İçeriğe geç

Saudade~lavinia

Bölüm 4 · 4 dk okuma

Saudade~lavinia

Bölüm 4

3. Bölüm

Lavinia:

Ayyy helllü ben hayat neşen geldi.

Lavinia:

Ama çok iyi bir anlaşmayla geldimmm.

Lavinia : Şimdi bir ay boyunca biz konuşucağız. Bir ayın sonunda hala benle konuşmak istemiyorsan. Bir daha sana yazmicam.

Lavinia:

Anlaştık mı ?

Ateş:

Tamam ama benimde şartlarım var.

Lavinia :

Neymiş o şartlar?

Ateş:

İstediğim soruyu sorcam sende cevaplayacaksın ve Bir ayın sonunda kim olduğunu söyleyeceksin kabul ediyor musun?

Lavinia:

Soruların kim olduğum hakkında olmazsa kabul ediyorum.

Ateş :

Tamam o zaman .

Ateş :

Ha bu arada son attığım posttaki lavinia sen misin?

Lavinia:

Evet benim.

Ateş: Lavinia ne demek ki bunu çok kullanıyorsun senin için özel bir anlamı olmalı.

Lavinia :

Lavinia, Roma imparatorluğunun başkomutanı olan Titus'un güzeller güzeli kızıdır. Ölünce şehrin uzağında bir tepeye gömülür. Aylar sonra mezarının üzerinde bir çiçek çıkar. O çiçeğe de bölgede yaşayanlar "Lavinia" ismini verir.

Lavinia :

O günden beri lavinia ölüm çiçeği olarak bilinir.

Lavinia:

Ama benim için özel bir anlamı var annem bana lavinia'm derdi. Ondan kalan bir hatıra diyelim.

Ateş:

Annen hayatta değil mi?

Lavinia:

Maalesef onu kaybettigimde 9 yaşındaydım.

Ateş:

Başın sağolsun eğer anlatmak istersen dinlerim lavinia.

Lavinia:

Belki bir gün anlatırım :)

****

Ateş arabasından usulca indi gözlerini karşısındaki gri apartmana çevirdi. Daha sonra gri apartmandan içeri girdi. 2. Kata geldi tam kapıyı çalacaktı ki içeri de ki kahkaha sesleri dikkatini çekti.

Bir kıza aitti bu kahkaha sesi ,kız uzun bir süre kahkaha attı daha sonra " adam ne diyon lan sen diye oğuz' un boynuna bir yapıştı. Oğuz'un yüzünü görmeniz lazımdı. Bende adamın koluna yapışmışım abi dur sen yanlış anladın diyerek durdurmaya çalışıyorum o kadar garip bir ortamdı ki " dedi kız, ince ve sakinleştirici bir ses tonu vardı.

-" Ben ne olduğunu anlamaya çalışıyorum orda adam az kalsın havaya kaldırıyordu beni " dedi oğuz ve oda ufak bir kahkaha attı.

-" Oğlum böyle şeyler hep sizin başınıza geliyor belayı çekiyorsunuz resmen "

-" Minel dedik mi zaten illa başımıza bir şey gelicek geçen az daha yürüyen merdivenlerden yuvarlanıyordu. Hani bir de kendi de çıkmıyor kız sabit bir şekilde dururken merdivenden uçuyordu resmen " dedi oğuz

-" Sakar olmayı ben seçmedim oğuzzz" dedi kız

-" Olsun abicim sen yine de dikkat et " dedi Kuzey

-" Ederim Kuzey abi " dedi kız

-" Tabi tabi eder hadi çıkalım biz daha hastaneye uğrayacaz ordan yemeğe geçecez ohooo " dedi Oğuz

-" Tamam " dedi kız ve sandalye sesi geldi. Muhtemelen ayağa kalkmıştı.

Ateş kapıyı çalmadı. Aşağıya indi ve dış kapının orda Kuzey ' e mesaj attıktan sonra beklemeye başladı.

Bir kaç dakika sonra merdivenlerden sekerek inen bir kız gördü Ateş. Bu Minel idi. Ateş onu görmüştü ama kız onu görmemişti. Çünkü kapının oraya hiç bakmadı. Minel' in üstünde mavi bir kot şort, beyaz bir crop, Mavi gömlek ve mavi bir şapka vardı. Minel daha sonra yukarıya bakarak " Oğuzzzz nerde kaldın lann" diye bağırdı Minel.

Kafasını kaldırdığı için kafasındaki şapka yere düştü. Şapka düştüğü için kahverengi saçları ortaya çıktı. Ateş ilerledi ve yere düşen şapkayı alıp Minel'e uzattı.

Minel oldukça şaşkın bir surat ifadesi ile Ateş'e bakıyordu. Çünkü onu görmeyi beklemiyordu. Minel ona uzatılan şapkayı görünce yüz ifadesini düzeltti ve şapkayı aldı.

-" Teşekkür e- ederim." Dedi Minel kekeleyerek

-"Rica ederim" Dedi Ateş

-"Geldim lan patlama aaaa siz ne yapıyorsunuz burda ?" Dedi ortama hızla giren oğuz

-" Sence ?" Dedi Ateş Oğuz' a bakarak.

-" Halay çekiyoz gelcen mi?" Dedi Minel

-" Hee " Dedi Oğuz ve kalan son iki basamaktan atlayarak Minel' in yanına geldi ve serçe parmağını Minel'in serçe parmağına geçirdi. İkiside halay çekmeye başladılar. Minel de elindeki şapkayı halay Mendiliymiş gibi sallayarak oğuz' a ayak uyduruyordu.

Ateş ise ben nereye düştüm lan der gibi bakıyordu. Onun bakışlarını gören Minel durdu.

Merdivenlerden inen Kuzey ise "hadi gidelim Ateş" dedi.

Ateş Kuzey'i duyunca " Tamam,Oğuz sen gelmiyon mu ?" Dedi

-" yok abi ben bugün Minel'leyim." Dedi Oğuz Minel'i göstererek

-" Tamam o zaman biz çıkalım." Dedi Ateş

-" Nereye gidiyorsunuz ki ?" Dedi Minel

-" ilk önce yayın yapmamız lazım daha sonra bizimkilerle sahile gidcez." Dedi Ateş.

-" o zaman şöyle yapalım bizim ufak bir işimiz var onu halledelim sonra biraz dolaşırız siz sahile geçince de oğuz yanınıza gelir." Dedi Minel

-" aslında mantıklı ama sana söz vermiştim." Dedi Oğuz

-" Başka zaman tutarsın sözünü ." Dedi Minel

-"Sende gel , tabi istersen." Dedi Ateş

-" Evet gel zaten işin yok ." Dedi Kuzey

-" Yok ben rahatsızlık vermiyim hem kimseyi tanımıyorum ki." Dedi Minel

-" Ee kız ben varım abim var ya ." Dedi oğuz ve ekledi" Ateş de var." Dedi ve kaş göz yaptı.

Minel Oğuz' u hafif dürttü.

-" Çekinmene gerek yok bizimkiler seni çok sevecektir." Dedi Kuzey

Ateş başını sallayarak ona katıldı.

-" Tamam o zaman geleyim bari." Dedi Minel ve gülümsedi.

-" O zaman sahilde görüşürüz yürü Minel." Dedi Oğuz

-" Görüşürüz." Dedi Kuzey

-" Ay geliyorum." Dedi Minel kapıya doğru giden Oğuz' un arkasından.

Onlar çıktıktan sonra Ateş ve Kuzey de çıktı.

****

2 saatin ardından oğuz ve Minel'in işi bitmişti sahile doğru gidiyorlardı. Kuzey ve Ateş'te yayın yapmış. İşlerini bitirmişlerdi sahilde Aslı ve Arez ile oturuyorlardı buna ek olarak birde Arez' in ikizi Ayça da katılmıştı onlara. Ayça genelde onlarla takilmay

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.