Sung ho dan..
Taht odasından çıktım ve sarayda ilerleyip dışarı çıktım. Sunyang ve Kim Hung beni bekliyorlardı. Yanlarına gidince selam verdiler ve konuşmaya girdim.
Birkaç asker hazırla Kim Hung. Bugün yola çıkıyoruz. İpek yolu ticaret sınırına gideceğiz. Baş harp bundan haberi var. Çok dikkatli olman gerekiyor. Ama gitmeden önce Kore yakınlarında ki Dam Yan köyüne git ve oradaki yaşlı ihtiyara benimle konuşması gerektiğini söyle. Sunyaga dönerek konuştum.
Sende saraydan çıkmadan önce baş harbin dikkatini çekecek bir mektup yaz. Mektupta Kral Le Min Do'ya düzenlenen bir saldırıdan bahset. Ve bunu baş harbin gözüne sokmadan ama merak uyandırıcı bir şekilde yap. Sunyaga bana bakarak konuştu.
Peki bir şekilde tuzak olduğunu anlarsa ne olacak? Ona bakarak konuştum.
Bu bir tuzak değil gerçek olacak. Kral Le Min Do'ya suikast düzenleneceğiz ama bunu baş harp ve kral bilecek. Tedbir alacaklar, bende abimle konuşup planı devam ettirmesi için bir mektup yazmasını isteyeceğim. Böylelikle şüphe duymayacak ve benden şüphelenerek tahtan men edilmemi sağlayacak. Ve baş harbi kendi silahıyla vuracağız. Dedim Sunyag'ın gözlerinde hayranlık belirtisi vardı. Bunları geçiştirerek onları yolladım. Bende o adamla görüşmeye gideceğim. Hızlıca bahçede ilerledim ve odama geldim. Hızlıca tedbirli kıyafetlerimi giydim ve sarayı gizlice terk ettim. Ve binlerce sarhoşun ve ayyaşın takıldığı mekana geldim. Hızlıca merdivenlere yöneldim ve sağdaki odaya girdim. Oda orada oturmuştu ve sakallarına ak düşmüş ve yorgun bir hali vardı. Sandalyeyi çekip oturdum ve konuşmaya başladım.
"Uzun zaman oldu Seo Yun." Dedim ve yorgun yaşlılık akan sesiyle konuştu.
"Bilmiyorum evlat, ama bilmelisin ki bu görüşme seni kötü bir yerde bırakabilir." Dedi. Ben de
Kötü veya iyi, ama şu var ki baş harbi durdurmak için elimden geleni yapacağım. Bana anlayışlı gözlerle bakıyordu ve konuştu.
Bak evlat, devlet kurulması zordur ve sen atladığın şeyin sadece hizmet olmadığını bilmelisin ve en önemlisi abinin gözü tahtı körecek kadar kararması da bu gerçeği destekliyor. Abim Le Min Do baş harbe bağlıydı çünkü babamın ona babalık yaptığını düşünmezdi. Ama ben abimin bu hırsını yok etmekten başka çarem yok, bunu biliyorum. Tekrar konuştum.
Abim tahta aç gözlü ama devleti düşünmeden hareket etmez. Eğer zarar verirse karşısında ben duracağım. Çünkü bu iş Kore halkını etkilemesine asla izin vermeyeceğim. Yıllar önce dedemin yaptığı hata babamı öldürecek ve Kore halkını etkileyecek bir duruma sokmuştu. Ve Kore halkına bir söz verdim, onları bir daha bu duruma sokmayacağıma dair söz verdim. Bir daha olmaz. Dedim çünkbir devleti kuran basındaki değil halkın ta kendisidir. O sırada konuşmaya başladı.
Umarım evlat umarım...


