İçeriğe geç

SAYE'DE AŞK/ ANLAŞMALI EVLİLİK

Bölüm 3 · 5 dk okuma

SAYE'DE AŞK/ ANLAŞMALI EVLİLİK

Bölüm 3

02. Sessiz Vedalar

"Belki bu hayatta kimsenin vaz geçilemeyeni değildim ama ben de isterdim babamın küçük kızı olmak."

Mira'yla arabalarımıza geçmeden önce son kez baktım motora. Evet oydu kesinlikle onundu çünkü eğer hafızam beni yanıltmıyorsa o motorunda üzerinde de "Dalga" stickerı vardı. Ve aynısı şuan karşımdaydı.

"Güzelim hadi, gitmiyor muyuz?" Mira'nın bana seslenmesiyle arabama doğru yöneldim.

"Ne çok izledin motoru sanki senin be kızım ya da sahibini tanıyorsun." yani belki. Tabii ki de Mira'ya 190 boylarında, hafif kumral, motorcu ve yakışı-

Ben çok saçmalamaya başladım ya bu aralar.

"Yo- yok tanımıyorum hoşuma gitti sadece."

O kendi arabasında ben kendi arabamda eve doğru ilerledik. Eve geldiğimde ağır bir kasvet havası vardı. Babam daha gelmemişti. Bende bundan yararlanmak için Mira'yı alıp odama çıktım.

Birkaç saat boyunca öyle her zaman ki meseleler hakkında konuştuk. O bana bir kaç şey sordu, ben ona sordum derken konu yine bugüne geldi.

Bu sefer kısa kesmedim ve olayları bir bir anlattım. Tabii motor konusuna kafayı takan Mira "Bu motorcu bugün gördüğümüz motorun sahibi olmasın sakın Saye? Sanki benden bir şeyler saklanıyor gibi." Diyerek yatağın üzerinde ki yastığı bana fırlattı.

"Bilmiyorum bende Mira, emin değilim." Emindim. "Çocuğun yüzünü görmediğimi söyledim ya." Mira biraz inanmış gibiydi ama ben onu azıcık tanıyorsam o bu işin uçunu bırakmazdı.

Kapının çalınmasıyla ikimizde bir anda kapıya döndük. "Gir." Bizim evin mutfak işleriyle uğraşan yardımcılardan biri Kader ablaydı kapıyı çalan.

"Saye Hanım, babanız sizi aşağıda bekliyor ve hemen gelmenizi istiyor." Ben onaylar şekilde kafamı sallayıp Mira'ya baktım.

"Sen otur, ben bi' konuşup geleyim." Mira hemen ayaklanıp yanıma geldi "Yok güzelim, ben daha fazla kalmayayım yarın konuşuruz."

Ben nedenini anladığımda konunun daha fazla üzerinde durmayarak ona sarıldım. "Yarın ararım, balım." kafasını sallayarak çantasını aldı ve aşağıya doğru ilerlerdi.

Bende kendi kendime söylenerek babamın yanına ilerledim. Aşağıdaydı televizyon izliyordu. Onu sevmediğimi o kadar iyi biliyordu ki...

Eliyle gel işareti yaptığında çaprazında bulunan tekli koltuğa doğru ilerleyip, oturdum.

Ben yine ciddiyetsiz bir konu hakkında konuşmasını düşünüyordum ama bu sefer farklıydı. İlk defa bu evde benim fikrim soruluyordu.

"Yeni bir eve taşınmak ister misin?" gözlerim yerdeki halının desenini izliyordu. Ezberlemiştim aslında, babamla konuşurken hep halıyı izlerdim çünkü :)

"Yeni bir ev almayı mı düşünüyorsunuz?" o benimle senli benli konuşurken ben sizli bizli konuşurdum. Samimiyetle alakası çok yoktu aslında, sadece o çocukken bana böyle öğrettiği için ben böyle konuşurdum.

"Hayır, senin için yeni bir ev diyorum. Tek başına yaşamak ister misin?" normalde evden dışarıya adım bile attırmazlardı. N'oluyordu şuan beni neden evden gönderiyorlardı?

Ben daha cevabımı vermeden babam "Çalıştığın hastaneye yakın, 2+1, eşyaları zaten ayarlandı, bina 3. katlı, senin dairen 3. katta, karşı komşun 25- 26 yaşlarında bir otelin patronu, alt komşularınla da çok samimi olmana gerek yok."

Bana sorulmadan her şey ayarlanmıştı bile. Onu geçtim babam evin cvsini bana direkt söylemişti. Neden göndermek istemişlerdi ki bir anda?

Mesleğim dışında almam gereken en önemli ve çabuk kara verebileceğim konulardan biriydi buda.

"Tamam, olur." hemen kabul etmiştim ve nedeni çok açıktı. Abim yurt dışına taşındıktan sonra bu evde benim üzerime biraz daha fazla gelinmeye başlanmıştı..

Abim çocukluğundan beri beni sevmezdi, annem abimin yurt dışına gidişinin sebebi benmişim gibi davranırdı ve babam, o abim gittikten sonra benimle ne doğru düzgün konuştu ne de yüzüme baktı.

Evet babam kendi öz kızının yüzüne bakmadı. En kötüsü de daha o zamanlar yaşım çok küçük olmasına rağmen beni evden kovduğu bile olmuştu. Daha 13- 14 yaşlarımdaydım bu aileye ne gibi bir sorun çıkarmış olabilirdim ki ben.

"Tamam o zaman, en kısa sürede toparlan ve taşın. Mümkünse annen ve abinler dönene kadarda bu eve uğrama."

Sbim dönüyor muydu? 10 yıldır yurt dışındaydı ve Türkiye'ye 3 veya 4 kere gelmiştir. Annemde daha 2 ay önce onların yanına gitmiş biraz vakit geçirmek istemişti.

Gelmezdim zaten ne abim beni severdi ne de ben abimi. "Ne zaman geliyorlar?" bana bakmadı her zaman ki gibi. Sigarasını

küllüğe bastırdı ve ayağa kalktı

"1 hafta içerisinde gelecekler. 2 gün içinde odanı boşalt orası artık senin odan olmayacak çünkü." Evet işte beklediğim darbede buydu.

Babam önceden daha çok canımı yakardı ama artık alışmıştım onun bu hallerine. Sadece kafamı salladım ama bu kabul ettim anlamında değil kabullenmek anlamındaydı.

Odama çıktığımda telefonumu elime aldım ve sosyal medya hesabım girdim.

Akışıma bir reels düşmüştü açtığımda abim karşımdaydı karşısındaki bir adamla röportaj yapıyorlardı. O hep babamın tanınan evladıydı. Bu yüzden bir yerde videolarına denk gelmek normaldi.

Ama bana en çok koyan şey onun tanınmış olması değil. Videoda baba olacağını açıklıyordu, hatta bugün bebekleri 2 aylık olmuştu ve ben bunu bir videodan öğreniyordum.

Ne yazık. Aile ilişkilerimiz mükemmeldi bizim. Peki annem, babam? Onlar biliyorlar mıydı? Elbette biliyorlardı ama kimse Saye'yi umursamadığı için söylememişlerdi. Şahane :)

Zaten büyük ihtimalle doğacak çocuk beni görmeyecekti bile. O yengemin kardeşleri ile büyürdü büyük ihtimalle.

Abimin benden çok abilik yaptığı o kardeşleri ile. Sare zamanında ismi Sevilay'dı ama Saye ismini çok beğendiği için -şüpheli- adını birkaç yıl önce Sare yaptı benden birkaç yaş küçük şımarığın teki, dünyanın kendi etrafında döndüğünü zannediyor.

Sarp, Sare'den birkaç yaş büyük ve benden de bir ya da iki yaş büyük zamanında Mira'yı rahatsız ettiği için kavga etmiştik.

Sare'de Mira'nın flört ettiği birkaç çocuğun numarasını bulup Mira hakkın da ileri geri konuştuğu için bizzat benden dayak yemişti.

Abimlerle yurt dışında yaşadıkları için onlarla da üç yıldır görüşmüyordum ve bu üç yılım gayet güzel ilerlerken geri dönme kararı almışları.

Bir savaş meydanı beni bekliyordu ama asıl sorun benim savaşta kalacağım mı yoksa kaçacağım mıydı, hiçbir zaman savaş meydanından kaçmamıştım şimdide öyle olacaktı. Burada kalacak ve kendi yolumu çizecektim...

BÖLÜM SONU

Uygulamada çok fazla benzer konulu kitaplar ele alınıyor. Bir farklılık olması için bu tür bir kitap yazmaya karar verdim.

Belki kitabımı takip eden yoktur ama ben yazmaya deva edeceğim. Destek vermeye çalışan herkese şimdiden teşekkür ederim.

Bölümü beğendiyseniz oylamayı unutmayın lütfen. Yorum yaparsanız sevinirim çünkü önemsiyorum

Bölüm sonu

8 yorum