5 Ay önce
04/07/2025
“Baskın için herkes hazır mı, Komiser Derin?” Başkomiser Bülent. "evet başkomiserim o herifi yakalamak için hepimiz hazırız" dedim önümüzdeki köşke bakarak şimdi seni yakalayacağım Kanat Vural tüm ekipler köşke girmeye başlamıştı bizde içeri girdik Kanat Vural'ın tüm adamları kelepçelenmişti ve Kanat Vural karşımızda duruyordu elleri yukarıdaydı ve pişmiş kelle gibi sırıtıyordu "bakıyorum da komiser derin sahalara geri dönmüşsün" dedi Kanat gülerek histerik herif "çok konuşma ve ellerini uzat" dedim göz devirerek uğraşmak istemiyorum zaten onu nezarete atacağım ve bitecek kanat sırıtmaya devam ediyordu "niye elimi mi öpeceksin?" dedi baş komiser Bülent araya girdi "Kanat Vural elini uzat ve sesini çıkarma" dedi sinirle o hep sinirli soğuk ve ciddiydi kanatın koluna kelepçeyi taktığımda sıcak bileklerine değen o soğuk demiri hissettim ondan ölesiye nefret ediyordum çünkü o kardeşimi öldüren kişiydi pislik herif Kelepçeyi takarken Kanat bir anlığına eğilip sadece benim duyabileceğim bir fısıltıyla, "Beni bu kadar kolay teslim alabileceğini mi sandın komiser? Belki de ben teslim olmak istemişimdir," dedi. Kaşlarımı çatarak ona bakmıştım “artık susacak mısın?” dedim. “Ne kadar silah varsa hepsini toplayın!” diye bağırdı Bülent komiser tüm ekiplere “Niye Bülent komiser silahlarımı sergi mi yapacaksınız? Yeğenimin oyuncakları da var onları da alın.” dedi alaycı bir şekilde Kanat Bülent komiser bana döndü “Derin yoldayken ofisi ara sorgu odasını hazırlasınlar” dedi “tamam komiserim.” dedim Kanatın bileğini tutarken Bülent komiser arada Kanata bakıyordu kafamı Kanata çevirdim Kanat değişik yüz mimikleri yapıyordu Bülent komiser derin bir iç çekti “bak Vural ya yüz mimiklerine hakim olursun ya da sana sorgu odasında öyle bir mimik dersi veririm ki bir daha kaşını oynatamazsın” dedi sinirle Kanat güldü ve göz devirerek Bülent komisere yaklaştı “sakin ol başkomiser sadece sıkıldım” dedi gülerek Kanatın kelepçelerini hafif çekince Kanatın dudaklarından küçük bir inleme sesi çıktı “Ah! Acıttı yavaş olsana deli!” dedi kaşlarını çatarak “hadi yürü çok konuşma daha karakola gideceksin Vural” dedim onu kolundan çekerek “pardon! Benim bir adım var neden hep soyadımla sesleniyorsunuz!” dedi çemkirerek dışarı çıktık ve onu arabaya bindirdim ve ön koltuğa geçtim Kanat kafasını koltuk ortasına uzattı “bana kahve vereceksiniz orada değil mi?” dedi az kaldı bu adam yüzünden rekor kıracağım Kanatın kafasını geriye ittirdim alnını tutup omzuma vurmuştu bu adam çocuk mu? Bülent komiser de arabaya binmişti arabanın motorunun sesi yükseldi ve arabayı karakola sürdüm.
/̵͇̿̿/’̿’̿ ̿ ̿̿ ̿̿ ̿̿
Karakola varmıştık kapıda nöbetçi memurlar vardı Kanatın bileklerinden tutup büroya götürdüm büroda Aydın vardı normalde yanında Beyza olurdu galiba gene kahve almaya gitti kahve bağımlısı Aydına döndüm “Aydın Kanatın dosyasını 3. Sorgu odasına getirir misin?” dedim Aydın onaylarcasına kafasını salladı ve bilgisayarına döndü bende Kanatla birlikte sorgu odasına geçtim Kanat önümdeki sandalyeye geçti “konuşmak için davetiye ermemizi mi bekliyorsun Vural?” dedim Kanat sırıttı “evet davetiyem nerde?” dedi Aydın elinde dosyayla girmişti “buyurun komiserim istediğin dosya. ” sağ ol Aydın.” dedim ve Aydının elinden Kanatın dosyasını aldım ‘Doğu SOLAK’ ne? Dosyayı yanlış mı yazmışlar? “Aydın bu dosya yanlış isimle yazılmış” dedim kapıya dönerek Aydın bana döndü “Hayır komiserim doğru dosya büro gönderdi galiba yanlış kişi girdim kusura bakmayın komiserim” dedi Aydın elimden dosyayı alarak Başından aşağı terler akıyordu daha yeni çalışmaya başlamıştı bu kesinlikle normaldi Hızla odadan çıkıp birkaç dakika sonra bu kez elinde doğru dosyayla nefes nefese geri döndü. "İşte, Kanat Vural'ın asıl dosyası komiserim, çok özür dilerim," diyerek dosyayı masaya bıraktı ve hızla odadan çıktı. Dosyayı açtım içinde türlü türlü suçlar vardı uyuşturucu ticareti, ruhsatsız silah ticareti, kara para aklama ve nitelikli yağma... Adam resmen tek başına suç imparatorluğu kurmuştu. Dosyanın sayfalarını yavaşça çevirirken bakışlarımı Kanat'a çevirdim. O ise sanki orada kendi suç listesi değil de bir restoranın yemek menüsü okunuyordu gibi rahat, umursamaz bir tavırla tırnaklarını inceliyordu. “Yapmadığın bir şey yok ki Vural” dedim dosyayı Kanata uzatarak Kanat öne eğildi ve dosyasına baktı “o kadar fazla mıymış ya ben daha az sanıyordum” dedi Beyza kapıyı aralayıp kafasını uzattı “Derin komiserim mahkeme saatiniz geldi.” dedi ve kapıyı kapattı ayağa kalktım ve üstümü düzelttim “yeter ya bir yerden bir yere gitmekten yoruldum!” diye burun kıvırdı Kanat “Sanarsın yürütüyoruz arabayla gidiyorsun Vural şımarma” dedim göz devirerek Kanatın bileklerini tutup dışarı çıktık ve arabaya bindik.
/̵͇̿̿/’̿’̿ ̿ ̿̿ ̿̿ ̿̿
Adliyeye gelmiştik Kanatın avukatı gelmişti uzaktan bir çift topuklu sesi geliyordu evet bu o ünlü avukat Beyaz Tulak —bebeklik arkadaşım Kanatın bir numaralı düşmanı... Mahkeme salonundan mübaşir çıktı "Ağır Ceza Mahkemesi! Sanık Kanat Vural, Müdafi Avukat Beyaz Tulak, Müşteki Komiser Derin Yalçın... Buyurun içeri!" Beyaz yanıma gelmişti ve koluma girmişti “inşallah bu sefer onu içeri tıktıracağız” dedi kolumu ovarak Kanat fısıltıyla “rüyanda görürsün canım” demişti bunu ikimiz de duymuştuk Beyazın sinirlendiği belliydi çünkü uzun tırnakları koluma Mahkeme salonuna girip yerlerimize geçtik. Beyaz cübbesini savurarak avukat kürsüsüne yerleşirken, ben de hemen arkasındaki izleyici/müşteki koltuklarından birine çöktüm. Kanat ise jandarmaların arasında, salonun tam ortasındaki sanık sandalyesine doğru ilerledi. Tam arkama yaslanıp derin bir nefes alacaktım ki, kapıdaki mübaşirin o gür sesi salonda yankılandı: "Ayağa kalkın, mahkeme heyeti geliyor!" Daha yeni oturduğum koltuktan, sanki altıma iğne batmış gibi hızla geri fırladım. İçeri giren kır saçlı, asık suratlı hâkim yerine geçip cübbesini düzeltti ve eliyle hafifçe aşağıyı işaret ederek buz gibi bir sesle, "Oturun," dedi. Kendimi ikinci kez aynı koltuğa bırakırken içimden, 'Ulan daha ısınmamıştı bile,' diye geçirdim. Ama gözüm hemen karşımda, sanki kendi evinin salonundaymış gibi rahatça sandalyesine yayılan Kanat’a kaydı. Hâkim öncelikle Kanatın avukatına söz hakkı verdi ve kanatın avukatı ayağa kalktı "Sayın hâkim, Müvekkilim suçsuzdur serbest bırakılmasını talep ediyoruz" diye savunma yaparken Beyaz araya girdi “Sayın hâkim söz hakkı talep ediyorum” dedi Hâkim eliyle buyur işareti yapmıştı “Sayın hâkim Şüpheli Kanat Vural’ın dosyasında yer alan nitelikli yağma ve ruhsatsız silah ticareti suçlarının boyutu ortadadır. Bu şahsın dışarıda elini kolunu sallayarak gezmesi hem soruşturmanın selameti açısından hem de koruma altındaki tanıklarımızın can güvenliği için açık bir tehdittir. Kaçma ve delilleri karartma şüphesi tavan yapmış durumdadır. Bu yüzden davanın asıl duruşma tarihine kadar şüphelinin tutuklu yargılanmasını talep ediyoruz.” Dedi hâkim susmuştu odada sadece nefes alışlarımız vardı Kanat arkasını dönüp Beyaz'a dik dik baktı ama Beyaz gözünü bile kırpmadı. Hâkim tokmağını masaya sertçe vurdu. "Gereği düşünüldü... Şüpheli Kanat Vural'ın, delilleri karartma ve kaçma şüphesi göz önünde bulundurularak, 5 ay sonraki asıl mahkeme tarihine kadar tutuklu yargılanmasına ve cezaevine gönderilmesine karar verilmiştir."
Kanat'ın o az önceki pişkin suratı ilk defa hafifçe düşerken, jandarmalar kollarından kavradı. Arkasını dönüp bana ve Beyaz'a baktı. Yanımdaki Beyaz ise kollarını göğsünde birleştirmiş, ona "Gördün mü gününü?" der gibi zafer kazanmış bir gülüş fırlatıyordu. Böylece Kanat Vural artık hapisteydi.