Bugün çok, çok heyecanlıydım sonuçta ilk işime başlıyordum. Maaşı iyi bir işti, basur dedemin ameliyat masraflarını karşılamak için mahalleden haraç kesmek yetmiyordu. O yüzden bende bu işe başladım, kriterleri düşük bir işti tek yapmam gereken patrona kahve getirip götürmekti, kısacası çaycı olcaktım zaten yapmadığım bir meslek değildi
Hazırlanıp yola çıktım dolmuşa bindiğimde herkes bana yargılayıcı bir şekilde bakıyordu temiz kıyafetim olmadığı için nixe kro taytımı giymiştim heralde o yüzden napalım 7/24 kıyafet bulamam ya
Şirket binasının önüne gelince kalbim hızlı hızlı atmaya başladı içimden " oha amk kule sisteden bile uzun " diye geçirdim. İstanbul'da olsam bile hâlâ Konyalıyım sanırım. İçeri girer girmez bütün gözler bana döndü, nixe kro taytımdan mı yoksa taa ilk günden içimdeki cevheri gördüklerindenmiydi bilmiyorum. -Ama büyük ihtimalle ikinci- koridorda yürürken fısıldanılan şeyleri duyabiliyordum.*bu yeni çocuk mu?* *ıyyy tipe bak götüme benziyor* *sekretermiymiş?* *PUAHAHAHAHAHAHA BUNEMK* . Sondakini duymuş olabilirim. Yürürken parıl parıl parılıyordum özgüvenimden herhal, o değilde tayt biraz dar mı ne. Ben böyle dalmış giderken bir anda duvara çarptım, bekle o da ne HAaaahh bu bir duvar değilmiş.Bu Dalyarak Holding'in patronu Melike Dalyarak'mış.(Düşerken)
---İyaaaahhh, ahh noluyo lan
---Dikkat etsene lan dangalak!
---P p pardon...
Dağ mı bu mübarek ben çarpıp yere kapaklandım bu yerinden oynamadı. yüzüm utançtan kıpkırmızıydı, pezevenk, düşürdüğüm kağıtları toplamama yardım bile etmedi, hatta... hatta bana bakmadı bile
Yerdeki kağıtları toplayıp kalktım utançtan yerin dibine girmek istesem bile büyük bir özveriyle kendimi toplayıp hızlı hızlı yürümeye başladım. Yürürken saatime baktım daha görüşmeye yarım saat vardı. Hazır açken kafeteryaya gittim. Döner ayran alıp bir yere oturdum. Döner normaldi o kadar pahalıydı ki tadına bile varamadım. Ağzım kuruyunca ayranı açtım ilk yudumu alır almaz tükürdüm. Hemen kafeteryadaki görevlinin yanına gittim.
---Bu ne lan!? Naptınız lan buna!? İçine falan boşaldınız heralde, tadı biraz öyle gibi de!
---Ayranda bir sorun yok. Fakat... Siz sperm tadını nerden biliyorsunuz?
Hay şom ağzım! Utançtan koşarak oradan uzaklaştım koridorda yürümeye basladım aklımdan olayı geçiriyordum. Ne yani kendiminkinin tadına bakmış olamazmıydım!? Hıh neyse
Yürürken fantezi gecelikli bir adam yanıma yaklaştı
---Sen yeni sekreter adayısın herhalde. Melike Bey bir tane büyük boy Americano istiyor, odasına götürücekmissin.
---Aeeee şey hıhı evet benim, tamam hemen götürüyorum
Benden rezilleri de varmış demek. Kafeteryaya geri döndüm. Allah'tan baska bir görevli vardı. Kahveyi alıp yürümeye başladım. Odayı biraz zor buldum ama, olsun.
Kapıyı açar açmaz ne göreyim!?
