Fatma~
"Ahh Meryem hızlı. Hadi!!!"
Meryem~
"Geliyorum aceleci olma. acele işe şeytan karışır demişler"
Fatma~
"Geç kalıyoruz ama namaz vakti gelmeden mahremde olmamız lazım."
Meryem~
"Allah aşkına dur. Fatma yarım zamanımız var."
Fatma~ "Hayır yok.Meryem hadi kardeşim ne olur hızlı olsan girdaba yakalanmaktan korkuyorum,"
Meryem~ "Merak etme yakalanmayız. Sen çık ben geliyorum, hadi!!"
Fatma~ "Allahım bana sabır ver."
Genç kız gülmüştü arkadaşının bu haline. Gine aceleci haline bürünmüştü, anlamıyordu her şeyi aceleye vermesini, ne vardı biraz geç çıksalar mahremlerinden ki? Son kez başına saçlarını kapatan türbanı düzeltti artık hazırdı okyanusa gece karanlığı çökmeden yola çıkmaları lazımdı.
Kapıya çıktığında arkadaş Fatma onu karşıladı kollarını birbirine bağlamış, arkadaşının bu tavrına gülümsemesi ile karşılık verdi arkadaşıda kafasını olumsuzca salladı, Meryemʼin bu haline ve yola çıktılar.
İlk cin Halifeʼsinin zamanından bu yana Hz. Ademʼin ve iblisin düşman olarak indikleri andan bu yana gizlice yaşam sürerdi Sanrı halkı denizlerde, okyanuslarda, gök yüzünde, dağlarda,yer altında ırklar halinde. Ne fitne fesat çıkaranlara, nede topraktan yaratılan Adem oğluna nede allah katından kovulmuş lanetliye gösterilmesine izin verilmiş yüce ve tek tanrı allah cc. Tarafından onlar Allahʼın yarattığı deniz yer gök halkı diye tabir edilir.
Tek yüce allah dışında kimseye iman etmeyen halk. Ne fitne fesat çıkaranlara uymuş nede allaha şart koşan iblisten taraf olmuştur nede. Adem oğlu gibi yoldan çıkmamıştır Adem oğlunun zalimliği, cinlerin fitne fesatlığı şeytanın rahman ve rahim olan Allahʼa şark koşması onlar için bu dünya ve onlar için bir lanet haline gelmiştir.
Allahʼa yalvarmışlardır "bizi onlar gibi zalim, fitne fesatçı, ve lanetlenmiş olmayı eyleme allahım biz acı! acı ki onlar kadar sana zalim kötü seni bilip sana şart koşmayalım allahım!!! Biz senden başkasına inanmayı, sana şark koşmayı, nede senin emir ve yasaklarını çiğnemeyi bize zülüm görme bizi helak olanlaradan kılma biz senden başkasına iman etmeyiz senin lanetlediğine uymayız allahım bizi sakla zalimlerden lanetlenmişler fitne fesatçılardan." Diye yalvardılar allah onların isteğini kabul etti onlara denizleri gökleri toprağı dağları ev yaptı onların mahremi oldurttu onlar sakladı. Onlar için yaşana bilir hale getirdi nasıl Adem oğlu için getirdiyse. Rahman ve rahim olan Adem oğlu ve cin Halifeʼsi gibi onlarada süre zarfı verdi, mesih deccal çıktığı andan itibaren bu dünyadan silinip yok hükmünde sayılıcaktılar sessiz yaşamları gibi sessiz bir yok oluş yaşayacaklardı. Sanrı halkı Allahʼın bu istediğini her zaman yerine getirmek ve sonraki nesillerine aktarmayı allah aşkına yemin etmişlerdir.
Sanrı halkı insanlar gibi iki bacaklı iki kollu köpek gibi kulaklara sahip, iki göz renginden oluşmuş. Kadın erkek gibi cinsiyetlere ayrılmıştır kadınları ırklara göre kahve rengi, kül grisi, mor, sarıya ayırmıştır. Erkekler ise siyah, mavi olmak üzere ikiye ayrılmıştır.
Bu halk sadece kendi gelenekleri gereği kendi ırkından olan sanrıyla evlene bilirdi.
•••
Fatma~ Meryem gördün mü bak orda ne var.
Meryem~ Ne? A bu bir insan! Adem oğlundan değil mi!?
Fatma~ Napıyor bu? Adem oğlu niye bebeği kıyıya terke ediyor?
Meryem~ Bilmiyorum Fatma bilmiyorum, Gel gidip bakalım hadi!
Fatma~ Meryem dur unutma bizim suyun yüzeyine çıkmamız, yasak unuttun mu bunu gel gidelim. Adem oğulları bakar unutma orası onların bölgesi.
Meryem~
Allah aşkına! Fatma. Görmüyor musun bebeği bıraktıkmışlar resmen kıyıya yazık. Ölür soğuktan yazık gel bakalım en azından anne veya babası varsa geri döneriz yolumuza, lütfen Fatma!
Fatma~ Nerden girdik bu yola?! Tamam ama sakın,unutma yüzeye çıkmak yok. Meryem duydun mu beni? Kime diyorum ben sanki! Hey dur bekle, Meryem!!
Meryem arkadaşının razı olduğunu
söylediği an kıyıya doğru ilerlemeye başlamıştı anlamıyor nasıl korunaksız bir yere bir yavruyu bırakırlardı hiçimi vicdan azabı çekmezler miydi içinden geçirdi genç kız "ahh Adem oğlu niçin kendinize. Zülüm yaparsınız allah korkusu nedir bilmezmişiniz?!" Dedi içten içi üzülüyordu onlar için sonuçta onlarda tek bir Allahʼın kulları ve Allahʼın dünyaya gönderdiği bir peygamberin soyundandı, Hz. Adem sen sonra sonra gelen tüm peygamberlerin ümmetindendiler sonuçta.
Meryem yanına gelen Fatma ile daha hızlandı Fatmaʼda ona göre hızını ayarlıyordu, akşam olmuştu çoktan namaz vakti gelmişti hayatında ilk defa namaz kılamamışları ikiside ama bir canlılının ölümüne göz yumamazdılar hele ki bu küçük bir bebekse ister Adem oğlu ister Çinlerden olsun oda bir candı allah ilk merhamet vicdan vermişti ve bu duygu onlarda çok ağır barınıyordu. Kızlar kıyıya yanaşmıştı gece olduğu için tam göremiyorlardı yukarıyı ama bebeğin hala orda olduğu ışıklandırmandan vuran ışık sayesinde belli oluyordu Meryem ve Fatma uzun süre beklediler insaların kıyıdan çekilmesini beklediler epey zaman geçmişti, Meryem fatmaya dönüp
Meryem~Yüzeye çıkmadan bebeği almamız lazım,
Fatma arkadaşının bu dediği ile ağzı kocaman acılmıştı
Fatma~ Ne!! Sen delirmiş olmalısın!! Meryem!!!
Meryem kendinden emiz kafasını salladı olumsuzca keskin ve "ben ciddiyim" der gibi baktı fatmaya.
Meryem~ Hayır
çıldırmadım Fatma bebeği alacağız. Yarın gün Aydımı Şafak vakti güneş ışınları karaya vurunca geri getiririz en azından gündüz hem sıcak hemde onu alan biri olur.
Fatma kafasını olumsuzca salladı arkadaşı yürek yemişti sanırım tamam aldı diyelim bebeği nereye götürecektir ki? mahreme hayatta sokamazdı ailesi en başta annesi izin vermezdi. Delirmişti cidden Fatma daldığı düşüncelerden çıkana kadar Meryem yüzeyim çıkmıştı bebeğe eleyemezsin onun için özel yetenektirini kullanması gerekecekti ama etraf çok karanlıktı ve hiç bir şey belli değildi Fatma ise çoktan gelmişti
Meryem~ Fatma ışığa
ihtiyacımız var. Etrafımı göremiyorum,
Fatma~ Nabıyım?...bekle! Meryem "tamam" anlamında kafasını sallamıştı. Fatma hızla yüzerek kırmızı mercandan oluşan kayalıklara dokundu
Fatma~Yanın dünyanın bu dünyanın gizli halkından olan fatma için. Yanın güzel mercanlar Fatma size bir istirham bulunuyor, Allahʼın sakladığı Fatma için yayın Işıkʼlarınızı.
Mercanlar fatmanın bu isteği için karadan bile aydınlanacak bir kırmızının en koyusunda ışıklarını yaydılar.
Meryem mercanlar yansıyan ışık sayesinde göre biliyordu etrafını artık özel güçlerini kullana bilirdi.
Meryem~ Yardım et bana
allahın biz kullarına bahşettiği su!! Yardım et Allahʼın sakladığı halktan olan Meryemʼe. Yardım et!!!
Denizʼin suyu Meryemʼin bu yardım isteyişine karşılık vermişti. Deniz suyu olması gerektiğinden, bebeğe ulaşa bileceği bir boyuta gelmişti bu bebeği yüzeyde tutarak aldı ve Meryemʼe doğru götürdü. Meryem bebeğin ona yaklaşması ile yüzünde bir gülümseme peydağ oldu.
Meryem~
Yüce allahımız aşkına bu ne güzel bir candır. Nasıl bu kadar güzel bir Adem oğlu olabilir ki ha? San bundan güzelini gördün mü? Allahʼın yer yüzüne bahşettiği su, deniz...
Meryem bebeğe elleyemiyordu. Ama bebeğin ona yaklaşması ile yüzündeki gülümseme bir ömrüne yeterdi bir kız çocuğuydu küçük burnu, siyah tenli, kızıl saçları ve çekik gri gözleri ile göz kamaştırıyordu. Meryem inanmakta güçlük çekiyordu nasıl böyle güzel bir Adem oğlu? büyünce bu kadar zalim günah işlerdi ki?
Fatma aşağıda arkadaşını bekliyordu. Görmüştü arkadaşının küçük Adem oğluna bakışını merak etmişti arkadaşını bu kadar mutlu eden küçük bebeği. nasıl olabilirdiki? En fazla...
Fatma~
Meryem hadi biri fark edebilir!!
Meryem arkadaşının onu uyarması ile kendine geldi ve hızla ilerlemeye başladı bebek ise denizin üstünde Meryem ile beraber ilerlemeye başladı. Meryem kıyıdan uzaklaşınca bebeğe yakın olucak şekilde dalmıştı suyu, Fatmaʼda Meryemʼe yetişmişti iki hızlı bir şekilde ilerliyordu denizin karanlık suları içinde ama birden bir şey oldu kayalıkların üzerinde bulunan mercanlar onlar ilerledikçe yollarını aydınlatıyordu Meryemʼle Fatma birbirlerine şaşkınca bakıyordu. Nasıl olurdu böyle bişey?
Fatma~ Yüce allah aşkına bu nasıl oluyor? Meryem!!
Meryem olumsuzca kafasını salladı anlamadığını belirterek.
Meryem~ Bilmem Fatma bilmem nedir nasıl olur. Ama şunu bilirim biz şu aciz üç kuluna acımıştır, Allahʼım yolumuzu açtı.
Fatma genç kızın bu dediği ile gülümsedi sanırım haklıydı çünkü bunun başka bir açıklaması yoktu.
Meryem~ Bebeği nereye götüreceğiz şimdi Fatma?
Fatma~ Nasıl? nasıl nereye götüreceğiz Meryem sen nereye, götüreceğimizi daha önceden ayarlamadın mı? iman ettiğimiz Tanrı aşkına!!!
Hızla arkadaşının kafasına geçirdi Fatma ne dalgın bir arkadaşı vardı üste üstelikte şu küçük bebeği peşlerine takmıştı allah onları koruması için dua etmeye başladı.
Meryem~ Fatma sen ilerlemeye devam et, ben bebek ile kalacağım.
Genç kız arkadaşının söylediği ile beyninden vurulmuşa döndü bu kız...
Yakında yeni bölüm gelecek.
Zeynep Çelik...

