Kadik Akademi'nin demir kapıları arkamdan sessizce kapandığında içimde tuhaf bir his oluştu. Burası, bir okuldan çok, bir hapishaneye benziyordu. Beni kapıda karşılayan Jim adlı iri yarı, kaslı adam, bir güvenlik görevlisi edasıyla başıyla selam verdi. Jim beni müdürün ofisine götürürken, kafamda tek bir düşünce vardı: İsteklerim kabul edilecek miydi? Namaz saatlerimde derslerden özel izin, üç hafta sonra hastaneye kontrol için özel izin... Bunlar benim için kırmızı çizgilerdi.Müdürün ofisi, beklediğimden daha soğuk ve resmiydi. Müdür, selamlaşmak için elini uzattı ama ben göğsüme götürdüğüm elimle kibarca selam verdim. Kaşları havalandı, hafifçe şaşırmış gibiydi. “Bu tavrınızın sebebini sanırım şartlı kabulünüzdeki maddeler açıklıyor,” dedi. Sadece başımı salladım. Gereksiz bir diyalog kurmak istemiyordum. Özel izinlerimi kapsayan formu imzaladıktan sonra, beni odama götürdüler. Odam, şansıma (ya da şanssızlığıma), Aelita’nın odasına yakındı. Bu, planlarım için iyiydi. Ama Sisi’nin de bana çok yakın olması, işleri zorlaştırıyordu.Valizimden eşyalarımı çıkarmaya başladım. Kıyafetlerim, ilaçlarım, kitaplarım… ve en önemlisi Kur'an-ı Kerim'im. Dinimin kitabı, bana geçmişimi ve kimliğimi hatırlatan en değerli varlığımdı. Bir an gözyaşlarımın aktığını hissettim. Ama kendime söz verdim: "Bu, son ağlayışım olacak. Bundan sonra sadece ilerleyeceğim."Koridordaki sessizlik, bir anda yankılanan kahkahalarla bozuldu. Lyoko savaşçılarıydı.Lyoko Savaşçıları KonuşuyorAelita: “Yeni gelen kızdan garip bir enerji alıyorum. Sanki burada olmak istemiyor gibi.”Jeremy: “Aynı hissi ben de yaşadım. Gözlerinde daha önce gördüğüm bir şey vardı ama hatırlamıyorum.” Jeremy, bir an durdu. Aklına, eski bir internet haberi geldi. Eğer tahmini doğruysa, bu okulda sıradan bir hayat süremeyeceklerdi.Odd: “Belki de sadece utangaçtır. Benim şakalarımla hemen ısınır.”Jeremy (gözlerini devirerek): “Konumuz bu değil, Odd.”Ulrich: “Soğuk ve gizemli görünüyor, bu doğru. Ama yine de... fena değil.”Yumi (tek kaşını kaldırarak): “Fena değil, ha? Çok tanıdık bir hava taşıyor, tıpkı... Sisi gibi.”Ulrich: “Yine mi Sisi? Ne alaka Yumi? Sadece yeni bir öğrenci. Hem Sisi’ye benziyorsa zaten hiç işim olmaz.”Bu tartışma, okul zilinin çalmasıyla sona erdi. Lyoko savaşçıları, kendi sınıflarına doğru ilerlerken, Amelie de kendi sınıfına gitti. Kısa bir tanışmanın ardından yerine oturdu ve dersin akışına kapıldı.Panik Atak ve Gizli TakipTeneffüs zili çaldığında, Lyoko savaşçıları her zamanki yerleri olan kahve makinesinin yanına geçtiler. Amelie, onlara yaklaşmak istese de yapamadı. O korkunç his, bir panik atağın yaklaştığının habercisiydi. Başı zonkluyordu, elleri karıncalanıyor, kalbi hızla çarpıyordu.Nefes almakta güçlük çekiyordu. Tek yapması gereken, hemen odasına gidip kendini kilitlemekti. Amelie, koridorda neredeyse koşarak odasına ulaştı, kapıyı kapattı ve yere yöküldü. Aklı fısıldıyordu: “Geçecek, birazdan geçecek.”Kapının hemen yanındaki dolabın arkasına gizlenen Aelita, bu sahneyi dehşetle izliyordu. Yeni kızın yüzündeki acı, onun XANA’nın bir kuklası olamayacağını gösteriyordu. Panik atağı bittiğinde, Amelie yorgunluktan uykuya daldı. Aelita, odanın sessizleştiğinden emin olduktan sonra saklandığı yerden çıktı. Gözü, Amelie'nin bileğindeki yara izine ve boynundaki kolyeye takıldı. Elini uzattı, tam dokunacakken Amelie'nin gözleri hafifçe aralandı. Aelita hızla geri çekildi. Amelie, onun orada olduğunu fark etmemişti.Bölüm 2: Karanlık Bir Plan ve ŞüphelerAlarmın sesiyle irkilerek uyandım. Gözlerimi açtığımda dersin başlamasına sadece on dakika kaldığını gördüm ama aklımda tek bir düşünce vardı: Bu gece akademiden kaçıp fabrikayı bulacaktım. Şehrin sokakları, binaları ve yolları zihnimde bir harita gibiydi. En kestirme yolu çoktan ezberlemiştim. "Derse yetişmeliyim," diye fısıldadım kendi kendime. "Lyoko savaşçılarıyla karşılaşmaya çok az kaldı. Ve Allah şahidimdir ki, o bilgisayarı ve XANA'yı yok edene kadar durmayacağım. XANA yüzünden hayatım mahvoldu, şimdi de ben onu mahvedeceğim."O sırada okul zili çaldı. Lyoko savaşçıları hızla fabrikanın yolunu tutmuştu. XANA, bir kuleyi harekete geçirmişti.Fabrikada DiyalogJeremy: “Aelita, neredeydin? XANA bir kuleyi faaliyete geçirdi! Hemen fabrikaya gitmemiz gerek.”Aelita: "Sonra anlatırım, şimdi acele edelim. XANA’yı durdurmalıyız.”Odd: “Yeni kızla tanıştın mı? Ne kadar soğuk bir buz dağını andırıyor. Ama bence bir şansım var. Benim şakalarımla onu bile eritebilirim.”Ulrich: “Emin misin Odd? Bence ona kimse yaklaşmamalı. Çok tuhaf bir havası var.”Yumi: "Jeremy, Aelita bir şey mi saklıyor?"Jeremy: “Sanmıyorum. Hadi, konumuz bu değil. Fabrikaya varınca konuşuruz.”XANA ile savaştıktan ve kuleyi etkisiz hale getirdikten sonra okula döndüler. Amelie ise derste geceki planını düşünüyordu. Öğretmen bir soru sorduğunda, Amelie anında doğru cevabı verdi ve yerine oturdu. Namaz vakti yaklaştığı için, daha önce aldığı özel izinle dersten çıktı. Tüm öğrenciler arkasından meraklı bakışlarla bakıyordu ama Amelie’nin umrunda değildi. Abdest almak için banyoya gitti ve odasına doğru yola koyuldu.Gizemli Bir KarşılaşmaKoridorda, Jeremy ile karşılaştı.Jeremy: “Merhaba, ben Jeremy Belpois. 12. sınıf öğrencisiyim. Senin adın neydi?”Amelie (elini göğsüne koyarak): “Merhaba, ben de Amelie. Ne yazık ki, buradaki varlığımın amacını ya da ne zaman derste olmam gerektiğini sana söylemek zorunda değilim.”Jeremy: "Hey, sakin ol! Sadece tanışmak istemiştim."Amelie hızla Jeremy'nin yanından geçti. Jeremy kaşlarını çattı ve kendi kendine mırıldandı. “Bu ne kabalık... Müdürün kayıtlarına sızarak kim olduğunu öğreneceğim.”Sırların Çözüldüğü AnÖğleden sonra, spor dersinin ardından Jeremy, arkadaşlarına Amelie hakkındaki şüphelerini anlatmak için fabrikanın yolunda bekliyordu.Jeremy: “Müdürün bilgisayarına sızdım. Amelie'nin kayıtları oldukça ilginç. Panik atak ve Esansiyel tremor hastalığı var. Ayrıca Müslüman olduğu için özel izinleri var.” Jeremy’nin sesi alçaldı. “Asıl ilginç olan, buraya bir süper bilgisayarı hacklediği için kabul edilmiş olması.”Aelita: “Haklısın Jeremy! Onu odasına kadar takip ettim ve korkunç bir panik atak krizi geçirdiğini gördüm. Çok acı çekiyordu. XANA’nın onu hedef aldığına dair bir hissim var.”Yumi: “Acı çekiyor... Öyleyse o bizim düşmanımız değil. Onu korumamız gerekmiyor mu?”Odd: “Belki de XANA’nın ondan istediği bir şey vardır.”Lyoko savaşçıları tartışırken, Amelie odasına döndü. "Jeremy'ye bu kadar kaba davranmamalıydım," diye düşündü. "Bu okulda beni tanımalılar ama kim olduğumu öğrenmemeliler. Irkçılık, dışlanma... Bunları tekrar yaşayamam." Hızla namaz elbisesini giydi ve namazını kıldı.
Bölüm 2
2.bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.