İçeriğe geç

Sayı say

Bölüm 2 · 10 dk okuma

Sayı say

Bölüm 2

Mücadele

"Ali için kan lazım çok fazla kan kaybetmiş ve ameliyata devam ederse muhtemelen masa üstünde kalır " ne dedi hemşire masa üstünde kalmak mı nasıl yani Ali'nin ölme tehlikesi mi vardı bu nasıl olabilirdi ki benim ali'im nasıl ölebilirdi . Furkan " sıfır negatif Ali'nin kanı nerden bulucaz nerden !" Deyince rahatladım benim kanım uyuşuyor du " benimki uyuşuyor kanı nerde vermem lazımsa verebilirim " dedim ve Furkan'a döndüm gözündeki o ümidi görünce istemsizce tebessüm ettim Ali ölemezdi buna asla izin vermezdim ne olursa olsun Ali için mücadele ederdim . Kan verdikten sonra tekrar eski yerime geçtim ve beklemeye başladım .

Yaklaşık 5 saat sonra prof. Dr. Tunç bey ameliyathaneden cıkti ve bize doğru ilerlemeye başladı , merakla onu bekliyordum ve artık güzel bir haber duymak istiyordum doktor furkanla benim önüme geçti ve " ameliyat çok riskliydi ama durumu iyiye gidiyor yalnız 2 hafta onu misafir etsek daha iyi olur " dediğinde resmen içimdeki tüm kötü düşünceler yok olmuştu Furkan " peki ya onu gorebilirmiyiz " dediğinde doktor "yalnızca 5 dakika sırayla " dedi ve ilerlemeye başladı hemşire ise " ikinizde gelin sizi giydirim daha sonra sırayla girersiniz . Furkan bana o mutluluk dolu gözlerle bakınca içim gıdıklanıyor ayrı bir heyecan yaşıyordum . Furkan " ilk sen gir " dediğinde bunu kesinlikle kabul etmedim etmemdliydim zaten Ali beni sadece okulda görüyordu birde furkanın evinde onun dışında hiç bir bağlantımız yoktu bu yüzden benim yerime canından çok sevdiği Furkan girmeliydi .

Furkan'ın dilinden :

İnci'ye ilk onun girmesini söylemistim ama kabul etmedi bunu biraz garipsedim ama daha sonra bunu hak ettiğimi söyledi ve ilk ben girmem gerektiğini söyleyince zorlamadım kardeşim dediğim insanı artık görmek istiyordum . Onu gôrmek istiyordum ama kesinlikle böyle değil , ona bir şeyler anlatmak. İstiyordum ama Ali bu haldeyken değil . Onu ayakta görmek istiyordum herzamanki gibi onu sinir edip peşimde koşturtmayı istiyordum , az şey istiyordum Aslında ama şu an neredeyse imkansız bir şey istiyordum .

Ve ben bunca düşünceler içerisinde Ali'yi o halde görünce nefesim kesildi , ölüden farkı yoktu ki bu benim tanıdığım Ali değildi Ali'nin her halini görürdüm görmüştüm ama bu halini görüceğim aklımın ucundan geçmezdi .

Hemşire bizi yalnız bırakınca yatağın köşesine oturdum bir müddet boş gözle Ali'yi inceledim , " iyileşeceksin kardeşim" dedim normalde çok seyrek ağlardım ama 7 saattir gözümden düşen yaşları bir araya getirsek bir havuz dolardı sanırım . Çok şey konysmak istiyordum ona sorular sormak istiyorum ama burda değildi Ali'nin ayakta olduğu güldüğü o koyu kahve gözlerinin parladığını girmek istediğim bir yerde konuşmak istiyordum yatağın köşesine geçtim ve öylece Ali'yi izledim ölüden farkı yoktu ki hareket edemiyordu , konuşamıyordu , bana kızamıyordu mesela ya da ellerini saçlarının içinden geçirmiyordu onu böyle görmek hiç hoşuma gitmemişti ama hemşirenin dediğine göre her an uyanabilirdi , hareket edebilirdi . Boş gözlerle onu izlerken odaya hemşire girdi ve suremizin dolduğunu söyledi .

İnci'nin dilinden :

Furkan içeri girdikten sonra kavgadakino çocukları gördüm Furkan'nın dövdüğü çocuk sedyedeydi ge diğerleri güvenlik ile kavga ediyordu aralarındaki en uzun boylu çocuk yanıma geldi ve bana bunun asla yanlarımızda kalmayacağını belirtti ben ise onu isterek bizim bı suçumuz olmadığını yaklaşık 14 saattir asıl bizim sıkıntıda olduğumuzu ve arkadaşının çok ufak yaralar ve kırıklar olduğunu söyledim bağırışlarımızı duyan sedyefeki çocuk bana döndü ve "aynı kaderi sende yaşayacaksın !" Dedi sesi çok gür çıkmıştı ve bu beni gerçekten çok korkuttu ne demişti o aynı kaderi paylaşmak benide mi bıçaklayacaktı bunu yapamazdı çünkü cezaevinde olucaktı . Ne yapıp ne edip onu o cezaevine sokacaktım , yanımdaki çocuk tekrar üstüme gelmeye başlayınca güvenlik müdahale etti bende kapının önünde beklemeye devam ettim . 2 dakika sonra Furkan geri geldi ve hemşire beni içeriye yönlendirdi .

Ali'yi o halde görmek içime yakıyorudu kim görmek isterdi ki sevdiğini böyle uzun beyaz çarşafın üzerinde mavi desenli bir elbise ile yatmasını, kimse istemezdi isteyemezdi zaten . Hemşire çıktığında yatağın yanına geçtim beni duyabiliyordu bu yüzden içimden konuştum o sarı yellozu seviyordu Ece yi seviyordu , beni değil beni belki de arkadaşı olarak bile görmüyordu ki sadece Furkan'ın arkadaşı olarak görüyordu . Peki neden , neden ben değil, neden yapıyor bunu kendine , Ece onunla oyun oynuyor , ben ise kör kütük âşıktım ona , ama o neden eceyi seçti , eceden önce ben ona açılsaydım acaba beni de böyle sever miydi ? , ya da ben de ona oyun oynasaydım , ben de deniz'le iddiaya girseydim , o zaman beni severmiydi ? , hiç sanmıyorum. O beni değil ece'yi seçti. Doğrular gerçekten insanın canını yakıyordu her zaman da böyle olacaktı hayatımda güzel olan tek şey o evden kaçmaktı sanırım, evet öyleydi en azından yanımda deniz ve Furkan vardı , yanımda olmasa kalbimde bir sli vardı bu da yeterdi . Hemşire geldi ve sürenin dolduğunu söyledi . Ali'ye baktım tekrar çok güzeldi onu böyle görmek içimi çok yakiyordu ama uysnıcaktı kahverengi gözleri tekrar açılacaktı onu bu kadar yakından görmek bile bana yetiyordu .

Odadan çıktım ve üstümü değiştirdim Furkan dışarı çıkmış polislere ifade veriyordu oldukça sakin görünüyordu ve bu beni şaşırttı. Onun yanına indim ve bende polislere ifade verdim . Polisler gittikten sonra bir sigara çıkardım daha sonra dudaklarıma koydum ve ceplerimde çakmak aramaya başladım . Bulduktan sonra bir elimle sigaranın üstünü kapattım ve diğeri ile sigarayı yaktım , içime derin bir nefes çektim ve sigara ile birlikte çakmağı Furkan'a verdim , bir banka oturduk ve sigaralarımızı sonuna kadar çektik daha sonrsda hastaneye girdik . Ali'nin bulunduğu yere gittim ve cama kafamı yaslayarak onu izlemeye başladım diğer çocuklar nezarete kapatılmıştı ve 3 gün orda kalıcaklardı . Sadece 3 gün kalıcaklardı . Dünya bu yüzden adaletli değildi işte onlar orda hep beraberdi yaşıyorlardı yemekleri önlerine geliyordu, bı yatakları vardı ve ölme riski yoktu . Oysa Ali yemek yiyemiyordu yaşama belirtisi yoktu , ölme riski vardı canı yanıyordu, ve bunları da haketmemişti , bu yüzden bu dünya da adalet yoktu . Bir süre daha Ali'yi izlerken omzuma bir el dokundu , bu Furkan dı önüme geçti ve yüzümü ellerinin arasına aldı " iyileşecek inci iyileşecek bizde ona destek vericez ne olursa, olsun örs etmek yok tamam mı Ali için mücadele edeceğiz ve bu dünyada olmayan adaleti biz gerçekleştireceğiz " Furkan dan böyle sözler duymak canımı yakıyordu ama haklıydı pes etmek yoktu asla olmayacaktı. Furkan'la beraber sandalyelere oturduk ve Ali'nin uyanmasını bekledik .

Furkan ile ikimizde uyuya kalmıştık ve bizi bit hemdire uyandırmıştı , Ali'nin uyanmaya başladığını ve artık hayatı bir tehlikesinin bulunmadığını söyledi bu duruma gerçekten çok sevindik . İkimizde koşarak Ali'nin yanına gittik Furkan yatağın üzerine oturdu ve uyanmasını bekledi ben ise Ali'nin elinin elini tuttum ve beklemeye başladım gerçekten de yavaş yavaş bilinci açılıyordu . Ali'nin elini sıktım ve titreyen sesimle " Ali " diyebildim gerçekten konuşamıyordum mutluluktan dökülen gözyaşlarım yüzünden konuşmak zordu Ali zor bir şekilde " Ece.. Ece.. Ece.." demişti o an yıkılmıştım , başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü , Furkan da bende 14 sattir onun uyanmasını beklerken Ece'nin hiç bir şey den haberi yoktu , olsada umrunda olmazdi sanırım ama Ali uyandığında ilk onun adını söylemişti beni ece sanmıştı o an Ali'nin elini bıraktım ve hızlıca dışarı çıktım. Ali uyandığı için Furkan yanından ayrılmamıştı , lavaboya geçtim elimi yüzümü yıkadım sakinleşmeye çalıştım .

Aradan 1 2 saat geçti Furkan yanıma geldi ve Ali'nin hastanede yatmasına gerek olmadığını soyledi , bu habere çok sevinmiştim ama içimden gülmek gelmiyordu Furkan'a dönüp " ben eve gidiyorum " dedim ve birşey demesini beklemeden hızlı adımlarla uzaklaştım.

Bir taxsi ile eve geçtikten sonra kalemimi ve defterimi aldım , insanlara söylemek istediğim ama söyleyemediğim şeyleri hep bu deftere yazardım en son 4 yıl önce anneme söylemek istediklerimi yazmıştım ama sadece yazmakla kalmıştım. Tüm bunları düşündükten sonra yazmaya koyuldum

ali sen beni kırdın, ben öldüm.. oysa sadece sevmek istemiştim artık sevilmeyi geçtim sadece sevmek istiyorum . Sevilmek kısmını bile göz ardı ediyorum artık . Sevgim yaralarımızı sarar , yalnızlığımıza el uzatır sandım .

suc kimde diye aramıyorum artık

neden böyle oldu diye sormuyorum

neden yanımda olmadın diye düşünmüyorum ,

gülümsüyorum sadece , umarım iyileşirsin diye umut ediyorum

kızgınlığım yok , kırgınlık sardı sadece bedenimi.

sadece tek bir soru var aklımda

Neden Ali ? , neden , neden ben değil de Ece , neden seni seven biri değil de senin kalbini paramparça yapıcak birini seçtin . Ama sana kızamam ki Ali bende seni seviyorum sen beni sevmiyorsun belki ama ben seni seviyorum bu yüzden sana kızamam çünkü bende aynı durumdayım beni sevmeyen birine ömrümü verecek kadar aşığım ama belki de çoktan unutma zamanı gelmiştir. Ne dersin Ali ? Ama yapamam ki kendimi asmayı tercih ederim senden vazgeçmektense .

Görüşürüz Ali sadece tek dileğim Ece'nin seni üzmemesi gerçi seni üzmeye cüret bile etmesin yoksa tıpkı eski Zamanlar gibi onu yerden yere sürüklemekle kalmam mezarın içine kendi ellerimle sokarım

Yazıcaklarım bittiğinde biraz daha rahatlamıştım daha iyi hissediyordum artık mutfağa geçtim ve kahve yapmak için yola koyuldum , ardından da müzik çalmaya başladı

yaşamak güçleşiyor neler açtın başıma

anlatsam şu derdimi küçücük çocuklara

baya gülerler ama olsun belki iyi gelir

Görmem sanmıştım seni yanında o adamla

Gündüz Birşey hissetmedim gece bıçak karnıma

Benimde elimi bir başkası tutabilir

Beraber verdiğimiz sözleri kim ne bilir....

şarkı kadar güzel bir şey yoktur bunu birkez daha anladım

Kahvemi hazırladıktan sonra balkonuma çıktım ve kitabımı elime aldım , kitap okumak beni herzaman sakinleştirir çünkü o bana farklı bir hayat gibi gelir ordaki ana karakteri kendimmişim gibi benimserdim . Bu yüzden kitaplar her zaman benim için özeldi . Bir kaç saat kitap okuduktan sonra büyük bir hayal kırıklığı ile kitabın kapağını kapatmıştım sonunu asla böyle beklemedigim bu kitaba içten içe çok sinirlenmiştim .

İlk önce kızımız ve bir oğlan tanışıyorlar ve daha sonra sevgili oluyorlar nişanları bir sadist tarafından basılıyor ve kızı kaçırıyorlar kıza bir yıl boyunca işkence ediyorlar ve daha sonra kızı nedeni bilinmeyen bir şekilde serbest bırakılıyor . Kıza yaptıkları işkencelerden biri de kızın sesini alıyorlar , evet kızın ses tellerini koparıyorlar ve kızı savunmasız olması için uzuvlarını ellerinden alıyorlar kızın sadece 1 eli ve bir bacağı kalıyor bunca şeye rağmen kız kimseye birşey anlatmıyor ve sevdiği çocuğu bulmak için yola koyuluyor . 5 yıl sonra çocuğu buluyor fakat çocuk onu çoktan unutmuş evlenmiş hatta çocukları olmuştu , kız bunları görünce bir ucuzlukçuya gidiyor ve kalın bir halat alıyor daha sonra hızlı bir şekilde evinin bosrumuna gidiyor halatı tavana bağlıyor ve başını geçirmek için bir daire oluşturuyor mutfağındaki sandalyeler den birini alıyor ve halatın altına koyuyor ve o son söz geliyor ;

belkide yaptığı çok yanlıştı ama artık hiç bir önemi yoktu , altındaki sandalyeyi sallayıp yere düşürdüğü an bütün oyun sona erecekti . Evet bunu yapacaktı artık hiçbir acıya dayanacak gücü yoktu ki neydi o , kendini ne olarak görüyordu mesela , ya da ne olduğunu biliyor muydu ? , ne olmak istediğini , hiçbirini bilmiyordu çünkü hiç birşey olamayacak kadar savunmasızdı . Hayatta neyi vardı ki ne kaybederdi . Kaybedeceği tek şey bu yaşadığı acıydı , ve bunu kaybetmek için küçük bir oyun oynayarak havalanması lazımdı . Sonunda kararını vererek güçlükle sandalyenin üstüne çıktı , başını halattan geçirdi . Halat tıpkı bir kolye gibi sarmıştı boynunu , yüzünde buruk bir tebessüm oluştu , acı içinde zorlukla gülümsüyordu , derin bir nefes aldı son nefesini aldığını bildiği için derin derin çekti içine , daha nefesini vermeden ayağını hızla salladı ve sandalyeyi yere düşürdü evet muhteşem son onu bekliyordu , gözlerini son kez açtı ve baktı etrafına , daha sonra yüzü morarmaya başladı , gözlerini son kez fal taşı gibi açtı ve sanki derin bir uykuya dalıyormuş gibi yavaş yavaş geri kapandı . Son nefesini verirken bile hala ictenlikle gülüyordu , daha sonra istediği uykuya kavuştu ve kendini tamamen saldı .

evet kızın gözlerini kapatmasıyla kitabın kapağı da kapanmıştı . Kitaptan çok etkilenmiştim , kızı unutup evlenen adam için beddualarımı ettikten sonra bitmiş kahve bardağımı aldım ve tezgaha biraktım . Küçük kütüphaneme gittim ve biten kitabımı rafa koydum . Saat henüz erkendi yani dışarı çıkıp eğlenmek için mükemmel bir zamandı üstümü giyinip kızıl saçlarımı taradım . Üzerimdeki zümrüt yeşili elbise ve saçlarım mükemmel bir uyum sağlamıştı hafif bir makyaj yapıp Deniz'i aradım ve müsait olup olmadığını sordum herzaman ki gibi sevgilisiyle olduğu için benimle gelemedi

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.