İçeriğe geç

ŞANLI GÖREV-2

Bölüm 1 · 7 dk okuma

ŞANLI GÖREV-2

Bölüm 1

YILLAR SONRA

GÜNEŞ DAĞHAN

Ben güneş dağhan şehit kızı güneş dağhan yetim kız güneş dağhan annesiz güneş,

Annesi ölünce baba sevgisini kaybeden güneş Dağhan

Çoçuk yaşta annem kalleş bir çatişmada şehit düştü ama o günden sonra dünya bana güneş diğil ay oldu

20 yıl önce.....

o gün eve geldik babam konuşmuyodu benle evimizde Meryem babaannem ,Zeynep Halam Yusuf amcam vardı Elif Halam helva yapıyodu mutfakta ve en ortada koltukta oturan ben güneş dağhan

Parmaklarımla oynuyorum dürekli yere bakıyodum sanki ben suçluymuş gibi babam bana arabadayken sanki sevdiği takım maçı kaybetmiş gibi sinirli bir şekilde ters bir bakiş attı evdeki akrabalar yanıma geliyo beni öpüyo sarılıp ağlıyolardı hiç bişi anlamadım acaba ben onlara onları üzecek bişimi dedim

sonra ev sakinleşti babam balkondaydı indim koltuktan gittim balkona masumca baktım arkası dönüktü bana

muhtemelen sigara içiyodu arkasından teredütle yaklaştım

Güneş:(titrek bir sesle ) baba ....

Asaf ( sigarasını kül tablasına bastırdı ardından arkası dönük şekilde konuştu ) ne var güneş acıktın mı git Zeynep halana de bişiler versin zıkkımlan

Ömer amca geldi ilk önce güneşe ardından sonra ise asafa baktı

Ömer : ( sert ama bir o kadar titrek bir sesle konuştu ) Asaf acını çoçuktan çıkarma demedik mi biz sana ha kardeşim!

Asaf:(sert bir şekilde arkasına döndü sesini yükselti) bana ne lan bana ne benim sevdam öldü sevdam bulaşmayın bana

Güneş: (ani bir yüksek sese irkildi bir adım geri çekildi gözleri doldu çünkü ilk defa babasını böyle görüyodu )

Ömer güneşin korkutuğunu fark etti an kucagına aldı

Ömer:(sesini en yumuşak seviyeye indirdi balkondan salona soktu köşede Meryem hanım ağlayarak namaz kılıyodu güneşi mutfağa götürdü )

Mutfakta Elif ve Zeynep Halam vardı Zeynep Ömer'i görünce gözlerini devirdi başka yöne baktı

Elif bu konuşmamazlığa az çok beyninde ihtimal oluşturdu ama sesi çıkmadı güneşi kucagına aldı

Elif: ( kucagındaki güneşe kendini mutlu göstermeye çaliştı) güzelim benim minik tırtılciğım acıktımı yoksaa

Güneş hiç mutlu olmuş gibi değildi ,yüzünden düsünden bin diğil milyon parçaydı

Çenesi titredi minik kızın Elif bunu gördügünde içi cız etti gözleri doldu

Elif : (sesi titredi elleri titrediği için güneşi tezgaha koydu) ne oldu benim güzelime niye ağlıyosun senn

Güneş:(gözünden bir damla düştü) beni babam artık sevmiyo ki , ben ne yaptım ki bana kızdı annemde eve gelmedi hani sen bana demiştin annem gelecek diye niye annem gelmiyo ,

Ömerin sanki sevdiklerini kaybetmiş gibi içi parçalandı sinirle balkondaki asafın yanına gitti

Ömer:(asafı tek hamleyle yakasından tutup balkonun duvarına sertçe yasladı sesi fısıltıydı ama bir okadarda sertti ) lan Asaf yemin ederim seni gebertirim oğlum yemin olsun gebertirim senin karın öldüyse o çocuğunda annesi öldü lan annesi o çoçuk aylanın kopyası o kadından kalan tek şey fotoğraf diğil bir çoçuk ,

ve senin sorumluluğun o çoçuğa bakmak!, acın varsa üstüne taş koyacan o çocuğa acını göstermiycen eğer bir daha yaparsan sana kardeş arkadaş devrem demem eşşek sudan gelene kadar döverim Asaf eğer bu seni eski sevgine getirecekse yaparım anladın mı

biliyorum acın var eşin şehit oldu canından bir parça koptu ama acını bu çoçuktan cıkarmana izin vermem lan çoçuk içerde ağlıyo lan ağlıyo "babam beni sevmiyo ben ne yaptım ona" diye gel çocuğu kucağına al özür dile

Ömer asafın yakasını sertçe bıraktı mutfağa geçti Zeynep güneşe yemek yediriyodu

Ömer yüzü tebesüm ederek yaklaştı

Ömer :ooo güneş prenses napıyosun yemek mi yiyorsun

Güneş donetes yerken nazlı nazlı evet anlamında başını salladı

Güneş :(sesi neşeli şekildeydi hafif peltek bir dille ) Zeynep halam dedi ki bana babam benimle sadece tıp oyunu oynuyomuş bir kaç güne geçermiş annem ise 1 ay sonra gelecekmiş ama ben onu şimdiden çok özledim niye bir ay sonra geliyo ki babamla mı küştü(küstü)

Ömerin içi acıdı çünkü dağhan ailesinin güneşe ilk yalanıydı bu .......

Sonra salondan kapı açilma ve ayakkabı çıkarma sesi geldi erkek bölümünden Yusuf amcam ve dedem gelmisti güneş hemen sandalyeden indi koşa koşa salona gitti

Güneş :( kollarına açarak yusufa koştu ) yusufff amcaa!!!

Yusuf güneşi görünce yüzünde buruk bir gülüş oluştu

Yusuf:(hemen kucağına aldı güneşi ,) ulan amcan yesin seni küçük tırtıl

Güneş : ( oldukça nazlı bir sesle) ne aldın bana hani çikoyatam(çikolatam) güneş kız çikoyata istiyoo

Yusuf güldu kucağinda güneşle ağır ağır yürüdü salona

Yusuf :( eli ceketini. İç cebine gitti bir ülker çikolata çıkardı) ooo bak sen prensese getirmesen beni dövecek ama ben prenses güneşin çikolatasını unuturmuyum unutmamm

Salona geçtik babaannem babama nasihat veriyordu amcamla oturduk koltuğa sonra

Bir hoca geldi elinde Kur'an-ı Kerim vardı gelir gelmez elini başıma sürdü dualar mırıldandı sonra koktuğa oturdu Zeynep ve Elif halam başlarına şal attılar babaannem başörtüsünü düzelti amcam ,dedem, ve babam ise kıyafetlerine çeki düzen verdi

Hoca sonra kuranı kerimi okumata başladı hoca okudu ardından hoca Yusuf'a döndü

Hoca:( kuranı Kerim'i kapatıp çantasına koydu ) oğlum sen küçük prensesi başka odaya koy istersen yanında dur istersen gel

Yusuf hemen ayağa kalktı

Yusuf:( hüzünlü bir ses tonuyla )elbette hocam ben telefon verip geleyim

Ardından güneşi kucağına aldı misafir odasına götürdü telefonu verdi geri geldi

Sonra geri döndü Yusuf oturdu koltuğa asafın sesi titredi

Asaf:(sesi titrekti konuştukça gözleri doldu) hocam ben onsuz yaşayamam hocam o benim ilk sevdamdı benim canımın parçasaydı hocam .

Hoca:(iç çekti hoca ardında hüzünlü bir şekilde söyledi) kuranı kerinde tam gecmesede bir söz var oğlum

Birini benden çok seversen, onu senden alırım" der ve ekler:

"'Onsuz yaşayamam' deme, seni onsuz da yaşatırım."

Ve mevsimler geçer, gök gürler, yapraklar dökülür; en güvendiğin dağlara kar yağar. Biten bitti sanılan ömürde, insan her şeye rağmen yeniden ayağa kalkar.

Bunu bana benim rahmetli teyzem öldüğünde kuzenim demişti

Asaf:(sağ gözünden yaş düştü) hocam...... Ben yapamam hocam yeminle kendimide öldürürüm

Hoca:(sakin bir sesle dedi) Rabbim istemese hiç bişi yapamazsın oğlum ve eğer ölürsen eşin senden razı olmaz asla ......

Çünkü sen çoçuğu arkada bıraktın oğlum eğer böyle yaparsan bu dünyada buluştun erken bitti ama mahşerde buluşamazsın sende erken gittsen bile ama eğer Allah geçinden versin sen zamanını beklersen Rabbimin izniyle buluşursunuz evladım neyse ben kalkayım (ayağa kalkar) tekrardan söyleyeyim vatan sağolsun Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun

Der ve gider

Artık akşam üstüydü Asaf kalktı acıkmiştı sofra kuruldu ama hiçkimsenin boğazından bişi geçmedi ama yinede zor olsada yediler akşam saatiydi Zeynep güneşi yatağına götürdü aylanın özenle seçtiği nevresimler vardı

Hafif sarı bir renkti üstünde güneş simgeleri vardı Zeynep ne kadar kucağına aldıysa ninni söylediyse annesizlik basmişti güneşi , güneş hem uykulu olduğu için huysuzlanıyodu ve annesin kokusunu istiyordu

Zeynep:(sabırla kucağındaki miniği sallamaya devam etti) hadi güzelim hadi bebeğim uyu anne gelecek

En sonunda güneş pes etti uyudu

Zeynep yatağa koydu salona geri döndü

Zeynep:(sakin ama bir okadar üzgün bir sesle ) zor uyudu annesini istiyo

Asaf:(elleri başinin arasına almiş yere bakarak)yarın direkt konuşacam, diyicem annen öldü senin bir daha gelmiycek ister zırlasın ister ağlasın umrumda diğil

Yusuf:(bu fikre ellerini isyankar şekilde açtı ) abi sen sıyırdın mı yoksa ben mi yanlış duyuyorum lan çoçuğa direkt "senin anan öldü bir daha gelmiycek bekleme" mi diyeceksin manyak

Asaf:(dinlemedi kalktı montunu giydi kapıyı çarpıp gitti )

Yusuf:(sinirli bir şekilde ) kaç kaç anca kaç zaten sanki çoçuk 40 yaşında insan gibi anlasın ana bişe de ya bu valla patlatacam bir tane olmayan beyin hücreleri yerine gelsin ya

Meryem hanım: (hüzünlü ve anlayışlı bir sesle) sakin ol oğlum ben asafımı tanırım vicdanı izin vermez

Yusuf:(sınırlı bir şekilde kapıya ilerledi montuna giyerken söylendi) aynen aynen sen oğlunu tanırsın yapmaz

Kapıyı çarptı gitti Zeynep koltukta oturken kalktı sinirle balkona yürürken söylendi yusufa

Zeynep:abisi kılıklı manyak

Sonra saat gece kaeanlıği 02:24 göster ev kararmış sesizleşmişti herkes uyuyodu yada ağlıyodu onu Allah bilir

Balkona ömer girdi zeynep hemen kalktı tam gidecekken ömer tutu

Ömer:(dişlerinde fısıldadı sinirliydi) Zeynep sabahtan beri ne bu tripker bari ne yaptiğımı söyle gönlünü alayım

Zeynep : (kolunu çekti "abi" lafını bastırarak dedi) bırak bişi yok ömer ..... Abi

Ömer sinirle kafasını ellerinin aradına aldı sinirle yüzünü sıvazladı

Ömer :(sinirle konuştu ev ahalisini uyandırmamak için sesini zar zor kıstı) lan şimdi abiliğine tükürtürme başlarım abisine ne oldu Zeynep

Zeynep:(sinirle ellerini yana açtı) lan yok bişi yok bizim birbirimizi sevmemizin yanliş olduğunu duşüyorum anladın mı oldumu

Ömer sinirke zeynebe döndü

Ömer:bak ya valla Atacam kendimi aşagı balkondan sende rahatla bende rahatlıyım ya neresi yanliş ya neresi

Zeynep: (sinirle ömere bir adım attı) neresimi birde soru ya delirecem lan sen benim abimin askerlik arkadaşı diğilimisin arkadaşısın e öğrese ne olacak seni pompalıyor tüfekle kovalamayacak mı sen şuan devrem dediğin adamın kız kardeşine sevdalısın benim ailem seni aileden sayıyo olmaz ömer olmaz

Ömer"(sinirle sabır diler gibi derin nefes aldı sabır diye mırıldandı) tükürürüm aileyede ister abim vursun ister dövsün ben seni bırakmam

Ömer ani bir hamleyle sarıldı

Ömer:nedersen de bırakmam ben seni şimdi git ve uyu

Ömer Zeynebin sacını öptü ardından gitti odasına zeynep sinirden nerdeyse bardagı kılacaktı ama kıramadı odasına gitti

Bölüm sonu

2 yorum