Sabah güzel bir güne kalktım veya ben öyle düşünüyorum.Saat 06.30'du,kuşları duyabiliyordum.Maalesef sıcak yatağımdan kalktım ve tuvalete gittim. Kahvaltı yaptım giyindim derken okula geç kaldığımı fark ettim.Her Sabah beni kapının önünde bekleyen, geç kalırsam bağıran kişiler yani Bartu,Elif ve Çınar yoktu.En önemlisi annem, babamda yoktu.Aklıma onları aramak geldi hemen elime telefonu aldım ve telefonu elime alınca tarihte bugünün pazar olduğunu gördüm.5 saniyelik bir çıldırma seansında sonra mağarama yani odama gidip uyumaya çalıştım ama uyuyamadım."Mağdem uyuyamıyorum o zaman bende telefona bakıcam" dedim kendi kendime. Birden kapının açılmaya çalışıldığını anladım çünkü sesler geliyordu.Elime tava aldım yavaşça kapıyı açıyordum, evet gerçekten biri vardı kafasına lap diye vurdum.Hayır olamaz!O kişi benim babamdı hemen 112 yi aradım.Hastanede anneme "Nereye gittiniz?"
diye sordum.Annem:
"Emlakçıyle konuştuk buradan babanın işi sayesinde gidiyoruz "dedi. Şok olmuştum annem bunu nasıl şap diye söyledi diye düşünürken annemin zaten başından beri burayı sevmediğini hatırladım.Annem bana bugün akşam gideceğimizi söyledi nedense bütün herşey hazırdı evimiz, eşyalarımız,kıyafetlerimiz ve uçağımız dahil.Arkadaşlarıma veda edicek zamanım yoktu.Arkadaşlarım ne kadar üzülecekti,bana kırılıcaktı belki bir daha götüşemiycektik,peki ya beni köyü arkadaş olarak görürlerse.Off!Aklımda binbir türlü soru vardı. Uçağa binmiştik ve biz vıp de oturuyorduk çok şaşırmıştım.Çünkü bizim o kadar paramız yoktu ne ev almaya nede uçağa annemlere sormak istiyordum ama hüngür hüngür ağladığım için kafamı çevirip soramıyordum.Uçak sonunda kalkmıştı.Yükseklerdeydik ama benim aklım hala yerde yaşadıklarımdaydı...