•Hepinize Merhabalar Savunmasız Kalplerin evrenine hoşgeldiniz! •Yaklaşık iki yıldır üzerinde çalıştığım bu kurguyu paylaşabilmenin mutluluğunu yaşıyorum, umarım hepinizim büyük bir keyifle okuyacağınız bir kurgu olur. •Gerektiğinde ağlayacağız, gerektiğinde güleceğiz, bu kurguda bir çok duyguyu aynı anda yaşayacağız. •Başlangıç tarihinizi yazmayı unutmayın ❤️ (Bol bol oy ve yorum atmayı unutmayın��) ⚠️Bu kurgu tamamen bana ait olup, karakterler, olay örgüsü ve diyaloglar tarafımdan yazılmıştır.Lütfen izinsiz alıntı, kopyalama veya paylaşım yapmayın. (Daha önce bu platformda hiç paylaşım yapmadım, o yüzden tam olarak nasıl çalıştığını bilmiyorum. Kusura bakmayın, bu bölüm biraz karışık bir şekilde yazılmış gibi görünebilir) - Bazen bir saniye yeterlidir... bir göz kırpışı, bir nefes, bir bakış. Her şeyin altüst olması için bir saniye.Benim içinse o saniye, saatler sürdü.Göreve çıkmadan önceki sabah, garip bir sessizlik vardı havada. Herkes neşeliydi, ama içimde tanımlayamadığım bir ağırlık geziniyordu. Sanki her şey biraz fazla yolundaydı. Gülümsüyordum ama içim kıpır kıpırdı. Belki de bu, asker olmanın en acı tarafıydı. İçgüdüler, bazen senden önce bilirdi başına gelecekleri.Komutanımız o gün karargahta değildi. Yoktu. Görev bana emanet edilmişti. Doktor Üsteğmen olarak timdeki rolüm belliydi, ama o gün sorumluluk farklıydı. Emir-komuta zincirinin ağırlığı, birden omuzlarıma çökmüştü. Timin her biri ayrı bir hikâyeydi. Beraber sayısız göreve çıkmıştık. Ter içindeyken, bir çukurun içinde sessizce beklerken ya da sadece gece nöbetinde yıldızlara bakarken... Birbirimizin nefesini bilirdik.Ve ben o gün... hepsine baktım, gözlerinin içine.Hiçbirine bir şey olmayacak gibi geldi.Belki de bu yüzden kendimi asla affedemedim. Çıkmadan önce ceplerimi kontrol ettim. Mühimmatlar, ilk yardım kiti, telsiz... Hepsi tamamdı. "Her şey hazır mı komutanım?" diye sormuştu Rıza,Başımı sallamıştım. "Sen hazır mısın?"Gülümsemişti. "Komutanım siz hazırsanız, ben de hazırım." İşte bu cümle, zihnime kazınan ilk yara oldu.Araca binerken güneş yeni doğuyordu. Sarı-turuncu bir ışık sızıyordu tepelerden. O ışık, ölüme giden yolumuzu aydınlatıyordu ama biz o an sadece göreve odaklanmıştık.Ve ben... komutan gibi dimdik, doktor gibi temkinliydim.Ama içimde garip bir his vardı. O gün... bir şey olacaktı.O günü geri alabilseydim, belki sadece bir tek kelime eder, "Gitmeyelim," derdim.Ama kelimeler bazen geç kalır. Bizimki de öyleydi.Ben Doktor Üsteğmen Devin Bige Alkım. O gün ailem, kardeşim bildiğim kişileri şehit verdim. Şehit Teğmen Kadir Zorlu Şehit Astsubay Kıdemli Başçavuş Mehmet Şahin Şehit Asteğmen Yasin Eroğlu Şehit Üst çavuş Zeyda Gülen Şehit Üst çavuş Rıza Soydemir Fiziksel yaralarım iyileşsede onların yokluğu ruhumda derin bir yaraydı. O gün onların tabutlarının önünde bir intikam yemini ettim, kanları yerde kalmayacaktı. Asla. Ama beklenmedik olaylar, beklenmedik engeller kardeşlerime verdiğim sözleri tutmama mani oldu… ❤️ -BAŞLANGIÇ BÖLÜMÜ SONU - Sosyal medya hesaplarımı takibe almayı unutmayın!❤️Tiktok: miredikaInstagram: miredika
Bölüm 1
BAŞLANGIÇ
Bölüm sonu
5 yorum
.
jdhabdh
jdhabdh
.......hhshdha
.