İçeriğe geç

Saye’nde

Bölüm 6 · 8 dk okuma

Saye’nde

Bölüm 6

Ceset ormanı

Sabahın erken saatlerinde doğan güneş odayı ışığıyla aydınlatıyordu,perdelerin kapalı olmasına rağmen.Aralık kalan perdenin aralığından Lavinyanın suratına vurmaya başlayan güneş ışığıyla yavaşça uyandı güzel kız.Yerinde doğruldu ve bağdaş kurarak hafifçe esnedi.Sonlez ovuşturduğu gözleriyle artık onun ıdadında olduğunu anlamıştı,bağdaş kurmak için topladı ayaklarını yataktan uzattığında ılık bir şeye çarptığını hissetti tam dokunmamasına rağmen orda birşey olduğunu hissetmişti yavaşça yatağın kenarına doğru eğildi ve yatağın kenarında yarı oturur şekilde komidine yaslanmış ve uyuyan Yankı’yı gördü yanında sönmüş ve bitmiş bir mum bir kaç küçük şişr ve kucağında bir kitap vardı.Genç kız ona baktığında,yorgunluğuna ve çöken göz altlarına rağmen ne kadar güzel bir suratı olduğunu gördü.Bembeyaz tenindeki siyah kirpikleri ve kaşları karların üzerine düşen çam dallarını anımsatıyordu,kurum siyahı saçlarının beyaz anlıyla birleşiminr baktı bu ona arafı hatırlattı gökyüzünün ve uzayın arşın bağdaştığı sınıra.Ardından yavaşça yerinden doğruldu ve ona dokunmadan yataktan indi yanına çömeldi dizlerinin üzerine oturdu.İnce parmaklarıyla yavaşça kavradı omzunu

”Yankı…”

”dokunma!..”

”Yankı kalk yerde her yerin tut-!”

”LAVİNYA!”

”Şş Sakın ol iyiyim”

”Bişey mi oldu iyimisin !”

”Yankı! İyiyim DUR YANKI İYİYİM!”

Bir anlık korkusunu ve paniğinden sıyrıldı genç adam onun bağrışıyla.Gördüğü kabuslar ağır geliyordu ona ki demin gördüğü kabus oldukça gerçekçiydi.Uyanamdağı içinde oldukça sarsmıştı onu,baktı Lavinyaya ve derin kızgın bir nefes vererek şakaklarına koyduğu iki parmağıyla ovdu suratını.

”Kusura bakma ben-“

”Tamam sorun değil iyimisin?”

”Evet asıl sen nasılsın gece çok fazla kustun ben doktoru arayacaktım ama ulaşamadım”

”Ne? Ama ben hiç birşey hatırlamıyorum!”

”Sürekli bayılıp durdun ateşin çıktı ve kustun hasta olduğunu sanmıyorum hava serin değil tekrar doktora ulaşmaya çalışacağım sen…”

Şimdi sırtını yatağa yaslamış onunla konuşuyorken baş parmağıyla arkasını işaret etti

”sen…istersen duş al çünkü akşam çok terledin sana temiz kıyafetler getirmelerini sağlayacağım neye ihtiyacın varsa çekinmeden kullana bilirsin odanı tekrardan toplatacağım”

”Aslına bakarsan ben o odada kalmak istemiyorum orası çok karanlık ve fazlasıyla korkunç ben salonda yatabilirim”

”Saçmalama seansın bittiyse beni sinirlendirmeden ben gidiyorum bileye ihtiyacın olursa seslen”

”Tamam…bir saniye bekle! Burdaki duvara ne oldu?”

”Akşam bir iblis seni kaçırıyordu bende seni görebilmek için kaldırdım”

”Ama ben ses duymadım etraf kirl- anladım….teşekkür ederim”

Yankı odadan çıktı ve hizmehçilerden birini çağırdı ona Lavinya için ne lazımsa bizzat konuşarak temin etmesi emrini verdi ve onu odaya Lavinyanın yanına gönderirken o anahtarlarını aldığı arabanın kapısını açtı ve kemerini bağlama gereği duymadan gaza bastı iki saatin sonunda şehirdeydi.Ev şehrin dışındaydı çünkü Yankı şehir kalabalığını sevmezdi,kendi olmayan bir birlerini taklit eden insanların olduğu bir şamata içinde olmak istemiyordu.Öte yandan eşitliğin olmadığı sokaklarda gezmek ve güçlünün güçsüzü ezişini görmek istemiyordu.Hızla bir Avm ye girdi ve mağazalar arası mekik dokudu adeta.Bir süre sonra işi bitmişti büyük poşetler ve kolilerle arabasını yükledi ve evin yolunu tuttu,iki saatlik yolculuğun sonunda evdeydi.Eve girdi ve hızla Lavinyaya ayrılan odaya yöneldi ilk girdiğinde harabeye dönen eşyaları yaptığı ufak bir büyüyle yok etti.Ardından arabadaki eşyaları eve taşımaları için adamlarına emir verdi ve ilk gelen boya kutularını odaya taşıttı duvarı onlara boyattı ve tekrar çağırana dek odadan çılmalarını söyledi.Eline aldığı hat fırçasıyla yarısı siyah yarısı mavi odaya döndürdü yüzünü siyah olan tarafa yöneldi ve güneş sistemini takım yıldızlarını ve dişer herşeyi işledi duvara ardından mavi duvara yöneldi orayı bulutlar ve sarmaşıklarla donattı geri kalan kısa duvara ise monte ettirdiği kitaplığı kitaplarla doldurmuştu.Odaya yeniden doldurulan yeni eşyalar da bu odaya uygun olarak süslendiğinde artık geriye bu odayı aydınlatmak kalmıştı tavanı ve kolon altlarını aydınlatan let ışıklar taktı duvarlara artık bu oda onu korkutsun istemiyordu.Herşey bittiğinde çıktı odadan ve son olarak dolabı ona uygun kıyafetlerle doldurdu.Geri kalan ve ihtiyacı olabilecek ne varsa en ince ayrıntısına kadar yerleştirdi ve odadan çıktı.Kendi odasına yöneldiğinde kapıda durdu ve hissetti hala içerideydi bunu anladığında kapıyı çaldı ve girmesine müsade alınca içeri girdi.Yatakta oturmuş öylesine duvarı izleyen Lavinya’ya takıldı mabi gözleri birden

”Sen hallettinmi?”

”Evet saol”

”Peki ne yapıyorsun orda öyle oturarak?”

”Sıkılıyorum düşünüyorum ve odadan çıkmaya korkuyorum”

”Artık korkmanı gerektirecek birşey kalmadı rahat ol”

”Yok ya gerçektenmi sen?”

”Sana geldiğin ilk günde söyledim bu sana bağlı”

”Peki öyle diyorsan”

”Yemek yedinmi?”

”Evet”

”Hadi kalk gidiyoruz”

”Nereye?”

”Ceset ormanına”

”B-bişey mi yaptım eğer yaptıysam yani ben öyleyse”

genç kızın korkusu ona birden kahkaha attırmıştı

“Niye gülüyorsun korkuyorum!”

”Korkma…seni öldürmeyeceğim unuttunmu zemheri koruyucunum,ama şansını zorlarsan ayrı bir işimiz var hadi”

”Tamam bende sandımki”

Genç adam onuda almış arabaya binmişti Lavinya emniyet kemerini bağladı ve oturdu Yankı gazı kökledi ve yola koyuldu.Direksiyonu sanki yağlanmış gibi ordan oraya rahatça kaydırıyor vitesi kolaylıkla atıyordu.Kısa bir yolculuk sonunda ormanın girişinde bırakılan arabadan inilmiş yürümeye başlanmıştı.

”Hadi çok yavaşsın Lavinya”

”Senin bacakların çok uzun yankı ve hızlı yürüyorsun yoruldum tam iki saattir yürüdüğümüze eminim ayaklarım ağrıdı!”

”Off Lavinya akşama kadar oraya varmalıyız”

dedi oarmağıyla tepedeki yapıyı işaret ederek

”Ne?! Of Yankı bu bir dağ farkındamısın!”

”Dağ bu değil bu! Bu bir tepe mızlanmada gel!”

”Ama yoruldum biraz dinlensek olmazmı?”

”…”

”YANKI NE YAPIYORSUN AYH!”

”Bağırma şimdi tilki kurt ne varsa üşüşecekler başımıza işimiz gücümüz yok bide onlarla uğraşalım!”

”İndir beni Yankı saçmalama bırak beni!”

”Yoruldum dedin Lavinya vaktimiz yok”

”Ama-“

”Lavinya sabrımı zorluyorsun! Zaten bir dünya şey dönüyor kafamda!”

Genç adam kucaklamıştı Lavinya’yı ve o daha itiraz edemeden başlamıştı yolu yürümeye.Aslında kanatlarını kullansa herşey daha kolay olacaktı ama Ceset ormanı buna engel olan bir güce sahipti.Uzun bir süre sessizlik yaşanmıştı bu Yankı’nın işine gelsede Lavinya’nın ona sorular yağdırması an meselesiydi bunu biliyordu.Ve tahmin ettiği gibi de oldu Lavinya o kırmızı dudaklarını araladı

”Yankı yoruldun bırak beni”

”Bu konuyu kapattığımızı sanıyordum?”

”Ama Yankı bir dağ tırmanıyoruz yoruldun ve ben utanıyorum”

”Umrumda gibimi?”

”Değil gibi of!”

”Mızlanma Zemheri!”

tekrar aralarına düşen sessizlik sadece 10 dakika sürmüştü ardından tekrar konuştu Lavinya

“Yankı”

”Evet!”

”Buranın adı neden Ceset ormanı?”

“Bir rivayete göre burası güçlü ve büyükçe bir akrep tarafından korunurmuş siyah ve kocaman bir akrep.Buraya izinsiz girenleri sessizce takip eder ve zamanı geldiğinde onları zehirli iğnesiyle sokarmış soktuğu her cesedi buraya yakın olan bir ıçuruma atarmış ama o cesetlerin ruhları bedenini terk eder ve bu ormana gelerek onunla savaşır bu ormanı sırf ona inat terk etmezleemiş bu yüzden burası çeset ormanı olarak kalmış”

”Ne!?Ve biz burda yürüyoruz Yankı lütfen eve dönelim!”

”Hurafe şeylere inanma dedimya rivayet kimin ortaya attığı belli bile değil”

”Ya gerçekse!”

”Ya sen susmazsan ve ben seni bayıltmak zorunda kalırsam!”

”Tamam ama bari indir beni!”

“Lavi artık gerçekten kızıyorum!”

”Sustum”

dedi gözlerini devirerek Lavinya ve aniden kafasını çevirmesiyle arkalarından gelen bir sürü kurdu görmesi bir olmuştu

”Yankı…”

”Sen neden titriyorsun yine nevar”

”Yankı kurtlar sürüler!”

”Lavinya ne diyorsun yine ateşinmi çıktı iyimisin?”

”Yankı arkamızda kurtlar var!”

”Beni mi yiyorsun Lavinya!”

”YANKI ARKANDA KURTLAR VAR!”

”Han-Siktir!”

Gördüğü gerçek bir kurt sürüsüydü ve ağızlarından salyaları akarkrn hırlamaya başlamışlardı ve Yankı güçlerini kullanamıyordu.Kurtlar yavaşça onlara doğru adımlıyor Yankı ise kucağında tuttuğu Lavinyayla geriliyordu yavaşça Lavinyayı indirdi ve arkasına aldı kanatlarını çıkarsa işini görebilirdi ama bu canını çok acıtacaktı hemde fazlasıyla çünkü ormanda güçlü bir enerji vardı ve bu güçlerine engel olurken bu onun için çok zordu

”Arkamda dur ve sakın kıpırdama sakın”

”Korkuyorum Yankı çok korkuyorum!”

”Korkma ve sessiz ol sakın kıpırdama tamammı sakın,sessiz ol”

”Tamam,Yankı bize doğru geliyorlar!”

Yankı kolunu geriye doğru uzattı ve bir elinide öne doğru uzatmıştı.Lavinya ise onun arkasında ona uzanan kolu sıkıca kavrayarak Ynakı ne yöne giderse ona ayak uyduruyordu.Korku bedenini sardığında artık tir tir titriyordu.Yankı yavaşça kafasını Lavinya’ya çevirdi gözleri hala kurtlardaydı

”Şimdi sana kaç dediğimde asla arkana bakma ve kaç dağın tepesine doğru sakın durma ne olursa oldun durma duydunmu sakın sadece kaçacaksın yoksa ikimizidr öldürürler duydunmu arkana bakmadan koş”

”Sen seni burda burakmam”

”Benim güçlerim var hatırla kendimi korurum ama srn burdaykrn hepsiyle baş edemem”

”Tamam”

Güçlerini kullanamazdı bu yalandı ama Lavinya’yı ancak böyle kandırabilirdi onu korumalıydı yavaşça kafasını çevirdi ona ve kurtların dikkatini çekmek için öne atılırken bağırdı

”Lavinya Kaç!”

Lavinya hızla koşmaya başladı,o sırada Yankı kendini öne atark hepsinin dikkatini dağatmayı başarmıştı.Lavinya bıraz ilerediğinde tam dönecektiki bağırdı Yankı

”İYİYİM ARKANA BAKMA SAKIN DURMA KOŞ!”

Yankı ters tarafa koşmaya başladığında kurtlarda peşine takmıştı ama bir planı vardı aniden önünde duran ağaca zıpladı ve tırmanmaya başladı kurtlar ardından zıpladı ama yerişemediler.Yankı ağaca çıktığında gözleri direkt Lavinyayı aradı ama ağaçlar çok sıktı ve onu göremiyordu bağırdı avazı çıktığı kadar

”LAVİNYA İYİYİM KOŞMAYA DEVAM ET! SANA YETİŞİCEM DURMA!”

”TAMAM!”

Ormanda oluşan ses yankısı onların birbirine azda olsa daha rahat ulaşmasını sağlamıştı.Aşağıdaki kurtlar bir süre orda oturdular ve Yankı’nın inmeyeceğini anladıklarında ters yöne doğru dağıldılar.Artık tamamen gözden kaybolduklarında Yankı ağaçtan yavaşça indi ve koşabildiğinin en hızlısını koşarak Lavinya’nın koştuğu yöne koşmaya başladı.Hem koşuyor hemde ormanı dinliyordu onu bulmak için onun nabzını kanını ve ısısını hissetmeye çalılıyordu,amacına ulaştığında onun daha uzakta olduğunu anladı ve koşmaya devam etti.

Bir süre sonra ısı düştü bununla enerji zayıflatı ve Yankı biraz daha hızlandı artık nefesi daha yavaştı ona birşey mi olmuştu yoksa uyumuşmuydu.Bir açıklığa vardığında artık bir çayırdaydı ve varacakları yer şimdi biraz daha net görülebilecek kadar yakındı fakat Lavinya yoktu.

”LAVİNYA! LAVİNYA!”

Genç adam endişeyle her yere bakınıyordu ama bu çayırı böyle göremeyeceğini anladığında tekrat bir ağaca çoktı ve çayırı gözledi.Biraz dikkatle baktığında lavinyanın çayırın tam ortasında uzun çimenlerin içinde uzandığını gördü ve ona yaklaşan o varlğı bu bir iblis değildi,bir canavar da değildi bir ruh da değildi bu beyaz cübbeli vaflık her neyse enerjisi hiç iyi değildi.Yankı ağaçtan indi ve hızla Lavinya’ya koşmaya başladı tam o sırada ormandan çıkmıştı ve kanatları tekrar alevlerle yanarken gözleri kızıla dönmüş derisinde siyah lekeler oturmuştu kanatlarını çırptı ve hızla vardı Lavinya’nın yanına

”SAKIN ONA DOKUNMA!”

”Jek ved ikke hvem du er men det erming”

(Kim olduğunu bilmiyorum ama o benim)

”ONA DOKUNURSAN SENİ BU YAŞAMDAN BU DÜNYADAN VE BU EVRENDEN SİLERİM!”

”Jek ved ikke hvem duner men det erming”

”O SENİN DEĞİL UZAK DUR ONDAN!”

Karşısındaki bir ruh emiciydi güçlü veya büyülü her ruhu çeker ve tüccar olarak satardı onlar yada onlardan kuvvetlenir ve yeni güçler alırlardı.Yankı ise onları çok yakından tanıyordu onlarla fazlaca tecrübesi olmuştu.

”BİR! ADIM DAHA ATAYIM DEME!”

Yankı Lavinya’yı tek eliyle yaptığı büyü yardımıyla ardına çekerken,Diğer eliylede ruh emiciyi sertçe boğuyordu.Bir süre sadece onu boğdu ve sıktı bir süre sonra dayanamayan ruh emici beyaz ışıklar eşiğinde bir vazo gibi çatlaklar vererek toza dönüştü ve yok oldu.Yankı hızla Lavinya’ya döndğ ve havada duran Lavinyayı kucağına alırken uyanmasını bekledi ama uyanması uzun sürecekti.Enerjisi emilmişti.Yankı eski yapıya doğru tekrardan yola çıktı,orda ihtiyaçları olan her neyse illaki bulacaklardı

Bölüm sonu

2 yorum