İçeriğe geç

Sea Sparkle

Bölüm 6 · 4 dk okuma

Sea Sparkle

Bölüm 6

5

Elimdeki bardağı garsona verirken elimle İlay'ı göstererek "Bak şuradaki kızıl saçlı kızı görüyor musun ? Bunu o kıza vereceksin ve şu esmer kız gönderdi diyeceksin tamam mı ?"

Kız kafasını sallayıp ona doğru gitti.

Bugün hem merakımı dindirecektim hemde istediğim görüntüleri alıcaktım.

Bir kız ayarladım, İlay'ın yatağına girip hem sırtının fotoğrafını detaylıca çekicekti hem de onunla fazlaca yakın olduğu birkaç fotoğraf verecekti elime.

İşimi sağlama almak için biraz ağır bir kokteyl hazırlattım bunu içtikten sonra uzun süre kendine gelebileceğini sanmıyordum.

Mekandan çıkıp karşı yoldaki arabama bindim, herşeyi daha yakından görmek ve ne olur ne olmaz diye kayıt almak için kameramla kayda başladım.

Garson içeceği İlay'a verdi, ilk başta kabul etmedi ama garson içeceği masaya bırakarak söylediğim esmer kızı gösterdi.

İlay kızı biraz süzdü, beğenmiş olacak ki teşekkür ederim dercesine gülümseyip içecekten bir yudum aldı.

Esmer kız, adı Dila onunla üniversiteden tanışıyorduk birkaç kez sohbet etmiştik.

Bu tarz mekanları sevdiğini ve sevgilisiyle bir açık ilişki içerisinde olduğunu söylemişti sohbet arasında, bu yüzden ona bunu teklifi etmekten çekinmemiştim.

O da seve seve kabul etmişti tabi.

Dila yavaş yavaş İlay'ın yanına yaklaşmaya başladı o sırada da İlay içecekten birkaç yudum daha almıştı. Nihayet yanına varabildiğinde direkt gidip İlay'ın kucağına oturdu, birkaç küçük cümleden sonra öpüşmeye başladılar.

Şuan gayet huzurlu hissediyordum, istediğim şeyi belki de daha fazlasını alacaktım bu gece.

Bazen kendimi kötü hissetsem, onun bir suçu yok desem yalnızlığıma ağladığım geceler haykırıyor bana onun da gayet suçlu olduğunu.

20 yaşındayım, İlay ise bende 2 iki yaş büyük. Bunu belli etmemin nedeni Annem ve Babamın boşandıkları sene onun Annesi vefat etmişti, yani İlay hiç annesiz kalmamıştı hatta benim annem sayesinde benden daha fazla süre annesi olmuştu.

Benim son 2 senedir annem yoktu, ailem yoktu.

Bazen düşünürdüm İlay neden anneme karşı çıkmadı diye ama sonra öğrendim ki baba kız annelerini pek sevmezlermiş zaten.

Öğrendiğim kadarıyla birkaç psikolojik hastalığı varmış ve evde zor günler yaşatıyormuş.

Yani iyi ve sağlıklı? bir anne gelmesi onun için bir lütufmuş, neden karşı çıksın ki ?

Dışarıdan bir ses geldiğinde irkilip camdan dışarı baktım, mekandan çıkan bir adam sarhoşluğundan dolayı sürekli düşüp kalkarak yürümeye çalışıyordu.

Onu boş vererek İlaylara baktım mekandan çıkmışlar mı diye ama hala masada duruyorlardı, Dila sanırım onun iyice sarhoş olmasını bekliyordu.

En sonunda masadan kalkabildiklerinde İlay yeterince sarhoş olmuştu.

Dila onun omzuna kolunu atarak düşürmeden arabasına bindirmeye çalışıyordu.

Onu arka koltuğa oturtup kemerini taktıktan sonra kendi de sürücü koltuğuna binip ayarladığım eve doğru sürmeye başladı arabayı.

Bende arkalarından gitmek için arabayı çalıştıracaktım ki mekandan İlay'ın arkadaşlarından biri çıktı, duyabildiğim kadarıyla İlay'a sesleniyordu.

Onu susturmam gerekiyordu.

Arabadan inip ona doğru gittim, yanına vardığımda arkası dönük telefonundan birşeyler yapıyordu.

Elimi omzuna koyup "Pardon" dedim. Bana dönerek "Buyrun ? " dedi sorgular bir şekilde.

"Sanırım İlay'ı arıyorsunuz, şu kızıl saçlı kız değil mi ? " dedim.

Rahatlar bir şekilde omuzları çöktü "Tanıyor musun onu, Nereye gitti biliyor musun ? Haber vermedi sarhoştu en son başına birşey gelsin istemiyorum" dedi.

Başına daha nasıl kötü birşey gelebilirdi ki ? Arkadaşının başına gelecek olanları bilse kahrolurdu sanırım. Bunu boşvererek, anlayışlı bir şekilde başımı sallayıp "Merak etmeyin lütfen, arkadaşımla beraber az önce gittiler, gayet güvende." dedim.

Hatırlamaya çalışır gibi birkaç saniye düşündü "En son kucağında olan kız mı ? Esmer olan ?" dedi.

"Evet evet o kız, sabah döner sanırım İlay merak etmeyin "

"Peki o zaman bana bir aders verin ki sabah İlay'ı alabileyim arabası burda kalmış. "

İçimi korku kapladı bir anda, adres verirsem eğer şuan da gelebilirdi ve benim uğraştığım herşey boşa giderdi.

Hızlıca söyleyecek birkaç yalan bulmayan çalıştım "Şuan gittikleri ev burdan çok uzakta, sabah burdan oraya gidip sonra geri dönmek çok uğraştırır sizi. Her sabah okul için bu taraflara geliyorum, isterseniz eğer ben bırakabilirim onu."

Bir süre düşünse de başını olumusuz anlamda sallayıp "Sorun değil ben gelip alırım onu, alınmayın lütfen ama arkadaşımı tanımadığım insanlarla ve adresini bilmediğim evlerde bırakamam" dedi.

İşte şimdi gerçekten kötü olmuştu.

Ayarladığım ev söylediğimin aksine buraya gayet yakın bir yerdeydi, eğer orayı söylersem yalan söylediğim ortaya çıkardı.

Mecburen buraya gerçekten uzakta olan kendi evimin adresini verdim.

İşimiz bittiğinde İlay'ı alıp kendi evime geçerdim ve arkadaşı da sabah onu ordan alırdı.

Nihayet arabama binip eve doğru gitmeye başladım çok değil 6-7 dakika sonra oradaydım.

Evin önüne arabamı park ettim ama etrafta Dila'nın arabasını göremiyordum, sakin kalmaya çalışarak Dila'yı aradım.

Normalde bölüm daha çok çok uzayacaktı ama hem kısa bölümler yazmayı düşündüğüm için hem de çok uzun süredir bölüm atmadığım için bu bölümü burada kesip atmak istedim.

Diğer bölümü birkaç güne kadar yazm

ış ve atmış olurum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.