitti telefonu açıp Selenay'ın fotoğrafına baktım ve etrafa baktım kafamı kapıya doğru çevirdiğimde onu gördüm 1,75 boyunda siyah saçlı esmer bir kızdı ve evet güzeldi ama önemli olan bu değil asıl önemli olan abimin intikamıydı.
Selenay geçip bar kısmına oturdu fırsattan yararlanarak bende gidip bir sandalye boşluğuna oturdum kafasını çevirip anlamsız bir şekilde suratıma baktı bende o sıra kendime bir bardak viski söyledim kafamı çevirip ona baktım ve sırıttım anlamsız bir şekilde gözlerini devirerek önüne döndü. Evet kız zor bir insana benziyor ama bu umrumda değildi. Ben önüme dönmüş viskimi içerken bir erkek sesi duydum ve o kişi Selenay 'ın sevgilisiydi şimdi işimiz daha zordu.
Viskimi içince barmen'e bir tane daha doldurması için işaret yaptım. Kızın sevgilisinin gitmesi için yaklaşık bir saat bekledim ama gitmedi. yemek yiyip hesabı isterken Selenay ve sevgiliside kalkmışlardı ve bende hesabı ödeyip mekandan çıktım, valeye arabamı getirmesini söyledim telefonumu açtım galerime girdim Selenay'la sevgilisini çektiğim fotoğrafı açtım ve baktım o sırada arabam gelmişti vale binmem için kapıyı açtı arabaya binip eve gittim.
Eve geldiğimde salona gittim annemle babam oturmuş kahve içiyolardı.
"Hoşgeldin oğlum gel otur kahve içer misin?''
"Yok anne içmeyeceğim saol ''
dedim ve tekli koltuklardan birine oturdum babam kahvesinden bir yudum alıp
"Eee nasıl geçti?''
derin bir nefes aldım
'' Kızın sevgilisi var aşırı mutlu ve aşık görünüyorlardı biraz zor.''
dedim babam ciddi bir surat ifadesiyle gözlerimin içine bakıyordu
'' bunun bir sorun olduğunu düşünmüyorum çocuğun fotoğrafını çektin mi?''
Evet anlamında başımı salladım
''Güzel onu bana gönder sevgilisini araştıralım hallederim ben''
dedi bende ayağa kalkıp
''Peki o zaman size iyi geceler ''
dedim ve yanlarından ayrıldım odama çıktım ceketimi sandalyemin üstüne atıp yatağıma oturdum babamın bana vermiş olduğu telefonu açıp galerime girdim Selenay la sevgilisinin fotoğraflarına bakıp telefonu kapattım sıkıcı ve hiç birşey yapamadığım günün ardında buz gibi bir soğuk duşa girmek istedim son zamanlarda düşündüğüm tek şey keşke böyle olmasaydı abim yaşasaydı dört kişilik bir aile olmaya devam etseydik. Duştan çıktım saçımı kurulayıp aynaya baktım her geçen gün abime daha çok benziyordum,üstümü değiştirip yatağıma yattım ve uyudum.
Sabah olduğunda babam odama dan diye girip beni uyandırdı.
''Baba ne oluyor?''
''Oğlum o kızın sevgilisinin kim olduğunu bulduk ismi Murat Karataş Acar ailesinin aile dostlarının ortanca oğlu kızın sevdiğinden emin misin?''
''Evet eminim o kadar sarmaşdolaşlardı''
''Oğlum pek iyi insanlar denilemez acar ailesi gibi onlarda.''
''anladım tamam.''
''elini yüzünü yıka kahvaltıya gel.''
''Tamam Baba''
elimi yüzümü yıkayıp aşağı indim annemi yanağından öpüp;
''Günaydın validem''
''Günaydın oğlum''
dedi bende kahvaltımı yapmak için masaya oturdum annemden
''Anne önündeki beyaz peyniri uzatır mısın?''
''al oğlum''
o sırada babam çatal ve bıçağı bırakarak;
''Annen dün gitmeden önce ona söylediklerini söyledi bana cidden öyle mi düşünüyorsun?''
''tam olarak ne söyledin Anne?''
''bana ne söylediysen aynısını söyledim''
''Anladım...Dün gergindim ama dediklerimin arkasındayım ben bunu devam ettiremem hayalimde ki mesleği okuyorum.''
Babam derin bir nefes alıp;
''Demek benim gibi olmak istemiyorsun.''
''Baba ben Silah,kavga ve çatışma artık bunları istemiyorum biliyorum şuan olduğum durum baya karışık onu sırf abim için yapıyorum her aynaya baktığımda kendi gözlerimde abimi görüyorum ve içimin rahatlaması için yapıyorum onun için bu olaylar bitince bir daha asla yapmayacağım böyle birşey okulumu bitirip aşık olup evlenicem.''
babam sinirlenmişe benziyordu.
'' Ve sende buna izin vereceğimi düşünüyorsun değilmi?''
derin bir nefes aldım ve cevap verdim;
'' Hayır baba izin almıyorum senden direkt yapacağımı söylüyorum bunlar benim hayallerim gerçekleştirmek içinde elimden ne geliyorsa yapacağım''
''Aras artık aramızda olmadığına göre bunu sen yapacaksın.''
dedi anlamsız bir şekilde babamın suratına baktım ve devam ettim;
''Üzgünüm ben Aras değilim o senin yerine geçmek için can atardı ve baba abimle beni aynı kişi olarak görmeyi bırak benim hayatım elimde silah ve ya çatışma olmadan geçecek buna engel olmaya çalışacağını biliyorum ve benimde vazgeçmeyeceğimi bil ne kadar inatçı olduğumu biliyorsun... Size afiyet olsun.''
dedim ve masadan kalktım tam gidecekken babam kolumdan tuttu.
''Uraz benim diyeceklerim bitmedi''
dedi bende kolumu çekerek;
''Benim diyeceklerim bitti.''
Dedim ve odama çıktım babamın sinirlendiği biliyordum büyük ihtimal abimin hayatına engel olduğu gibi benim hayatımada engel olacaktı ama ben buna izin vermeyeceğim bilgisayarımı açıp oyun oynamaya başladım.
1 HAFTA SONRA;
Bugün yine aynı mekana gidecektim Selenay' la konuşmayı deneyecektim tabi sevgilisi gelmemişse giyinip evden çıktım yaklaşık bir haftadır babam benimle konuşmuyordu kendi çapında vazgeçmemi bekliyordu. Mekanın kapısının önünde durup arabadan indim ve valeye arabamın anahtarını verdim ardından içeri girdim aynı şekilde ismimi sordular ve masamı gösterdiler ama ben bar kısmına geçmek istediğimi söyleyip gidip oraya oturdum kendime içki söyledim.
İçkimi içerken arkamdan cam kırılma sesi geldi ve dönüp baktım Selenay'ın üstüne dökülmüştü üstüne şarap döken garson telaşlı bir şekilde
''Selenay hanım çok özür dilerim.''
Selenay bir eliyle garsonun kolunu tutarak
''Önemli değil benim suçum dalgındım''
dedi garsonla biraz konuşup bar a gelip bir peçete istedi bende fırsattan yararlanarak konuşmaya başladım
''Ne kötü elbiseniz bir de beyazmış.''
dedim buruk bir gülümseme ile
'' Evet maalesef garson kızı görmedim ve çarptım bugün kötü bir gün benim için''
dedi hemen neyi olduğunu sormalıyım
''Özel değilse neyiniz olduğunu sorabilir miyim?''
dedim ve üstünde ki şarabı silmeyi bırakıp
''Erkek arkadaşımla kavga ettik evlenmek istediğini söyledi ama ben istemiyorum yani daha 19 yaşındayım gencim ve hayallerim var evlilik en son şey benim için daha yaşamak istediğim şeyler var neyse çok konuştum.''
dedi
''Hayır haklısınız hayallerinizin peşinden koşmak istiyorsanız koşun kimsenin sizi durdurmasına izin vermeyin''
dedim gülümseyerek baktı
''Haklı olabilirsiniz bu arada ben S-''
''Selenay'' dedim şaşırdı
'' Şey adınızı garson söylediğinde duydum''
dedim
''aa anladım peki sizin isminiz ne?''
'' Benim Adım Ayaz özkan''
dedim
''Memnun oldum Ayaz sizli bizli konuşmayı pek sevmem''
dedi hafif bir gülümsemeyle
''Peki tamam Selenay, otursana arkadaşların gelene kadar ama bir dakika bekle.''
ceketimi çıkarıp omuzlarına attım.
''Buna hiç gerek yoktu bence almalısın''
hayır der gibi kafamı salladım.
''üstüne kırmızı şarap döküldü ve burdan hiç hoş görünmüyor''
dedim ve güldüm
''kan gibi''
dedi derin bir nefes alarak bende
''boşver ee ne içersin ısmarlayayım''
dedim
''Seninkinden olabilir''
kafamı salladım ve barmen'e bir tane daha viski doldurması için işaret yaptım. Viskimizi yudumlarken Selenay'a verdiğim ceketin cebinde olan telefonum çalıyordu
''Şey bir dk telefonumu alayım.''
dedim ve eğilip iç cebinden telefonumu aldım kimin aradığına bakıp telefonu kapattım ve tezgaha koydum
''eee arkadaşların geç kalacak sanırım''
saatine bakıp
''saat sekizde gelecekler daha 1 saat var.''
dedi
''ama sen erken gelmişsin''
dedim
''bu mekanı çok seviyorum sürekli geliyorum yanlız da takılırım sıkıntı yok'' dedi ben zaten bu mekanı sevdiğini biliyordum.
Selenay'la uzun uzun konuştuktan sonra arkadaşları geldi o da arkadaşlarının yanına geçti. Bende yaklaşık 30 dakika sonra kalktım ve mekanın önünde arabamın gelmesi için bekliyordum arkamdan biri bana
''Ayaz''
diye bağırıyordu ilk başta dönmedim çünkü ismim Ayaz değil Uraz'dı en sonda topuklu ayakkabı seslerini duyup arkamı döndüm Selenay koşarak gelmiş nefes nefese kalmıştı
''Ayaz seslendim ama duymadın''
dedi
''kusura bakma dalmışım sen niye kalktın?''
dedim
''Ceketini unuttun al.''
bana uzatmış olduğu ceketi elinden alıp geri omuzlarına attım
''Sende kalsın bu mekanı sevdim gelirim o zaman verirsin.''
''Zevklerimiz aynı sanırım''
dedi gülümsedi bende gülümsedim
''görüşmek üzere Selenay''
''Görüşmek üzere Ayaz''
dedi arabaya bindim ve basıp gittim. planım yavaş yavaş işe yarıyordu. Eve gelip odama çıktım üstümü değiştirip uyudum.
Sabah kalktım ve kahvaltı yapmak için aşağı indim o sırada annem
''SONUNDA!''
diye bağırıyordu salona gidip
''Ne sonunda?''
dedim ikiside şaşkın bir şekilde dönüp
''hiç oğlum''
''Annen kanser tarama testi yaptırmıştı onun testi geldi bir şeyi yokmuş''
dedi sinirli bir ifadeyle
''Peki bundan benim neden haberim yok ?''
annem durakladı ve cevap verdi
''Daha belli bir şey olmadan seni üzmek istemedik''
dedi bende
''Bende bu ailedensem bilmeye hakkım var size afiyet olsun.''
dedim ve odama çıkarken evin hizmetlisi Meryem ablaya
''Meryem abla kahvaltımı odama getirir misin?''
dedim Meryem abla küçüklüğümden beri bizimleydi
''tabi oğlum getiririm''
dedi
''teşekkür ederim
diyip odama çıktım telefonumu elime alıp youtube'da gezinmeye başladım izleyecek videolar arıyordum tabii izleyecek video bulamadım bilgisayar masama geçip oturdum sınav tarihlerime baktım ve sınavlarıma 2 gün kaldığını farkettim ben bilgisayarımda ders çalışırken kapım çaldı
''Geeeel''
dedim kafamı kaldırmadan
''Meryem abla yatağıma koy ben yerim teşekkürler ''
dedim bana kahvaltımı getiren Meryem abla değil annemdi
''Oğlum biraz konuşabilir miyiz?''
dedi kafamı bilgisayarıma çevirerek
''Sınavlarıma 2 gün kaldı ve ben çalışmalıyım sonra konuşuruz.''
dedim annem hiç ısrar etmeden odamdan çıktı. Ders çalışmayı bırakıp kahvaltımı yaptım.
2 HAFTA SONRA;
Geçen hafta Selenay'ın yanına gidememiştim hastalandım o sebepten bugün gitmeye karar verdim.
Her zamanki gibi aynı şeyleri yaptım mekana gittiğimde Selenay 'da ordaydı arkadaşlarıyla oturuyordu bende karşı masasına oturdum görmemiş gibi telefonumu açıp oynamaya başladım sonra yanımda iki çift ayak gördüm kafamı kaldırıp baktım asla Selenay'ın burda olmadığını görmemiş gibi
''Selenay sen burda mıydın?''
o da
''Evet burdaydım direkt karşı masada arkadaşlarımla oturuyorum''
eliyle işaret yaptığı masaya baktım dönmüş bize bakan arkadaşlarına baktım ani bir hareketle hepsi önüne döndü bende Selenay'a dönüp
''Sonra istersen birşeyler içelim''
Selenay tam cevap verecekken arkadaşı araya girdi
''İsterseniz sizde bize katılın''
dedi
''Sizi rahatsız etmek istemem''
dedim
''Ayaz hayır rahatsız etmezsin ben ve arkadaşlarım çok mutlu oluruz''
bende tamam ifadesiyle ayağa kalktım
''Peki o zaman Selenay sen istiyorsan''
dedim ve kalktım Selenay'ın yanında ki boş sandalyeye oturdum yemek söyleyip yedik telefonumu almış dalgın dalgın bakarken
''Demi Ayaz?''
''Efendim kusura bakmayın dalmışım''
üstümde ki tuhaf bakışları atmak için
''Ne diyordunuz?''
Aradan biri soruma cevap vererek
''Selenay bir restorant açmanın mantıklı olduğunu söylüyor''
dedi
''hayalin bu muydu bence çok güzel eğer yapacaksan iç tasarımını ben yaparım''
dedim Selenay hoş bir gülümsemeyle
''Olur da sen mimarlık mı okuyordun?''
dedi evet anlamında kafamı salladım.
Güzel hoş bir sohbet ardından Selenay'la birlikte kalkmaya karar verdik
''Hanımlar çok güzel bir akşamdı teşekkürler herşey için''
onlarda
''rica ederiz ne demek'' dediler bende Selenay'ın koluna dokundum ve ''Geliyor musun?''
dedim
''Evet iyi geceler kızlar sizi seviyorum''
birbirlerini öptüler sonra mekandan çıktık
''İlk önce Hanfendinin arabasını getirin''
dedim
''Çok naziksiniz beyefendi''
dedi bende gülümsedim arabası geldi arka koltuğu açıp karton poşeti alıp bana uzattı
''Herşey için teşekkür ederim Ayaz çok güzel bir geceydi''
dedi gülümsedim
''Asıl ben teşekkür ederim de bu ne?'
' ''Ceketin''
dedi bende
''Sende kalabilirdi''
güldü
''Bakıp bakıp seni hatırlardım''
şaşırmış gibi baktım oda ani bir panikle
''ee ben gideyim geç oldu görüşürüz''
''görüşürüz''
dedim ve arabasına binip gitti. Eve geldiğimde poşetin içinden ceketi çıkartıp ceplerinde birşey olup olmadığına baktım elime bir kağıt parçası geldi cebime koyduğumu hatırlamıyordum içini açtığımda bir telefon numarası yazıldığını gördüm babamın verdiği telefona numarayı yazdım ve aradım telefon bir kez bile çalmadan açıldı
''Efendim?''
dedi sesi Selenay'a benziyordu bende
''Selenay Ben Ayaz ''
dedim bir süre etrafı sessizlik kapladı
''Ben olduğumu nerden anladın''
dedi bende gülerek
''Sesini nerde duysam tanırım''
dedim ve sanırım biraz olsa bu dediğimden hoşlandı .
''Kusura bakma aradığına şaşırdım numaramı geçen hafta cebine koymuştum hatta restoranta getirdim ama sen gelmedin. oraya koyduğumu da unutmuştum sende Selenay deyince sesini hemen tanıdım''
dedi ve nefesiyle karışık bir sırıtma hissettim
''Geçen hafta hastaydım gelemedim''
dedim o sırada Selenay'ın arkasından sesler gelmeye başlamıştı sanırım kapısı açılmıştı bağırışlar gelmeye başlamıştı
''Ben seni sonra arayacağım Ayaz görüşürüz''
dedi ve kapattı..
''Allah kahretsin''
diyip telefonu yatağa fırlattım. Selenay telefonu kapatmasaysaydı belki ne olduğunu duyabilecektim güvenini tam kazandığım anda Acar ailesine son darbeyi ben vuracaktım o yüzden içim rahattı.
Telefonu suratıma kapattığından beri ne geri aradı ,ne de mesaj attı bütün gece ne oldu diye düşündüm bence artık benim mesaj atma zamanım geldi telefonumu elime alıp Selenay la sohbetimize girdim ve yazmaya başladım
''Selamm dün telefonu ani kapattın bir sıkıntı yok değil mi ''
dedim ve bekledim o cevap verene kadar kalkıp elimi yüzümü yıkadım ardından kahvaltı yapmak için aşağı indim telefonuma bakıp duruyordum ki babam bana kızana kadar.
''Bırak şu telefonu artık''
''Tamam bıraktım''
''Hayırdır oğlum aşık mı oldun''
''Ne aşık olması baba''
''Olamazsın zaten hele onların kızına sakın''
Kafamı salladım ve kahvaltımı etmeye geri döndüm ama bir yandanda aklım telefonumdaydı. kahvaltımı edip yukarı çıktım ve mesaj beklemeye devam ettim tam uyuyacaktım ki mesaj sesi gelmesiyle irkildim mesajı açtığımda
''Kusura bakma kuzenim merdivenden düştü o yüzden kapatmak zorunda kaldım''
''Çok geçmiş olsun bir sıkıntı yoktur umarım''
''Hayır ''
