İçeriğe geç

Savaşçı

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Savaşçı

Bölüm 1

Hikayenin başladığı yer...

HAYIIIIIIIRR

yine kabuslar dolu bir geceden uyanmıştım. Cidden bu lanet kabuslar neden beni salmıyordu anlamıyorum.

Ah pardon size kendimi tanıtmayı unuttum ben ısla,17 yaşındayım.ailemi kaybettiğim zaman krallık beni yanına aldı ve varisleri olarak yetiştirdiler,aynı zamanda savaşçı;)

2 dk sonra kapıdan babam girdi. Yani öz babam değildi ama beni o yetiştirdi. Yüzü endişeli görünüyordu, galiba çığlığı mı duymuştu

-yine kabus dolu bir gece oldu galiba

-eh, alıştım. Ama sen alışmamış gibisin her gün koşa koşa geliyorsun

-çığlığını duyunca kim endişelenmezki...

Küçük bir kahkaha attım, gelip alnıma küçük bir öpücük kondurduktan sonra odadan çıktı. Babamla konuşmalarımız hep kısa sürüyordu, ama böylesi daha iyiydi çünkü her uzun sohbetin sonu kavga oluyordu, anlamadım gitti..

Yataktan zorda olsa kalkmayı becerdim ilk olarak gidip yüzümü yıkadım. Göz altlarım yine morarmıştı biraz krem sürüp banyodan da çıktım..hazırlanmak için hizmetçi kullanan biri değilim her şeyimi kendim yapmayı seviyorum. Sıra giyinmeye geldiiii. Ben genellikle rahat giyinirim bu günde öyle yapıcaktım. Altıma siyah kargo pantolon giydim üstüme dar siyah bir bluz giyinip hafif sarıya çalan saçlarımı tepen topladım ve odadan çıktım..

Altın ile gümüş karışımı merdivenlerden inip büyük ve geniş yemek alanına gittim. Masaya yaklaştıkça masada aynı zamanda komşu krallığın kralı, kraliçesi ve varisi olduğunu gördüm. Sessizce annemin yanına oturdum.

-günaydın herkese

Kimse beni duymamış gibiydi Oven(komşu krallığın varisi) dışında..Oven 18 yaşında uzun ve esmer bir çocuktu, gözleri kahverengiydi,saçları ise koyu kestane rengindeydi

Dürüst olucam Oven yakışıklıydı ancak gıcık biriydi, aynı zamanda onda hiç çözemediğim bir şey vardı ancak neydi bilmiyorum. Hep birlikte kahvaltımızı ettikten sonra benim dövüş derslerim olduğu için masadan ayrılmak zorunda kalmıştım, tam mutlu mutlu masadan kalkarken babam aniden

-Ovenide al sıkılmasın burada

Dedi....

CİDDENMİ! ben çocuk bakıcısı mıyım lan, bide başıma Oveni saldınız. Lanet olsun. Yemek salonundan çıktıktan sonra durdum ve Ovene döndüm

-pekala Oven şu an benim dersim var ister gel izle ister git sarayı dolaş, ama lütfen bana bulaşma

-aslında sana bulaşmak daha eğlenceli olurdu, seninle gelmeyi seçiyorum.

Ukala piç...

Sesizce süslü ve şaşalı koridorlardan geçmeye başladık.

-neden bu kadar sessizsin Isla?

-gördüğüm kabusu düşünüyorum sadece.

-noldu yoksa kabus diye rüyanda benimi gördün çakma varis

Evet bana çakma varis diyordu çünkü ben bu krallığa sonradan katılmıştım. Eğer ailemi gözümün önünde idam etmeselerdi burada olmayacaktım. Böyle bir hayatı ben istememiştim.. Ama yinede bana "çakma varis" demesine kızmıyorum, hatta hoşuma gidiyor

-inan bana rüyasında seni gören direk rüyasında kalp krizinden giderdi, bu nasıl bir değişik diye.

-o halde şanslısın ki kabuslarında beni görmüyorsun

Her türlü bir cevap buluyordu bana. Artık dövüş alanına gelmiştik zaten profesyonel dövüşüyorum ancak hala dövüş dersleri alıyorum çünkü seviyorum.. İçeri girdiğimde yavaşça eğitmenimi selamladım. Eğitmenim 190 boylarında, yapılı bir adamdı. Sarayda herkes ona dev der ancak asıl adı Richard'ı. Kendisi göründüğünün aksine çok tatlı bir insandır. Galiba şuan kırklı yaşlarında olmalıydı tam bilmiyorum

-günaydın Isla

-günaydın eğitmen

Ben ona hep eğitmen derim bu hem onun hem benim hoşuma gidiyor

-bakıyorum bu gün yanında Ovende var

-ya hiç sorma..

Yavaşça derse geçtik beni hep saraydaki askerlerle dövüştürüyordu

Asker elinde kılıçla üzerime doğru gelmeye başladı, ben ise hem hamlemi düşünüp hem kaçıyordum. Aniden eğildim ve askerin ayağına çerme taktım, asker düşünce ufak bir aralık oluştu ve tam askere saldıracakken asker kalktı. Düşündüğünüzün aksine tek hamlede askere yere sererdim ama azıcık eğlenceden bir şey olmaz;)

Asker tam yeniden saldıracakken askere çokda sert olmayan bir yumruk attım, ardından askerin elindeki kılıcı alıp askere saldırdım ancak bu asker o kadarda güçsüz değildi. Saldırmı savuşturdu ve geri kaydıktan sonra bir taklada arkama geçti, tam kafama vuracakken eğilim bacak arasından geçip sırtına bir tekme attım. asker ve ben hızlıca doğrulup birbirimize saldırmaya başladık, asker tam yüzüme yumruk atıcakken kolunu tutup ters çevirdim askerden acı bir inleme geldi ancak bir şey olmadığına emindim o yüzden durmadım.askerin boşta kalan elinizde tutup onu yere yapıştırdım, savaş bitmişti. Ben kazanmıştım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.