0534:"Fulya"
0525:"Buyurun! Ben polis Derya"
0534 kişisinden arama
Tolga:"Derya Hanım evde kimse var mı? "
Derya polis:"Söylediğiniz gibi bir ize veya birine rastlamadık. "
Tolga :"Nasıl rastlamadınız? Adam oradaydı. Videosu da var bende. "
Derya polis:"Tolga Bey evde ne kan izine ne de kurşun izine rastlandı. Acaba başka bir evle karıştırıyor olabilir misiniz? Eminmisiniz bu ev olduğuna? "
Tolga uzun süre düşündü. Emin miydi bilmiyordu. Evini hiç bir zaman görmemişti ama Fulya'yı görmüştü. Onun evi değilse bile o kişi Fulya idi.
Tolga:"Emin değilim. "
Derya polis:"Bir daha emin olmadığınız şeyler yüzünden polisi meşgul etmeyin. İyi günler. "
Tolga:"Ama-"
Arama sona erdi.
0512:"Tolga"√
Mesaj gönderilemedi.
"Kahretsin gönderilemiyor. " diyerek sızlandım bağlı olduğum sandalyede çırpınırken. Masanın üstünden telefonu alacağım derken sandalye devrilmişti. Neyseki bu yabani adam sesi duyup gelmemişti. Issız bir ormanda yıkık bir evdeydik. Kumral omuzlarımda olan saçım ağzıma burnuma dolup bana zorluk çıkarıyordu. Yeşil gözlerim telefona dikildi. Mesaj göndersem sanki her şey hallolacaktı. Bari şu suratına tükürdüğüm adam gelmeden mesaj gitseydi.
Telefona bir okuyup üflemediğim kalmıştı. Onu da yaptım. Sağa tuttum. Sola tuttum. Sonra bir anda ne olduysa internet çekmeye başladı. Ekranda mesajımın üzerinde √√ işareti belirince neşeyle gülümsedim. Anında gördü.
Yazıyorrr
0534:"Efendim Kerim?"
0512:"Tolga ben Fulya. "
Mesaj görüldü.
0534:"Fulya neredesin? "
0512:"İnan bende bilmiyorum. "
0534:"Dur telefonun sinyallerinden nerede olduğunu buluruz. "
0534 kişisini arıyorsunuz.
Tolga:"Fulya iyi misin? "
Fulya:"İyiyim ama çabuk gelmen lazım. "
Tolga:"Gelemem Fulya. "
Ne? Nasıl gelemezdi? O şuan iyi miydi? Tamam şuan iyi olabilirim ama zaman geçtikçe kötüye gideceğim.
Fulya:"Nasıl gelemezsin? "
Tolga:"Gelemem Fulya. Başka bir işim var. Lütfen diretme. Ben oraya ekipleri göndereceğim. "
Fulya:"Benden başka nasıl önemli bir işin olabilir? "
Tolga :"Diretmemeni söyledim. "
Fulya:"Ne hâlin varsa gör ørøspu. Ekibi falanda çağırma istemez. "
Tam ben telefonu kapatacaktımki kapı açıldı. İçeri o sürtük adam geldi. Telefonu kulağımda beni yerde görünce direk telefonu kulağımda alıp yere fırlattı. Bu telefondan kurtulmalıydı. Yoksa anında onu yakalarlardı. Telefonu ayağıyla ezdikten sonra beni saçımdan tutup kaldırdı. Hemen çözmeye çalıştı ama çözemedi. Ne kadar sıkı bağlamışım gibi sesler çıkararak ipi çözmeye çalıştı. Yaklaşık 10 dakika uğraştı ama çözemedi. Sonrasında ise herşeyini toparladı ve koşarak evden çıktı. Beni bulmalarına izin verebilirdi ama kendisi yakalanmamalıydı. Yoksa bir ev yerine nezarette kalırdı.
10 dakika sonra...
Filiz Hanım:"Vah vah senin kızın başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiştir. "
Fulya:"Ya öyle Filiz teyze. "
Filiz Hanım:"Sus teyzenmiyim ben senin? "
Fulya:" A- pardon ağzımdan kaçmış yoksa ben bilmem miyim senin gençliğini teyzeciğim. "
Yüzündeki şaşkın ifade gülmeme neden oldu.
Filiz Hanım:"Kız Aysel bu senin kızın dil pabuç olmuş. "
Aynen.
Aysel Deliyürek:"Ya bilmezmiyim Filiz teyzesi dili pabuç pabuç. "
Artık Filiz teyzeye nasıl bir şok yaşattıysak kadın artık bize gelmeyecek gibi duruyordu.
Filiz Hanım:"Aysel! Sen hani bu şehirden taşınırız falan diyordun noldu o işe? "
Aysel Deliyürek:"Hee bilmem Kerem onayladı. Gideriz heralde üç beş güne. "
Fulya:"Anne nereye gideceğiz? "
Aysel Deliyürek:"Kızım malum başına gelmeyen kalmadı. Hem bunlar niye oluyor bunuda bilmiyoruz. Yine olmayacağıda belli değil. Biz babanla Trabzon'a taşınma kararı aldık. Hem dayınlar ve anneannenler de orada. Eminimki orada daha mutlu bir hayatımız olacak.
Fulya:"Dayımları özlediğimi hissetmeye başlamıştım. Bencede gidelim anne. "
Aysel Deliyürek:"He söylemeyi unuttum. Senin numaranı da değiştireceğiz. Kimse sana ulaşamasın. Ulaşması gereken biri var mı anneciğim? "
Var mıydı? Tolga'yı düşündüm.
Fulya:"Yok anne değiştirebiliriz. "