- Majesteleri Kim klanından Kim Sou-jun geldi sizinle önemli bir hususta konuşmak istediklerini söylediler.
Kral kafasını önündeki hesap defterinden kaldırdı.
- İçeri al!
Kapı açıldı ve içeri Kim sou-jun girdi. Kim sou-jun, önceden de bahsettiğimiz gibi Kim klanının meclisteki temsilcisi ve lideriydi. Eskiden yani şimdi ki kralın babası olan Min young-sun zamanında kralın arkadaşı olarak mecliste sözü en çok geçen kişiydi. Ancak kral Japon kralı tarafından düzenlenen bir süikast sonucu öldükten sonra ve yerine oğlu Min Yoongi geçtiğinden beri eski yeri bir hayli sarsılmış hatta yıkılmak üzereydi.
- Umarım gerçekten önemli bir husus için gelmişsinizdir.
Kim sou-jun derin bir iç çekti. Tedirgin olduğu her halinden belliydi. Eskiden ona en çok saygı duyan en yakın arkadaşının yerinde şimdi ona saygısızca ve haşin davranan oğlunu görmek oldukça zoruna gitmişti. Elinde olsa ülkeyi, sarayı, kuralları düşünmeden bir çırpıda kesip kafasını ayağının altına alırdı. Ama aklındaki planını bozmaması ve soğukkanlı olması gerektiğinin de farkındaydı.
- Majesteleri yiğeniniz kai ile torunum Jennie'nin düğün merasimi hakkında konuşmak için gelmiştim.
- Bu konuyu saray rahibi ile konuştum kendisi en iyi zamanı belirleyip haber vericek.
Kim sou-jun bu adamın kibirli tavrına daha fazla dayanamayacağını hissetmişti ve konuyu uzatmak istemedi.
- Peki majesteleri, izninizle ben çekiliyim.
- Buyrun çekilebilirsiniz.
Kral Min Yoongi gerçekten zeki bir kraldı. Kral kyungun ortanca oğlu olan Yoongi, kral kyung öldükten sonra taht için kavga eden kardeşleri Min Seok-ghi ve Sehun'dan oldukça farklıydı. Kardeşleri taht için birbirine girerken o büyük devlet adamlarını rüşvetle kendi tarafına çekmişti en sonda ise babaannesi kraliçe Yang ile bir anlaşma yaparak tahtın asıl sahibi olmuştu.

Ancak işler sonradan sarpa sarmıştı. Kore, Japonlarla olan savaşını yenilgiyle sonuçlandırıp Japonların egemenliği altına girdikten sonra Kral Min de Park klanının egemenliği altına girip onların kuklası olmuştu. Babaannesinin mensup olduğu Park klanı her türlü pis işlerini kralı kullanarak kapatıyordu.
---
Sarayda 'Kraliyet Hüküm Meclisi' ismiyle bilinen ve Kore'nin 4 büyük klanın bulunduğu 2 tarafa ayrılmış bir meclis bulunuyordu. Bu taraflar KİM ve LEE klanlarından oluşan SARİM tarafı, PARK ve HWANG klanlarından oluşan MERA tarafı.
Bu iki tarafın arasındaki rekabet çok eskiye sarim tarafının ataları ile MERA tarafının atalarının başa geçme, ülkede hakimiyeti ellerine alma merakından olagelmişti. Ama iki tarafında tek bir ortak yanı vardı o da iki tarafında para için yaptığı kara işler.
Sarim tarafı saray hazinesinden eser kaçakçılığı yaparken, Mera tarafı ise kral ile yaptığı işbirliği sayesinde vergileri adaletsizce arttırıp halkı sömürüyorlardı. Bu kadarla da kalmıyor alınan vergilerin çoğunu el altından kaçırıp, vergi kaçakçılığı yapıyorlardı.
---
- Abla kralla işbirliği yapmamız gerekiyor sebebini şuan söyleyemem ama yapmalıyız işte! Sadece bir seferlik bana güven ve elini kaldır.
- Emin misin?
Wendy kafasını hafifçe salladı. İrene ne kadar bir işe yaramayan, Mera tarafının elindeki bir kukla olarak tanımladığı Kralla değil işbirliği yapmak yan yana durmak bile istemese de bu sefer kardeşine güvenmek istiyordu.
Yerim de kardeşleri gibi elini kaldırdı ve son durumda el kaldırmayan bir tek Kralın yiğeni Min sunmi kaldı.
Min sunmi kralın tek kızı olan Min Nayeon'nun kızıydı. Sunmi'nin annesi Min Nayeon abisi Yoongi tarafından ülkeye ihanet suçu sebebiyle sürgüne gönderilmişti.

Bu sebeple annesinin şuan yanında olmamasının sebebi olan dayısıyla işbirliği yapmak istemiyordu.
- Öyleyse karar verilmiştir. Chae-won, İrene ve Sunmi bu görev sizde. Sunmi durumunu hepimiz biliyoruz ama eğer planımız yolunda giderse dayını ikna edip anneni de kurtarabiliriz. Bu görev için paha biçilemez bir yerin bulunuyor. Majestelerine olan yakınlığın sayesinde onunla iletişime geçmek bizim için daha kolay olucak.
Soojin ve Sunmi çok yakın arkadaşlardı aralarında pek bir yaş farkı yoktu. Soojin'in annesi öldüğünde dedesi kan-gi, Soojini kabul etmedi. Zaten Soojin'in annesi kan-gi'nin bir şamanla olan yasak ilişkisinin sonucu doğduğu için Kan-gi, Soojini kendi soyundan saymıyordu. Çünkü söylentilere göre Soojin'in babaannesi, Kan-gi'nin bir daha hiç çocuğu olmaması için onu lanetlemişti. Ve gerçekten de Kan-gi'nin hiç çocuğu olmadı. En son karısı hamile kaldığında ne kadar sevinse de doğum zamanı gelince karısı da bebeği de vefat etti.
İşte Soojin böylece ortada kalmıştı ki Nayeon onu saraya kendi yanına aldı. Genç kızın yaptığı ilaçlar ve zekası tüm halkın dilindeydi doğal olarak Nayeon'un da kulağına bu konu hakkında bir şeyler çalınmıştı. Nayeon böyle yetenekli bir kızın sarayın işine yarayacağını biliyordu. Soojin saraya geldiğinde 10 yaşındaydı Sunmi ise henüz 8 yaşındaydı. İki kız çok iyi anlaştılar ve çok iyi dost oldular.
- Haklısın belki bu durum her şeyin düzelmesi için bir başlangıçtır. Örgütün ve ülkenin geleceği için düşmanım bile olsa dayımla işbirliği yapmaya hazırım. Annemi bende özlüyorum o benim ailem ancak benim burda bir ailem daha var öyle değil mi? Hepiniz benim ailemsiniz eğer batarsak hepimiz birlikte batarız.
Sunmi'nin konuşması ortamı daha da yumuşatmıştı. Çünkü bir çok üyenin işbirliği yapmaya çekinme sebebi Sunmi'nin sayısına olan nefretiydi. Ama şimdi sunmi'nin bu konuşması onların içini rahatlatmıştı ve ortamdaki gerginliği yok etmişti.
- Peki öyleyse şimdi planı anlatıyorum beni dikkatlice dinleyin her adım çok önemli!