İçeriğe geç

Saye’nde

Bölüm 9 · 8 dk okuma

Saye’nde

Bölüm 9

Fırtına

“Efendim….Efendim….Efendim girebilirmiyim?”

”Ne! Ne noluyor ee Bir saniye! Yankı? Yankı sen..biz ah Yankı uyan,Yankı diyroum kalk lütfen Yankı!Yankı!”

”Efendim iyi misiniz dedeniz sizi bekliyor”

”Yardım edin lütfen! Yankı aç gözünü aç Yankı!”

Odanın kapısı sertçe açıldı,içeri giren bir seksen boylarında beyaz saçlı Yankı’ya fazlasıyla benzeyen cüsseli yüzü yaşlılıkla çökmüş nir adamdı.Yaşına rağmen oldukça çevikdi hızla içeri dalmış ve başlarında bitmişti

”Yankı aç gözünü uyan diyorum Yankı!”

”Sakin ol kızım bir bakalım beyi varmış sakinleş”

”Yardım edin lütfen yardım edin iyileştirin onu nolur benim yüzümden benim yüzümden ah salak kafam! Onu sürekli tehlikeye atıyorum!”

”Sakin ol! Güzel kızım sakinleş ve sabrını koru”

Yaşlı adam elini Yankı’nın bıynuna koydu ve gözlerini kapadı ardından açtığında tıpki yankıda olduğu gibi kızıl bir ışık saçıldı bir süre bekledi ve genç kıza döndü eski haline bürünürken

”O enerjisini harcamış ve gücünü ama kime biliyormusun?”

”Hayır! Hayır bilmiyorum b-biz en son ateş çukurundaydık sonra biley oldu ben sonrasını hatırlamıyorum! Benim yüzümden iyi olacak mı söyleyin lütfen iyi olacakmı!”

”Ah güzel kızım sakin ol o iyi olacak sadece biraz dinlenmesi gerekiyor onu iyice yatar pozisyona getirin ve siz odadan çıkın gerisini biz hallederiz”

”Bağş üstüne efendim”

denileni yapan hizmetkarlar odadan ayrılırken Yankı’nın dedesi kitaplığa doğru yöneldi en ğat rafın bir motifine dokundu ve rahlar iki yana açılırken ortaya çıkan oda belirdi.İçerisi meşalelerle aydınlatılmış çeşitli malzemeler kitaplar ve şişelerle doluydu.Odanın tam ortasında duran büyük sandığa yöneldi yaşlı adam ve açtı içerisinden çıkardığı bir şişeyle oradan çıktı ve oda arkasından geri kapandı.

”Bak güzel kızım bu onu kısa zamanda toparlayacaktır ama senin gücüne ihtiyacı var yardıme debilirmisin?”

”Herşeyi yaparım!”

”Bana elini ver”

Yaşlı adama elini veren Lavinya’nın parmağından bir kaç damla kan süzülecek şekilde kesik atmışlardı o damlayan kanları önce şişeye koyup Yankı’nın içmesini sağlamış sonra ise Lavinya’nın şifa gücünü aktifleştirmeyi denemişlerdi fakat Lavinya yapamıyordu

”Yapamıyorum olmuyor ona zarar verdim ve iyileştiremiyorum ben beceriksizin tekiyim!”

”Güzel kızım yapmalısın içindeki güce güven gitmem gerekiyor”

”Hayır beni burda yalnız bırakmayın ne yapacağımı bilmiyorum durun lütfen gitm-ah kalsan ne olurdu.Yankı lütfen kalk OF!”

”A-a-a seviyorsun onu fazlasıyla,ah Lavinya ağlama yakarma içindeki güce ulaş ve kaldırsana onu anında haha!”

”Sen sinsi ruh gelip gitmeyi biliyorsun!ama bir işe yaradığın yok ancak bilmeceler bırakıp degolup git Yankı’yı nasıl uyandırırım?”

”O zaten kendisi uyanacak sadece bir kaçgün uyumalı aah söylemeyi unuttumya felaket kapıda aslında acilen uyanmalı yoksa..”

”yoksa ne!?”

”Yoksa yakın çok yakın bir vakştte olacak büyük bir fırtına ve alacak ondan seni senden de onu ancak! Ancak! Farkına varmalı zemheri oeşinde olan zaten kendisi”

”Peşinde olan kendisimi? Yani zemheri bizi mi arıyor?”

”Akıllı ve aptalsın Lavinya buldu seni almaya geliyor kalbini ve yarini hahaha”

ruh ince huzur verici ama bir okadarda korkutucu bir sesle kıkırdamıştı.Lavinya’nın gözlerine dolan yaşlar bus efer haykırışlarını bastırdı ruh yavaşça kaybolurken Lavinya yankının gömleğini tuttuğu ellerini sıkı birer yumruk haline getirdi ve gözlerine dolan o yaşlar ağırlaşıp damladı Yankı’nın göğsüne

güzel kızın içinde ise sadece öfke ve endişe vardı o anda

”Benim yüzümden….HEPSİ! BENİM! YÜZÜMDEN! Ama yapıcam seni kaldırıcam aptalsın Yankı neden bana gücünü veriyorsun neden! Sana ihtiyacım varken neden öylece kendine zarar veriyorsun he bana hiç mi acımıyorsun! Beni duyuyorsundur umarım Yankı!”

aniden genç kızın göz yaşları yankının yanağına damladı.Lavinya yanağına düşen göz yaşını silmek için yelteneceği sırada o göz yaşı altından bir ışıltıya dönüştü ve yankının derisinin altına sindi.Lavinya şaşkınlıkla titreyen ellerini yüzüne koydu Yankı’nın ve birden göğsüne yattı şimdi onu sıkıca sarıyor çaresizce bekliyordu.Belki günler geçecekti ama o umutsuzluğa kapılmak istemesede umutsuzluk dipsiz bir kuyu gibi ele geçirmiti kendisini.Bir kaç dakika boyunca sıkıca sardı Yankı’yı tam o anda iki iri ve güçlü kolu hissetti sırtında birleşirken ve daha hızlı sarılarak karşılık verdi ona o ona zarar versiğini düşünsede şifası olmuştu Yankı’nın

”Yine üzerimdesin? Kedi yavrusu gibi pısmışsın yine”

”Sen aptalsın,çok aptalsın”

”Sebep?”

”Artık bu şekilde canımı yakmayı kes beni ne kadar korkutup üzüyorsun farkındamısın sen! Yeter artık abna acı çektirmeyi bırak ya beni öldür ya öldürt yada artık bana bu korkuyu yaşatma!”

”Böyle konuşma artık Lavinya senden emin olmasam kendimi tehl-“

”Sen kendini tehlikeye sürekli atıyorsun zaten benimle bir ilgisi yok ya kalkamasaydın o salak ruh geldi zemheri bizi bulmuş ve saldıracakmış bana bunu söyledi sen karşımda o halde yatarken,ya uyanmasaydın ya seni benden alsaydı ne kadar zor durumda kaldım biliyormusun!?”

”Lavinya”

”Asla dinlemiyorsun korkuyorum sen olmadan korkuyorum!”

”Lavinya”

”Artık bu endişeyle yapamıyorum aramızda bir şey var ve sana bağlanmamaı sağlıyor lanet olası bir sevgiyle ve ben ben çıldırmak üzereyim!”

”LAVİNYA!”

”…”

”İçindeki güç açığa çıkmalıydı her şeyi bu yüzden yaptım ejderhaları ben yarattım,gücümü bilerek sana verdim kendin aktifleştiremiyordun buna ihtiyacın vardı”

”…”

”Bana bak Lavinya kaldır kafanı ve gözlerime bak,seni tehlikeye atarmıyım?”

”Hayır..”

”Sana söyledim senin için burdayım anladınmı senin için şimdi sakinleş ve ağlamayı bırak bok gibi hissediyorum!”

”Bence birazda sen hissetmelisn bok gibi ben yeterince öyl- Aayh!!”

”Lavinya-LAVİNYA “

anıdan kırılan camlardan içeri giren soğuk hava genç kızı hızla geriye çekmeye başlamıştı Yankı hızla davrandı ve tuttu genç kızı bırakmamaya niyetliydi sıkıca sarıldı ona ve Lavinyada onun boynuna ve bir eliyle Lavinya’yı diğer eliylede yatağı tutuyordu Yankı ama kızın feryatları korkusunu ve canının acıdığını belli ediyordu

”YANKI!”

”KORKMA BIRAKMAYACAĞIM SENİ KORUYACAĞIM!”

”E-e-e Sen zemkaderimin ruhunu taşıyordun bırak onu kalbi bana lazım bedeni senin olabilir!”

”ZEMHERİ DERHAL BIRAK ONU!”

”ASLA!”

”OZAMAN BEDİNİNİDE YOK ETMEM GEREKECEK!”

Yankı’nın vicudunda beliren kurum siyahı lekeler ve ateşler içinde yanan boynuzlu kanatlarıyla uyum sağlayan ateş kırmızısına dönen gözleri onu korkutucu kılıyordu Lavinya’yı daha sert bir şekilde çekti kendine hızla kanatlarına sardı onu yine aynı hızla bşr büyü yaptı ve onu güvenli gizli ve tılsımlı bir sığınağa ışınladı

”KIZI BANA VER!”

”BAKAYIM AA YOK İKİ CİHANIDA TALAN ETSEN BULAMAZSIN ONU ANLADINMI!”

”Nerede o!”

”Asla ulaşamayacağın bir yerde onu bulamazsın!”

”Ozaman sen benimle geliyorsun!”

”Sen öyle san!”

”Aaa yanlış büyü hahahah!”

Zemheri elinde tuttuğu buz ve ateşten oluşan kılıcı Yankı’nın bacağına saplamış aniden onu yakalayarak bayıltmıştı ve şimdi kendi inine gidiyordu yade bağıyla bağlı o iki yıldıza kendi yıldızına.

”Yankı! YANKI!”

”Sakin ol Lavinya güvendesin seni bulamaz burası büyülü”

”Yankı nerdesin iyimisin?”

“İyiyim iyiyim sakin ol orada güvendesin olavildiğince hızlı bir şekilde oraya gelicem tamammı?”

”Bekşiycem dikkatli ol!”

”Tamam sadece kendine dikkat et yiyecek ve giyecek ne lazımsa elinde olmasını sağlayacağım”

”Sen iyi olacakmısın?”

”Bağlantı kopuyor yasaklı bölgeye çıkıyorum ihtiyacın olan herşeyi sana ulaştırıcam güvendesin iyi olucam ve seni almaya gelicem söz veriyorum!”

”Dikkat et”

Bağlantı kopmuştu ama Lavinya arkasını döndüğünde evdeki odasının tamamiyle aynısı arkasında duruyordu.

”Beni daha kısa bir süredir tanımasına rağmen sadece önemsediği şey olmak hem güzel hemde felaket bir şey”dedi Lavinya ve yatağının ucuna oturdu daha nerde olduğunu dahi bilmiyordu,aklıda kalbi akdar karışıktı…

”Nerde o konuş!”

”Hahahhaah”

”Konuş dedim!”

”Konuştursana Zemheri!”

”Bak çocuk beni zorluyorsun zaman senin lehine işliyor!”

”Son nefesimi de versem ona ulaşamazsın anladınmı ne enerjisini duyabilirsin ne de gücünü ben var olduğum sürecede ona asla zarar veremezsin!”

”Öyle bir yaparımki hemde gözlerinin önünde! O güzel bedenini bir kitap gibi açar kalbimi ondan alırım!”

”Kalbin onda değilki aptal!”

”Neyden bahsediyorsun sen!”

”Kalbim onda değil bunu anlamayacak kadar aptalsın Zemheri ben kaybedeceğim oyuna girmem hahaha!”

”Seni küçük-! Konuş o zaman benimle onuna rasındaki o şey ne!”

”Sabırsızlık… başına bela alıyorsun Zemheri?”

”Ben zaten belayım Zemkader”

”Sen sadece bencilsin ve ben senin Zemkaderin falan değilim o çok sevdiğin sevgilin o lanet yıldızla ölümle burun buruna ANLADINMI!”

”Sus! Sus! O yaşacak!”

”Sencede normal değilmi bu olanlar siz özeldiniz ama cemreye tuzak kurdunuz,tanrıda sizi cezalandırdı kader tanrıçası ise sizi ayırdı birleşemezsiniz Zemheri yazılan kaderi faniyetin değiştiremediği gibi sende değiştiremezsin,vazgeç artık öte yandan pes etmeye niyetim yok sadece beni koşkırtırsın tek işine yarayan şey bu olur yani infazın elimden olur!”

”KES SESİNİ!”

”Hahaha bunlar…canımı yakmaz Zemheri durma daha ileri git kırbaçların hançerlerin bana sökmez “

”YETER BANA İTAAT EDECEKSİN!”

”ASLA!”

”İTAAT ET!”

”ÖLDÜR OZAMAN BENİ!”

”İTAAT ET VE KIZIN YERİNİ SÖYLE!”

”ÖLDÜR DEDİM!”

”KONUŞ”

”…haha…..hahahah”

”KES GÜLMEYİ!”

”…”

”Ahh…Kızım yerini ya söylersin yad-“

”Yıldızından kaçtın ve bağı seni çekiyor euhunda yok olacak bedeninde ama gözünü bürüyen hırstan ölümğ bile göze alıyorsun sen inanılmaz bir oyuncuymuşsun Zemheri iyilik ve sen çok zıt!”

”Geldiğimde kararını değiştirmiş olsan iyi edersin yerdenbitme”

”Boyuna bak Zemheri yerden bitme sen oluyorsun aptal!”

”KES!”

”Zorlama acıtamazsın!”

”Sen-ah!”

hızla gitmişti Zemheri burnundan soluduğu öfke hırıltısıyla Yankı’ya durmadan işkence etmişdi o gider gitmez acıyla bağırdı Yankı içinde tuttu tüm o acı feryatlarını döktü dışarı kanayan her bir yarasının verdiği acıyla kıvrandı durdu.Biraz sakinleştirmek istedi kendini ama aklı Lavinya’daydı gece olmasını ve uyumasını bekleyecek onu rüyasında ziyarete gidecekti şimdilik gayet iyiydi ağlamıyordu korkmuyordu ama endişeliydi ve merak ediyorsu hissettikleri bundan ibaretti ihtiyacı olan herşeyi ona ulaştırmakta kararlıydı.Aniden içini ona ait bir his doldurdu Yankı’nın üzülmeye başlamıştı Lavinya Yankı kendini biraz toparladı ve derin bir nefes aldı ardından genç kızın tam önünde onu biraz olsun güldürebilecek bir yansıma oynattı…

”Bu,bir kelebekmi? Çok güzel”

”Genç kızın parmağına konan kelebek oradan bileğine doğru indi ve orda bir bilekliğe dönüştü üzerinde nergiz ve kar tanesi izleri taşıyan ardından bir diğer kelebek saçında bir tokaya bir diğeri ise üzerinde rahat ve şık bir takıma dönüştü

“Yankı bunlar çok güzeller”

Yankı onu duyuyor ama ona seslenemiyordu bu onun için şuan çok zordu elleri zincirlerle bağlıyken ve bu kadar canı acırken bunu yapamıyordu.İstese kurtulursu ve istiyordu ama gücü yetmiyordu bitkin düşmüştü.

Birden genç kızın önünde güzel bir sofra belirdi,meyve suları bir kaç çeşit meyve ve yine bir kaç çeşit yemek

“Ne? Anlamadım?”

kurulan sofra biraz daha önüne doğru itildi kızım şimdi tam olarak önünde duruyordu sofrası

”A yememi mi istiyorsun? Galiba öyle neden konuşmuyorsun? İyisin değilmi?”

Yankı hızla bir halisülasyonla yine kelebekleri birleştirdi ve yazdı

”İyiyim etraf müsait değil sadece ye ve iyi ol gelicem biraz dayan “

genç kızın içine dolan rahatlık hissi yüzüne küçük bir tebessüm kondurdu

”Sen öyle diyorsan patron sensin”

bu sefer kelebekler gülücük şeklini aldı ve yazdı

”Tekrar sana ulaşırım”

”Tamam”

Yankı daha çok oyalamak istiyorsu onu fakat hücü tükeniyordu.Birden acıyan yarasıyla hırıldayan göğsüne derin bir nefes çekti ve geri bıraktı onlar zaten iyileşecekti Yankı bir insan değildi buda onun daha kolay iyileşmesini sağlayan bir etkendi ama en azından bir kaç gün dinlenmeliydi.Acısı biraz daha dindiğinde kapadı gözlerini ve uyku onu pençelerine alırken tüm algıları Lavinyaya kitliydi onun yanına rüya aracılığıyla gidecekti

Bölüm sonu

1 yorum