İçeriğe geç

Şans

Bölüm 3 · 8 dk okuma

Şans

Bölüm 3

3. Bölüm

*Elbiseyi giyindikten sonra Bora'nın yanına götürdüler*

Ecrin: "Enişteee, Sude nasıl olmuş?"

*Bora arkasını döndü ve bana baktı.Gözleri parladı.*

"Ne o? Melek halinle bana laf yetiştiremeyince kara melek olmayamı karar verdin?"

*Kara Melek? İltifat mı etti, laf mı?*

"Sude, bunu giyemezsin?."

"Sanane... Nedenmiş Bora Bey,bence gayette güzel"

"Ben çirkin mi olmuş dedim? Daha reşit değilsin,dışarıda giymek seni rahatsız eder."

"Öyle yapacağım zaten. Allah'ıma bin şükür zekam yerinde."

*Bora kıkırdadı. Sonra reyonlara geri döndü ve kıyafet bakmaya devam etti.*

Üşeniyorum, kızlarda düğün kıyafetlerini alır, Celal ve Bora kasada beklerken kızlar ve Sude dışarıda bekliyorlar

*Biz kızlarla konuşurken abim ve Bora elbiselerin paralarını ödeyip çıktılar*

"Sinemaya gidelim mi,şimdi hiç eve gidesim yok?"

Bora:"benim için sıkıntı değil."

Ecrin:"Allah'ım sen bana böyle enişte nasip etti ya..." "Hee... Enişte ben sana birşey diyecem."

Bora:"Söyle bakayım baldız"

Ecrin:"Ama gizli"

*Bora bi kahkaha attı, bu kadar gizli ne konuşacaklardı. Benden gizli. Bora benden birşey mi saklıyor? Ecrin benden ne saklıyor?*

Bora:"tamam baldız."

*Ecrin Bora'yı kolundan çekti ve bizden uzaklaştılar.*

Ecrin:"Enişte benim bildiğim kadarıyla siz Sude'nın ailesinin zoruyla evleniyorsunuz,sen evlenmeye dünden razıymışsın gibi konuşuyorsun"

Bora: "ne alakası var? Sadece iyi niyetli davranıyorum."

Ecrin:"bende inandım."

Bora:"her boka burnunu sokma."

Ecrin:"ne kadar terbiyesizsin yaa."

Bora:"baldiiiz."

Ecrin:"neee?"

Bora: "Neyse daha Sinemaya gideceğiz. Hadi gidelim"

*Çok geçmeden Ecrin ve Bora yanımıza geri döndü. Ne konuştuklarını acayip şekilde merak ediyordum."

"Ne konuştunuz lan siz?!"

Ecrin:"Hiç birşey,"

"Neyse, ben daha sonra öğrenirim. Hadi sinemaya"

Celal: "Sude sen yine arkaya geç"

"Abi yaaa!!"

Celal:"daha 18'e girmedin."

"İyi tamam sus."

*Bir süre sonra sinemanın önüne vardık.ve içeri girip film düşünmeye başladık*

"Bence romantik komedi izleyelim"

Bora: "benim için fark etmez."

İlkgül:"Plan şu, Ben,Celal abi,Ayşe,Nisa ve Ecrin'le aksiyona; Sude sen enişteyle romantik komediye."

Celal: "Kız, senin derdin ne?"

*Abim sinirli bir şekilde İlkgül'e baktı*

İlkgül:"Celal abi bir sus beh"

*Abim İlkgül'ün üstüne yürüdü*

*Ecrin hızla ilkgül'ü korumak için önüne geçti.Pişmiş kelle gibi sırıttı.*

Ecrin:"Celal abi yalan mı, alış böyle şeylere. Biz daha bunları çok görücez."

İlkgül:"Sude abini tutarmısın, dövecekmiş gibi bakıyor?, ta-tamam Celal abi, sakin ol"

Ecrin:"Sakin ol,calm down Celal,biraz quality, ey ey ey ey"

"İlkgül'den sonra bi salakta bu"

Bora:"Neyse hadi gidelim"

*herneyse, Bora ve Sude romantik komediye, diğerleri aksiyona gitti. Filmler bitince planladıkları yerde buluştular.*

"Film çok güzeldi beehh"

Bora:"Evet"

*Ben ve Bora etrafa bakarken bizimkiler geldi.*

Celal:"Biz geldik canim" *Kolunu Sude'nin omzuna attı*

Ecrin:"Film çko iyiydi. Efektler falan..."

İlkgül:"Sude, sizin film nasıldı?"

"Güzeldi"

*neden üsendigimi bilmiyorum. Hızlıca geçeceğim.

sinema salonundan çıkıp arabaya bindiler ve Bora herkesi eve bıraktı. En son Celal'i de bıraktıktan sonra Sude'yle beraber eve döndüler. Akşam olmuştu. Ev ahalisi televizyon izlerken Sude ve Bora odalarına çıktılar.Sude üstünü değiştirdi ve yatağına uzanıp telefona bakmaya başladı.*

"Acayip yoruldum yaağ, habu neydi gı böyle, Allah'ııııımmm"

*Sude yorgunluğuna yakınırken kapıyı biri tıklattı.Sude ayağa kalktı ve kapıyı açtı. Kapıda Bora üstünde siyah tişört ve altında dizine kadar gelen bol bir şortla duruyordu.*

"Ne oldu?"

Bora:"Biz akşam yemeğini yemedikya, ben yemekleri ısıttım. Annemler yemiş. Yiyecekmisin diye soracaktım."

*Sude birşey demesede karnı gerçekten çok açtı. Birden karnı guruldadı ve utançla Boraya baktı.*

Bora:"Bunu bir evet olarak sayıyorum."

*Bora sudenin elinden tuttu ve onu mutfağa getirdi.Sude rasgele bir sandalyeye oturduktan sonra Bora çekmeceden iki tane tabak alıp çorba doldurdu. Birini sudeye, diğerini kendine koydu. Borada masaya oturduktan sonra ikiside yemeklerini yemeye başladı.*

*yemeklerini bitirdikten sonra beraber sofrayı topladılar ve tekrar odalarına kapandılar.İkiside pijamalarını giydiler ve oturma odasında ev ahaline katıldılar.*

Meryem:"Sonunda geldiniz. Gözümüz yollarda kaldı" *sinirli bir şekilde Bora ve Sude'ye baktı.*

Bora:"Abla geldik işte, benim suçum değil. Bunlar elbiseleri bir saatte seçiyor."

*Sude boranın koluna yumruk attı.*

Bora:"Ahh... Aney, senin habu gelinin bağa vuriy."

*Beraber*

"Bora sus!"

Tuğba anne:"Bora sus!"

Bora:"Babaaaa! Gelin-kaynana üstüme geliyler."

*Bora babasının yanına koştu ve yanına uzanıp televizyon izlemeye başladı. Sude de yengesinin yanına oturup ona yaslandı ve film izlemeye başladı.*

(Zaman atlaması)

||||| Düğün günü sabahı|||||

*Sude ve Bora sanki normal bir günmüş gibi hala kış uykusuna yatmış boz ayı gibi uyuyorlardı.*

*Bunlar kendi odalarında uyurken Boranın yeğeni Buğra Borayı uyandırmaya odasına koşmuş ve dayısının üstüne atlamış.*

Buğra:"Dayııı, damat olacan hala uyiğsın."

*Bora yeğeninin alarm sandığı o tiz sesiyle uyandı. Daha yeni uyandığı için paçoza benziyordu ve hala mal gibi damat tıraşı olmamıştı.*

Bora:"Sikt*r ben bugün evleniyordum, Sude uyandımı?"

Buğra:"Anneannem uyandıracak onu."

Bora:"iyi, buğra, babanı çağar. Tıraş olmaya gidiyrık."

*Buğra hızla babasının yanına gitti ve durumu anlattı. Yusuf abi Bora hala tıraş olmadığı için Borayı azarladı ve hep beraber tıraş olmaya gittiler. Bu sırada Tuğba abla Sude'nin uyanması için başından aşağı su döktü.*

Sude:"Allah'ım bismillah."

*Sude soğuk suyun verdiği refleksle kalktı ve yüzünü sildi.*

Tuğba:"İnsan kendi düğün gününde hala uyur mu?"

Sude:"5 dk dahaaaa"

Tuğba:"Kalk!!"

*Sude hemen kalkıp üstüne günlük birşey giydikten sonra bütük kızlar hazırlanıp kuaföre gittiler. Kuaförde Sude arkadaşlarıyla karşılaştı. Ecrin, İlkgül,Nisa ve Ayşe saçlarını yaptırmak için kuaföre gelmişlerdi.*

"Bakın şimdi, ben gelin topuzu yaptırmam. Saçım açık olsun."

*çalışanlardan biri saç modelleri ile beraber geldi.*

Ç:"Sude hanım, bu sizin aradığınız saç sanırım."

"Bu çok güzel, bu olsun."

*çalışan sudeyi onayladı ve saçını yapmaya başladı. O sırada diğerleri saçlarını seçti.*

(İlkgül)

(Ecrin)

(Ayşe)

(Nisa)

*(Boranın aileside saçlarını yaptırdı ama buraya koymaya üşendim.)herkes saçlarını yaptırdıktan sonra Boraların evine döndüler. Kızlarda üstlerini değiştirmek için onlarla gittiler. Sude odasına çıkıp gelinliğini giydi.*

(Gelinlik)

(Nisa)

(Ecrin)

(İlkgül)

(Ayşe)

*Diğerlerinin kıyafetlerini bilmenize gerek yok. Herkes giyindikten sonra kapı çaldı, Sude kapıyı açtığında karşısında Bora, Yusuf abi, Buğra, Celal, Koza ve Su- ho belirdi. Hepsinin üzerinde takım elbise vardı.

Koza Ecrin'in abisiydi. O da yurt dışında okuyordu.

Su- ho Nisa'nın abisiydi. Nisa'nın annesi Su- ho'ya hamileyken Koredeydiler, çünkü Nisa'nın babası koreliydi ve çocuklarına oranın kökeniyle bir isim koymak istemişlerdi.*

(Bora Vibe+ damatlık)

(Su- ho Vibe)

(Koza Vibe)

(Celal Vibe)

(Buğra Vibe)

"Lan, Su -ho abi, Koza abi. Sizi kim çağırdı?"

Su- ho: "Celal çağırdı. Sude senin abin harbi mal, arayo bizi, diyoki. "Kardeşim evleniyor", bunu dün söyledi bize."

Koza:"gecenin köründe uyanıp çanta hazırladım."

*Sude büyük bir kahkaha attı ve Ecrin ve Nisayı çagırdı.*

Nisa:"Abicuum. Hoşgeldin!"

Ecrin:"Hoşgeldin gerizekalı."

Koza:"hoşbulduk enayi"

Su- ho:"Hoşbulduk minik."

Bora:"De hayde çıkın! Kendi düğünüme geç kalacam"

*Bora, Sude, şoför ve Bora'nın annesi gelin arabasında. İlkgül, Ecrin, Nisa, ayşe Mehmet(boranın babası) onun arabasında. Yusuf abi, Meryem, Cansu, Merve, Buğra Yusuf'un arabasında yola çıktılar. Düğün salonuna vardıklarında Sude ve Bora kendilerine son çeki düzenlerini vermek için odaya, Mehmet ve Tuğba hazırlıkları kontrol etmek için mutfağa gittiler. Celal, Su- ho ve Koza Buğra'yla ilgilenirken kızlar davetlileri karşılıyordu. Meryem ve Yusuf'ta etkinlik ve şarkılarla ilgileniyordu.*

*Yaklaşık yarım saat sonra misafirler tamamen geldi ve düğün etkinlikleri başladı.*

(Bora ve Sude dans ederken, Bora elini Sude'nin beline koymuştu. Sude kollarını Bora'nın boynuna dolamıştı.)

Bora: "Sude, gerdeği ne yapcaz?" (Sadece Sude'nın duyacağı şekilde söylemişti. Zaten o kadar insanın ve müziğin sesiyle Bora'nın söylediğini sadece Sude duyabilirdi. Hala dans ediyorlardı.)

Sude: "ne diyon beh? Yok öyle şey. Biz zorla evleniyoruz. Balayına gidicez. 1 hafta sonra geri gelicez." (Gergin bir şekilde geri çekildi.)

(Bora biraz kıkırdadı misafirlerin dikkatini çekmemek için Sude'yi belinden tutup tekrar kendine çekti. Boynuna doğru eğildi ve kulağına fısıldadı. Bora'nın nefesi Sude'nin omzundan aşağıya bir ürperti yaydı.)

Bora: bu kadar kendini gergin hissetme. Etraftakiler pür dikkat bize bakıyor. Şaka yapmak için söyledim.

Sude: K-komik değil.

Bora: Bana göre komik.

(Dans etmeye devam ettiler. Daha sonra Bora ve Sude kendi nikah masalarına oturdular. Nikah memuru birkaç konuşma yaptıktan sonra Sude ve Bora yeminlerini etti.)

Nikâh memuru; Bende belediye başkanının bana verdiği yetkiye dayanarak sizi karı-koca ilan ediyorum.

Herkes alkışlarken dışarıdan bir kurşun sesi duyuldu. Hiç kimse ne olduğunu anlamamıştı. Herkesin nefesi kesilmişti. Aniden sert bir şekilde kapı açıldı. Gelen kişiler siyah giysiler giymiş iki tane adamdı. Ellerinde tabanca vardı. Bir adam Sude'ye diğer adam Bora'ya ateş etti.

Ama aniden ilkgül Bora'nın önüne Ecrin sude'nin önüne atlayıp kurşunların onlara vurmasını engellemişti. Celal endişe ile ilkgüle Su-ho endişe ile ecrin'e bakıyordu. Onlar tam yere düşeceği sırada onları tutmuşlardı.

Bora'nın gözleri sinirle fal taşı gibi açıldı. Sude Nisa ve Ayşe, ilkgül ve ecrin'in başına toplanıp onlara baktı. İlkgül ve Ecrin vurulmasına rağmen sırıtıyordu.

Herkes ilkgül ve ecrin'in başına toplanmışken Bora adamlarıyla birlikte dışarıdaki çatışmayı durdurmaya gitti.

Sude:"Aptallar, ne yapmaya çalışıyor dunuz?!"

Ecrin: gelin ve... damadı koruyoruz...

İlkgül: abartma... bize bir şey olmaz...

Su-ho ve Celal'in içi içine sığmıyordu. Gözleri dolacak seviyeye gelmişlerdi. Celal ilkgül'ün saçını okşadı.

Su-ho elini Ecrin'in yüz hatlarını koydu ve baş parmağı ile yanaklarını okşadı.

Salondakiler korkuyla olan biteni izlerken Tuğba anne ambulansı aradı.

Meryem abla ve Yusuf abi Buğra'nın dikkatini dağıtıp oraya bakmamasını sağlamaya çalışıyordu.

*Hastanede...*

Bora hastaneye gelmemişti. Sude'ye o adamlarla hesaplaşması gerektiğini söylemişti. İlkgül ve Ecrin'i acile almışlardı. Meryem abla ve Yusuf abi Buğra'ya bakmak için düğün salonundan çıkıp eve gitmişlerdi. Hastaneye Buğra'yı getiremezlerdi.

Sude, Ayşe ve Nisa perişan halde Ameliyathanenin önündeki oturaklara oturdular. İlkgül ve Ecrin'in aileleri kahrolmuştu. Tuğba anne ve Mehmet üzgündü ama en çok kırılan Su-ho ve Celal olmuştu. Sude kalktı ve abisinin(Celal'in) yanına oturdu.

Sude:"abi, sen kendini neden bu kadar yıpratıyorsun?"

Celal:"ben mi? Ne alaka?"

Sude:"abi bana doğruyu söyle. Büyük ihtimal sen ilkgül'den falan hoşlanıyorsun..."

Celal:"belli mi?"

*Sude sırıttı ve başını salladı. O sırada Nisa aynı soruyu kendi abisine (Su-ho) sordu. Belliydi. O da Ecrin'den hoşlanıyordu.*

(Merak edenler için; Koza Bora'ya yardım etmek için onunla gitti.)

Ameliyathane kapısı sensöre gözüken doktor ile açıldı ve Sudelere doğru yürüdü. Hepsi hemen ayağa kalktı ve doktorun önlüğüne yapıştı.

Sude:"Doktor, Lütfen iyi bir haber verin, lütfen!"

Celal:"İlkgül iyi mi?"

Su-ho:''Ecrin iyi mi?"

İlkgül ve Ecrin'in aileleri onlara dövecekmiş gibi baktılar. Doktor gülümsedi.

"Durumları iyi merak etmeyin. dayanıklı kızlarmış ki kurşunlar kaslar yardımıyla etkileri azaldığı için çok fazla derine gitmemişler. Çok fazla kan kaybıda yaşamamışlar. Geçmiş olsun"

Hepsi mutlulukla göz yaşlarını tutamadı. Sude heyecanla atladı.

Sude: peki onları görebilir miyiz?

Doktor başını salladı.

"Evet de ama 3'er 3'er girin. Hastaları sıkboğaz etmek istemeyiz."

Sude:"Teşekkürler Çok teşekkürler!"

Doktor tekrar gülümsedi ve oradan ayrıldı.

İlk önce ilkgül ve Ecrin'in aileleri girdi. İlkgülün anne ve babası ile beraber Celal girdi. Ecrin'in anne ve babası ile beraber Su-ho girdi.

Hastanede

(Ecrin ve ilkgül)

Ecrin: ulan biz ölümsüzüz sanırım.

İlkgül:harbi...

Sonra Sude Ayşe ve Nisa girdi.

Sude: Aptallar!! Ya ölseydiniz!

İlkgül: Sude Allah seni ne etmesin bokyiyenin kızı gelinliğe kan geçmiş yaaaaa geri baass.

Ecrin: Sude git şu gelinliği çıkar.

Sude: ben bunları öldürürüm...

Ayşe sudeyi tuttu ve bir sandalyeye oturttu.

Sude surat astı.

Sude: aptallar

Bölüm sonuuuuuuuuuuuuuu

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.