" Geldim. " diye mesaj attığında o kadar heyecanlıydı ki eli ayağı tutmuyor gibiydi. Valizini çekerek otogarda yürümeye başladı. Onu almaya gelecek birisinin olduğunu bilmek güvende hissettiriyordu. Mesaj kutusuna baktığında hala bir mesaj göremedi.
İzmir 'deydi.
Onun yanına gelmişti.
3 günlük onun hayatını yaşayacaktı. Çok merak ettiği o hayatı yaşamak, deneyimlemek istiyordu sadece. Ama bu üç günün sonunda bir planı da vardı. Onu yapmadan buradan gitmeyecekti. Şimdilik bunu sadece kendine saklayacaktı. O bilmese de olurdu.
Karşıdan gelen onu gördü gözleri. Dudakları kıvrıldı iki yana. Onu ilk defa canlı kanlı bir şekilde görüyordu. Bu tuhaf bir histi. İçinde bir yerlerde olan heyecanı ona yaklaştıkça iyice artmış, kendini dizginleyemeyecek hale gelmişti. Kendine itiraf etmediği kelimeler şu an kendini gayet net bir şekilde belli ediyordu. Ama bunu dillendirmemeye özen gösteriyordu.
Ona yaklaştıkça hızlanan kalbinin sesi kulaklarında atıyordu.
" Hoşgeldin. "
İlk ses ondan gelmişti işte. Onu ilk defa fotoğraflarda gördüğü gömleğini giymişti üzerine. Kıvırcık saçları dağınık bir şekilde kendinden geçmiş dururken sakallarıyla ne kadar uyumlu olduğunu fark etti. Küçük gözleri onunkilere indi. Birbirlerine bakarlarken genç kız nutkunun tutulduğunu hissetti.
" Hoşbuldum. " diyebildi dudaklarını açabildiğinde. Onunla yan yana olmak ne kadar farklı bir duyguydu diye düşündü genç kız içinden. Gözlerini kaçırmak hissiyle dolup taşarken kendine verdiği sözü hatırladı. Buraya gelirken aldığı kararların arkasında duracaktı.
Artık utangaç, çekingen, özgüvensiz gibi olan Sumru yoktu. Kutay 'ın hayatına uygun olmaya çalışan bir Sumru vardı. Yenilikler yapacaktı ama sadece 3 gün. Sonra.. eski hayatına geri dönecekti. Şu an o hayata hiç dönmek istemese de dönmek zorunda olduğunu bildiği için şu anlık canını onunla sıkmamaya karar verdi.
" Yakışmış. " dediğinde Sumru ilk önce onun neyden bahsettiğini anlayamadı. Ona aval aval bakmaya devam ederken " Saçların. " demesiyle bir 'Hah' sesi çıkardı.
" Teşekkür ederim. " dedi kibarca. Ama sonra bunu redderek. " Biliyorum, unuttun mu ben zaten güzelim. Bana her sey yakışır. " diyerek güldü. " Sumru bunları derdi, değil mi ? " diye de ekledi.
" Evet ama hani Sumru, Kutay 'ın hayatını canlandırmaya gelmişti? " diye soran Kutay 'la birlikte köşeye sıkışmış hissediyordu. Öyle demişti değil mi ? O zaman neden öyle davranmıyordu ? Acaba Kutay ona ilk andan sözünü tutmadığı için kızmış mıydı ?
" Haklısın. " diye geveledi dudaklarının arasından. " Ama kendi benliğimi kaybedeceğim demedim ki. " diyerek omzunu dikleştirdiğinde Kutay 'a meydan okuyan bakışlarla bakıyordu. Gözleri birbirleriyle temas halindeyken bunu ilk bozan Kutay oldu.
Kutay gözlerini kaçırmıştı.
Sumru gülse mi ağlasa mı bilememişti. Kutay 'laydı. Gelmişti işte onun şehrine. Şimdi sıra onun hayatına dahil olmaktı.
" Gidelim mi ? " diye sordu Kutay.
Sumru onun sesiyle içine düştüğü hayallerinden sıyrılırken " Olur " diye cevapladı onu.
Yolda ilerlerken Sumru sürekli ona bakıyor hala yanında olduğuna inanamıyordu. Gözlerinin içi gülümsüyordu Sumru 'nun.
Arabaya bindiklerinde Kutay valizi arabaya yerleştirmiş sürücü koltuğuna yerleşmişti bile. Ikisinin de aklında aynı şey canlanmıştı.
Araba..
Onlar için araba farklı bir şey daha demekti. Ama her ikisi de bunu birbirine belli etmemeye çalıştı. Onunla konuştuğu yazışmalar aklına gelip duruyordu. Sumru utanmıştı. Gözleri sürekli ona kayıyor, meraklı gözlerle acaba o da benim düşündüğüm şeyleri düşünüyor mu ? diye düşünmekten kendini alamıyordu. En sonunda Kutay radyoya uzanarak akıllarının dağılması için bir şarkı açtı. Buraya gelirken her ikisi de o akıllarındaki seçeneğin asla olmayacağını biliyordu. Ama istemek bilmeye yeterli gelmiyordu işte.
🌟
Kutay gergin bir şekilde evden ayrıldığında ailesine bir şey deme gereği bile duymamıştı. Zaten herkes bu saatte uykudaydı. Hala aklı almıyordu. Sumru buraya geliyordu. Mesajlardan tanıdığı kız Sumru onun hayatını yaşamaya geliyordu.
Bu çok çılgınca bir durumdu.
Bir keresinde onunla olan konuşmalarında Sumru bir gün delilik yapmak istiyorum demişti. Sanırım o deliliği yapmaya karar vermişti. Kutay gelmesini istemekle istememek arasında sıkışıp kalmış hissediyordu kendisini.
Sumru demek..
Kafasında Sumru denilince hep beyaz teni geliyordu. Tam onun istediği gibi bir vücudu vardı Sumru 'nun. Yanındayken dokunamayacak olmasıydı belki de onu üzen. Ama madem Sumru kendi hayatından çıkıp Kutay 'ın hayatını yasamak istiyordu bir şeylerin değişmesi gerekiyordu.
Sumru kendisinden etkilenmişti. Belliydi bu. Yoksa neden İzmir 'e gelecekti ki ?
Otogara giriş yaptığında gözleri onu aradı. Bulmuştu da. Üzerine giydiği siyah tayt bacaklarını sıkıca sarmış, fiziğini açığa çıkarmıştı. Sumru bir çok kişinin dikkatini çekebilecek bir kızdı bunu biliyordu. İçinde bir hareketlenme oldu. Ne o ? Kalbi mi hızlanmıştı ?
Şaşırdı. Kimseye atmayan kalbi şimdi hızlı mı atıyordu?
Kıvırcık saçlarının arasından geçirdi ellerini. Kendini sakinleştirmeye çalıştığında telefona bildirim geldiğini duydu. Sumru'dandı.
" Geldim. "
Evet biliyordu onun geldiğini ama yanına gidemiyordu işte. Kendini sakinlestirmesi için kendine bir müddet süre vererek kızın yanına doğru yavaş adımlarla yürümeye başladı.
Uzaktan gözlerinin rengini net seçemiyordu ama onun da kendisini fark ettiğini anlamıştı. Dudaklarının kıvrıldığını gördüğünde gözleri dudaklarına kaydı.
Kutay gerildi.
Sumru 'yla üç gün nasıl geçirecekti? Kara kara bunu düşünmeye başladı. Bu kız tam bir afetti. Belki de Kutay böyle düşünüyordu şu an. Ama bu kızın cidden gideri vardı. Kafası hep o yönlü çalıştığı içindi belki de kendini tutamayacak gibi hissetmesi. Sertçe yutkundu.
" Hoşgeldin. " diye soluduğunda oldukça rahat bir tavır takınmaya çalıştı. Sanki hiç etkilenmemiş gibi.. Ama durum tam tersiydi. Hele ki o yukarıya kıvrılan dudakları gördükten sonra sakin kalması olanaksızdı.
Sumru 'yu ilk defa canlı bir şekilde karşında görmesi onu da heyecanlandırmıştı. Ama hiç öyle değilmiş gibi yapmayı iyi biliyordu Kutay. İyi bir oyuncuydu. Bir mesleğe ihtiyacı olsa bu mesleği seçerdi galiba. Kızın hoşbuldum demesi bile bir farklı geliyordu Kutay 'a. Konuşma şekli çok da farklı değildi aslında ama şu an her şeyi farklıydı sanki ona göre.
Kutay ondaki büyük değişimi gördüğünde sertçe yutkundu. Saçlarına şekil vermişti. Uzun beline kadar gelen saçlarına bir de kahlül eklenmişti. Yakışmıştı, hem de çok fazla.
Sumru teşekkür ederken kendi gibi değildi ama sonra söyledikleriyle aynı kendi gibi davranmıştı. Bu Kutay 'ın hoşuna gitse de onunla uğraşmadan edememişti. Konuşmasını istiyordu Kutay. Susmasın sürekli sesini duyayım istiyordu. Bu istek de nerden gelmişti böyle? Kaşlarını çattı. Bu onda olan iyi bir gelişme değildi.
" Kendi benliğimi kaybedeceğim demedim ki. " dediğinde uzun süre onun gözlerine baktı. Ama sonunda gözünü kaçıran taraf kendi olmuştu. Sumru 'nun dik başlı olması kendisini etkiliyordu. Şu üç günde sağ çıkabilecek miyim acaba diye düşünmeden edemiyordu Kutay.
" Gidelim mi ? " diye sorduğunda ' Olur.' demesiyle yürümüşlerdi. Yanındaydı. Kendini bir garip hissediyordu. Tamam etrafı birden fazla kadınla doluydu ama böylesiyle ilk defa karşılaşıyordu. Sumru farklıydı. O kadınlar gibi değildi. O masumdu. En çok bu durum üzüyordu Kutay 'ı.
Arabaya bindiklerinde aklına konuşmaları geldi. Acaba onun da aklında canlanmış mıydı o bahsettikleri mevzular ? Böyle giderse Kutay üç gün dayanamayacaktı Sumru 'ya. Onunla şu an yapmak istediklerini Sumru öğrense emindi ki koşarak uzaklaşırdı buradan. Ama Sumru bunları düşünmeyecek kadar masumdu, bir o kadar da meraklı.
Belki de onun da zihni o yöndeydi ama asla yapmayacağı şeylerdi bunlar. Kutay kafasını dağıtmak için radyoya uzandı ve bir şarkı açtı. Yoksa arabayı kenara çekecek ve Sumru ' yla ilgilenecekti. Beyni bir türlü susmak nedir bilmiyordu.
Kutay için bu üç gün çok zorlu geçecekti, bunu anlamıştı.