Yankı başında keskin bir ağrıyla açtı gözlerini ve ilk hissettiği şey sağ kolundaki saçların bileklerini gıdıklayışı oldu ve o tanıdık koku,bu Lavinya'ydı.Saate baktı uyuyalı iki saatin geçmişti bayıldığı zaman saat 19:45 di şuan ise 21:45 olan saate baktı.Lavinya birden döndü ve sıkıca ona sarıldı sonra ağlamaya başladı.
"Uyanamazsın diye çok korktum neden dediğimi yapmadın neden dinlenmedin Yankı"
Lavinya sakinleş lütfen sadece iki saat olmuş"
"İki saatmı tam üç gündür uyuyorsun yankı tek yaptığın ara sıra atılıp kusmak oldu ben çok korktum.....buraya geldim ve başına bela oldum....benim su-"
"Sakın kelimeni tamamlama senin suçun falan değil ben bunu biliyordum zaten ama etkilenmem demiştim demekki okadarda güçlü değilmişim,üzülme lütfen benim hatamdı ama sen iyi... misin?"
"Ben iyiyim veya değilim sen iyi olmasaydın ben bu vicdan azabıyla nasıl yaşardım!"
"Üzgünüm Lavinya üzgünüm lütfen sakinleş ve gidip odana uyu uyumadığın her halinden belli"
"Seni bir daha yalnız bırakmam iyi olduğundan emin olmak istiyorum!"
”Lavinya bana bak iyiyim tamamı hadi,git ve dinlen kendini iyi hissedenekadar”
”Geeçekten iyimisin”
”Evet kanıtlayacağım bak”
Yankı açtı elini ve güzel bir Albatros kışu uötu avcundan güzel altın rengi kul yine altın rengi bir nergis çiçeğini götürüp bıraktı Lavşnyanın burnuna o çiçek Lavinya’nın burna bir kelebek oldu ve altından toza dönüşüp saçlarında gerçek bir tokaya döndü
”İyiyim”
Atıldı Lavinya Yankının üzerine ve sardı kollarını boynuna
“İyisin şükğrler olsunki iyisin!”
”Beni dinle şimdi odana git ve dinlen duydunmu beni hadi”
”Ama oradı çok korkutucu istemiyorum ben salona gidicem”
”Odana git Lavinya!”
”Ama-“
”Birşey olmaz hadi odana “
”Peki”
Güzel kız çaresizce boyun eğdi genç adama başka şansıda yoktu yapmazsa güç kullanacağını biliyorsu indi odasına giden basamakları tek tek ve odadının kapısını bir anlık tereddüttle açtı.Gözlerine inanamadı Lavinya bu oda rüya gibiydi yatak,duvarlar çok güzeldi bu oda tam o anda arkadını döndü ve koşabildiğinin en hızlısıyla yukarı koştu ve Yankı’nın üzerine atladı ıdaya dalaraj Yankı çarpmanın şiddetiylr yatağa düştü üzerinde Lavinya vardı
”TEŞEKKĞR EDERİM!TEŞEKKÜR EDERİM ÇOK GÜZEL ÇOK GÜZEL TEŞEKKĞR EDERİM ÇOK GÜZEL!”
”Beğendiysen…”
”ÇOK ÇOK!”
”Küçük çocuklar gibisin bırakta kalkayım Lavinya”
”A- p-oardon ben bir anlık heyecanla teşekkğr ederim!”
”Önemli değil git hadi”
”Yardım?”
”İyiyim git”
”Saol ayy!”
”Lavinya yeter nefes alamıyorum sal boynumu!”
”Tamam gittim”
”Aptal seni”
”saol!”
Genç kız mutlulukla odasına ind,Yankı ise ğzerini değiştirdi ve bir duşun ardından bir şeyler yedi biraz daha dinlenmenin ardından salona indi dedesi gelmişti
”Evlat iyimisin?”
”Demek hissettin dede bu kadar sık geçiş yapmamalısın izin vermeyebilirler”
”Senden kötü enerjiler aldım evlat iyimisin!”
”İyiyim dede sorun yok güçlerime fazla yüklendim hepsi bu”
”Dikkatlı olmalısın bu seni öldürür!”
”Sorun değil görevim bu dede!”
”Ama ölmemelisin sana ihtiyacı var”
”zaten ihtiyacı olduğu için o hale geldim iyiti sorun yok”
”Öyle diyorsan evlat gitmeliyim geri gelicem”
”Bekliyeceğim”
dedesi açılan kapıdan girip gözden kaybolurken Yankı kendini kanepeye bıraktı ve yabıba gelen hizmetçiden sert bir kahve istedi.Elinde kahveyle gelen hizmetçi daha odaya girmeden kahvenin kokusu evi sarmıştı Yankı kahvesinin dibini gördüğünde Lavinya ortalıklarda gmrünmediğinden onu kontrol etmek istedi.Kalktı yerinden ve onun odasına yöneldi kapıyı tıksldı ve gel sesiyle girdi içeri
”Lavinay!”
”Gel!gel!”
”Ne yapıyorsun orda kedi gibi pusmuş”
”şşş sessiz ol camımın önünde bir kuş var onu yakalayacağım!”
”O BİR KUL DEĞİL!”
hızla yaptığı sihir kuş kılığına giren iblisi açığa çıkarıp kaçırırken o bütük adımlarla Lavinya’ya gitmiş onu ardına almıştı
”Yankı! Nasıl bir kuş değildi!”
”Ah! Senin odanıda tılsımlamalıyız çık odadan ve odama git “
”Hayır burda kalıcam”
”Peki”
”Kalabilirmiyim?kızmayacakmısın?”
”Hayır sadeece yatağına otur”
”Tamam”
”Dur önce şurdaki kalemi ver”
”Al”
”şimdi otur”
Eline aldığı kalemle birlikte kaldırdı yerdeki halıyı ve bir şekil çizdi ortadına boynundan kopardığı yeşim taşını andıran sivri uçlu kolyeyi yerleştirdi ona aitti konulduğu yer diğer uca ise kendisi geçip koydu ellerini yere ve başladı tılsımı odaya işlemeye
Anlaşılamayacak kadar kısık sesle konuşsada konuştuğu krlimeler çok yabancıydı yoktu hiç birş bu dilde
“İnrisan istrisan klistrisan nasirin nasirtsi nasirtsilk”
”Yankı?”
”Kanabal ve mastayes !kanabal ve mastayes! Kanavsl mastayes!kanaval mastayes!”
”Yankı gözlerin!”
genç adamın mavi gözleri komple siyaha bürünürken göz bebeği beyazdı.Gözlerinden akan bir kaç damla siyah göz yaşı ve yere koyduğu ellerinden odaya yayılan kanlar kızı oldukça korkutmuştu
”Samavalyes katamen golista ron ronas!”
”Yankı ellerin!”
“Hare harestaman ka kalmastra,samol da sumel”
”S-sen?”
”Bronsta valeyk BU ODA TILDIMLIDIR ARTIK İBLİS VE CİNLERE BOYUT YARATIKLARI VE RUH EMİCİLERE DİĞER TÜM YARATIK TÜRLERİNE BU ODA TILSIMLIDIR!”
yerde Yankının çizdiği ve ellerini koyduğu resim oarladı ve yavaş yavaş havaya kalktı kolyenin taşı bölündü ve o şekilin her bir noktasına toz olup işledi ardından o şeklin tozu duvarlara yatağa bencereye vr oerdeye her bir detaya işledi zerrecikler genç kız korkuyla yataktan kalktı ve yere çökmüş Yankı’yı sırtınfan yakaladı çünkü o bittiğini sanmış Yankıya bir şey olduğunu düşünmüştü ama Yankı büyüyü işliyordu tılsıma
”Yankı bitti hadi iyimisin!”
”…”
”Yankı korkuyorum”
Bitirdi genç adam işini ve birden döndü Lavinya’ya
“Bö!”
”Ayh Yankı imdat!”
”Sana çık demiştim değilmi?”
”Gözlerin kaldı böyle acıyormu?”
”A pardon samandale geçtimi? Korkma Lavi artık evin en korunaklı odasındadın”
“Sana bir eşy oluyor sandım!”
”Olmadı ama değilmi hazırlan hadi çıkmalıyız”
”Nereye?”
”Ateş çukuruna”
Lavinya sorgulamadan dolabı açtı ve rahat bir kıyafet geçirdi üzerine beyaz kısa bir penye ve siyah dar ama rahat bir kot giyip üstüne yine siyah kot bir ceket aldı saçlarınınat kuyruğu yaptı ve ayağına hafif topuklu kovboy çizmelerini giydi hazır olduğunda yola çıkmışlardı yine bir tapınak veya ibadethane olduğunu düşündüğü bir yere getirmişti onu Yankı
”Burası neresi?”
”Benim sarayım asırlar önce işte tamda şu tahtta bir dünya yönetiyordum “
”Ne!? Sen kıralsın lider!”
”Yine bir şey mi hatırladın?”
”G-Galib-“
”Lavinay! Tuttum bunuda çözmeliyiz seni bayıltarak geliyorlar byda drmek oluyorki ruhun oraya gidiyor o anlara”
“Yankı?”
”Lavinya iyisin sorun yok”
”Sen kıraldın s-sen biz müttefiğiz,ben kraliçeyim biz bu dünyayı yönetiyoruz!”
”Günaydın Zemheri uyanıyorsun”
“Ama nasıl olur b-ben anlıyamıyorum!”
”Uyandın Lavinya şimdi bu uyanışı kullanıcaz güçlerini geri kazanman gerek hadi gidelim”
”Nereye?”
”Senin benim gücümle yarattığın hatıra çukuruna”
”Anlayamıyorum ben seni kullanarakmı yaptım?”
”Ateş çukuru oranın adı ateş çukuru gitmeliyiz hadi”
”Tamam hadi gid-ah!”
”Ani hareketler yapmaman gerek,dinlenmen lazım arabayla gidicez”
”Hayır iyiyim b-“
”Lavinay!of bir kerede dinlesen ne olur her neyse baygınken işim daha kolay şimdi gidelim”
Yankı onu havada arkasından sürüklerken yola koyuldu.Uzunca bir süre yürüdü en sonunda bir dağın eteklerinde durdu.Elini dağın üzerine yasladı ve şifreyi fızıkdadı
”Zemkader ve zemheri kardan bir buz nergisi”
yavaşça açıldı önğnde bir kapı.Lavinya gözlerini açtığında gördüğü ilk şey yankının göğsü oldu yavaşça kafasını kaldırdığındaysa onun güzel yüzüydü gördüğü
“Y-yankı?”
”Günaydın Lavinya daha iyisindir umarım “
”Sen beni buraya kadar taşıdınmı?”
”sayılır”
”Neden böyle bir şey yaptın beni utandırıyorsun Yankı!”
”Uyandıysan inebilirsin”
”Bırak”
Lavinya yere indiğinde Yankı yürümeye devam etti Lavinyaysa onu takip ediyordu.Yankı aniden durduğunda Lavinya sertçe sırtına tosladı
”Geldik”
Lavinya Yankı’nın önüne çıktığında gördüğü şey gözlerinin kıcaman açılmasına neden olmuştu.İhtişamlı büyük bir salonun ortasında yine o salon kadar açık bir yarık vardı ve bu yarığın içinde alevler taşıyor,o koca karanlık salonu kızıl ışığıyla donatıyordu
”N-n-nasıl yani b-bunu bizmi yaptık?”
”Sen; yaptın Lavinya ben sadece piyondum”
”Bak şuan neden burda olduğumuzu bilmiyorum ve burayı nasıl yaptık hatıtlamıyorum ama sen olmadan yapamazmışım Yankı sakın kendini benden ayırma sen olmadan olamazdı olanaksızdı unutma”
”Sen öyle diyorsan”
”Peki şimdi ne yapıcaz”
”Şöyle”
Yankı aniden Lavinya’nın kolunu kavrayıp kendine çekmiş onu belinden tutarken sırt ğstü kendini alev çukuruna atmıştı.Lavinyanın zarif boynunu titreten o çığlığı tüm salonu vr çukuru ele geçirirken Yankıya daha sıkı sarılıyordu.Düşeceklerini sansada bu çukurun dibi yoktu
”YANKI!”
”Sakin ol Lavinya”
YANKI KANATLARINI KULLAN BİR ŞEY YAP SEN AKLINIMI KAÇIRDIN!?”
“Bizi burdan sen kurtarıcaksın Lavinya gücünü keşfet”
Lavinya tam ağzını açıp konuşacakken alevlerin içinden bir kükreyiş yankılandı kulakları çınlatan Lavinya korkuyla Yankı’ya tutundu ama Yankı’nın gözleri kapalı nefesi kısıktı.
”O DA NEYDİ! Yankı..Yankı YANKI KENDİNE GEL LÜTFEN YANKI NOLUR!”
Yankı bilerek yapmıştı bunu onu zorlamak istiyordu.Şimdi sırtını çukurun dibine vermiş Lavinya üstünde oturur pozisyondaykrn düşüyorlardı Lavinya onu sarssada o rolünden çıkmıyordu ama tüm duyuları aktifti aksi bir durumda onu koruyacaktı.Lavinya titreyen ellerini yankının suratına koydu ve yalvardı
”Yankı lütfen kalk hayır! Hayır! Hayır benim yüzümden!”
tekrar yükseldi o kükreyiş ve alevlerin içinden onlara doğru yükselen alevden bir ejderha Yankı’yı ağzının arasına alarak çekmeye çalıştı çekti ama Lavinya Yankı’yı bırakmadı.
”BIRAK ONU! BIRAK DEDİM YANKI!”
Ejderha onu dinlemiyor onları ordan oraya savuruyordu en sonunda ejderhanın ateşten pençeleri Yankı’nın derisine ulaştığında Yankı sertçe kükredi.Bu planda yoktu ama olmuştu.Yankı acıyla haykırdı derisi yanıyorsu aniden ejderha Lavinya’yı yakalayıp fırlattı Yankı’yı ateş çukurunun duvarına ve Yankı tekrar kükredi acıyla plan tersine işliyordu bu çukurun bekçisiydi ejderha fakat ona planı dışında acımasız davranıyordu ve Lavinya şuan elindeydi.Biraz daha bekleme kararı aldı Lavinya’yı zorlamalıydı.Genç kız ejderhanın pençelerini itsede açamadı en sonunda Yankı’nın kulaklarını dolduran haykırışı vicudundaki öfkeyi harladı ateş gibi oarlayan gözleriyle ejderhaya haykırdı
”SANA! ONA! DOKUNMA DEDİM!”
elinden uzattığı akışkan eteşten kırbacı ejderhaya vurmasıyla ejderhanın sırtına atlaması bir oldu.Elindeki kırbaçla onu bir atı eğerler gibi eğer altına aldı ve hızla aşağı yöneldi.Yankı onun geldiğini görünce sinsice kıvrıldı dudakları.Hemen kapadı gözlerini ve rolünü üstlendi.Lavinya havayı bir bıçak gibi yarıyor hızla ona geliyordu aniden tek koluyla yakaladı Yankı’yı ve önüne çekti iki dizinin arasına
“Yankı aç gözünü! Lğtfen iyi ol lütfen iyi ol lütfen iyi ol”
Yankı ses vermedi bunun yerine tekrar hayali bir sakdırı düzenledi halidülasyondan yaptığı bir ejderhaya kendine zarar verdirdi.Lavinya sabrının tükendiğini belli eden bir sertlikte hızla be gür bir çığlık attı
”YETER!”
ellerinden ve göğsünden boşalan o büyük ışık huzmesi tüm çukuru kapladı ve bütün o alevleri birer buz kütlesine çevirdi.Yüzünde beliren şekillerin ardından kumral saçları koyu bir renge büründü üçlarını ise beyaz ve kızıl tonlar kapladı işte tam o anda bilinci yavaşça kapandı
”Yankı…”
Yankı hızla dopruldu ve tuttu onu buz tutmuş ejderha aşağı düşmeden açtı kanatlarını ve kucakladığı Lavinya ile çıktı çukurdan o koca salon buz tutmuştu.
Hızla eve doğru yöneldi,Lavinya’nın buz tutan oarmak uçları buzun soğuk mavisine bürünüyordu o donuyordu Yankı biraz daha hızlandı ve kısa sürede vardı eve kendi odasının oenceresinden içeri girdi hızla ve Lavinya’yı yatırdı yatağa bir elini onun eline bir eliniyse anlına koydu Lavinya’nın
“Sakin ol prenses iyi olacaksın”
Lavinya yavaşça araladı ağzını
”Yan-“
”Şşş konuşma sakinleş iyi olacaksın”
genç adam tüm şifasını güzel kıza bahşederken oldukça odaklanmıştı gözlerini yummuş kaşlarını çatmıştı kaybettiği enerji ve gücü ona kazandırmaya çabalıyordu.Aniden yerinden kalktı ve Yankının boynuna atladı Lavinya.Yankı onu kendine çektiğinde artık yankının kucağındaydı.Yankının elleri onun sırtındaki yerini aldığında o açenerjiyi aktarmaya devam ediyordu,Lavinyaysa yüzünü Yankı’nın boynuna gömmüştü.
”Sen ağlıyormusun Lavinya?”
”Çok korktum…sana birşey olur diye”
”Kendine gelince kınuşalım bunları sadece sakinleş”
”Ama sen olmazsan ben nasıl altından kalkarım onca şeyin Yankı”
”Şş tamam sonra dedim”
”…”
”Neden bana yavru kedi gibi sokuluyorsun Lavinya? Ölmedim burdayım sakin ol”
”Bidaha hiç bir yere gitmiyoruz!”
”Sen öyle san”
”Sus”
”Sus gerçektenmi?”
Genç kızın kolları düşmüş başı Yankının omzundan koluna düşmüştü
”Bak zorlama diyorum bayıldı işte,hala inatçısın”
Genç kız kollarında uzanırken o kaybettiği gücün enerjisini ona veriyordu kendinden,gücünden parçaları ona bahşediyordu.Saatler birbirini kovaladı onlar hala o odada biri baygın duruyorlardı,Yankı yavaş yavaş tükeniyordu çünkü Lavinya’nın kaybettiği güç çok fazlaydı onu durdurmak ve yerini doldurmak oldukça zordu.Yavaşça kaydı Lavinya’yı kucağından indirmeden ve yasladı beşını yatağın başlığına.Lavinya onun kollarının arasında öylece uyuyordu,Yankı’ysa bitkinliğin verdiği halsizlikle uykunun ornçelerine teslim oluyordu yavaşça kapandı gözleri ne kadar zorlasada açık duramadı.Ve derin bir uykuya kurban gitti şimdi ikiside uyuyordu Lavinya onun kollarının arasında ve dizlerindeyken güvende o ise onunla huzur içindeydi.
