İçeriğe geç

SAYE

Bölüm 1 · 2 dk okuma

SAYE

Bölüm 1

GİRİŞ

13/02/2060

İnsan korkar geri dönememekten, belki de kaybetmekten. Nefes alıyorum zanneder ama almaz, tutsak hayatında "Yaşıyorum." der. Özgürlüğü elinden alınmış bir toplumun yaşaması mağlubiyet, ölümü ise yüce bir zaferdir. Hezimeti hayat bilmiş bir canlı, renkleri derisindeki morluklardan; savaşmayı kalbine hançer saplayan insanlardan öğrenir. Bir kumarın kefiliydik. Bedenlerimiz, masaya sunulmuş birer varlık; canlarımız bu kumarın esiriydi. Gülümserdik, acımız dinsin diye. Ağlamazdık, onlar yenilsin diye. Bileklerimize vurulmuş zincirler; insanların eseriydi, biz ise bu eserin birer parçası... O gün belki de en kuvvetli yağmur yağıyordu. Kara bulutlar, Seher ülkesine güneşin girmesini engelliyor gibiydi. İnsanların dinen taptığı ve aynı zamanda bu yasa dışı kurulmuş ülkenin yöneticisi olan Kral Hector'un emri ile kendisini bu ameliyathanede bulmuştu Vrol. Derin bir nefes alıp neşteri eline aldı. Yaşamak istiyorsa bunu yapmalıydı. Neşteri kızın kalbinin üzerinde hizaladı. Elleri titriyordu. Bir sağlık çalışanının elleri titremezdi fakat yapacaklarını düşünmek ellerini titretmeye yetiyordu. Gözlerini yumup kendisini sakinleştirmeye çalıştı. Yapmalıydı yoksa ölürdü. Kral emretmişti. Ülke yaşamalıydı. Halkın çoğunun aksine kendisi bu yönetimden memnundu. Erkeklerin hükmettiği bu yasa dışı ülkeyi seviyordu. Onun da içinde bulunduğu bu toprak parçasını kaldırıp atamazdı. Vatana ihanetti bu ona göre. Cezası idamdı... Şanslıysan Ada sürgünü... Yanındaki iş arkadaşlarından Helen'in sesi ile kendine geldi Vrol. Bu işi bitirilmeli ve bir an önce buradan ayrılmalıydı. Kapattığı gözlerini araladı, neşteri kızın göğsüne yasladı ve ameliyata başladı. Kesti... Çipi kalbine yerleştirdi... Ve dikti... Damarlarındaki alevi hissediyordu. Büyükler çocukları, çocuklar ise dünyayı yaşatırdı. Yüreğindeki pişmanlık hissi göğsüne oturdu, bu hikayedeki tek beyazda lekelenmişti. Bu hayattan ilk masumlar silinirdi, sorgusuz. Bir nefes aldı bir canın kaderini değiştirdi. Tek bir neşter ile küçük kız çocuğunun boynuna urganı kendisi geçirdi. Kader ağları örüldü. İsyan eden halk sürgün edildi. Kadınların çoğu acımasızca yakılarak öldürüldü. Savaşta, askeri ihtiyaçların maddi karşılığını verebilmek için yabancı ülkelere kadınlar köle olarak satıldı. Ülkenin etrafını saran kara bulutlar arttı, beyazın üzerine kan damladı. Şeytan imparatorluğunu çoktan kurmuş melekleri elinin altına almıştı... ~ ~ ~ Gökyüzüne hükmeden şeytan, vaktin geldiğini biliyordu. Kan kırmızısı kanatlarını gerdi ve ülkenin üzerine kapan gibi sarıldı. Melekler, insanları himaye altlarına alırken kanatlarının eridiklerininde farkındalardı. Şeytan son kez yeryüzüne inip, meleklere doğru "İtaat." dedi. Emri reddeden meleklerin zihninden geçen gerçekleri duydu şeytan. 'Evet' diyemezlerdi ama zihinleri onlara ihanet ediyordu. Meleklere doğru gülümsedi. "Ya da ölüm." diye fısıldadı bakışlarını yeryüzüne çevirerek. Kanatları olmayan bir melek yaşayamazdı. Beyazın üzerine kan damladı, boyun büktü melekler. Gökyüzüne yükselip zamanlarının dolması için dua ettiler. Şeytan imparatorluğunu çoktan kurmuş melekleri elinin altına almıştı...

Bölüm sonu

2 yorum