İçeriğe geç

Sea Sparkle

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Sea Sparkle

Bölüm 3

3

Antalya'da bir üniversitenin kantininde, elimde kahvem ile Dekanla konuşan kızı izliyordum.

İlay, bir hafta önce ona fake bir Instagram hesabından mesaj atmıştım. Öğrenmem gereken şeyler vardı çünkü.

İlay çok güzel bir kızdı, ama sanılanın aksine ondan hoşlanmadım veya ilk defa bir kafede görmedim, onunla sevgili olmak veya yakınlaşmak istemiyorum. İstediğim tek şey haberi dahi olmadan benden çaldığı mutluluk.

Bir zamanlar benim olan o mutluluğu geri istiyordum ama eğer ki geri alamıyorsam, o mutluluğu ona da bırakmıycaktım.

İlay Aykaz, Üniversite Dekanının kızı.

Ben Vera Altıntaş, Üniversite Dekanının yeni evlendiği kadının sakladığı kızı.

Annem benden yönelimim yüzünden utanıyordu, çünkü nasıl olur da Mahi Altıntaş'ın kızı lezbiyen olurdu ?

Beni etraftan saklayabilirdi, soranlara benim hiç çocuğum olmadı diyebilirdi ki dedi de. Ama beni evlendiği adamdan sadece bu neden yüzünden salklamadı.

Yıllardır babam bildiğim adamla evliyken başka bir adamla yasak aşk yaşamıştı ve ben yasak aşkın meyvesi olarak doğmuştum. Bunu herkesten saklamıştı ki üç sene önceye kadar.

Biyolojik babam gelmişti evimize, ateşini bırakıp gitmişti yüzüme dahi bakmadan çünkü istediği ben değildim, anne ve babamın yavaş yavaş kavuşmaya başladıkları zenginlikti istediği. Annemi tehtid ederek ondan para istemişti ama babam yakalamıştı onları.

Adamı döverek gönderirken anneme de hemen bir boşanma davası açmıştı.

Beni istememişti çünkü ben onun çocuğu değildim, mecburen annemde kalmıştım.

Annem beş parasız kalmıştı, ama yeniden başlamayı severdi. Önceden az da olsa tanınmışlığını kullanarak bir moda evi açmıştı ve büyüdükçe büyümüştü.

Boşandıkları sene annem zaten evden çıkmıyor, beni umursamıyor diye biraz rahat davranmıştım ve evimizin yanındaki bir parkta sevgilimle buluşmuştum ve anneme yakalanmıştım.

Lezbiyen olduğumu böyle öğrenmişti, beni saklamaya ve görmezden gelmeye başlamıştı.

Medyaya benim hiç çocuğum olmadı diyordu ama görünen o ki kendisi de bu yalana çokça inanmıştı.

İki ayda bir belki konuşurduk belki konuşmazdık yılda bir iki kez belki görürdüm. İlay her gün görürken hemde.

İlay'a mesaj atmıştım, çünkü 'artık' bir kızı olduğuna çokça inanan annem gerçekleri öğrenmeliydi. Güzel üvey kızının bir lezbiyen olduğunu öğrenmeli ve ona yaptığı bu annelik saçmalığını derhal bitirmeliydi.

İlay'a yöneliminin ne olduğunu sormuştum, biliyordum ama bunu destekleyecek çok fazla kanıt olmalıydı elimde.

Annem beni lezbiyen olduğum için herkesten saklıyordu, utanıyordu, sevmiyordu beni. Onu ise çok seviyordu. Haddinden çok seviyordu.

Ona olan sevgisi de bitsin istedim.

Hak edene verilmediyse eğer o sevgi, hak etmeyen zırnığını dahi koklayamazdı, izin vermezdim.

Babasının yanından gülerek ayrılan İlay' a son kez bakıp, elimdeki kahve bardağını çöpe atıp çıktım üniversiteden.

Arabama binip İlay'ı takip etmeye başladım, bir kızın yanına gidiyordu, yapıcakları şey belliydi. Onlar o haldeyken fotoğraflarını çektiğimde tüm kanıtlarım tam olacaktı.

Ve ben yıllar sonra ilk defa annemin ayağına gidicektim bensiz sahip olduğu aileyi elinden almak için.

****

Aşşşırı gerginim oldu mu acaba diye hdldhsk

Ama bence oldu, bu da tanıtma amaçlı yazdığım bir bölümdü bundan sonraki bölümler bazen texting bazen düz yazı olarak gelicek karışık yani.

Bence olayı çok güzel anlattım umarım anlamışsınızdır.

Kafanızın

karışmaması için bu bölümü yazmalıydım m>

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.