O gün sakin bir gündü güneş hastaneden cıkmıştı herkez bestenin evindeydi kahvaltï hazırlanıyodu dorukhan sucuklu yumurta yapıyodu yada yapamıyordu onu yiyince anlarız kaaanın başında hala sargı
güneşin karında sargı bezi yani 2 günde cehennem yaşamışlardı
Dilay çay demliyodu beste ise tevizyon ayarlarıyla oynuyodu sinirle, televizyon Hint dizilerine geçmişti beste hem video izliyordu hem yapıyodu yada yapamıyordu Alparslan ise masada oturmuş meçul meçul düşünüyodu
Alparslan:(iç sesi) acaba çay yeter mi bize 10 kişi zaten bizim tim, 4 kişide zaten beste , güneş birde neydi lan Uzay Uras mı o ,birde Dilan yok lan ne dilanı Dilek yok ya neydi lan kızın adı işte neysene 14 kişiyiz kesin beste kahvaltıktan falan batacak kadın bizim Ayılar doymaz ki asker ocağındaki yemekler yetmiyo onlara
Sonra sonunda kahvaltıya oturuluyo ama bir kişi ayakta kalmiş bu kişi tabiiki yiğit başka kim olacak ve tek bir yer kalmiştı dilayın yanı oturdu dilayın yanına
ama bu örgü işinin timin haberi yoktu tabiiki
Alparslan:(konuştu gözünü masadaki gerkeze çevirdi ). Eee biz niye böyle hiç konusmuyoz
Dorukhan:(yine mükemmel cümlesini dedi)allah bilir
Kartal(sinirle ) dorukhan olum valla elimde kalırsın ha
Dorukhan (hemen başını dilayı çevirdi) psikolog hanım görüyonuz dimii bana hem tehdit ediliyorum hemde psikolojimi bozuyalar bunlar
Dilay masum masum gözlerini kırpıştırarak baktı dorukhana hala alışamamıştı timin bu haline
Sonra ardından Dilay yumurtaya ekmeği batırdı yedi Ama birkaç saniye sonra yüzü bozardı kızardı beste ve güneş bakıştı dorukhan tuz yerine şeker atmiştı Dilay hiç düşünmeden çayı içti sıcak miş ağzı yandı sesde çıkaramadı Alparslan sırıttı çünkü yumurtanın kurbanı dilaydı
Alparslan:(dilaya sırıtarak baktı yumurtayı göz ucuyla gösterdi) nasıl yumurtayı beğendin mi
Dilay:(dili yanıyodu mecburiyetten sıcak çayı yuttu gözleri dolmamakn için kendini zor tutu)hı hı yumurta mükemmel ben çok beğendim
Yiğit peynir yerken göz ucuyla dilaya baktı ana tesadüfen göz göze geldiler yiğit hemen bakişını kaçırdı
Güneş ardından yumurtayı yedi
Güneş:(öksürdü) bu ne lan
Sarp:(merakla baktı) ne oldu lan zaten psikolog bey- pardon hanımda kızardı bozardı durun lan bende yiyeyim
Tabii hiç eksik kalırmı hemen yedi
Sarp: bu ne lan şeker katmışsın içine
Güneş çay içti onun ki soğumuştu
Beste:(en sonunda sinirleniyo televizyonu bırakıp yemek masına oturuyo tunanın yanında oturuyordu bir anda yanlişlikla çayı tunanın üzerine döküyo )
Beste: lan off lan sen niye benim Dibine oturuyon ki
Tuna: Aaa pardonda ben yaptım çayı döken sen kızan sen
Beste : aaa bak ya birde ...... Ama şimdi sana haklısın diyemem çok acayip sinirim bozuluyo.... Of tamam neyse özür
Tuna : tam duyanadım hem özür yanına bişi daha gerek "dilerim" kelimesi nerde pazara mı kaçtı hanfendi
Beste:off tamam uzatma işte
Ardan dakıkakar geçiyo kahvaltı kaldiriliyo herkez yere cokuyo kimin koltukta kimi yerde hepimiz Hint dizisi iziliyoz meyveler yedik akşam üstüydü
Yigitin telefonu çaldı bu kişi yiğitin büyük ablası ipekti yiğitin sevinçten gözleri parladı çünkü ablaları bir olay yüzünden numaralırını değıştirmişlerde ve uzun süredir konuşmuyolardı
Yiğit:( büyük bir sevinçle ama kısık sesle konuştu tim rahatsız olmasın diye) ablammm ablaların güzeli ne yapıyosun
yiğitin abların ismi şunlardı
1. Ci ablası ipek Alp erdem
2. Ci ablası Derya Alp erdem
3. Cü ablası ahenk Alp erdem
4. Cü ablası Sema Alp erdem di
Ama cevap başka türlü geldi ses uzaktan geliyodu
İpek: bırak lan beni , Derya
Ardından tokat sesi geldi mağrada oldukları çok belliydi ki tokat sesi yankılandı
Yiğit ayağa kalktı tim ve beste Dilay güneş ve Uras ona baktı ardından gizemli sesi tanınmasın diye ses değiştirici ile değiştirilmişti robotik bir sesti
Ses:(kıkıdadı)vay vay üsteğmen ve sevgili ailesi dimi artık ama şuan bu güzel ablaların elim de be üsteğmen
Yiğit : (dişlerinde konuştu )kimsin lan sen kimsin
Ses: valla bilmem kimin ama seni sinirden kudurtan biri olduğum kesin be üsteğmen
Ve telefon kapandı
Sonra.......
Devam edecek...........