Genç kız yavaşça araladı gözlerini odasındaydı,ona ayırlan odada yatağında üstü örtülü bir şekilde uzanıyordu yavaşça doğruldu yerinden,bayıldımmı diye geçirdi içinden ne olduğunu anlamaya çalışıyordu ama hiç bir şey hatırlamıyordu tek bir şey dışında Yankı'nın haykırışı dışında.
"Acaba rüya mı gördüm,ama hayır bir şey oldu o bağırıyordu.Burda bizden başkalarıdamı var ama ama hayır olamaz ne oluyor bu lanet yerde"
Birden bir ses duydu ve arkasına baktı ama kimse yoktu,yanlış duymuşumdur diyip önüne döndü ama bu sefer biri konuşuyordu ürkütücü ama bir okadar da ruhunu okşayan bir sesti
"Yabancı?"
"İsmini...bahşettim sana......korkma.....gel bana....o senin için burda......korkma.....korur seni herşeyin uğruna....."
"Yabancı sen misin!"
"Korkma....senin için burda.....ait olduğun yere...götürürseni....oraya..."
"Kimsin sen! Korkuyorum Yabancı sen misin hiç komik değil"
"Yankı.....Lavinya......"
"İmdat!"
"Yankı.....Lavinya"
"Yabancı! Yardım et!"
"Efulin olacak o senin....süveydam diyeceğin.."
"YANANCI YARDIM ET!"
Tam o anda duydu onu yankı açtı gözlerini artık göz bebekleri ince bir çizgiudi kalktı yerinden ve hızla koştu eve,kapının kilidini çevirdi ve hızla açtı kapıyı odanın ortasında kafasını ellerinin arasına almış yerde çaresizce onu çağıran Lavinya'yı gördü ve arkasında ona yaklaşan ruhu
"Lavinya!"
"YABANCI!"
"ÇABUK KALKA ORDAN BURAYA GEL"
Kıpırdayamıyordu çünkü ev buna izin vermiyordu Lavinya hızla kalktı yerinden koşarak onun arkasına geçti tek yapabildiği arkasından gömleğini sıkıca kavramaktı Yankı'nın. Yankı sinirliydi ve bu sefer bunu saklamaktan asla çekinmeyeceği ortadaydı ev onu tutuyordu ama o karşı koyacak güve sahiptı orda dikilip elini Lavinya uzatan ruha doğru haykırdı
"SAKIN, MÜSADE ETMİYORUM GİT ONA DOKUNMA!"
"vakti geldi,geviktirenezsin!"
"Kaldıramaz başkasını bulun bir başkadını seçin ama git!"
Artık çok geçti onunla konuşan ruh güzel kızı mühürlemişti onları sarmas için yönlendirdiği sarmaşık ikisini kaplarken,genç kızın iyice Yankıya sokulmak zorunda kalmıştı sarmaşık onları sarıyor sıkıyordu Genç kız biraz daha sıkı kavradı Yankı'nın gömleğini iliklerine kadar onunsaran korkunun pençesine kurban gitmişti
"Yabancı korkuyorum!"
"Korkma,korkma birşey olmayacak izin vermiyeceğim sana dokunmaya ak korkma!"
"Sen!?"
"Sadece sakin ol"
Onları sarmaşıklarına saran ruh,genç kıza acı veriyordu
"AH YABANCI!"
"ONA ZARAR VEREMEZSİN!"
Birden elinden akıttığı kızıl ve beyaz ışıkla odayı aydınlatmış onları sıkıca saran ruhu yok etmişti ruhtan geriye odanın duvarlarını saran nergisler ve sarmaşıklar kalmıştı kollarından dökülen sarmaşıklar la arkasını döndü ve genç kız onun kollarına yığıldı.
Onu yavaşça yatağına yerleştirirken hala gömleğini sıkıca kavrayan elini açmaya çalıştı bırakmıyordu gözlerini sıkıyor canının acıdığını ve korktuğunu bu haliyle bile belli ediyordu.Yankı elini kızın anlına götürdü ve onu sakinleştirdi omzundaki gevşeyen el düştü ve kızın anlında beliren ışıldayan şekiller bir ışık huzmesi şeklinde yanağından boynuna indi ve orada bir kolyeye dönüştü bunu izlerken vicudunda bir kasılma hissetti yankı ve aynı anda onunda boynunda bir nergis dövmesi belirdi verdiği yakıcı acıyla kükredi yerinden kalktı odada volta atıyor oraya buraya saldırıyordu,
Önüne ne gelirse kırıp parçalıyor oradan oraya davuruyordu.Birden duvara bir yumruk attı ve duvardaki saatin yere düşmesine neden oldu genç kız birden derin bir nefesle doğruldu yerinden.Yankı onu duyamayacak kadar sağırdı öfke onu ele geçirmişti.Lavinya kalktı yerinden ve tam bir yumruk daha atacakkrn duvara ince parmaklarıyla güçlü bileğini sardı Yankı'nın.
"Dur Yabancı lütfen!"
Ona döndü Yankı küçülerek bir nokta halini alan göz bebekleri eski halini aldı ve güzel kızın yüzünden akan yaşlara takıldı
"K-korma tamam tamam yok birşey bişey yok"
"Yabancı ben korkuyorum çok korkuyorum ben....."
"Tamam ağlama lütfen ben neyapıvağımı bilmiyorum ağlama,bak üzgünüm tamamı ağlama DURSANA kadın !"
"Ben..."
"Sakinleş ve anlat ne oldu!"
"Ben rüyamda bana birisi Zemheri dedi senin gibi ve bir fırtına çıktı sonra..."
"Kahretsin! KAHRETSİN SANA YAPMA DEDİM ONA BUNU YAPMA DEDİM LANET OLASI RUH!!"
"Yapma korkuyorum!"
"Hayır! Korkan sakın korkma"
"Ne oluyor anlat artık ben,ben anlayamıyorum.."
"Tamam anlatıcam,ama önce ağlamaman için ne yapmalıyım ben bilmiyorum?"
"Hiç birşey sadece bana güvende olduğumu hissettir"
"N-Ne zaten güvendesin benim yanımdayken sana hiç birşey olmaz Lavinya sakinleş!"
"Senden ölümüne korkuyorum ama bir okadarda güveniyorum yabancı,kimsin sen?"
"Tamam anlatıcam ama sakinleş ve otur tamammı"
Genç kız yavaşça ve sendeleyerek yatağa doğru yürüdü ve oturdu odada ayakta kalan tekşey zaten o yataktı
"Bak,off bunu sana nasıl anlatıcam ki ben!"
"Anlat işte"
"Bak sen bu zamana ait değilsin bu yüzden kimsen yok sen bir aileylemi büyüdün"
"Hayır sadece büyük babam var"
"Bak burdan anlatabilirim.Kimsen yoktu çünkü bu zamana ait değildin büyük babam dediğin kişi ise sadece senin koruyucu bekçindi çok uzun bir süre önceydi bak geldiğimiz yer Samra adında bir diyar ve orada daha üç diyar daha bulunuyor Samra,Galiyt,Dinar ve Takuvn ben Samra da varistim sen ise Dinar'da bizim ittifağımız vardı dört şehir arasında birgün hükümdarlardan biri Tavar adında bir hükümdar Galiyt diyarının hükümdarınınöldürdü bunun üzerine büyük bir savaş başladı bağlar koptu bizimki hariç bu dört diyar 16 diyara bölündü ama bizim diyarlarımız ayakta kaldı seni kaçırdılar ve bilmediğimiz bir diyardı yıllarca orada seni aradılar en sonunda, en sonunda seni bana bağladılar ve seni bulup geri getirmeni istediler.Ama sen buraya hapsedilmiştin aklına uygulanan bir büyü var bu yüzden hatırlanan çok zor ama seni bulmama rağmen ters giden birşeyler var ve eğerki yanılmıyorsam dünyalar arası bir kalkan kuruldu enerjisi çok ağır hemde çok onu yok etmeliyiz ama sen hala gizlisin açığa çıkmalıdır daha uyanmadı güçlerin"
"Sen n şaka mı yapıyorsun yabancı!"
"Bana inan hiç olmadığım kadar ciddiyim Lavinya iyi düşün isminnin bu dünyada bir anlamı yok tek sende olan bir ad,ailen olmasa bile bile soy ağacın devlette kayıtlı olurdu ama yok sence bu normalmi?"
"Ah peki ne oluyor ozaman yabancı?"
"Bak beni iyi dinle boyutlar arası dünyalar var ve biz bunlardan birinden geliyoruz o dünyalarda birinde olan Samra ülkesinden bu ülke tam ortasından ikiye ayrılmış bir uçurumla sen diğer tarafın Batı'nın bense doğunun tarafında kalıyordum"
"Bu çok tanıdık geldi"
"Duydukça hatırlayacaksın,bende en başta hatırlamıyordu"
"Sendemi böyle oldun?"
"Sayılır buraya kendi isteğimle geldim daha doğrusu mecbur kaldım "
"Neden?"
"Çünkü aptal bir büyücü seni bana bağladı ve eperki yakınında olmazsam donarsın.O büyücünün peşindeyim laneti bir tek o bozabilir bizi lanetledi "
"Ozaman artık yanımdasın geri dönelim"
"Olmaz yapamayız"
"Neden!"
"Eperki dönersek birimiz ölücek o yüzden bütüvüyü bulmalıyız"
"Ne e ne yapıcaz ozaman!"
"Dediğim gibi döndüğümüzde ülke birleşecek ve tek bir hükümdar olacak öyle olmalı orda kaderinin bağlı olduğu asıl kişi bulmalısın ve bu da ayrı bir sorun"
"Ama ülke?"
"Onca masum orda şuan iki tarafa ayrılmış durumda senin tarafındakiler külden kayalar benimkilerse buzdan heykellere dönüştüler onlarında kurtarmalı giden kişi"
"Ozaman sen git"
"Ne?"
"O insanları bu halde bırakmasın sen git hem zaten bunca yıl bir kimsesizdin kendi kuyumda boğuluyordum kurtulurum bana bir iyilik yapmış olursun"
"Saçmalama orda bir ailen var!"
"Senin yokmu?"
"Yok"
Sesi çok soğuktu genç adamın bunu söylerken.Lavinya şaşırmış ona bakıyordu tam soracaktı ki
"Merak ediyorsun şuan hemde fazlasıyla"
"E-evet.."
"Seni kaçırdıkları gün engel olmak için uçurumda buluştular ordaydım o uçurumu kapatmak için herşeyleeini ortaya koydular ama başaramadılar sonra bir ayin düzenlediler ve kader tanrıçadına iki soru sordular geleceği ve ne yapılması gerektiğini tanrıça canları karşılığında söyleyebileceğini deyince annem, en yakın arkadaşı yaşasın istedi ve kendini uçuruma attı tanrıça seni bana bağladı ve bu fedakarlığı karşısında annemi cennetle mükafatlandırdı ozaman küçüktüm bilmiyordum ne anlattığını, sonra babam o dayanamadı ve kendini kurban ettiğinde ne yapılacağını söyledi tanrıça ben seni arayacak bulacak ve koruyacaktım bana seni mühürlediler ama herşeyimi aldılar ailene söz verdim seninde öksüz kalmayacağına ve tanrıça onları korudu güvendeler bense yıllarca uğraşıp yerini buldum,dünyadaki her bir kadını aradım getirttim sadece sen kaldın Lavinya sdece sen sen Zemherinin kalbisin bense sadece senin koruyucu"
"Benim yüzümden özür dilerim....."
Sıkıca atlamıştı Yankı'nın boynuna ağlıyor özür dileyip duruyordu yıllardır yalnızdı biliyordu acısını ama onunki daha ağırdı o onların ölümünü görmüştü,kendisinin aksine. Yankı ne yapacağını bilmeden kolları havada kalmıştı sadece kısa bir tereddütün ardından oda sarıldı ona birine sarılmayalı yıllar oluyordu birden göğsünde onun kalbini hissetti onun göğsünde atıyordu sarsılırken
"Üzgünüm benim yüzümden neler yaşamışsın Yabancı üzgünüm!"
"Hey ağlamayı kes kendimi köyü hissediyorum ne yapacağımı bilmiyorum çünkü'
"Hayır,üzgünüm eğer aptal bir kız olmasaymışım kendimi korusaymışım olmazmış!"
"Lavinya ağlama lütfen!"
"Sen iyimisin!"
Lavinya'nın duygu karmaşası ve ruhundaki fırtına Yankı'nın boynundaki dövmeye işlemişti sertçe orayı yakıyordu sanki derisine kızgın şişler basıyorlardı Lavinya elini boynuna götürdü Yankı'nın
"Yabancı bu yanıyorsun sen hayır ben mi yaptım!"
"Ağlama, üzülme lütfen b-bak a ah!"
Nergiz dövmesini avcuna bastırdı Lavinya tam o anda soğudu Yankı'nın boynu ardından suratına baktığında yankının gözleri kaydı beyazı görünene dek ve oturduğu yatağa düştü sırtı Lavinya ise demin ona sarıldığından o düşünce dizlerinde kalmıştı Yankı'nın korkuyla bağırdı ona doğru
"Yabancı kalk nolursun ben mi yaptım ben yaptım ah hayır kalk YABANCI KALK GÖZÜNÜ AÇ İYİMİSİN YABANCI NE YAPIVAM NİLMİYORUM!"
Kafasını kaldırdı ve omuzlarına kadar kucakladı Yankıyı Yankı’nın gövdesi onun kollarının arasında bacakları ise yataktan sarkıyordu Lavinya ise ağlıyor göz yaşları onun yanaklarına damlıyordu saatlerce taşıdı Yankı 'yı kollarında taki artık ağlamaya takati kalmayıncaya dek.Artık tek yaptığı duvara bakıp onu beklemekti uyanır diye bekledi artık umudu tükeniyordu odadaki kırıknsaatin her bir tıkını kırılan mobilyaların çekilişini hepsini duyuyordu taki odaya dolan ışıkla demin ziyaretlerine gelen ruhun önünde belirmesine bakana dek
