İçeriğe geç

ŞANS'sız

Bölüm 3 · 3 dk okuma

ŞANS'sız

Bölüm 3

BELİRSİZ DUYGULAR

İşe başladığımdan beri resmen şirketin bütün dosyaları elimden geçiyordu Rüzgar bey sağ olsun.

O günden sonra Rüzgarı bir iki kez gördüm ama ufak bir bir bakış atıp hemen gidiyordu bu acaba benden kaçıyor muydu, yok ya niye kaçsın ki saçmalama Melek bence bana yapacağı şeyler hakkında düşünüyordu. Her neyse...

- Kızım sen dalmışsın yine.

- Efendim Aylin bir şey mi dedin anlamadım.

- Sen iyice gitmişsin odana girdim fark etmedin aşık mı oldun yoksa sen ?

- Ben mi ne alakası var ya ben aşık olmak ben ve aşk ha ha gülerim ben anca buna.

Aylin gülmeye başladı. Bende yedim dermiş gibi bir ifade vardı yüzünde.

- Tamam tamam bir şey demedim zaten ama şu halini görsen sende gülerdin.

- Tamam Aylin ya ne oldu söyle. Biraz kızgınmış gibi gözükmeye çalışarak.

- Kızma kuzum ya Ömer bey arşivden geçen yıllarda üretilen ürünler hakkındaki dosyayı istedi.

- Tamam götürürüm ben.

- Ya niye kızdın anlamadım şaka yaptım ben valla şaka yaptım.

Kedi gibi gözlerini dikmiş bana bakıyorken ona daha fazla kızamazdım zaten gülümseyerek baktım ona

- Tamam tamam kızmadım.

- İyi o zaman sen dosyayı biran önce Ömer beye götür kızmasın.

Kafamı tamam anlamında salladım. Kapıdan çıktım ve asansöre bindim arşiv odası bir kaç kat aşağıdaydı.

Arşiv odasından dosyayı alıp asansöre yöneldim. 5 kata bastım tam kapı kapanacakken o geldi acaba tesadüf müydü, yoksa konuşmak için bilerek mi bindi asansöre. O ve ben tek başımıza asansörde ne o bana bir şey söyledi. Tabi ki de bu sessizliği benim sesli yutkunmam böldü. aslında gerginlikten ne yapacağımı şaşırmıştım. Elimdeki bir yığın dosyayla asansör tuşuna basmaya çalıştım evet sadece basmaya çalıştım ama elimdeki dosyalardan biri ayağımın üstüne düştü. o an canım acısıyla ayağımı ovmak için yaptığım refleks hareketi diğer dosyaları da elimden düşürdüm ve denge mi kaybettim. evet bence de çok saçma bir olay ama insan yaşana kadar böyle bir durumun sadece saçma romantik komedi filmlerinde gerçekleştiğini düşüne bilirdi. rüzgar sanki sanki düşeceğimi anlamış gibi belimden tutarak düşmemi engelledi. o sırada bende biraz sarılmış olabilirim.

- Bana sarılmak için böyle fırsatları kovalamana gerek yok sen bana sarılmak istediğin de bana söyle ben sana sarılırım.

- Be-ben mi sana sarılmak için fırsat kovalıyorum saçmalama az daha düşüyordum

- Hı hı bu iki etti bir dahakine artık hangi bahaneyle sarılırsın bilemem.

- Ben sana ne sarılacağım be düşecek gibi oldum o yüzden sarıldım.

O sırada asansörün kapıları açıldı. Öyle değil de öyle olsun dermiş gibi bir yüz ifadesiyle bana bakarak sırıttı. Bana eğilerek:

- Tamam sen ne dersen öyle olsun küçük cadı.

Gözlerini mavi olduğunu biliyordum ama şimdiye kadar yüzüne hiç bu kadar yakından bakmamıştım. hızlıca yüzünü incelediğimde kusursuz görünüyordu hatta sağ kaşıyla gözü arasında ufak bir iz vardı. şimdiye kadar fark etmemiş olmama baya şaşırmıştım. ama beni rahatsız eden bir şey vardı bu adama bu günlerde fazla düşünmeye başlamıştım.

...

Asansördeki o olaydan sonra rüzgarı bir daha düşünmemeye hatta karşılaşmamaya o kadar kararlıydım ki neredeyse bir haftadır. rüzgarı görmeyi bırak adını bile duymamıştım. ama bu durum benim şom ağzımı açana kadar sürdü. masamdaki telefon çaldı ve Ömer bey beni odasına çağırdı. Kapıyı tıklatıp içeri girdiğimde Rüzgar da ordaydı.

- Gel kızım içeri. Sende geldiğine göre anlatabilirim artık.

Ben de Rüzgar da Ömer beyi pür dikkat dinliyorduk. içimden bir ses bu durumun hayra alamet olmadığını söylüyordu.

- Rüzgar Haluk beyle yeni yapacağımız otelle alakalı bazı anlaşmazlıklar yaşadık bu gün konuştum ama kendi butik oteline benzer değişiklikler yapmak istiyor. projenin sahibi sen olduğun için detaylarla ilgili kısımlarla senin anlaşma kısmını da meleğin halletmesini istiyorum. Haluk bey şuan

Beykoz'daki butik otelinde gidiyor sizde bu akşam yola çıkın bir kaç gün oteli inceleyip anlaşmazlıkları halledin.

içimi bir huzursuzluk kapladı. şimdi bile yüz yüze gelmekten kaçınırken bir kaç gün dip dibe olacaktık. ne olacağı hakkında hiç bir fikrim yoktu ama tek bir şey biliyordum bu yolculukta kazasız belasız dönemeyecektik.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.