Riley kahvesinden son bir yudum aldı ve ayağa kalktı. Sığınağın başkanı Liliana'nın yanında çalışmaya başlamıştı.
Noah ve Aaron ile birlikte olan yatakhaneler ayrılmıştı. Riley artık Başkanın hizmetlisiydi. Açıkçası bu iş virüs toplamaktan daha iyiydi. Liliana oldukça disiplinliydi fakat yakından tanıdıkça iyi bir insandı. İşine geç kalmak istemediği için takım elbisesini giydi ve koşarak başkan binasına gitti. Başkanın yardımcısı olunca tabiki forma giyemezdi. Başkanın odasının kapısını tıkladı. Cevap gelmedi. Bir kez daha tıkladığında kapı kendiliğinden açıldı. Liliana odada değildi.
- Başkan?
Onun yerine bir tür sürtünme sesi duydu. Arkadan bir el ağzını kapattı. Biraz sonra bir odaya girdiler. Riley kurtulmaya çalıştı. El onu serbest bıraktı. Riley hızla arkasına döndü.
- Lili- Başkan?!
- Şsss.. sessiz ol.
Biraz sonra Liliana kapının altından görünen ayakkabıları gösterdi. Riley tedirgin bir şekilde nefes bile almadan bekledi. "Bu bir tür tatbikatmı?" Diye sormak istedi ama soruyu yuttu. Onun yerine
- Neler oluyor?
Diye sordu.
- Axain'ler.. Yine dünyaya dönmüşler.
Riley yutkundu. Yıllar önce ailesini öldürenlerde bu türdü. Axain'ler ve Yavegi'ler.
- Ne yapacağız? Diğerleri ne olacak.
- Onlara duyuru yapıldı. Şansları varsa.. Yaşayacaklar.
- Noah.. Aaron..
Lilian, Riley'i kolundan tuttu ve odasına götürdü. Riley hala Noah ve Aaron'u düşünüyordu ki tam o sırada kapı aniden açıldı. Aaron'du gelen.
- Noah buradamı?
- Hayır- Seninle değilmiydi?
- Hadi ama Riley şaka yapıyor olmalısın!
Aaron alaycı bir sesle bağırdı. Gozleri yaşarmıştı.
- Lanet olsun!
Diye bağırdı. Ardından koşarak binadan çıktı.
Dışarıda insanlar ve diğer türler iç içe savaşıyorlardı. Muhafızlar kanla kaplılardı. Aaron önüne gelen bir Axain'i dirsegiyle iterken yaratığın göğsünden fırlayan bir kemik kolunu kesti. Acı bir çığlık attı. Hızla koşmaya devam etti. Noah ve kendinin yatakhanesine girdi.
- Noah!
Yatakların altına kadar didik didik aradı ama yoktu. Yatakheneden çıkınca çukura gitti. Normalde burası küçük bir sığınak gibiydi. Cam kapıyı tekmeledi. Kapının yanındaki aletten bir ses geldi."kimsin?"
- Aaron! Noah buradamı?
"Hayır"
- Lanet olsun!
- LANET OLSUN!
Aaron tüm sığınağı aradı. Noah hiç bir yerde yoktu. Içinden kendine küfür ediyordu. Sonunda başkanın binasına geri döndü. Içeriye girdi ama biraz garipti sanki. Koridorda ilerlerken Riley'i gördü. Kolundan tutup durdurdu.
- Neler oluyor lan!
- A-Aaron Noah'ı bulduk. Ama..
- Ama ne Riley!
- Ama onun durumu iyi değil.
- NE DEMEK İYİ DEĞİL!
Aaron bunu tükürür gibi söylemişti. Riley onu kolundan tuttu ve bir odaya getirdi. Noah bir sedyede yatıyordu. Beti benzi atmıştı. "Özür dilerim..". Noah'ın yanına gitti. Bembeyaz kesilmiş ellerini avucuna aldı. Soğuktu eli.
- Ona ne oldu?
- Bir Axain.. Ona virüs bulaştırdı..
- Ne?
- Noah.. Az öncebir muhafız tarafından getirildi. Kaçarken bir Axain onu ısırmış. Nasıl olduğunu bilmiyoruz.
Riley gözünden akan yaşı sildi ve odadan çıktı. Aaron Noah'ın yanına oturdu ve iyileşmesi için dua etti..
