HATIRLATMA:
******
- Anne... ne oldu sesin niye böyle geliyor.
- Kızım baban gazetedeki haberi gördü seni, İstanbul'a geliyor seni alıp Mardin'e getirecekmiş.
- Ne... ne haberi Anne şaka yapıyorum de lütfen.
- Ne yazıkki birtanem.
Allah kahretsin dün akşam bizi gazeteciler çekerken ben babamı nasıl hesaba katmadım.
*****
Babam yola çıkmış bile Ankaraya geri götürecek. Zaten bin bir zorlukla İstanbul'a geldim. Hayattım mahvoldu. Artık her şey bitti.
Babam beni pek sevmez aslında hiç sevmez. Benim dışımda iki tane erkek kardeşim daha var ama onlarla arası hep iyi oldu. Bir dediklerini ikiletmedi. Ben ise öyle değildim hayattım da bir kez dışında babamdan hiç bir şey istemedim. İhtiyaçlarımı hep annem karşıladı.
Anlayacağız benim hayattım dediğim olay İstanbul da başladı.
Zaten babamdan istediğim tek şeyde İstanbul'a gitmekti.
İlk başta çok karşı çıksa da Kerem sayesinde İstanbul a gelmeyi başardım. Kerem benim bir küçük kardeşim birde en küçük kardeşimiz olan Anıl var.
Kerem beni çok seviyor benim için her şeyi yapar ama Anıl öyle değildi evin en küçük çocuğu olduğu için biraz şımarıktı hatta biraz değil baya birde bencildi.
Nedenini bilmiyorum ama babam benden anlamadığım bir biçimde nefret ediyordu.
Ben küçükken bir kez beni öpmedi. Bir kez bile bana seni seviyorum kızım demedi.
Ama erkek kardeşlerimle öyle değildi onlarla oyunlar bile oynardı.
Kalbim sızlıyor... İçimde kapatılmayacak bir boşluk açtı sağ olsun.
Hatta hatırlıyorum da anneme bir keresinde sormuştum babam beni sevmiyor mu diye.
O ise;
" Olur mu kızım öyle şey baban seni çok seviyor... "
Sonra durdu düşündü.
" Hatta baban her gece gelip saçları okşuyor üzerini örtüyor ben gördüm. Ama babana ya da başka birine söyleme yoksa yanına bir daha gelmez."
Ben bu yüzden sadece bir hafta boyunca hiç yatmadım belki babam gelir diye ama babam hiç gelmedi o zamanlar 11 yaşında falanım annemin yanına gittim.
"Anne babam hiç gelmedi ben senin bana söylediklerini kimseye söylemedim valla bak." Demiştim ağlayarak.
O an aklıma gelince gözlerim doldu hatta bir kaç damla yaş gözlerimden aşağıya süzüldü.
Ve şimdi başa dönüyoruz.
Babam beni bir kez bile dövmedi ama telafisi olmayan iyileşmeyen ve asla kabuk bağlayamayacak yaralar bıraktı ki kalbimde...
*****
Akşam olmuştu.
Zil çaldı artık sona geldim bacaklarım titreye titreye ayağa kalktım ve kapıya yöneldim.
Kapıyı açtığımda babam önde Kerem ve Anıl arkada kapıda duruyorlardı.
Kekeleyerek konuşmaya başladım.
- Bba- ba...