İçeriğe geç

Se*ks Denen Şey

Bölüm 6 · 3 dk okuma

Se*ks Denen Şey

Bölüm 6

bölüm 6: Bambaşka Bir Dünya

Kapıdan girdiklerinde üçü el ele tutuşmuştu. İçerisi şimdiye kadar hiç görmedikleri kadar şatafatlı bir yerdi. Mavi, kırmızı, sarı ışıklar her yere vurup sönerken insanlar dans ediyor hatta soyunuyor, çıldırıyor ve eğleniyorlardı. Kapının ötesi adeta bambaşka bir dünyaydı.

Mukaddes: Aman Allah'ım

Feyza: (inleyerek) gözlerim milyonlarca yakışıklıyı aynı anda görüyor

Hafzullah: (ikisinin ellerini sıkıca tutar) hadi kızlar burada ayrılıyoruz. Herkes eğlencesine baksın ama unutmayın saat tam gece yarısını vurduğunda hepimiz burada olacağız.

Feyza ve Mukaddes başalarını salladılar ve herkes başka bir aleme daldı.

Mukaddes, etrafı dolaşıyor, Recebi görmenin umuduyla insanlara sarı saçlı uzun boylu birini gördünüz mü diye soruyordu. Onun için bu şekilde geçen ilk 30 dakikanın ardından bitap düştü ve kendini ortada bulunan koltuklardan birine attı. Başı dönüyordu ama bu lanet müzik öyle hareketliydi ki alttan alta poposunu sallamayı ihmal etmiyordu, derken yanına tahmini iki buçuk metre boylarında şimdiye kadar gördüğü en zayıf canlı çarpık dişli bir oğlan yanaştı. Merhaba güzellik şeklinde bir selamlamadan sonra elindeki ikinci içeceği Mukaddes'e uzattı. Zaten çok susamış olan Mukaddes hiç düşünmeden tüm bardağı tek yudumda bitirdi fakat bilmediği bir şey vardı: İçtiği şey su değildi.

O sırada partinin bambaşka bir köşesinde olan Feyza dördüncü bardağını içiyor ve başka bir dünyaya gidiyordu. Üç tane erkeğin arasında cenneti yaşıyor, onlarla oyuncaklarmış gibi oynuyordu. Hayatı boyunca hep üç tane erkeğin ona hizmet etmesini istemişti. Her yerlerine dokunup içeceklerini bedavaya getiriyordu. Oğlanın biri elini öpmeye çalışırken tek tırnağını kırınca anlık bir sinir krizi geçirdi ama hemen sonrasında geri yumuşadı. Bugün daha fazla üzüntüye yer yoktu.

Havzullah partiye giriş yaptığı andan itibaren gözüne kestirdiği 74 yaşındaki tek dişi kalmış amcayla beraberdi. Onu öpüyor, içiriyor ve her türlü yolu deneyerek cebindekileri indirmeyi planlıyordu. Bu tip adamların kaybedecek hiçbir şeyi yoktu. Beş bardak içki içtikten sonra mekanın tuvaletine gittiler. Havzullah son kozunu kullanrak adamın kulağına "Hadi hızlı kaplumbağam, becer beni" dedi. Elini adamın cebine indirmiş antika saati çoktan avucuna almıştı.

Mukaddes içtiğinin su değil içki olduğunu fark etti ama iş işten çoktan geçmişti. İlk defa içtiğinden hemencecik sarhoş olmuştu. Beyni vücudundan ayrı çalışıyordu sanki. Alkolün verdiği kısa süreli güçle ayağa kalkıp delicesine dans etmeye başaldı, tüm bu süre zarfında yanındaki zayıf uzun adamcık Mukaddes'e eşlik ediyor, onun hakkında kafasında bir şeyler tasarlıyor gibiydi. Mukaddes nihayet üçüncü bardağı devirdiğinde beyaz abiyesi çeşitli lekelerle kaplanmış, kendisi de uykuya dalmıştı. Zayıf adam elindeki beyaz hapı Mukaddes'in ağzına sokup yutturduktan sonra onu kucağına aldı.

Feyza uzun topuklularını çıkarmış, tırnaklarını sökmüştü. evden getirdiği plaj terlikleri ayağındaydı. Erkekleri çoktan kaybetmişti. Sürekli emir veren yapısı onları kaçırmıştı ama Feyza buna üzülmemişti bile. Onun için erkekler sadece bir eşyaydı. Gitmeleri kısmen bir başarı sayılırdı. Şimdi terlikleriyle partinin bir ucundan öbürüne gidiyor, yer yer durup dans ediyor ama aslında Havzullah ve Mukaddes'i arıyordu. Onları bulmalıydı çünkü etrafta hiç de güvenli olmayan tipler görmüştü.

Havzullah antika saati cebine indirip hızlı kaplumbağayı tek tekme ile bayıltmıştı, yaşlı birinden kurtulmak tereyağından kıl çekmek gibi bir şeydi. bunun verdiği özgüvenle peruk saçını savurarak tuvaletten çıktı ve diğer arkadaşlarını aramaya koyuldu. Feyza da dolaştığı için birbirlerini bulmaları çok sürmedi. Birbirlerine sarıldıktan sonra aynı anda aynı soruyu sordular: Mukaddes nerede? ve tekrar aynı anda "Ben de bilmiyorum" cevabını verdiler. Birbirlerine yaşadıklarını anlatıp güldükten sonra yaklaşık yarım saat twerk attılar. Dünya böyle bir yer miydi? İkisi de hayatlarında hiç olmadıkları kadar özgür hissediyorlardı, o an her şeyi yapabilirilerdi. Saat artık gece yarısını vurmak üzereydi, ikili Mukaddes'i aramaya başlamanın iyi bir fikir olduğunu düşündü. Tam aramaya koyulmuşlardı ki Havzullah arkasında bir el hissetti. Geri dönüp baktığında hızlı kaplumbağanın orada olduğunu ve bağırarak ona bir silah doğrulttuğunu gördü. Yaşlı adamın sinirden gözleri kızarmıştı ve aynı cümleyi daha yüksek şekilde bağırarak tekrar edip duruyordu: "Saatimi geri ver alçak travesti."

Havzullah korkuyla ellerini kaldırdı. Yalvarırım bir şey yapma onu ben almadım diyebildi zorlukla. Feyza diz çökmüş korkudan titriyor, hiçbir şey söyleyemiyordu. Yaşlı adam son kez söylüyorum diye bağırdı.

ANTİKA SAATİMİ GE-

Tam sözlerini bitireceği sırada saat tam gece yarısını vurdu ve mekanın büyük gösterişli saatinden herkesin duyabileceği bir çan sesi geldi.

Bölüm sonu

2 yorum