İçeriğe geç

ŞANS'sız

Bölüm 14 · 6 dk okuma

ŞANS'sız

Bölüm 14

SORUNLU

Tamam biraz abartmış olabilirim ama babamı çok iyi tanıyordum bana hayatı zindan ederdi bunun olmaması içinde elimden geleni yapacağım.

Rüzgar tabi ki de teklifimi kabul etmemişti.

Yapabileceklerimi sınırlarını zorluyorum. Bu konuyu Ömer amcayla konuştum birazda kendimi acındırarak anlattım. Tamam olacakları biraz abartmış olabilirim ama elimden gelen hiç bir şey yoktu sağ olsun benim yanımda durdu Ömer amca ve Rüzgarı ikna edeceğini söyledi. Nasıl yapacağını bilmiyorum ama Ömer amcaya güveniyorum.

Eve gidip çantamı hazırladım çünkü daha fazla babamları oyalayamazdım. Zaten Rüzgar gelmese de eve dönmek zorundaydım bir zamanlar kaçtığım yere.

2 saat sonra...

Ne gelen vardı ne giden valizimi aldım uçağı kaçırmamam gerekiyordu artık Keremle bir yolu bulacaktık babamı sakinleştirmenin.

Kapıyı açtığımda yumruklarını sıkmış bir Rüzgarla karşılaştım.

Dayanamadım boynuna sarıldım.

- Çok teşekkür ederim beni nasıl bir şeyden kurtardın bilemezsin.

Beni sertçe itti.

- Babamı nasıl ikna ettin bilmiyorum ama elimi kolumu bağladın. Tamam istediğin gibi olsun her şey ama şunu bil hayatımda olduğun sürece hayatı sana zindan edeceğim. Benimle evlenmek isteğin için çok pişman olacaksın. Şimdi in aşağıya çok sevdiğin babanın yanına gidiyoruz.

Bu kadar sinirlenmesini anlamıyorum. Arkasını dönüp gitti. Ben ve valizim tek kaldık Allahtan apartmanda asansör vardı yoksa yanmıştım.

....

Mardin'e gelmiştik. Yol boyunca ağzını açmadı. Bana bir kere dönüp bakmadı. Somurtup oturdu sadece.

Her şey aynıydı sanki. Hiç bir şey değişmemişti. Evimiz yani konağımız annem bu çocukla evli değilsin sen bu evde kalması bile doğru değil ama keremle kalsın ne olur ne olmaz dedi.

Gülmemek için kendimi çok zor tuttum.

Annecim zaten o da benimle evlenmeye meraklı değil benim onla evlenmeye meraklı olmadığım gibi demek istedim ama içimde iyiliğimi isteyen hisler sus dedi bende onları dinledim.

Babam holdingdeymiş biraz geç kalacakmış ama bizim geldiğimizi öğrenince erkenden eve geldi.

Yemek yemek için aşağıdaki masaya oturduk nasıl oldu bilmiyorum ama annem Rüzgarla yan yana oturmama izin verdi.

Babamda gelince yemeğe başladık.

Babam boğazını temizleyip konuşmaya başladı.

- Evlat babanla konuştum ben yarın buraya gelecekler akşamda nikâhınızı kıyarız.

Rüzgar birden öksürmeye başladı. Zanlımca tükürüğü genzine kaçtı çünkü babamı dinlerken bir şey yemiyordu.

Hemen su doldurup rüzgara verdim. Elimden bardağı alıp bir dikişte içti.

Öksürük içinde konuşamaya çalıştı.

- Biraz erken değil mi ?

- Bence geç bile kaldık bu arada deli kanlı sözümün üzerine söz söylemesinden hiç hoşlanmam.

Babam çok otoriter bir insandı ama bende bu kadar erken olmasını beklemiyordum.

- Ama baba biz şe...

- Tamam Melek uzatmaya gerek yok ben kararımı verdim.

Bu saatten sonra bir şey söylememe gerek yoktu. Babamı tanısaydınız anlardınız. Eğer bir şeye karar vermişse o olay bitmiştir sadece yapabileceğin nefesini tüketmek.

Rüzgar sanki gözleriyle beni öldürecekmiş gibi bakıyordu.

Bir şey yapmamı bekliyordu ama çok beklerdi eğer bir şey yapabilecek olsam bu gün bu sohbeti yapıyor olmazdık.

Yemekten sonra herkes odasına çekilmişti. Odama geldiğimde her şey bıraktığım gibiydi yatağımın üzerindeki örtüler bile aynıydı. Valizle beraber odama getirilen çantamı elime aldım içinden telefonu çıkardım. 5 cevapsız çağrı vardı ve 1 de msj açtığımda hepsinin Aylin den geldiğini anladım. Msjı okumak için üzerine tıkladım.

AYLİN: Seni çok merak ediyorum Melek burada bazı dedikodular dönüyor sen ve Rüzgâr beyle ilgili beni haberdar edersen sevinirim. :)

Aylinle bir saat kadar msjlaşıp nikâhtan falan bahsettim tabi sahte olacağından da Aylin bana bu kadar yakın davranırken ona yalan söylemek istemedim Arzudan sonra artık birine güvenemem diye düşünüyordum ama Aylin bu tezimi çürütmüştü benden üç yaş küçük olmasına rağmen sanki her şeyi benden iyi biliyordu bu yaptıklarıma başta şaşırsa da sonra bana hak verdi başka çarem olmadığını falan söyleyip beni rahatlattı. Yarın nikahıma geleceğini söyledi böyle bir şeyi kaçıramazmış deli yatağıma uzanıp bütün gece boyunca acaba yarın ne olacak diye düşünerek geçirdim.

Sabah uyandığımda dayak yemiş gibiydim ve çok yorgundum.

Acaba Rüzgar nasıldı kesin benden beter haldedir.

Kapının çalınmasıyla düşüncelerimden ayrıldım.

Tabi ki gel demeden annem içeri girdi.

Gözleri büyüdü birden.

- Kızım sen bütün gece uyumadın mı gözlerinin altı şişmiş. Kalk hadi Rüzgar oğlumum ailesi de geldi. Hazırlan aşağıda seni bekliyorlar.

- Saat kaç anne?

- 8 hadi kalk.

Gelip yorganı üzerimden çekip attı.

- Oldu mu o kadar ya.

- Oldu tabi. Saat 12 gibi nikah memuru gelecek şimdilik nikahı aramızda kıyacakmışız düğünü sonra yaparız dedi baban. Bu arada aklıma gelmişken Kerem sana beyaz bir elbise almış dolapta onu giy.

Kafamı sallamakla yetindim.

Banyoya girdiğimde annemin neden gözlerinin büyüdüğünü anladım saçlarım kabarmıştı. Yüzüm baya yorgun duruyordu ve gözlerimin altı resmen morarmıştı.

Makyaj yapmayı pek sevmiyordum ama bugün baya ihtiyacım vardı.

Kapatıcı, rimel birde dudak parlatıcısı sürdüm.

Makyaj masasından kalkıp dolaba yöneldim. Keremin bana aldığı elbiseye baktım.

Straplez göğüs kısmının altında mavi bir kurdele ile kemer şekli verilmişti. Arka tarafında ise kurdelenin iki ucu birleştirilerek fiyonk yapılmıştı. Kurdelenin uçları bayağı uzundu göğüs kısmından sonrası giderek genişliyordu. Basit bir elbiseydi ama şık ve asildi. Bu çocuğun zevkine bayılıyordum.

Elbiseyi giydim. Ama altına giyecek uygun bir ayakkabı yoktu yanımda.

Daha önce fark etmemiştim ama makyaj masamın yanında birde paket vardı. Paketi açtığımda içinde lacivert kadife uzun topuklu bir ayakkabı vardı. Kimin kardeşi her şeyi de düşünmüş. Saçlarım zaten dalgalı olduğu için tarayarak düzeltim artık hazırdım.

Aynada kıyafetimin eteklerini düzeltirken kapı çaldı.

- Gir.

- Gelin hanımın odası burasımı acaba ?

- Keremmm

- Tamam şaka yapıyorum sadece düğün değil ama sonuçta evleniyorsun.

Kafamı salladım sadece.

- Bu arada teşekkürler zevkli kardeşim.

- Hmm beğenmene sevindim ama sanki bir şey eksik.

- Bence eksik bir şey yok. Neyse hadi aşağı inelim.

- Bence var.

Daha önce fark etmemiştim ama ellerini arkasında saklamıştı. Bu gün ne kadar dalgındım böyle.

- Hmm neymiş o ?

Arkasında sakladığı papatya tacını çıkardı. Sorar gibi baktım saçımın üzerine özenle yerleştirdi.

- Bu havada papatyaları nasıl buldun.

- Orası da bana kalsın. Ama bayağı güzel olmuşsun.

- Sağol canım.

Dedim ve yanaklarını yakalayıp sıktım. Hiç sevmezdi böyle şeyleri zaten sevmediği için yapıyordum bende.

- Abla sakın!

- Geç kaldın tatlım.

Yanakları kızarana kadar sıktım en son kaçtı. Beraber aşağı inmek için merdivenlere yöneldik . İlk önce gözüme Aylin takıldı muhteşem gülümsemesiyle annemle konuşuyordu ne çabuk kaynaşmıştı anlamadım ama bu delide şeytan tüyü vardı herkesle arkadaş olacak bir potansiyellide vardı beni görünce gülümsemesi yüzünde iyice yayılmıştı bana göz kırptı bende aynısını ona yaptım. Aşağıya inince Ömer amcayı gördüm yanında bir adam daha vardı ama tanımıyordum. Yanlarına gittim Ömer amca bana sarıldı.

- Melek bu benim kardeşim Hakan senin de amcan sayılır artık.

Hakan beyle tokalaştık galiba kırk yaşlarındaydı ama çok set yüz hatları vardı. Ömer amcaya göre daha kumraldı.

- Kızım biraz konuşalım mı?

- Tabi ki de Ömer amca.

İkimizde odanın sessiz tarafına geçtik.

- Kızım bak bende artık senin baban sayılırım. Bu evlilikte arkanda durdum çünkü Rüzgar bu gidişle hiç evlenmeyecekti. Senin ona iyi geldiğine bir kaç kez şahit oldum Rüzgarın hayatına giren bir kız bir hafta bile yanında kalmıyordu. Ama sen bunu değiştireceksin eminim onun yanında ol. Sana çok kızacak kesin çünkü bu evlilik zorla oluyor onun için seni vazgeçirmeye falan çalışacak sen alttan al siniri geçtikten sonra eminim pişman olacak ne yaparsa görmezden gel. Bu evlilik ikinize de yarayacak.

Söyleyecek pek bir söz bulamadığımdan başımı sallamakla yetindim.

Ömer amca bana içten bir gülümseme yollayarak yanımdan ayrıldı.

Ömer Amcanın arkasından bakarken Rüzgarın mavi gözleriyle karşılaştım.

Gülümseyerek yanıma yaklaştı. Benim aksime çok mutlu görünüyordu.

- Küçük cadı benimle evlenmek istemeni anlıyorum. Haklısın benim gibisini bulamazsın bir daha.

Yüzü birden ciddileşti.

- Merak etme seni pişman edeceğim benimle evlendiğin güne lanet edeceksin. Şimdi nikah memurunu bekletmeyelim.

Bu adamın gerçekten sorunları var buna şuan emin oldum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.