Genç adam elinde dumanı kıvrılarak karanlık odayı dolduran sigarasıyla,orda o koktukta oturuyordu asırlardır devredilen ve şuan onda olan koltukta.
İyi bir gözlemci ona ilk baktığında içindeki karanlığı,eline kaç insanın kanını buladığını ve neler yapabileceğini en ağırından tahminlerle sunardı önünüze belki ama o ne bir katildi ne de bir masum ama suçluda değildi,yerinden doğruldu dibine gelen sigarayı küllüğe terk ettikten sonra cama doğru yöneldi,yağmur damlaları cama çarpıyor gök hiddetle haykırıyordu yere düşen yıldırımlarsa o haykırışlardan önce yeryüzüne varıyor o haykırışa zemin hazırlıyordu.İki elini kumaş pantalonuna sokmuş camdan dışarıyı seyrederken kolundaki saate baktı bir kaç sanıye bekledi ve
”Şimdi!”
dedi sesizce ve o anda gökten yere büyük nir gürültüyle düştü bir yıldırım kenarı sinsice kıvrılan dudakları da onun planının bir parçasıydı.Çok ürkütücü ama güzel bir görünüşü vardı.Ölüm rengini tenine bahşetmişti,gökyüzüyse en kadim katındaki maviyi gözlerine,kurum siyahı saçlarıysa ayrı bir detaydı yine.Adeta inci bir kolye gibi sıralıydı ağzında dişleri.Yapılı ve uzun boyluydu genç adam.Gök yüzünde çakam şimşeklerin ve düşen yıldırımların ışığı duratına vuruyor onun muazzam güzelliğini gözler önüne seriyordu birden kapısı çalındı içeri girmesi için müsade verdi ve açılan kapının önünde duran adam kolidordan odaya vuran ışığı engrlleyen gövdesiyle boynunu eğdi
”Konuş”
dedi işte izin verilmişti adam konuşmaya başladı
“Efendim,onu bulduk”
hızla döndü arkasına beyaz gömleğinin kollarını kıvırırken,yüzü menuniyet,heyecan ve şaşkınlıkla şekil almıştı kaşları çatıktı belki ama yüzündr her ifadesi ve duygusu belliydi hızla kapıya yöneldi ve odadan çıktı yanındaki adamına kafasıyla onay verdi hala kollarını toparlıyordu
”Efendim alt kattaki bir odada,sakinleşmeyince bağlamak zorunda kaldık”
”Niye bağlıyorsunuz embesil! Defol çabuk defol!”
”Nasıl isterseniz..”
Gür ve ahenkli sesi doldurmuştu evin duvarlarını ardından alt kata inen merdiveni ve karanlık kolidoru çevrelemişti siyah ve kaliteli kundurasının ince topuk sesleri.Kapının kilidini kavradı, oldukça iri olan ellerinde kayboluyordu kilidin kafası yavaşça çevirdi,durdu gözlerini kapattı bekledi odaya yoğunlaştı nabız sakin bir seyirde atıyordu içerdeki baygındı hala onu zapt etmrk için bayıltmışlardı ve bu onun içindeki öfkeyi ikiye katlamıştı.Kapının kolunu kavradı ve yavaşça açtı,içeri girdi her adımında bir oarke gıcırdıyor kundaradının topukları tempoyla tıklıyordu odada sadece ay ışığı ve bir yatak odadında ne olmadı gerekiyorsa herşey vardı.Ortada duran sandalyeye doğru ilerledi,eliyle çenesini kavradı kadının kafasını kaldırdı.Kafasını kaldırırken kumral daçları saten ip misali yüzünde aktı krnara ve uzun kirpikleri,küçük kavidli burnu,ve çatılı kaşları ortaya çıkmıştı.Masum bir güzelliği vardı baktı ona bir süre ve kafasını yavaşça bıraktı sandalyenin arkasına geçti ellerini çözdü,tam düşecektiki kova elini göğüs kafesine bastırdı kadının düşmesini engelledi.Yanına geldi ve kucakladı onu sandalyeyi ayağıyla itti ve kadını yatırdı yatağa yüzüne gelen saçlarını çekti suratından şimdi güzelliği daha netti gözleri kapalı olmasına rağmen bu kadar güzelse bana bakarken ne yaparım diye düşündü içinden genç adam ardından kulağına eğildi kadının
“Buldum seni Zemheri”
üzerinde durduğu dizlerinden kalktı ellerini ceplerine koyarak cama doğru ilerledi yağmur yağmaya devam ediyordu ama susturmuştu çığlıklarını yavaşlamıştı hızı,cama vuran yağmur tanelerini izliyordu genç aradan kısa bir zaman geçmiştiki birden bir kırılma sesi doldurdu odayı ardından boynunda derin bir acı hissetti grnç adam elini götürdüğünde gördüğü şey kandı.Kadının kafasında kırdığı vazonun cam parçalarıydı ensesine küçük parçalarla batan ve kanatan ardından hızla arkasını döndü genç adam kadın odadan tam çıkacaktı ki iki koca adımla yanında bitti sıkıca tuttu kolunu
”Ne yaptığını sanıyorsun sen!?”
”Bırak beni asıl sen ne yaptığını sanıyorsun siz beni kaçırdınız!”
”Evet,bu doğru ama bu o vazoyu kafama fırlatma hakkını sana tanımaz seni sinsi yılan!”
”Bırak beni! Bırak! İmdat! İMDAT!”
”İstediğin kadar bağırabilirsin,ama sesine yazık olur o embesillerin aksine ben seni bayıltıp bağlamıycam bu oda senin kafana göre takıl ayak altında dolanma fazla soru sorma aksi taktirde soru soracak nefes alamazsın sakinleş”
”Sen ruh hastasısın hiç bir şey olammış gibi konuşuyorsun benimlr ne istiyorsun benden bırak gideyim lütfen!”
”Gidemezsin,git ve dinlen birazdan sana yiyecek bir şeyler getiricekler”
”Lütfen bırak gideyim nolursun ne istiyorsun benden söyle ne lazımsa veririm paramı herşeyimi alın veririm!”
”Ne yapayım senin üç kuruşunu ben,dediğimi yap ve git uslu uslu yatağında dinlen”
”Bırak gideyim diyorum bari neden burda olduğumu söyle sebepsiz yere birini kaçıramazsın!”
”Sebebim olsa olur yani gelirdin?”
”YA OF NE İSTİYORSUN”
”SESİNE SAHİP ÇIK!”
”Bana bağıramazsın!”
”SENİ!..”
”Beni ne öldürürmüsün öldür herşeye razıyım yeterki beni burdan kurtar!”
”Sesini kes! Ve şu yatağına gir zıbar!”
”Benimle düzgün konuş dedim sana!”
”Kızım sen salakmısın seni kaçıran adama karşı duruyorsun kazanma şandın kaç sence!? Dediğimi yap yoks!…”
”Yoksa beni öldürürmüsün!”
”BİRDAHA SAKIN SÖZÜMÜ KESME SAKIN ŞİMDİ DEFOLUP YATAĞINA GİRECEKSİN VE ÇITIN ÇIKMAYACAK!”
”GİTMİYORUM!”
”Baş belası!”
”Bırak beni indir aşağı!Bırak diyorum bıraksana bırak!”
”Çırpınma balık gibi kendi canını acıtıyorsun!”
”Dengesiz!İmdat! Biri yardım etsin! Bırak beni”
”Al bırktım rahat dur! Çırpınma!”
”Bırak beni bırak”
”Senç istesem şuan aylarca uyuturum ama yapmıyorum beni zorlama kadın! Sesini kes ve sana denileni yap!”
”…”
”Güzel şimdi zıbar”
”Bırak ellerimi”
”Sesin çıkmasın!”
hiç beklemediği bir şekilde gelişmişti herşey,çetin kayaya çarpmıştı ama kendisi o kayayı taşıyan dağdı ve bundan haberi yoktu genç kadının tam odanın kapısından çıkacaktı ki durdu arkası dönüktü tam çıkacakken sordu o soruyu
”Adın ne senin?”
”Sana ne?”
”Kaşınma! Adını söyle”
”İstesen bulamazmısım araştır bul beni kaçırıyorsun ya hani!”
hışımla arkadını dönüp ona doğru hızla yürümeye başladı kadın korkuyla yatak başlığına doğru kaydı.Ona karşı duruyordu sert görünmeye çalışıyordu ve başarıyordu ama karşısındakine boyun eymemek mümkün bir şey değildi.Genç adam önünde durdu ve koca elinin işaret parmağını kadına doğrulttu sinirden eli titriyordu öfkeden neredeyse beyaza dönmüştü o maviler kadına bir karış mesafeye kadar eğildi
”Sana bir soru sorduğumda adam gibi cevap ver ben senin o şımarık prenses tavırlarını çekemem anladınmı şuan elimdesin ve senin adını bu dünyadan silmem sadece onbeş dakikamı alacakken bu tehlikeli kıyılarda yüzmemeni öneririm aksi taktirde altında kalacağın dalgalar son nefesin olacak”
”…”
”Konuş! Adın ne! Son kez soruyorum!”
”L-Lavinya”
”Adın bumu?”
”Beğenemedinmi?”
”Hala devam ediyorsun elimde kalıcaksın allahın cezası sinirlendirme beni!”
”Tamam”
”Bak şimdi benim dilimdrn konışuyorsun dinlen”
”…”
Arkasını döndü ve odadan çıktı,ardından kapıyı kapattı ama kilitlemedi kafası çok doluydu unutmuştu bu nedende tam o anda duydu ona yaklaşan o sıcak nabzı ve kitledi kapıyı arkadını bile dönmeden ardından seslendi kolidordan
”Sana dinlen dedim!”
sesi okadar gürdüki bağırmasına bile gerek yoktu sadece konuşması bile sinirinin sınırlarını haykırıyordu ellerini ceplerini koydu ve salona doğru ilerledi o büyük siyah ve beyaz mermerlerden oluşan salona salonun dekorasyonu hoştu loş ışık siyah mermer zemine düşüyor beyaz ve siyah mermer ile ceviz ahşabının işlemeleriyle dans ediyordu.Çok estetik,şık ama gösterişi abartılmamış bir yapısı vardı.Deri koltuk takımına camdan bir orta sehba eşlik ediyordu.Salonun sol köşesi ise boydan boya yine ceviz ahşabından tüm o duvarı kaplıyan tavana dek yüksek ahşap bir kitaplıktan oluşuyordu.Yavaşça ilerledi salonun ortasına ve koltuğa oturdu ardından yanına gelen hizmetçiye tek eli havada verdi emri
”Onun için gerekli ne varsa alın kaliteli olsun en rahat edeceği şekilde en ince detayına kadar,ayrıca birazdan yiyecek bir şeyler götürün ve odadaki atıştırmalık dolabını doldurun biraz su ve içecek birazda abur cubur yapın işte her ne lazımsa açıklattırıyorsun bide kaybol”
”Bağş üstüne efendim”
Çok düzgün bir uslubu yoktu bu genç adamın,herkesi kendindrn uzak tutuyor ondan korkmalarını sağlıyorlardı ama o kadın farklıydı onun ayrıcalığı Zemheri olmasıydı sma bunun farkında değildi tek gereken onun gerçekten o olup olmadığını anlamaktı,daha öncede geririlen kafınlar olmuştu ama hiç biri Zemheri değildi ama genç afam onu bulmayı aklına koymuştu.Onu buraya hapsedendense intikamını çok acı ve güçlü bir şekilde alacaktı tek gereken büyümesi için tohumları ekmekti ekmişti,ekeli çok olmuştu ama yeşermesi için can suyuna ihtiyacı vardı buda genç adamın öfkesi ve güzel kadının ona verecekleriyle olacaktı şimdç uykuda olan o akrep uyanışı bekliyordu.
Uyanış yakındı rivayete göre;
-Ay alevlerle tutuşacak ve Güneş gökyüzünde buzdan bir gezegene dönüşecek işte tam o vakit zaman tersine dönecek.Bu olayın olmasını ise iki seçilmiş gerçekleştirecek bir birlerine bağlayacak onları kader ve geçmişin perdesinde geleceği arayacaklar birlikte-

