İçeriğe geç

Sandal Ağacı

Bölüm 4 · 6 dk okuma

Sandal Ağacı

Bölüm 4

0.4

Sandal ağacı kokusu hakim sıcak odada rafların arasında gezindi Arel. Küçük bedeni görmek adına bütün rafların etrafında dolandı. Gelmemişti... Neredeydi bu kız Allah aşkına? Adını bile bilmediği ancak her gün gelen ve kitap okuyan bu kız belki insanların dikkatini bile çekmiyordu. Ama Arel'in dikkatini çekmişti işte. Aklında kalmıştı... Kitapları okurken girdiği o hayal dünyası ve büyüleyici dalmış hali Arel'i etkilemiş kalbini sımsıcak ve yumuşacık yapmıştı. Haliyle aklında kalmıştı. Bir kaç günde sadece çok azıcık zamanda nasıl çok hoşlanmıştı bu kızdan?

Adını bilmemesi bir yana yemek sözü vermişti. Ama şimdi ortada yoktu. Gelmeyecekti. Saat öğleni geçmişti. Beklemeye gerek yoktu ama kendine engel olamıyordu. Her kapı açıldığında onun geldiğini sanmaktan yorulmuştu. "Ada neden gelmedi?" Yankı merakla Arel'le konuşuyordu. "Sana dedim." diye seslendi Yankı. "Hıhıh." diye yanıtladı Arel onu. Yankı farkındaydı onu dinlemediğinin ve telefonunu cebinden çıkarıp önündeki defterle uğraşan Arel'i videoya kaydetmeye başladı.

"Ada güzel mi?" diye sordu. "Hıhıh." diye yanıtladı Arel. "Lan seni sinir edeceğim derken ben kıskandım. Ay video!!!" diye söylendi Yankı ve hemen kaydı bitirip yeni bir kayıt almaya başladı. "Aptal mısın?" diye sordu. "Hıhıh." diye yanıt aldı. "Anonime aşık mısın?" diye sordu bu kez ama hemen ekledi. "Hıhıh diyeceksin ama bunu demesen bir şey değişmez zaten biliyoruz." "Hıhıh." aldığı cevap değişmiyordu. "Sence güzel mi?" diye sordu ama aklına gelen kişi Anonim değildi. "Hıhıh." dedi.

Yankı düşüncelere boğulmuş ve videoyu unutmuştu. "Güzel ama aptal. Anlamıyor hiç bir şeyi." Arel kafasını kaldırıp Kendi kendine daha doğrusu onunla konuşuyormuş gibi yapan ama düşüncelerinde boğulan Yankı'ya baktı. "Anonim bile bir kaç günde anladı. Ama o görmüyor. Başta anonimin dediği gibi korkuyor sandım. Ama o korkmuyor. Yaptığım imaları anlıyor ve bundan rahatsız oluyor. Her şeyi aşıp kalbine nasıl gireceğim? Gerekirse imalarımdan uzak duracağım ona bu şekilde yaklaşmayacağım. Onun istediği gibi birisi olacağım. O beni isteyene kadar değil üstelik. Sonsuza kadar öyle kalırım."

Yankı gözlerini diktiği yerden kaldırdı ve tam karşısında kollarını göğsünde kavuşturan Arel'e baktı. Hiç bir şey söylemedi bulanıklaşan nemlenmeye başlayan gözleri ile buruk bir tebessüm bıraktı ortaya. Arel onun omzunu sıvazladı. Bir şey söyleyemiyor ama acısını çok iyi anlıyordu. Yankı açık olan video kaydını kapattı ve uygulamaya girdi. Açık olan konuşmaya iki videoyu gönderdi. En son Arel ile mesajlaştıkları için kime gönderdiğine bakma gereksinimi duymamıştı.

Açılan kapı ile ikisi de kafasını kapıya çevirdi. Ada bol enerji ve gülümsemesi ile ve yanındaki uzun boylu çocuğu çekiştirerek içeri girdi. "İşte burası. Sürekli geldiğim ve hiç çıkmadığım yer burası." dedi aynı enerjisi ile. Onlara sert bakan Yankı'ya tebessüm verdi ve Yankı bakışlarını eritmeye başladı. Ama eriyen sinirli bakışları hüzne evrilmişti.

"Bu iki sevimli çocuk burada çalışıyorlar. Aynı zamanda nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde yakınlaştık. Arkadaş olduk. Kanka diyebileceğim kadar yakınız." dedi masum enerjisi ile. Yankı kendini kamufle etmek için güldü. "Arkadaşıyım ben onun. Sadece arkadaşı." dedi ve kendisinden sadece birkaç santim uzunluğundaki çocuğa omuz atıp mutfağa doğru ilerledi. Arel ayıp olmaması için ikisine de gülümseyip başıyla selam verdi ve Yankı'nın hemen arkasından onu takip etti.

"Yaptığın ayıptı. Yanlış anlayacaklar." dedi Arel azarlar bir tonda. "Ne olursa olsun. Bir umut vardı abi içimde sadece tek bir umut. %98 olmaz diyordum ve biliyordum ama %2 çok güzeldi. Tutunabileceğim tek umuttu." dedi Yankı yüksek tonda. Kapıda onları dinleyen Ada kendini belli etmek istemedi ama bu denli onun canını yakan bu kızı merak ediyordu. Videoda anlattığı kız ve şu an anlattığı kız aynıydı.

Ada içinde oluşan bu hissi kenara fırlatmak istedi. Yankı'yla olamayacağını düşünüyordu. İkisi de birbirini üzecekti çünkü. Ada hep kendini geri çekmiş ve hiç bir şey hissetmemişti. Ama içindeki bu hissi çok iyi biliyordu. Korku hissediyordu çünkü Yankı'nın ona bu imaları yapmasını istiyordu ve şimdi başkasına yapacaktı. İçi yanıyormuş gibi oluyordu çünkü kıskanıyordu. Midesinde boşluk hissediyordu çünkü Yankı'nın oraya nasıl ve ne zaman soktuğunu bilmediği kelebekler acı çekiyordu. Midesi kelebeklerin mezarlığı olmuştu. Ada artık içeriden ses gelmediği için nefesini tutarak sırtını yasladığı duvardan doğruldu ve mutfak kapısına doğru bedenini döndürdü. Onu izleyen Yankı'yı fark etmemişti.

"Hayırdır? Bir şey mi lazım? Makinaları biliyorsun. Görüşürüz." dedi sert ve düz bir sesle. "Duvara baksan daha güzel konuşurdun." dedi Ada sitemle. "Haklısın...Artık duvarla konuşacağım o beni anlıyor çünkü ve en azından daha güzel şeyleri hak ediyor." dedi ve Ada'ya göz ucuyla bile bakmadan ilerledi.

"Video atmışsın ama anlayamadım." dedi Ada bütün cesareti ile. Yankı yerinde takılı kaldı. Kıpırdayamıyordu sanki. Telefonunu cebinden çıkarıp videoyu kime attığına baktı. Ada'ya yanlışlıkla gönderdiğini biliyordu ama yine de bakmak istedi. "Arel'e atacaktım. Sana atmak istemezdim." dedi sesindeki soğuk tonu koruyarak. "Ama bana attın." dedi Ada inatla ona doğru yürürken. "Ada büyü artık. Ne istiyorsun? Özür mü dileyeyim? Yanlışlık olmuş sende zeki kızsın anlamış olman gerek." dedi Yankı yorgun ve yukarıdan kindar bir bakış ile.

Ada ağzını araladı ama konuşan kişi onun yanında gelen arkadaşı oldu. "Bebeğim nerede kaldın? Seni bekliyorum uzun zamandır." dedi. Yankı beyninden 1637354836 kez geçen 'BEBEĞİM' kelimesini sessizleştirmeye çalışarak Ada'ya soğuk bakış atıp çıkış kapısına doğru ilerledi. Üzerindeki önlüğü masaya koyup çıktı. Ada arkasından izlemek isterdi ama ona bakan arkadaşı ve Arel yüzünden mutfağa girdi.

Aradan saatler geçmiş hatta hava bile kararmıştı ama Yankı gelmemişti. Ada ve düşünceleri arkadaşı ile oradan ayrılmış şık bir kafede oturmaya başlamıştı. Arkadaşı, Ada gülsün diye çokça çaba sarf etmiş ve tonla fotoğraf çekmişti. Hatta sosyal medyada paylaşmıştı. Arel ise herkes gittikten sonra Anonimi beklemekten yorulmuş her yeri kilitleyip Yankı ile sahile gitmişlerdi.

Yankı'nın telefonuna düşen bir bildirim her şeyi mahvetmişti. Ada'nın paylaştığı fotoğrafın bildirimiydi bu. Yankı bir süre sessizce elindeki fotoğrafı ve içindeki kalbine iyi gelen güzel kızı izledi. Arel sessizce ne tepki vereceğine bakıyordu. Yankı tebessüm etti yumuşakça sonra gözlerindeki acı yaşlarla çıktı ve telefonu yerdeki taşlara fırlattı 'NEDEN?' diye bağırırken.

"Neden ben değil de o? Bana hiç şans vermedi. Arkadaş olmak isteyen mi var? Onu gördüğümden beri hoşlandığımı ve niyetimi belli ediyorum. Beni, kalbimi neden bu denli görmezden geliyor?" dedi. Gözyaşları arasında çaresiz küçük bir çocuktu artık. Arel ona doğru yaklaştı. "Yoruldum." diye bağırdı Yankı. İçindeki bütün öfke ile bağırdı. "Yoruldum..." dedi artık kısıklaşan sesiyle.

"Biliyorum. Ama aşacağız kardeşim. İyi olacağız." dedi Arel ona sarılarak. Arel sessizce göz yaşlarıyla eşlik ediyordu Yankı'ya. Yankı'ysa içindeki her şeyi boşaltmak istercesine ağlıyordu. Bütün bedeni çökmüştü. Nefesi tıkanmıştı ama ağlamayı bırakamıyordu. İçinden durmadan tekrar ediyordu. 'Neden o?' , 'Ada kim? Hayatına çok kız girdi. Hiç birinde böyle olmadın o kim? Sana yüz vermeyen ve sevgini hak etmeyen birini yedi ay sevmek ne aptallık Yankı!' diyordu.

Kendine kızıyor ama Ada'ya kızamıyordu. Artık ağlamıyorlardı. Belki dört saat hiç konuşmadan arada gözyaşları dökerek oturmuşlardı o denizin kıyısında. Hava çok fazla soğumaya ve artık gökyüzü sabaha hazırlandığında oradan ayrılmak istemişlerdi. Yankı soğuğu hissetmiyordu. İçindeki acıyı bastırmaya yetmiyordu hiç bir şey sanki. Ama daha fazla kalırlarsa tekrar ağlayacaktı. Eve dönmek en mantıklısıydı. Yarın kitap kafeyi daha geç bir saatte açmak için sözleştiler ve evlere dağıldılar.

1100 kelime... Bu bölümü yazmak çok tuhaf hissettirdi aslında ama çok da yazmak istediğim bir bölümdü. Umarım hoşunuza gider.

Bu sana beni hiç görmeyen bilmeyen sana "C"

✨🌙🐺

Bu sana onu hiç görmeyen bilmeyen sana "F"

🐥🌞

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.