İçeriğe geç

SAUDADE

Bölüm 3 · 6 dk okuma

SAUDADE

Bölüm 3

Bölüm 1

"Her son yeni bir başlangıçtır"

|Gelecek kesit|

Son satırı da yazdığımda gülümsedim. Günlüğümün son sayfası hikayemin bitişine gelmesi hoşuma gitmişti..

Ayağa kalkıp defterimi bir rafa kaldırırken kapı tıklama sesi duydum. "Anne.. Gelebilir miyim?" gülümseyerek kapıyı açtım. "Efendim kızım" kollarımı ona sardığımda gülümsedi. "Biz babamla bahçede oyun oynuyoruz" "hmm.. Ne güzel bir tanem" "Babam dedi ki benim güzeller güzeli eşim olmazsa oynamam" "Ya demek öyle.. O zaman ben hemen geliyorum" kollarını boynuma sardı. "Canım annem benim" Başımı saçlarına yaslayıp kokusunu içime çektim. "Hadi sen önden git ben geliyorum" Yanağıma bir öpücük kondurup hızla yanımdan gitti. Derin bir nefes alıp yaydığım eşyaları topladım.

Kapıyı kitleyip yanlarına ilerledim. "Demek bensiz oyun oynanmıyor ha" Kollarımı arkadan ona sardığımda hemen ellerimi tutup öpücük kondurdu. "Mis kokulum gelmiş" bana doğru dönüp bu sefer de anlıma bir öpücük kondurdu. "Bir dakika bile senden ayrı kalmak istemiyorum" "Seni çok seviyorum"

Ne güzeldi her şey. Durup şöyle bir etrafıma baktığımda beni çok seven bir eşim, çocuklarım ve rahat bir hayatım.. Derin bir nefes aldım. Sonuçta buralara kolay gelmemiştim, gelmemiştik.

|Şimdi|

Uykumdan miranın üstüme atlaması ile uyandım. "Uyan artık anne.." Gözlerimi açmadan gülmeye başladım. Böyle uyandırılmak ne güzeldi.
Gözlerimi açıp gülümserken onun sesi ile yüzüm solmuştu. "Al şu kızı başından cemre!" mira başını eğdiğinde gözlerim dolmuştu. Sanki sadece benim kızımdı.

Mirayı kucağıma alıp odadan çıktığımda bütün neşesi gitmişti. "O gülen yüzün niye soldu annecim?" gözlerini bana çevirdiğinde ofladı.
"Babam beni hiç sevmiyor" sarılıp kokusunu bol bol içime çektim. "Öyle deme bakayım.. Seni çok seviyor, belli etmiyor sadece" tebessüm etmeye çalıştı ama sahte olduğu belliydi. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra beraber mutfağa gittik. "Söyle bakalım.. Bu gün ne yemek istersin?" düşünür gibi yapıp hemen cevap verdi. "Omlet!" gülümsedim. "Omlet canavarı seni" diyip gıdıklamaya başladığımda kahkahalar atıyorduk. "Cemre!.. Uyuyorum burada sessiz olun" derin bir nefes aldım. Sakin ol cemre sakin..

Ben kahvaltıyı hazırlarken mira da beni izliyordu. Masa hazır olduğunda gülümsedim. "Evet.. Kahvaltımız hazır" mira gülümseyerek hemen sandalyesine oturduğunda bende ozanı çağırmaya gittim. Ozan.. Ozan benim eşim.

"Ozan.. Kahvaltı hazır" gözlerini açıp bir iki dakika etrafına bakındı. "Zaten sizin yüzünüzden mahvoldu uykum" "Ozan hal ve hareketlerine dikkat etsen mi artık?" yattığı yerden kalkıp sinirle yüzüme baktı. "Cemre sen çok konuşmaya başladın.. Çeneni bir tutsan mı artık?" dolu gözlerimle ona baktım. "Ben artık senden bir şey beklemiyorum.. Ama mira, kızımız bekliyor" bana cevap vermeden kalkıp odadan gitti. Derin nefesler aldım.. İçimi yine pişmanlık duygusu sarıyordu.

•

Klasik bir sabah kahvaltıydı. "Anne bu gün okula gitmesem olur mu?" kaşlarımı çattım. "Neden kızım.. Hasta falan mısın?" başını iki yana salladı. "Hayır bir şeyim yok" "Naz yapma o zaman.. Daha bu yaşta okulu mu ekeceksin" "Ozan!" "Ne ozan.. Şımarık bir çocuk oldu iyice hep senin yüzünden" sinirli bir nefes aldım. "O zaman biraz babalık yap" elini sertçe masaya vurup kalktı. "Sizin yüzünüzden bir kere rahat kahvaltı yapamıyorum!" kapıyı çarpıp giderken derin bir nefes aldım. "Özür dilerim anne" hızlıca başımı mira ya çevirdim. "Ne özürü annecim.. Baban biraz sinirli o kadar" saçlarını sevdiğim de tebessüm etti. "Şimdi söyle bakalım neden okula gitmek istemiyorsun?" yüzünde ki tebessüm silindi. "Benimle dalga geçiyorlar" sandalye mi yaklaştırıp bir kolumu ona sardım. "Kim dalga geçiyor? Ne konu da?" dirseklerini masaya yaslayıp ellerini yanaklarına koyup ofladı. "Senin baban yok diye" gözlerimi büyüttüm. "Herkes babası ile geliyor.. Benimle dalga geçiyorlar" bir anda ağlamaya başladığında göz yaşlarını sildim. "Ağlama bir tanem.. Bak yarın seni baban götürür okula. Onlar da sana bir şey diyemez" gülümseyerek bana baktı. "Gerçekten götürür mü?" "Tabiki götürür ama bu gün benimlesin" kollarını boynuma sardığında gülümseyerek bende ona sarıldım.

•

Mira arabadan inmeden önce yanağıma bir öpücük kondurdu. "Seni seviyorum anne" gülümseyip bende yanaklarını öptüm. "Bende seni seni seviyorum canım kızım" derin bir nefes aldı. "Benimle beraber sınıfa gelir misin?" başımı salladım. "Gelirim tabi"

Mira sınıfına girerken son kez sarıldım. "İyi dersler miniğim" bana el sallayıp içeri girerken derin nefes aldım. Acaba gerçekten okula gelince çok üzülüyor muydu? "Cemre hanım" başımı yana çevirdiğim de miranın sınıf hocasını gördüm. "Cemre hanım nasılsınız?" "İyiyim sedef hanım siz?" "Bende iyiyim çok teşekkür ederim.. Dersin başlamasına daha var biraz konuşabilir miyiz?" "Tabiki buyrun" derin nefesler aldı. Merakla ona bakıyordum. "Mira harfleri çok iyi öğrendi.. Hatta sınıfın en iyisi" gülümsedim. "Benimle beraberken ders çalışmayı seviyor. Baya çalıştık bu konu da" tebessüm etti. "Ne güzel.. Ama bir sıkıntımız var" kaşlarımı çattım. "Ne gibi bir sıkıntı?" "Mira verilen ödevleri yapmıyor. Nedenini sorduğum da susup konuşmuyor" "Nasıl yani?.. Ben sürekli soruyorum bana ödev verilmediğini söylüyor" "Aile içinde bir sıkıntı mı var?.. Ben olacağını düşünmüyorum ozan Bey harika biri" derin bir nefes aldım. "Küçük şeyler oluyor tabi ama ben bunu mira ya göstermemek için çabalıyorum" "Son zamanlarda da derslere katılım vermiyor" derin nefesler aldım. "Sınıfta arkadaşları onunla dalga geçiyorlarmış.. Ozan şu sıralar işleri yüzünden çok meşgul ve mira yı okula bırakmaya zamanı yok. Arkadaşları da baban seni sevmiyor diye dalga geçiyormuş.. Lütfen burada bunları bana söyleyeceğinize biraz öğrencilerinizle iletişim halinde olun"

Sinirle oradan uzaklaşırken göz yaşlarımı siliyordum. Ozan yüzünden her şey mahvoluyordu ve ben bir şey yapamıyordum. Arabaya bindiğimde başımı direksiyona yaslayıp ağlamaya başladım. "Aptal cemre aptal.. " diye etrafa vurdum. "Hayatını kendi ellerinle mahvettin.. Şimdi burada ağlıyorsun"

Bu iğrenç hayata kendimi ben sürüklemiştim. Yanlış kararlarım beni şuan bititiyordu.

Lise zamanları tanışmıştık. Ozan beni seviyordu. Hatta çok fazla seviyordu. Sürekli peşimdeydi. Beni çok seven bir kişi daha vardı Rüzgar..

İlk olarak ozan ile tanışmıştım ve hemen arkadaş olmuştuk. Sonrasında rüzgar gelmişti. Bana aşık olduğunu itiraf ettiğinde ozan da aslında başından beri beni sevdiğini söylemişti.

Rüzgara bir defa bile yüz vermedim. Hep peşimdeydi. Bana her konu da yardımcı olurdu ama işte.. Hiç sevmemiştim onu.. Aklım kalbim hep ozandaydı. Ama ilgi manyağı şımarık bir kız olduğum için tabiki ikisini de ne red ediyordum ne de sevdiğimi söylüyordum.

Okulun son yılı ozan'a onu sevdiğimi söylemiştim. O günü hatırlıyorum da resmen havalara uçmuştu.

Rüzgar yine her zaman ki gibi peşimdeyken ona ozan ile sevgili olduğumuzu söylemiştim. O gün keşke biraz daha konuşsaydım onunla, biraz daha vakit geçirseymiştim.. Bir daha karşıma çıkmamıştı. Okulunu değiştirip gitmişti.

Kötü hissetmiştim.. Her sabah yanıma gelmesine, gün içinde sürekli yanımda olmasına o kadar alışmıştım ki. Büyük bir boşluğa düşmüştüm.

Üniversite ye geçtiğimiz de hayatımda ki en büyük yanlış kararı vermiştim. Evlenmek.. Çok hızlı olmuştu her şey. Ne ara sevgili olduk ne ara evlendik. Her şey aşırı hızlı ama o zamanlar mutluydum işte..

Ozanın isteği üzerine okulu bırakmıştım. O okumuştu ve bir meslek sahibi olmuştu. Aptallıktı. Niye okumamıştım ki.. Hemen onun isteğiyle hayallerimle, hayatımla oynamıştım.. Bir kaç yıl sonra üniversite bitiminde rüzgarın evlendiğini duymuştum. Demek ki bırakmak kolaydı.. Yada ben bencilim bilmiyorum.

Saçma gelebilir ama içim burkulmuştu. Yıllar geçse de sevgisi ilgisi hep üzerimdeymiş gibi hissederdim.. Evlendiğini duyunca her şeyin bir lise klişesi olduğunu anlamıştım.

Ozan işlerini yoluna koyduğunda kızımız mira olmuştu. Benim güzeller güzeli kızım miram. İsminin anlamını benim için çok farklıydı.. Bana daha çok benziyordu. Gözleri özellikle.

Ozan işlerini yoluna koyunca bizim aramızda ki ilişki bozulmuştu aslında.. Özellikle hamile olduktan sonra. Bana olan davranışları tavrı o kadar değişmişti ki. Lisede ki ozan ile dağlar kadar fark vardı.

Hamileyken normalinden biraz daha fazla ilgi bekliyordum. Ama o ilgisini sıfıra indirmişti resmen. Aşeriyordum ama bir kere bile istediğim şeyi gidip almamıştı. "Sabah uyanınca alırım cemre" o sabah hiç gelmemişti zaten.
En kötüsü de doğuma çok az bir süre kalmışken beni yalnız bırakmasıydı.

Uyurken bir anda karnıma sancı gitmişti. Ama beyefendi uykusundan kalkıp 'iyi misin?' demeye bile tenezzül etmemişti.

Kanamam olmuştu. Kaç defa çağırsam da bağırsam da duymamıştı beni. Sabahında beni baygın bulmuş ve hastaneye götürmüş.. Bir mucize ki miram beni bırakmamıştı.

Rüzgarı seçseydim her şey farklı olur muydu acaba? O hep benim okuyup iyi yerlere gelmemi istemişti. Ozan ise okulu bırakıp evde olmamı.. İlgi göstermeyi seven bir insandı rüzgar. Çocuğu vardır belki ve kesin onu çok seviyordur... Onu seçseydim, onu sevseydim her şey daha farklı olurdu. Yada birkaç ay sonra başka aşklara giderdi.

Ama şimdi öyle bir düşününce aklıma gelmiyor değil.. Hep benim yanlış kararlarım işte. Her şeyi mahveden kararlar..

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.