Hava soğuk şehir karanlıklar içindeydi kim bilebilirdi ki bu hayatta şanslı insanlar var ya da şanssız... Melissa, akşam işinden dönüyordu, çok yorulmuştu. Kim yorulmaz ki? Melissa eve geldiğinde evde terslik olduğunu farketti. Ne de olsa tek yaşıyordu o evinde. Pencereler açık, masanın üzerine bıçakla sabitlenmiş bir not buldu ' MERHABA MELİSSA, BENİ TANIMIYORSUN AMA BEN SENİ ÇOK İYİ TANIYORUM. GELECEKTE BAŞINA DERT OLACAĞIM Kİ BU HERHANGİ BİR ZAMANDA OLABİLİR. KENDİNE İYİ BAK. ;)'
Melissa bunu anlamamıştı. Çünkü hayatında şüphelenebileceği kimse yoktu. Az düşündü ama yok. Yine bulamadı. Bir bıçağa baktı ve:
- Acaba niye bıçakla sabitledi. Kim sabitlemişse. İçi ürperdi, kalbi atmaya başladı. Tehdit görüyordu ve bu onu çok korkutmuştu. Masadaki bıçağı alıp polis merkezine götürmeyi düşündü ama ya dışarda o kişi ona tuzak hazırlamışsa. Melissa daha çok korktu ama cesaretini toplayıp polis merkezine gitti. Kötü şu ki parmak izi yok, bıçak tertemiz idi. Melissa polislerden biriyle eve gelmeyi istiyordu, yalvarıyordu. Tüm durumu anlattı polislere. Neyse ki ikna edebildi. Polislerden biriyle evin kapısına gelip ona teşekkür etti.
Polis gitti. Melissa içeriye girdi, baktı ki karşısında siyahla giyinmiş yakışıklı mı yakışıklı birisi duruyordu. Ondan bir an korktu ama bir yandan da ona aşık oldu.
Karşısındaki sırıtarak, Melissa'ya baktı...
