İçeriğe geç

Sarı Kitap

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Sarı Kitap

Bölüm 1

Bölüm 1 - Oda neydi?

Her zamanki gibi evde oturuyordum, canım çok sıkılıyordu. İnternette suçluları araştırmaya başladım. Bir 10 dakika sonra salondan sesler gelmeye başladı. Annemdir diye çok sorun etmedim. 5 dakika sonra annem aradı;

- Alo kızım baban eve gelirse annemle kardeşim hastaneye gitti de.

Anneme bir şey olduğunu belli etmek istemedim. Annem panik yapabilirdi.

+ Tamam annecim, ne zaman gittin sen?

- 1 saat oldu kızım neden bir şey mi oldu?

+ Yok annecim ben evden çıktığını bilmiyordum ondan.

- Tamam kızım doktor çağırıyor görüşürüz.

Telefonu kapattığımda korkudan yüzüm bembeyaz olmuştu. Tekrardan ses geldi fakat bu sefer mutfaktan gelmişti. Ne yapacağımı bilememiştim. Ses bana doğru yaklaştığını duyduğumda panik yapmamaya çalıştım ve dolaba saklandım. Bir anda arkamda bir şey olduğunu fark ettiğimde korkudan dona kalmıştım.. Her şeyin artık çok geç olduğunu fark ettim. Bir an kendimi arkama dönmek hakkında motive ettim. Eğer ölseydim zaten bu şimdiye kadar olurdu. Arkamı döndüm. Arkamda olan şey ise bir kitaptı. Sarı renkli büyük bir kitaptı. Kitabı almak için uzandım ve kitabı açtım. Açtığımda bir anda gözüm karardı. Uyandığımda çimenlerin üstünde uyuyordum. Neler olduğunu anlamıyordum. Önümde bir kadın vardı. Hizmetçi kıyafetlerine sahipti ve bana bağırıyordu. Beyaz saçlı gözleri açık kahverengi olan çilleri burnunun üzerinde olan çok güzel bir bayandı;

- Hadi kalkın ve üstünüzü temizleyin. Kralımız sizi bekliyor. Eğer geç kalıcak olursanız bize çok kızacaktır.

+ P-Peki..

Beni odama kadar götürdü ve temizlenmemi istedi. Daha çok kızmasın diye dediklerini yaptım. Duşta ise "ben napıyorum?" diye düşünürken duştan çıktım. Kıyafetleri giydim ve hizmetçiler kapıyı çaldılar. Ve bende "girin." dedim. Kapıyı açıp bana küpeler, kolyeler ve bu tarz takıları taktılar. Saçımı ve makyajımı da eksik etmediler. Şimdi ise kralın yanına gitmem gerektiğini söylediler. Bende istemsiz bir şekilde yürümeye başladım ve yollar tanıdık gelmişti. Kralın yanına gittim ve konuşmaya başladım;

+ Beni çağırmış- derken sözümü kesti.

- Bu akşam seni güneş krallığının oğluyla evlendireceğim. Bunu istemediğini biliyorum ama krallığımız için bunu yapmalısın. En azından bir şans ver.

+ Peki baba denicem..

Bunları yaşayacağımı hiç bilmiyordum. Kendi kendime sinirlenmiştim, ama prenses olmam biraz tuhaftı.

~~Akşam~~

Artık akşam olmuştu. Güzel bir topuz yapmışlardı. Ve topuzun önünde şık bir taç vardı. Ayakkabılarım su yeşili ve topukluydu.

Üzerimde de güzel su yeşili bir prenses elbisesi vardı. Kolyem ve küpem, tacım ile uyumluydu. Ve geldiler. Babamlar konuşuyordu, çocuk ise beni süzüyor,

bana kötü kötü bakıyordu. Annemler de konuşmaya dalmıştı. Çocuk siyah saçlı ve kahverengi gözlüydü. Takım elbise giymişti ama o bile düzgün değildi. Dağınık biri olduğunu anlayabiliyordum. Sonra tuvalet için annemden izin aldım. Ve odama doğru gittim. Odamın kapısını kapattım ve kendi kendime umutsuzca düşünüyordum. "Neden buradaydım?" "Neden bu çocukla evlenmek zorundaydım?" Her şey nedenlerle başlıyordu.. Kapım açılınca irkilip kapıya baktım çocuk tip tip bakıyordu.

+ Ne istiyorsun?

- Baban çağırıyor gel hadi. Merak etme seninle evlenmeye meraklı değilim.

+ Benim meraklı olduğumu mu

düşünüyorsun? Seni tanımıyorum bile.

- Hadi baban çağırıyor gel. Diye tekrar etti.

+ Tamam sen git ben geliyorum.

Çocuk odamdan çıkmıştı. Bende üstümü düzeltip içeri girmiştim. Sonra babam konuşmaya başladı;

- Geldiğiniz için teşekkür ederiz. Sizi büyük şölende görmek bizim için bir onur olacak.

+ Asıl biz teşekkür ederiz. Umarım bu büyük şölen çok iyi geçer. Müsaadenizle biz artık kalkıyoruz. Her şey için teşekkür ederiz gecemiz çok iyiydi.

- Tabi müsaade sizin.

Onlar gittikten sonra odama gidip üzerimi değiştirdim. Gerçekten çok sinirliydim. Büyük şölen de neyin nesiydi! Aklım çok bulanıktı ve biraz gece yürüyüşüne çıktım. Geceleri yürümekten gerçekten çok keyif alıyordum. Ay çok güzel gözüküyordu. Yürümekten çok yorulmuştum. Eve dönmeye de üşenmiştim ve bir ağacın orada oturup dinlenirken uyuya kalmıştım.

Bir hırıltı ile uyandım uyandıktan sonra gece dolunayın olduğunu fark ettim ve önümde bir çocuk vardı, siyah saçları dalgalanıyordu. Elindeki silahı beyaz kurtlara doğrultmuştu.

Bir anda o kurtlardan biri bana doğru gelirken korkudan kala kaldım ve bayılmıştım. Artık kaderimin ne olucağını bilmiyordum..

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.