Bölüm şarkısı "manuş baba -dönersen ıslık çal"
Levi ile otobüse binmiş eve dönüyorduk. Bindiğimizden beri sessizlik hakimdi. Levi'nin aklında ne vardı bilmiyorum ama benim aklımdan eren çıkmıyordu.
Gözlerim dolmuştu, kalbim sanki bir taş gibi ağırlaştı. “Oysa her şey çok güzeldi.” diye fısıldadım içimden. Her gülüşünde kaybolduğumu her bakışında umut bulduğumu sanmıştım. Ama şimdi gerçekler acı bir soğuk gibi içimi donduruyor. Ağır bir nefes aldım derin bir hüzünle. Sevgi neden bu kadar karmaşık? Neden kalbim beni bu kadar yanıltmak için bu kadar hevesli? diye sordum kendime. Düşüncelerim içimdeki boşluğa düşen bir taş gibi yankılandı. Eren belki de benim için bir hayaldi. Ama ben o hayalin peşinden koşarken kendimi kaybettim. Bir an duraksadım, gözlerim uzaklara dalarken. Sevgi karşılıklı olmalıydı. Ama ben sevdiğim her an onun gözlerinde kendimi bulduğumu düşündüm. Şimdi ise yalnızca bir hayal kırıklığı kalmıştı elimde. Gözlerimde biriken yaşlar kalbimin derinliklerinde açılan yarayı daha da derinleştiriyor. Sevdiğim birlikte hayaller kurduğum karşılıksız sevdam Eren bir zamanlar hayatımın en parlak yıldızıydı gülüşü karanlık gecelerimi aydınlatan bir ay ışığı gibiydi. Ama şimdi o gülümsemenin ardında bir soğukluk var bir boşluk… İçimdeki sevda, bir zamanlar neşeli melodilerle doluyken, şimdi hüzünlü bir ezgiye dönüşmüş durumda. Her anı her bakışı her paylaşılan gülüş birer birer hatıralarımın raflarına yerleşti. Onunla geçirdiğim zamanlar sanki bir masalın parçasıydı her şey o kadar güzeldi ki gerçek olduğunu kabullenmekte zorlanıyordum. Ama şimdi o masalın sonu geldi ve ben gerçekliğin acımasız yüzüyle karşı karşıyayım. “Neden?” diye soruyorum ama içimdeki bu boşluk bir okyanusun derinliklerinde kaybolmuş bir gemi gibi ne bir kıyıya ulaşabiliyor ne de bir ışık hüzmesi bulabiliyordu. Sanki kalbim en sevdiğim şarkının son notası gibi yarıda kesilmiş melodisi havada asılı kalmıştı. Eren hayallerimdeki gülümseme kalbimdeki en güzel melodiydi bir zamanlar oysa şimdi bir yabancı gibi. Onun gözlerindeki parıltı, bir zamanlar bana ait olan sıcaklığı artık taşımıyor. Şimdi, o anlar ardında bir gerçeklik bıraktı O beni sevmiyor...
"Mikasa mikasa lan embesil !" Otobüsün yaslandığım camına çarpan kafamı çevirip omzumu çıkarırcasına dürten kişiye döndüm . Dalmıştım kendime gelmeye çalışıp " Ne !! ne oldu?"
"Vardık . durağı kaçıracağız kalksana " dedi levi kibarlıktan oldukça uzak sesiyle . Ayıklanıp otobüsten indik . Bizim eve doğru yürürken levi bana dönüp
" Sakın kimseye söyleme tamam mı?"
"Tamam" dedim umursamazca. Beni eve bırakıp giden levi nin arkasından baktım. Şu an sadece eve gidip uyumak istiyordum. Yaptığım salaklıkları belki böyle unuturdum. İkimiz demiştim çocuğa resmen salak gibi hala bunun için utanıyorum. İkimizmiş salak Mikasa sevmiyor seni nasıl fark etmedin. Aklıma geldikçe hem üzülüyorum hemde sinirleniyorum yaptıklarımı tabi utanç beni bırakmıyordu. Odama geçince perdelerini çektim. Zifiri karanlığın odamı kaplamasını istedim. Sonunda yatağa uzandım ve sabaha kadar ağlayabilirim.
