İçeriğe geç

Saye’nde

Bölüm 4 · 8 dk okuma

Saye’nde

Bölüm 4

Güç

“Ağlama Zemheri anlat bana göz yaşlarının sebebini”

”O SENİN YÜZÜNDEN BU HALDE KALDIR ONU KURTAR BİRŞEY YAP!”

”Sakinleş onu bu hale getiren sensin Zemheri”

”Ben yaptıysam nasıl düzelticeğimi söyle”

”Kendini kontrol et Zemheri ondan güçlü değilsin ondan üstünde değilsin,ama onun en büyük zafı sensin kendini sakinleştir duygularını kontrol etmeyi öğren”

“Tamam yapıcam ama birşey yap!”

”Dedimya herşey sende!”

Ruh iki yana açtığı kollarının arasından üzerinde kan lekeleri olan bir tacı Lavinyanın ipeksi saçlarına bırakırken Yankı’nın üzerine ise kanlı bir kılıç bırakmıştı.

”Ne yapıyorsun sen benimle alay mı ediyorsun adama birşey yaptım ne yapıcam bilmiyorum yardım et diyorum sana!”

”İyi dinle Zemheri sakinleş onu bu hale getiren şuan içinde kopan fırtına!”

Genç kız gözlerini kapadı ve derin bir nefes verdi,sakinleşmeye çalışıyordu gözlerini açtığında ruh gitmişti gözlerini duvara dikti ve öylece saatlerce oraya bakakalfı tekrar ay ışığı odayı dolduruyordu saat tam gece yarısını vurduğu sırada Lavinya göğsünde bir ağrı hissetti bu ağrı resmen ciğerini deliyordu.Kucağında öylece yatan Yankı’ya baktı ardından karşıdaki kırık aynadan kendine,bu ağrı bir yangına dönüştü bicudunu saran o yakıcı sıcak şakaklarını ve kulaklarını zonklatıyordu,birden ay ışığının aydınlattığı oda karanlığa gömüldü.Kalp atışları seyirini yavaşlattı,nefesi kesikleşti tıpkı Yankı’da olduğu gibi.

Gözlerini açtığında kurak bir arazinin ortasındaydı üzerinde her rizgar vurduğunda uzunca uçuşan etekleri ve kollarıyla beyaz tülden bir elbise vardı bir tanrıçaya benziyordu ipeksi saçlarında ise yine o tacı taşıyordu,birden bir ses duydu arkadını döndü ama kimse yoktu olduğu yer aniden bir savaş meydanına dönmüştü.Askerler düşmanla vuruşuyor bedenlere saplanan kılıçlar kanı her toprak zerresine işliyordu,dehşete kapılmıştı korkuyordu o savaş meydanının ortasında öylece kalakalmıştı.Gözlerini etrafta gezdirdi.Tanıdık bir simaya rastladı bu Yankı’ydı elinde ruhun onun ğzerine koyduğu kılıçla savaşıyor kılıcın yetmediği yerde güçlerini kollanıyordu bir an sadece Lavinya’ya baktı Yankı ve fısıldadı ‘saklan!’ Lavinya korkuyla irkildi tekrar duydu Yankı’nın sesini ‘kaç!’ Sonra tekrar ‘seni öldürürler git burdan görünür olmadan git!’ Güzel kız şaşkındı anlam veremiyordu söylediklerine birden büyükçe bir sarsıntı yaşandı o meydanda aniden durulan savaş meydanı içinde Yankı ona hızla koşuyordu bunu gören Lavinyada ona koşmaya başlamıştı.Lavinyanın elini yakalayan yankı onu büyük bir kalkanla sarmıştı tam o anda sıkıca tutundu Yankı’ya gözlerini sıkıca yumdu,açtığında başka bir yerdeydi.Yeşil bir ormandı burası gündüz olmasına rağmen oldukça kasvetli vr korkutucu Yankı’yı gördü tekrar be koluna dolanan o siyah yılanı hızlı adımlarla eteklerini tutarak yürğdğ yanına ve yılanı bir hamleyle fırlattı.Tuttu kolundan ve çevirdi kendine Yankı’yı

“Uyan artık Yabancı korkuyorum!”

”Burdayım ya Zemheri korkma”

”Ama bu bir rüya ve sen gerçek bile değilken ben ne yapıc-“

”Bu bir rüya değil Lavinya bu bir rüya değil geçmiş adım adım yaklaşıyor bu asıl olmamız gereken dünyadan anımsamalar ben buraya gelmeyeli çok oluyor ama sen birşey yaptın beni yenidrn buraya getirdin burda yaşadıkların vicütlarımızın olduğu dünyadada bize zarar verir orda neden öylece dikiliyordun ölebilirdin!”

”Ben anlayamadım bilmiyordum Yaba-“

”Yankı”

”Ne?”

”Bir adım var Lavinya adım Yankı yabancı değil!”

”Yankı…bu bu isim çok tanıdık hemde çok fazl-…!”

”İyimisin?”

Birden güçlü sarmaşıklar geri çekti Lavinyayı ince belimden sararak Yankı tuttu ellerini elindeki kılıçla kesmeye çalıltı sarmaşığı ama yapamıyordu kesilen her oarçaya yenisi ekleniyordu

”Korkma Lavinya sadece rüya,korkma!”

”Ne oluyor!”

”Uyanıyorsun!,Güçlerin güçlerin uyanıyor!”

”Ne ama sana zarar vericek DİKKAT ET!”

”Korkma sakin ol,duyguların güçlerimi etkiliyor Lavinya yapma!”

”Tamam! Tamam sakinleş Lavinya sakinleş tamam tamam ona güveniyorum,onun yanında güvendeyim o beni korur ona güveniyorum onun yanında güvendeyim sakinim!”

Tam o anda gücünü kullandı genç adam ve koşarak yakaladı Lavinyayı ve yakaladığı gibi oluşturduğu kalkanın içine aldı onu şimdi göğsü hızla inip kalkıyor Lavinyayı arkadına alarak korumaya çalışıyordu birden birşey sardı Lavinyayı,bunlar kara kan kızılı kanatlardı içine aldı onu sardı sıkıca.Tüyleri kızıl bir ayna gibi parlak,up uzun ve kocaman kanatlardı bunlar.Yankı birden geri geriye gitmeye başlayınca oda geriledi adım adım ve üzerinde Yankının kanatları olmasa, arkasında beliren uçurumdan düşeceğini topuğunun boşluğa düşmesiyle anladı.

”Aşağısı uçurum Yankı!”

”Korkma! Güçlü ol”

”Düşücez!”

”Sadece gözlerini kapa duydunmu sadece gözlerini kapa ve bana güven!”

”Tamam”

yankı ardını döndüğü gibi kanatlarına ve kollarına sardı onu kaldırdı üzerindeki kalkanı ve kendini bir mermi gibi uçurumdan aşağı bıraktı bu uçurum yüksekti düşmeye başladıklarında Lavinya daha sıkı sardı onu.Lavinyanın beyaz elbisesinin tülleri Yankı’nın Kan kırmızısı kanatlarına karışıyordu andine kanatlarını açtı yankı uçurumun keskin virajlarını döndü çok hızlıydı Lavinya bir ara gözlerini araladı tek görebildiği uçurumun iki kanadından ince bir çizgi olarak görünen gök yüzü ve Yankının sinirle kasılan suratı olmuştu.Daha sıkı sardı Lavinya Yankıyı ve yüzünü onun göğsüne gömdü.Yankı uçurumda dipde ilerliyor ve virajlardan bir rüzgar gibi geçiyordu.Birden yükseldi ve çıktı uçurumdan.Artık içinde oldukları tekşey göz alabildiğince açık gök yüzüydü.Yankı kucağında titreyen Lavinya’yı farke tti andien

”Sana korkma dedim değilmi?”

”Elimde değil!”

”Peki korkabilirsin gözlerini aç”

”Hayır,korkuyorum!”

”Aç dedim bana güven”

Yavaşça açtı gözlerini Lavinya ve şaşkınlıkla Yankı’ya baktı

”Burası araf!”

”Evet burası araf”

”A-Ama bu nasıl olur araf burası bu imkansız”

”Hayır değil sadece bir dünya hurafesi bak burdasın imkansızmı şuan sence”

”Değil…”

”Bak şurayı görüyormusun çok büyük bir yıldız var”

”Evet?”

”İşte o yıldızda Zemheri yatıyor”

”Peki şuradaki?”

”Orası mı? Orası da Zemherinin kaderi olan adamın yattığı yıldız”

”Gidebilirmiyiz?”

”Olmaz”

”Neden ama?”

”Çünkü sen Zemherinin kalbisin ve oraya gittiğin an,Zemherinin ruhu sana büyük bir acı vericektir buza dönersin Lavinya”

”Ozaman Zemherinin sevdiği adama gidebilirmiyiz?”

”Neden bu kadar meraklısın sen!”

”Neden bağırıyorsun?”

Genç kız bu iki yıldıza özenle baktı ama aklına kazımak istiyordu onları bir adları olmalıydı

”Neden adlarınk bu kadar öeram ediyorsun?”

”Ama konuşmadımki?”

”Baş belası!”

”Hey!”

”İçinden bana saydırma Lavinya duyuyorum!”

”Ama duyma sende!”

”Zemherinin yattığı yıldızın adı Lavinya adını burdan alıyorsun zemkaderin yattığı yıldızın adıysa Grejuva bu adı almasının nedeni ise Zemheriye duyduğu aşk ve sevgi yüzünden uğradığı işkencelerle ölüme yüz tutmasıdır.Onun kalbi ateştendir Zemherininkisi ise buzdan,bu yüzden kalbinin ateşi harını yani sağlığını kaybeder ikiside yade bağıyla birbirine hala bağlılar fakat kader tanrıçasının kehaneti gerçekleşmedikçe ikiside kavuşamıyacak”

”Hala yaşıyorlarmı”

”Evet bedenleri hayatta sadece Zemherinin ruhu sende ama zemkaderinki nerede bilinmiyor”

”Zemkader onun ismimi?”

”Zemherinin acı kaderi olduğu için ona böyle seslenirker Zemheri ona kaderim diye seslenirmiş hep bu bedenle adı zemkader olarak kalmış”

”Geçek adı ne peki?”

”Bilmiyorum,ama bir ara dedem bana Agha olduğunu söylemişti.Öyle olsa bile ruhu kimdeyse onun vicuduna vardığı zaman ruhu kimdeyse adıda o olur”

”Bu inanılmaz bir hikaye onları ayıran şey tam olarak neydi?”

”Zemheri kara kış demektir adında olduğu gibi kışı yönetirsi Zemkaderse Yazı ve sonbaharı yönetirdi bir gün Cemre İlk bahara erken düştü onu durduramadılar daha kış olmasına rağmen çirçkler açtı denge bozuldu bu olaydan sonra kardelenler ve kar nergizleri ortaya çıktı Cemrenin düşmesiyle bozulan sistem toparlanamaz bir sarsılma yaşadı,böyle olunca Cemre düştüğü yeri kapladı yazın sıcağı ve kışın soğuğu çakıştı zemkader ve Zemheri ağır hasar gördü ve Cemre ise suçu onlara yükledi.Tanrılar Cemreye inandı ve Zemkaderle Zemheriyi birbirine bağladı”

”Bizim gibi”

”Bizim gibi.Bağlandıkar ve en başta bir sorun yokken bu dostluk bir aşka dönüştü bu olmamalıydı bir suçtu tanrıalrın kulağına gitti bu olay ve Zemheriyle Zemkaderin birleştiği gün onların son sarılmaları oldu onları bu iki yıldıza kapayıp aralarına yade bağını koydu ruhlarını bedenlerinden aldı ve başka bedenlere koydu ama bu sefer ikisi birleşecek ve zemkaderin öfkesinden yok ettiği Cemreyi tekrar ortaya çıkaracaklar,senin kaderini bulduğunda bu olacak”

”B-ben mi”

”evet sen “

”Ama ah! Yankı ayh!”

”İyimisin!?”

”Kalbim!”

”Hey bana bak derin bir nefes al!”

”Yankı sustur şunu sustur şunu”

Genç kızın kafasının içindeki ses ona acı veriyordu Zemheri kalbini çağırıyordu.Ve güzel kızın göğsünde atan kalp sahibine gitmek için kızın göğüs kafesini zorluyordu(serbest bırak onu Zemherinin kalbini ver geri!)

”Hayır! Hayır Ah Yankı!”

”Yıldızlar ne oluyor kahretsin Zemheri kalbini çağrıyor seni öldürecek,gidiyoruz derhal sakin ol tamammı”

”AH SUS! SUS AH!”

”Tamam bana bak Lavinya!Lavinya”

”Hayır,hayır,hayır,hayır,hayır,hayır, sus! Sus! Ah YANKI!”

”Tamam gidiyoruz “

Genç kızın kalbi göğsünü zorluyor,Yankı ise olabildiğince hızını arttırıp Yade bağı bölgesini aşmaya çalışıyordu hızını dahada arttırıyor ve kanatlarını büyük bir ihtişamla çırpmaya devam ediyordu.Lavinya göğsüne ve kafasına bastığı elleriyle acıyla yakarıyordu.Kısa bir süre sonra o bölgeden çıktılar ve Yankı hızla yer yüzüne indirdi güzel kızı genç kızı yere bıraktı ve iki kolunu sıjıca kavradı

”İyimisin bana bak Lavinya iyimisin!”

”Yankı ben….”

genç kız sertçe yankıyı sarmış,unu saran kolakrla sarsılarak ağlamaya başlamıştı.Elini genç kızın sırtına bastıran Yankı onu sakinleştirmek için elinden gelen herşeyi yapıyor bildiği her sihri deniyordu.

”Tamam sakinleş olurmu?Bak seni bir şekild uyandırmalıyız bunlar senin için çok ağır zarar görüceksin bana elini ver”

”Sende kalm ozaman Yankı o ev çok korkunç o ruh gelip duruyor korkuyorum!”

”Ben kalkamam”

”Neden!”

”Ben buraya bağlıyım kalkamam süre dolmalı”

”Ozaman burak burda kalayım”

”Olmaz senin için tehlikeli gitmelisin bana elini ver”

”Yankı lütfen”

”Bak uyanmanı sağlıyacağım tamammı ama senden istediğim bir şey var.Üst katta çatı katında kolidorun sağımda kalan oda o odada bir kitap var oldukça kalın bir kitap bu kitabı aç ve kanat motifli kısmı oku anladınmı ve kendini o odaya kitle sakın o odadan çıkma perdelerikapa ışık yakma tamammı anladınmı”

”Anladım ama lütfen!”

”Gitmelisin Zemheri vekti dolunca gelicem kapıya benim sesimle gelenler olucak,benim görünümümde gelenler sakın kapıyı açma o odayı bir tek kilitlendiğinde ben açabilirim unutma kapıyı açma ve konuşma sakın”

”Tamam”

”Bileğini ver bana”

Genç kız ince ve beyaz bileğini verdi Yankıya.Yanki eliyle kavradığı bileğe kendi bileğini koydu artık genç kız onun nabzını hissedebiliyordu.Ardından mavi gözlerindeki o ışıltı soldu göz bebekleri ufalırken kapadı gözlerini genç kız korksun istemiyordu.Ardından içinden birşeyler gıdıldamaya başladı ne söylüyorsa genç kızın kafasındada dönüyordu.Gözlerini kapamıştı Lavinya onun isteği üzerine ama bileğindeki elin sıkılaşmasıyla açtı gözünü Yankının burnundan ve gözlerinden gelen kan yüzünü ıslatıyordu.Fazlasıyla zorlanıyordu Lavinya elini yüzüne görürdü ve kanlı göz yaşlarını sildi Yankının.Yankı tuttu elini onun ve birden açtı gözlerini beyaza dönen mavi gözlerinde ufalan gözbebekleriyle fızıkdadı kızın avcuna

”Uyan Zemheri”

”Yankı gelicelsin söz ver”

”Gelic- “

”Yankı! Hayır hayır uyanma salak Yankı iyimisin Yankı birşey söyle!”

”Sakin o-“

”Yankı!”

Artık çok geçti genç kız hızla uyandı.Kalktı yankının göğsünden bayılmasıyla onu tutan bedeni üzerine düşmüştü Yankının.Kafasınaı Yankının yüzüne çevirdiğinde burnundan akan koyu renk kanı gördü ve gözünden gelenleride haklıydı orda olanlar bu dünyayıda erkiliyordu birden genç kızın kafasında yüksek bir ses belirdi

”Odaya git tehlikedesin!”

”Yankı gidicem iyimisin duyuyormusun”

”Sadece git vaktin çok az!”

Yankı gücünü en sonuna kadar kullanıyordu buda ona zarar veriyordu ama o Zemherinin koruyucusuydu.Canını hiçe saymaya hazırdı.Genç kız hızla kalktı yerinden Yankıyı kucağından bırakarak ve koşarak tarif edilen odaya gitti,kapıyı iki kere kitledi oerdeleri çekti ve sadece masada duran çalışma lambası aydınlattı odayı oda bir yatak odasıydı.Bir duvarla ayrılmıştı ikiye yatak duvarın ardındaydı.Onun durduğu taraf çalışma odasıydı.Kitaplıkta hızla ramaya başladı kitapı burda en az 150 kitap vardı.En sonunda buldu ve alıp çalışma masasında okumaya başladı Yankı’nın dediği yeri.

Bölüm sonu

1 yorum