İçeriğe geç

Sandal Ağacı

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Sandal Ağacı

Bölüm 1

0.1

Alen düz ve dar bir sokağa girdiğinde kaybolduğuna emindi. Buraya yeni taşınmış olmasının verdiği gerginliği hala üstünden atamamıştı. Haliyle çok bocalıyor doğru yolda olsa bile geriliyor ve yolları karıştırıyordu. Biraz daha düz gittikten sonra doğru yolda olduğundan emin olup derin bir nefes aldı. Evi sadece birkaç sokak ötedeydi ama eve gitmek yerine çevresini ezberlemek istiyordu. Tekrar kaybolma düşüncesi bile onu ürkütüyordu.

Çevresini incelediğinde her yeri ahşaptan yapma kafeyi andıran küçük bir yer gördü. Önüne kadar ilerledi ve incelemeye başladı. "Sandal Ağacı" yazıyordu kapının üzerinde sadece. Alen ağır kapıyı ittirdi ve içeriyi biraz inceledi. Ağır adımlar ile içeriye doğru adımladı. Burası tıpkı adı gibi sandal ağacı kokuyordu. Girişte masanın üzerinde duran sandal ağacı tütsüleri nedenini açıklıyordu. Alen bu kokuyu da burayı da çok sevmişti.

Koskocaman raflarla dolu olan bir kafeydi burası. Bazıları ders çalışıyor bazıları kitap okuyordu. Herkes bir şeyle meşguldü. Oldukça sakin olan bu yer bulunduğu konum itibariyle sakinliğini her daim koruyacak gibi duruyordu.

Uzun denebilecek bir boya sahip beyaz tenli kıvırcık kahverengi saçlara sahip çocuk Alen'e doğru yaklaştı. "Sandal Ağacına hoşgeldin. Üye mi olmak istemiştin?" diye sordu. Alen çok şaşırdı ve kendine hakim olamayarak sordu ; "Burası tam olarak ne? Bir kitap kafe mi?" Çocuk gülümsedi Alen'in gözleri bir kaç saniye gamzesine takılsa da göz temasını bozmadı. "Evet. Tam da öyle." diye yanıtladı çocuk onu. "Buraya beş lira vererek üye olabiliyorsun. Üye kartı veriliyor. Kahve ve çay sınırsız. Makineden alabiliyorsun. Kitap alırsan üye kartın ile beş lira ödeyeceksin. Buraya üye olduktan sonra giriş yapmak için iki lira ödeme yapman gerekiyor. Onun dışında buraya kitap almadan da üye olabilirsin."

Alen şokla dinledi. Kitap okumak onun en büyük tutkusuydu. "Üye olmak istiyorum." dedi bir çırpıda. Çocuk büyükçe gülümsedi ve gamzeleri tekrar ortaya çıktı. Alen gamzesinde yeniden biraz oyalandı ve bakışlarını yaka kartına kaydırdı. "Arel. Tanıştığımıza memnun oldum." dedi. Alen utançla başını eğdi ve uzattığı elini tutarak "Memnun oldum." diyebildi. "Sen kitapları incele ve bir tane seç. Daha sonra üye kartını vereyim." dedi Arel.

Mutlulukla rafların içinde kaybolmaya başladı Alen. Raftan dikkatini çeken bir kitabı aldı ve incelemeye başladı. Bu kitabı sevmişti. İstanbul'a giden ve hayatını büyük ve güzel bir moda lisesi ile şekillendiren kızın hikayesiydi. Kitap zevki tam bir çorba gibiydi. Kitabı aldı ve ilerledi.

Arel tebessümle ona doğru ilerleyen kısa boylu sevimli kıza baktı. Kitabı aldı ve kartı ona uzattı. "Kayıt formunu doldurman gerek. Sen hallet ben hemen geleceğim." dedi ve ortadan kayboldu. Alen formu doldurdu ve kenara çekildi. Adını yanlış yere yazmıştı. Listenin sonunda değil 4.sırada var olan boşluğa yazdı. Acaba bu bir sorun olur mu diye düşündü ve görevli gelince bunu söylemesi gerektiğini kendine tembihledi. Arel geldiğinde ücreti verdi ve kitabını çantasına koyup oradan çıktı Alen.

İçinde tuhaf bir boşluk olan Arel onun arkasından baktı. İsmini öğrenmemişti. Arel hızlıca kapıdan çıktı ve etrafına baktı ama küçük bedeni hiç bir yerde göremedi. İçeri girdi ve kayıt formuna baktı. Listenin sonunda yazan isim ona ait değildi. Bu sabah yeni kayıt olan birisinin ismiydi. Neredeydi bu kızın ismi Allah aşkına? Sadece ilk kez gördüğü minik-ince bedene sahip bembeyaz tenine zıt siyah saçları ve yeşil gözleri olan bu kızı tekrar görmek için ne kadar beklemesi gerekliydi. Yarın gelecek miydi? Hayır. Gelmesi gerekliydi. Çok istekliydi kayıt olurken. Gelecek ve birbirleriyle konuşacaklardı.

Kurgu için çok heyecanlıyım. Bu kurgu benim için çok önemliydi. İçindeki kişiler gerçek. Onlar bilmiyor belki de hiç bilmeyecek. Bu onlara adadığım tek şey. Belki yanımda yaşamıyorlar. Ama benimleler. Söylediklerimde. Yazdıklarımda. Bu kitabın içinde. Cümlelerimde. Benim içimde. Kalbimde.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.