Odama girdim ve dolabımdan mini süpürgemi çıkarıp cam kırıklarını aldım. Sonra elime bir peçete alıp balığı tuttum ama bir gariplik vardı... Balık yaşıyordu! Tam emin değildim ama balığın solungaçları hareket ediyordu. Hemen düşündüm ve henüz içmediğim suyun içine koydum. Balık baya baya yaşıyordu. Sevindim! Balık için yeni bir fanus alamam gerekiyor. Aslında fanus yerine akvaryum alırsam daha mantıklı . Sabah yürüyüşü vaktimde geldi. Rahat kıyafetlerimi giyiniyorum ve yola çıkıyorum. Hava soğuk. Keşke kazağımı giyseydim. Ama YouTube'daki o kadın rahat şeyler giyiyordu. Şimdi 3.5 km koşacağım. Gerçi o 21km den daha fazla koşuyordu ama herkes kendi şartlarına göre... İç çekiyorum ve yola devam ediyorum. İçeri giriyorum ve 2 dakika içinde geri çıkmak zorunda kalıyorum. Burda kalmamış. Bu sefer 3 km daha koşarak diğer petshop'a gidiyorum. Alıp çıkıyorum. Eve dönüş yolunu tuttum. Son 1km kala bir ses duydum.
- Hey!
Korkarak arkama baktığımda arkamdaki benden hoşlanan çocuktu.
- Ne var?
Ondan biraz korkuyorum. Eskiden knkm'a çıkma teklifi etmişti. O zamanlar knkm'da onun gibiydi.
- Durumun nasıl?
- İyi... Senden?
- Ben çok iyiyim!
- Nedenli?
- Yeni bir evcil hayvan aldım!
- İyi... Senin adına sevindim. Ne tür bir hayvan?
- O bir kedi!
- peki... İsmi ne?
- İsmini henüz bulamadık. Bana bir isim fikri verir misin?
- Rengi ne renk?
- Bembeyaz.
- Bence ismini süt köy.
- Tamam! Bu önerini göze alıcam! Eee sen ne yapıyorsun?
- ...
- ?
- Boşver bb.
Hızlıca ordan uzaklaşıyorum.